Londra'yı gördünüz ya da göreceksiniz, peki ya sonrası? Oxford'dan Bath'a, York'tan Göller Bölgesi'ne İngiltere'nin Londra dışındaki en iyi durakları, ulaşım ipuçları ve rota önerileriyle burada.
İçindekiler
- 01 Londra'dan neden çıkmak gerekiyor?
- 02 Londra'dan günübirlik çıkabileceğiniz klasik duraklar hangileri?
- 03 Bath, Stonehenge ve Güneybatı'da neler var?
- 04 Cotswolds köylerini nasıl gezmeli?
- 05 Kuzeye doğru: York, Liverpool ve Manchester
- 06 Göller Bölgesi ve doğa tutkunları için seçenekler
- 07 Tarih meraklıları için hangi kentler öne çıkıyor?
- 08 Hangi şehir hangi gezgine uyuyor?
- 09 Kıyı kasabalarına ve denize ne zaman gitmeli?
- 10 Londra dışında yemek yemek: ne denemeli?
- 11 Mevsime göre Londra dışı gezi nasıl planlanır?
- 12 Kaç kişiyle, nasıl gezmek daha rahat?
- 13 Ulaşım ve pratik ipuçları: Nasıl gezilir?
- 14 Rota planı nasıl yapılır?
- 15 Gitmeden önce son kontrol listesi
- 16 Sonuç: Londra'yı sevdiyseniz İngiltere'yi de seversiniz
- 17 Sıkça Sorulan Sorular
İngiltere'ye gitmeyi düşünen hemen herkesin aklına önce Londra gelir; Big Ben, Tower Bridge, müzeler, çift katlı kırmızı otobüsler. Peki ülkenin geri kalanında ne var? Londra dışında nereler gezilmeli diye soruyorsanız cevap şu: Kapıdan çıkıp bir saat ya da iki saat trene bindiğinizde bambaşka bir İngiltere sizi bekliyor. Taş köyler, üniversite kentleri, Roma hamamları, yeşil vadiler ve bin yıllık katedraller. Bu yazıda sizi sohbet eder gibi bu rotalardan geçireceğim.
Londra'dan neden çıkmak gerekiyor?
Londra harika bir şehir ama İngiltere'yi tek başına anlatmıyor. Ülkenin karakterini asıl küçük kasabalarda, pazar meydanlarında, taş duvarlı pub'larda ve kırsal yürüyüş yollarında hissedersiniz. İngilizlerin kendi tatillerinde Londra yerine kırsala, kıyıya ve tarihî kasabalara gitmesi de tesadüf değil.
İkinci bir neden de pratik. Londra'daki kalabalık ve yüksek otel yoğunluğu, birkaç gün sonra insanı yorabiliyor. Bir gününüzü Oxford'a, bir gününüzü Bath'a ayırmak hem dinlendirir hem de gezinize çeşitlilik katar. Üstelik İngiltere'nin tren ağı yoğun olduğu için birçok durağa Londra'dan sabah çıkıp akşam dönmek mümkün.
Gezinizi planlarken ülke hakkındaki genel bilgileri İngiltere rehberi sayfamızdan da okuyabilirsiniz.
Londra'dan günübirlik çıkabileceğiniz klasik duraklar hangileri?
İlk kez gidiyorsanız Londra'ya yakın şu üç durağı gündeminize alın: Oxford, Cambridge ve Windsor. Üçü de çok bilinen, ulaşımı kolay ve bir günde rahatça gezilebilen yerler.
Oxford: Kolejler ve kitapçılar
Oxford, dünyanın en eski üniversite kentlerinden biri. Kolej avlularında dolaşmak, kütüphane binalarına dışarıdan bakmak, tarihî kitapçılarda vakit geçirmek şehrin ritmine girmenin en güzel yolu. Her kolej ziyarete açık değil; bazıları belirli saatlerde kabul ediyor, bazıları giriş ücreti istiyor. Bu yüzden gitmeden önce güncel ziyaret saatlerine bakmanızda fayda var. Oxford'u yürüyerek gezmek kolay, o yüzden rahat ayakkabı şart.
Cambridge: Nehir ve kayık keyfi
Cambridge, Oxford'un yarışmacı kardeşi gibi anılır ama havası biraz daha sakin. Cam Nehri boyunca sıralanan kolejlerin arkasından geçen kayık turları, şehri görmenin en keyifli yolu. Kayığı bir kayıkçı kullanıyor; siz sadece oturup hikâyeleri dinliyorsunuz. Kral Koleji'nin şapeli ise dışarıdan bile insanı durduruyor.
