Ballıca Turizm

Antalya'da Görülmesi Gereken 5 Antik Kent ve Arkeoloji Rehberi

Perge'den Aspendos'a, Termessos'tan Phaselis ve Patara'ya uzanan Akdeniz'in en etkileyici antik uygarlık mirasları.

Antalya'da Görülmesi Gereken 5 Antik Kent ve Arkeoloji Rehberi

Fotoğraf: Mick Haupt · Unsplash

Antalya sahilleri sadece deniz ve kumsallarıyla değil, antik çağın Pamfilya, Likya ve Pisidya uygarlıklarına ait paha biçilmez kent kalıntılarıyla da yoğun antik kalıntı barındıran zengin arkeoloji merkezlerindendir. Toros Dağları'nın yamaçlarından Akdeniz'in turkuaz koylarına kadar uzanan bu antik yerleşimler; sağlam tiyatroları, sütunlu caddeleri, su kemerleri ve anıtsal mezarlarıyla ziyaretçilerini binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna davet eder. Bu yazıda Antalya bölgesinde mutlaka görmeniz gereken beş seçkin antik kenti inceliyoruz.

1. Perge: Pamfilya'nın Heybetli Başkenti

Antalya merkezine sadece 17 kilometre uzaklıktaki Perge, Helenistik ve Roma dönemlerinin en parlak kentlerindendir. Yuvarlak kuleli anıtsal şehir kapısı, ortasından serin su kanalı geçen geniş sütunlu caddesi, agorası ve anıtsal çeşmesi kentin devasa büyüklüğünü sergiler. Perge kazılarında çıkarılan onlarca değerli Roma heykeli bugün Antalya Müzesi'nin salonlarında sergilenmektedir. Kentte yürürken antik dönemin şehir planlama dehasına hayran kalmamak elde değildir.

2. Aspendos: Dünyanın En İyi Korunan Tiyatrosu

Serik ilçesi yakınlarında Köprüçay kenarında kurulan Aspendos, M.S. 2. yüzyılda Mimar Zenon tarafından inşa edilen devasa tiyatrosuyla ünlüdür. Sahne binası, oturma sıraları ve eksiksiz akustiğiyle Roma dünyasının günümüze eksiksiz ulaşabilmiş en sağlam tiyatro yapısıdır. Tiyatronun üst galerisinde yankılanan fısıltılar bile en alt sıradan net şekilde duyulur. Kentin hemen yakınında ovayı aşan anıtsal su kemerleri de Roma mühendisliğinin diğer bir harikasıdır.

3. Termessos: Kartal Yuvası Pisidya Kenti

Güllük Dağı'nın 1050 metre rakımlı sarp kayalıkları üzerinde kurulan Termessos, Büyük İskender'in kuşatıp ele geçiremediği tek kent olarak tarihe geçmiştir. Vahşi çam ormanları içine gizlenmiş olan kent; derin bir uçurumun kenarında kurulu tiyatrosu, anıtsal sarnıçları ve lahitleriyle nefes kesicidir. Doğal ortamı bozulmamış bu dağ kenti doğa yürüyüşü ve arkeolojiyi bir arada sunar.

4. Phaselis ve 5. Patara

Kemer yakınlarındaki Phaselis, çam ağaçlarının gölgesinde üç korunaklı doğal limana sahip bir sahil kentidir; su kemerleri ve agorasını gezdikten sonra antik liman koyunda yüzmek keyifli bir deneyimdir. Kaş yakınlarındaki Patara ise Likya Birliği'nin başkenti olup dünyanın ilk demokratik meclis binasına ve antik deniz fenerine ev sahipliği yapar. Gezi rotanızı zenginleştirmek için Türkiye genel sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Patara Antik Feneri ve Likya Meclis Binası

Patara kenti kazılarında gün yüzüne çıkarılan Roma Deniz Feneri, Akdeniz havzasının en eski orijinal deniz fenerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kentin merkezindeki Likya Birliği Meclis Binası ise antik dönem federatif demokrasisinin ilk anıtı niteliğindedir.

Antik kalıntıların bittiği yerde başlayan 12 kilometrelik ince kumlu Patara plajı, aynı zamanda caretta caretta deniz kaplumbağalarının asırlardır yumurtlama sahasıdır. Doğa ve arkeolojinin bu denli iç içe geçtiği bir sahil dünyada nadir bulunur.

Bu antik kentlerin tamamında Müzekart geçerlidir ve kazı alanları geniş bilgilendirme panolarıyla donatılmıştır. Özellikle yaz aylarında açık alanları sabah erken saatlerde gezmek sıcak havadan etkilenmenizi önler.

Antalya antik kentleri hem kara yoluyla hem de organize turlarla kolayca ulaşılabilir durumdadır ve zengin yönlendirme levhalarıyla ziyaretçilere rahat bir gezi imkanı sunar.

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?