Windsor: Kraliyet konutu
Windsor Kalesi, dünyanın hâlâ kullanılan en büyük ve en eski kalelerinden biri olarak biliniyor. Kasabanın merkezi küçük; kaleyi gezdikten sonra Thames Nehri kıyısında kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Kraliyet programına göre bazı bölümler kapalı olabilir, bunu da önceden kontrol edin.
Bath, Stonehenge ve Güneybatı'da neler var?
Londra'nın batısına doğru ilerlediğinizde İngiltere'nin hem en çok fotoğraflanan hem en çok hikâye barındıran bölgesine giriyorsunuz.
Bath, adını Roma dönemi hamamlarından alan zarif bir şehir. Altın rengi taşlardan yapılmış sıra evler, Kraliyet Hilal Binası olarak bilinen yarım ay biçimli cephe ve Avon Nehri üzerindeki köprüler görmeye değer. Roma Hamamları bölümü şehrin en çok ziyaret edilen yeri; sesli rehber eşliğinde gezmek mantıklı. Bath ayrıca Jane Austen'ın romanlarıyla anılır, edebiyat meraklıları için ek bir motivasyon.
Stonehenge ise İngiltere'nin en gizemli tarih öncesi anıtlarından biri. Dikili devasa taşların neden ve nasıl dikildiği hâlâ tartışılıyor. Ziyaretçi merkezi ile anıt arasında kısa bir mesafe var; fotoğraf için en iyi ışık sabah erken ya da gün batımına yakın saatlerde oluşuyor. Bath ve Stonehenge çoğu zaman aynı günde birlikte ziyaret edilir ve bu ikili gerçekten iyi bir kombinasyon.
Daha uzağa gitmek isterseniz Cornwall kıyıları, Devon'un balıkçı kasabaları ve Güneybatı'nın uzun kıyı yürüyüş yolları sizi bekliyor. Bu bölge, birkaç günlük planlı bir rota gerektirir; arabasız gezmek zor olabilir.
Cotswolds köylerini nasıl gezmeli?
Cotswolds, İngiltere'nin tipik kartpostal köylerinin bulunduğu bölge. Bal rengi kireçtaşından evler, taş köprüler, çiçekli bahçeler ve koyunların otladığı yamaçlar bu bölgenin kimliği. Bibury, Bourton-on-the-Water ve Chipping Campden en çok anılan köylerden.
Burada püf nokta şu: Cotswolds köyleri arasında toplu taşıma sınırlı. Bu yüzden ya araç kiralayacaksınız ya da rehberli bir tura katılacaksınız. Köylerde acele etmeyin; bir çay evine oturup yerel kek ya da scone yemek, bu bölgenin asıl keyfi. Hafta sonları popüler köyler kalabalıklaşabilir, hafta içi ziyaret etmek daha sakin bir deneyim sağlar.
Yürüyüş seven biriyseniz köyler arasındaki işaretli patikalardan birini deneyin. Tarlaların arasında geçen kısa bir rota, İngiliz kırsalını gerçekten hissettirir.
Kuzeye doğru: York, Liverpool ve Manchester
Londra'dan kuzeye çıktığınızda İngiltere'nin daha sert, daha işçi sınıfı kökenli ve çok karakterli yüzünü görürsünüz.
York: Ortaçağ sokakları
York, surlarla çevrili bir şehir. Dar, eğri büğrü sokaklarda yürümek ortaçağ atmosferini yaşatıyor. York Minster, Kuzey Avrupa'nın en büyük gotik katedrallerinden biri olarak biliniyor. Surların üzerinde yürüyerek şehri yukarıdan izlemek de mümkün. Ayrıca kasabada küçük müzeler ve Viking geçmişini anlatan sergiler var.
Liverpool: Müzik ve liman
Liverpool, Beatles'ın memleketi. Müzik meraklıları için doğal bir hac noktası. Ama şehir sadece bundan ibaret değil; Albert Dock çevresindeki müzeler, tarihî liman yapıları ve zengin bir kültürel hayat var. Akşamları pub'larda canlı müzik dinlemek, şehrin ruhunu anlamanın hızlı yolu.
Manchester: Sanayi mirası ve futbol
Manchester, sanayi devriminin merkezlerinden biri. Eski fabrika binaları bugün müze, kafe ve sanat alanlarına dönüşmüş durumda. Futbol tutkunları için de önemli bir durak. Bilim ve Endüstri Müzesi, şehrin geçmişini anlamak için iyi bir başlangıç.
Göller Bölgesi ve doğa tutkunları için seçenekler
Doğa sizi çekiyorsa Göller Bölgesi (Lake District) listenizin başında olsun. Dağlar, göller, taş duvarlarla bölünmüş yeşil yamaçlar ve küçük köyler burada bir arada. Windermere gölü çevresinde kısa tekne turları, Keswick çevresinde yürüyüşler ve Grasmere'de Wordsworth izleri popüler aktiviteler.
Hava burada çok hızlı değişebiliyor. Sabah güneşli başlayan bir gün, öğleden sonra yağmura dönebilir. Su geçirmez bir ceket, kat kat giyinmek ve sağlam yürüyüş ayakkabıları işinizi görür. Dağ yürüyüşlerine çıkacaksanız hava durumunu önceden kontrol edin ve zorlu rotalara hazırlıksız gitmeyin.
Daha az bilinen alternatifler de var: Peak District, Yorkshire Dales ve Northumberland. Hepsi İngiltere'nin farklı bir kırsal yüzünü gösteriyor ve kalabalık turist rotalarından uzaklaşmak isteyenlere uygun.
Tarih meraklıları için hangi kentler öne çıkıyor?
Tarih tutkunuysanız Canterbury, Stratford-upon-Avon ve Chester'ı not edin.
- Canterbury: İngiltere Kilisesi'nin merkezi sayılan katedrali ve ortaçağ sokaklarıyla Londra'dan kolayca ulaşılabilen bir durak.
- Stratford-upon-Avon: Shakespeare'in doğduğu kasaba. Tiyatro severler için özel bir anlam taşıyor ve Avon Nehri kıyısı yürüyüş için çok hoş.
- Chester: Roma dönemine uzanan surları ve siyah beyaz ahşap yapılarıyla tanınan, yürünebilir bir şehir.
- Warwick: Ortaçağ kalesiyle öne çıkan, aile gezileri için uygun bir seçenek.
Brighton gibi deniz kıyısı kasabaları da yaz aylarında popüler. Taş plajı, iskelesi ve rengârenk sokaklarıyla daha rahat, eğlenceli bir hava sunuyor.
Hangi şehir hangi gezgine uyuyor?
Aşağıdaki tablo, Londra dışındaki başlıca durakları gezgin tipine göre özetliyor. Mesafeler ve süreler ulaşım koşullarına göre değişebileceği için genel bir fikir verir.
| Durak | Öne çıkan özellik | Kimlere uygun? | Önerilen süre |
|---|---|---|---|
| Oxford | Kolejler, kitapçılar | Kültür ve edebiyat meraklıları | Bir gün |
| Cambridge | Nehir, kayık turu | Sakin gezmeyi sevenler | Bir gün |
| Bath | Roma hamamları, zarif mimari | Tarih ve mimari sevenler | Bir gün |
| Stonehenge | Tarih öncesi anıt | Gizem ve arkeoloji merakıları | Yarım gün |
| Cotswolds | Taş köyler, kırsal yürüyüş | Fotoğraf ve kırsal sevenler | Bir ila iki gün |
| York | Surlar, katedral | Ortaçağ meraklıları | İki gün |
| Liverpool | Müzik, liman | Müzik ve şehir kültürü sevenler | İki gün |
| Göller Bölgesi | Dağ, göl, yürüyüş | Doğa ve yürüyüş tutkunları | İki ila üç gün |
| Canterbury | Katedral, ortaçağ sokakları | Tarih meraklıları | Yarım ila bir gün |
Kıyı kasabalarına ve denize ne zaman gitmeli?
İngiltere denince akla yağmur ve gri gökyüzü gelir ama kıyı şeridi şaşırtıcı biçimde çeşitli. Güney kıyısındaki Brighton, canlı sokakları, antika dükkânları ve uzanan iskelesiyle hafta sonu kaçamağı için ideal. Daha batıya, Cornwall'a gittiğinizde ise falezler, küçük limanlar ve sanatçı kasabaları karşınıza çıkıyor. St Ives, Cornwall'un en sevilen kasabalarından biri; dar sokaklarda galerileri gezebilir, balıkçı limanında oturup taze balık yiyebilirsiniz.
Denize girmek isteyenler için not: İngiltere'de deniz suyu yazın bile serin kalır. Bu bölgeleri plaj tatili için değil, yürüyüş, manzara ve kasaba keşfi için tercih etmek doğru beklenti oluşturur. Kıyı boyunca uzanan yürüyüş patikaları ise gün batımında gerçekten görülmeye değer.
Londra dışında yemek yemek: ne denemeli?
Gezinin en keyifli parçalarından biri de yerel lezzetler. İngiliz mutfağı hakkındaki klişelere kanmayın; kasabalarda bulacağınız yemekler sanıldığından çok daha iyi olabilir.
- Fish and chips: Kıyı kasabalarında kağıt paket içinde, deniz kenarında yemek ayrı bir keyif.
- Pazar yemeği (Sunday roast): Fırında et, patates ve sebzelerden oluşan geleneksel hafta sonu yemeği; pub'larda genellikle pazar günleri sunulur.
- Cream tea: Scone, kaymak ve reçelle servis edilen çay saati; Cotswolds ve Cornwall'da özellikle popüler.
- Yerel peynirler: Kasabalardaki pazarlarda küçük üreticilerin peynirlerini tadabilirsiniz.
Pub kültürü de bu deneyimin parçası. Pub'lar yalnızca içki içilen yerler değil; çoğu yemek de servis eder ve aileler için rahat bir ortam sunar. Sipariş genellikle masaya gelmeden, barda verilir; bunu bilmek ilk seferde işinizi kolaylaştırır. Vejetaryen ya da özel diyet gerekiyorsa sipariş verirken bunu açıkça belirtin.
Mevsime göre Londra dışı gezi nasıl planlanır?
Aynı rotanın her mevsimde farklı bir yüzü var. İlkbaharda kırsal yeşile bürünür, parklar ve bahçeler çiçek açar. Yaz günleri uzun olduğu için akşam saatlerinde bile gezebilirsiniz ama popüler yerlerde kalabalık artar. Sonbaharda ağaçların rengi değişir, özellikle Göller Bölgesi ve Cotswolds'ta manzara çok güzelleşir. Kışın ise gün kısalır, bazı küçük kasabalarda bazı işletmeler sezon dışı kapanabilir; buna karşılık katedraller, müzeler ve şömineli pub'lar ayrı bir sıcaklık taşır.
Hangi mevsimi seçerseniz seçin, açılış saatleri ve etkinlikleri gitmeden önce kontrol edin. Bazı kaleler, bahçeler ve küçük müzeler mevsime göre farklı programla çalışıyor.
Kaç kişiyle, nasıl gezmek daha rahat?
Yalnız seyahat edenler için Oxford, Cambridge ve York gibi yürünebilir şehirler çok uygun. Küçük bir grup ya da aileyle gidiyorsanız Cotswolds ve Göller Bölgesi gibi doğa ağırlıklı bölgelerde ortak bir araç ya da rehberli tur zamandan ve yoldan tasarruf sağlar. Yaşlı yolcularla seyahat ediyorsanız yürüyüş mesafelerini ve kaldırımların eğimini önceden düşünmek işe yarar; ortaçağ şehirlerinde sokaklar dar ve eğimli olabilir.
Çocuklu aileler için Warwick Kalesi, Windsor ve Brighton gibi durakların hareketli yapısı çocukları sıkmıyor. Müzeler ve açık hava alanlarını dengeli birleştirmek, gezinin herkes için keyifli geçmesini sağlar.
Ulaşım ve pratik ipuçları: Nasıl gezilir?
İngiltere'de tren ağı geniş, ama bilet sistemi ilk bakışta karmaşık görünebiliyor. Erken alınan biletler genellikle daha uygun fiyatlı oluyor; güncel fiyat ve saatler için resmî tren işletmecilerinin sitelerine bakın. Kısa mesafelerde otobüs de iyi bir seçenek.
Sol taraftan trafik ilk başta alışılmadık gelir. Araç kiralamayı düşünüyorsanız bunu hesaba katın; özellikle dar köy yollarında dikkatli olmak gerekiyor. Cotswolds ve Göller Bölgesi gibi toplu taşımanın seyrek olduğu yerlerde rehberli tur çoğu zaman en rahat çözüm.
Hava konusunda tek kural var: Katmanlı giyinin. Yazın bile akşamlar serin olabiliyor, yağmur ise yılın her zamanı olasılık dahilinde. Küçük bir şemsiye ya da su geçirmez ceket çantanızda hep dursun.
Vize konusuna gelince, Türkiye'den İngiltere'ye seyahat için genellikle vize gerekiyor ve şartlar değişebiliyor. Başvuru sürecinde yardıma ihtiyaç duyarsanız vize danışmanlığı sayfamızdan bilgi alabilir, güncel şartları resmî kaynaklardan kontrol edebilirsiniz.
Rota planı nasıl yapılır?
Soruyu şöyle çevirelim: Kaç gününüz var? Yedi günlük bir İngiltere gezisinde üç gün Londra, iki gün Oxford ile Bath, bir gün Stonehenge ve Cotswolds, bir gün de kuzeye bir uğrama makul bir dağılım olabilir. Daha uzun bir süre ayırabiliyorsanız York ve Göller Bölgesi'ni ekleyin.
Bir şehirde çok az kalıp çok yer görmek yerine, daha az yere daha fazla zaman ayırmak genellikle daha tatmin edici. İngiliz kasabaları acele edilince büyüsünü kaybeder; bir pub'da oturup yerel yemek yemek, akşam yürüyüşü yapmak da gezinin parçası.
Kendi rotanızı oluşturmak istiyorsanız tur planlayıcı aracımız size fikir verebilir. Daha özel bir program hayal ediyorsanız özel tur talebi bırakmanız da mümkün.
Gitmeden önce son kontrol listesi
Pasaportunuzun geçerlilik süresini, vize başvurunuzu, seyahat sağlık sigortanızı ve rezervasyonlarınızı kontrol edin. Tren biletlerini ve popüler müze girişlerini önceden almak, kuyrukta bekleme süresini azaltır. Prizlerin Türkiye'dekilerden farklı olduğunu unutmayın; yanınıza uygun bir adaptör alın. Yağmurluk, rahat ayakkabı ve katmanlı kıyafet İngiltere'nin her köşesinde işe yarar.
Sonuç: Londra'yı sevdiyseniz İngiltere'yi de seversiniz
Londra'nın dışındaki İngiltere; yavaş, yeşil ve hikâye dolu. Oxford'un kitap kokan sokakları, Bath'ın altın rengi cepheleri, Cotswolds'un taş köyleri, York'un surları ve Göller Bölgesi'nin sisli göllerinden birini seçmek bile gezinizi değiştirir.
Rotayı kendiniz kurmak yerine rehberli bir düzen tercih ediyorsanız, 1996'dan beri faaliyet gösteren, TÜRSAB belgeli Ballıca Turizm'in İngiltere turları sayfasına göz atabilirsiniz. Sorularınız için 7/24 çağrı merkezimiz de yanınızda. Neden bizi tercih edenlerin çok olduğunu merak ediyorsanız neden Ballıca sayfamızı okuyabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk kez gidiyorsanız Oxford, Bath ve Stonehenge ikilisi güzel bir başlangıç. Londra'dan günübirlik ulaşılabilir ve farklı yönlerden İngiltere'yi tanıtır.
Oxford, Cambridge, Windsor, Canterbury ve Brighton en popüler günübirlik duraklar. Ulaşım süreleri trafiğe ve tren saatlerine göre değişebilir.
Bazı köylere ulaşmak mümkün ama seferler sınırlı. Birkaç köyü bir günde görmek istiyorsanız araç kiralamak ya da rehberli tura katılmak daha pratik.
Kısa bir tadımlık için iki gün yeterli olabilir. Yürüyüş yapmak ve gölleri rahat gezmek istiyorsanız üç gün daha rahat bir tempo sağlar.
İlkbahar sonu ile yaz başı genellikle yeşilin en güzel olduğu, günlerin uzadığı dönem. Sonbahar da renkleri ve daha az kalabalığıyla tercih edilir.
Genellikle evet, vize gerekiyor. Şartlar değişebildiği için resmî kaynakları kontrol edin veya vize danışmanlığımızdan destek alın.
Kırsal bölgeleri kendi hızınızda gezmek için faydalı. Ancak sol şeritte sürüş ve dar yollar alışkanlık gerektirdiği için rehberli tur da iyi bir alternatif.
Kolej binaları ve kitapçı atmosferi için Oxford, nehir ve kayık keyfi için Cambridge öne çıkıyor. Vaktiniz varsa ikisini de görmek en iyisi.
Evet, çoğu rehberli tur bu iki durağı aynı güne sığdırıyor. Yine de yoğun bir gün olacağı için erken başlamak faydalı.