Danimarka'nın başkenti Kopenhag, rengarenk Nyhavn rıhtımı, tarihi Tivoli Bahçeleri ve insan odaklı tasarımıyla Kuzey Avrupa'nın en keyifli duraklarından biridir. Kraliyet saraylarından kanal turlarına kadar şehirde görmeniz gereken tüm noktaları derledik.
İçindekiler
- 01 Kopenhag'da Gezilecek Yerler: Nyhavn Kanalı ve Liman Hattı
- 02 Tivoli Bahçeleri: Masalsı Atmosfer ve Eğlence
- 03 Kraliyet Sarayları ve Tarihi Merkez (Indre By)
- 04 Farklı Mahalleler, Tasarım ve Bisiklet Kültürü
- 05 Danimarka Mutfağı: Smørrebrød ve Sokak Lezzetleri
- 06 Kopenhag Seyahati İçin Pratik İpuçları ve Hazırlık
- 07 Kopenhag ve Kuzey Avrupa'yı Ballıca Turizm ile Gezin
- 08 Sıkça Sorulan Sorular
Kopenhag'da gezilecek yerler denildiğinde akla ilk gelen noktalar; rengarenk cepheli tarihi evleri ve ahşap yelkenlileriyle ünlü Nyhavn kanalı, dünyanın en eski eğlence parklarından biri olan masalsı Tivoli Bahçeleri, kraliyet mirasını yaşatan Rosenborg ve Amalienborg sarayları ile liman kıyısındaki Küçük Denizkızı heykelidir. Danimarka'nın başkenti, düz coğrafyası, gelişmiş bisiklet yolları, temiz su kanalları ve tüm dünyada "hygge" kavramıyla tanınan sıcak yaşam kültürü sayesinde yürüyerek keşfetmesi en rahat Avrupa şehirlerinden biridir. Hem klasik saray mimarisini hem de çağdaş İskandinav tasarımını aynı sokakta bulabileceğiniz bu zarif liman kentinde, her köşe başında fırınlardan yayılan kakule ve tarçın kokuları size eşlik eder. Gelin, Kopenhag'ı ilk kez ziyaret edecekler için en verimli gezi rotalarını ve şehirdeki kilit durakları detaylıca inceleyelim.
Kopenhag'da Gezilecek Yerler: Nyhavn Kanalı ve Liman Hattı
Kopenhag'ın kartpostallardaki simgesi olan Nyhavn (Yeni Liman), on yedinci yüzyılda Kral V. Christian döneminde şehir merkezini doğrudan denize bağlamak amacıyla kazılmış tarihi bir kanaldır. Geçmişte uzun seferlerden dönen denizcilerin ve ticaret gemilerinin uğrak yeri olan bu rıhtım, bugün hardal sarısı, kiremit kırmızısı, mavi ve pastel tonlara boyanmış bitişik nizam tarihi binalarıyla şehrin en canlı buluşma noktasıdır. Peki Nyhavn'da zamanınızı nasıl değerlendirmelisiniz? Kanalın güneş gören kuzey yakasındaki (güneşli yaka olarak bilinir) kafe ve restoranlarda oturup gelip geçenleri izleyebilir ya da güney yakasındaki daha sakin kaldırım boyunca yürüyerek suya demirlemiş tarihi ahşap yelkenli gemileri fotoğraflayabilirsiniz.
Ünlü Danimarkalı masal yazarı Hans Christian Andersen de hayatının farklı dönemlerinde Nyhavn'daki üç ayrı binada (18, 20 ve 67 numaralı evler) yaşamış ve ilk masallarını burada kaleme almıştır. Nyhavn aynı zamanda şehri su üzerinden tanımanızı sağlayan kanal turlarının da ana kalkış noktasıdır. Buradan kalkan üstü açık veya cam tavanlı teknelere binerek Kopenhag'ın dar su kanallarını, modern Opera Binası'nı, Kraliyet Kütüphanesi'nin "Kara Elmas" (Den Sorte Diamant) olarak adlandırılan çağdaş ek binasını ve tarihi köprüleri yaklaşık bir saatlik keyifli bir seyirle görebilirsiniz. İskandinavya'nın bu su ve deniz kültürünü yakından tanıyan gezginler, genellikle Kopenhag'dan başlayan Kuzey Avrupa rotalarını Norveç turları ile birleştirerek fiyortlara doğru devam etmeyi tercih ederler.
Küçük Denizkızı Heykeli (Den Lille Havfrue) ve Kastellet
Nyhavn'dan kuzeye doğru su kıyısını takip ederek yapacağınız ferah bir yürüyüş, sizi Langelinie rıhtımına ve şehrin en ünlü sembolü olan Küçük Denizkızı heykeline ulaştırır. Hans Christian Andersen'in aynı adlı masalından esinlenerek heykeltıraş Edvard Eriksen tarafından yapılan ve kıyıdaki bir kaya parçasının üzerinde oturan bu bronz heykel, boyut olarak oldukça mütevazı olsa da Kopenhag'ın sanatsal ve edebi kimliğini temsil eder. Kalabalıktan kaçınmak ve heykeli sabah ışığında rahatça fotoğraflamak için buraya günün erken saatlerinde gelmek iyi bir fikirdir.
Heykelin hemen arkasında, yukarıdan bakıldığında beş köşeli bir yıldız şeklinde inşa edilmiş olan Kastellet (Yıldız Kale) yer alır. On yedinci yüzyıldan kalma bu askeri tahkimat, çevresini saran su hendekleri, yeşil çim setleri, sıraya dizilmiş kırmızı kışla binaları ve tepedeki tarihi yel değirmeniyle halka açık huzurlu bir yürüyüş parkıdır. Kalenin güney girişinde yer alan Gefion Çeşmesi ve yanındaki İngiliz mimarisiyle dikkat çeken St. Alban Kilisesi de bu yürüyüş rotasının en güzel fotoğraf durakları arasındadır.
Tivoli Bahçeleri: Masalsı Atmosfer ve Eğlence
Merkez Tren İstasyonu ile Belediye Binası Meydanı'nın (Rådhuspladsen) tam karşısında, şehrin en merkezi noktasında yer alan Tivoli Bahçeleri, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında açılmış olup dünyanın halen faaliyette olan en eski ikinci eğlence parkıdır. Ancak Tivoli'yi sıradan bir lunapark olarak düşünmek büyük bir yanılgı olur; burası egzotik mimarili pavyonları, göletleri, özenle düzenlenmiş çiçek bahçeleri, açık hava konser sahneleri ve kaliteli restoranlarıyla Kopenhag'ın kültürel kalbidir. Nitekim hem Hans Christian Andersen'in masallarına hem de Walt Disney'in kendi tema parklarını kurma fikrine ilham kaynağı olmuştur.
Tivoli'de gündüz saatlerinde bahçeler arasında yürüyüş yapabilir, hala bir makinist tarafından manuel fren sistemiyle kontrol edilen tarihi ahşap hız trenine (Rutschebanen) binebilir veya göl kenarındaki kafelerde dinlenebilirsiniz. Parkın asıl sihri ise hava karardığında ortaya çıkar. Ağaçlara, bina cephelerine ve gölet kıyılarına yerleştirilmiş binlerce renkli lambanın yanmasıyla birlikte bahçe bambaşka bir görünüme bürünür. Akşam saatlerinde sadece yürüyüş yapmak ve akşam yemeği yemek için bile giriş bileti alıp içeri giren pek çok Kopenhaglı görebilirsiniz. Özellikle sonbahardaki Cadılar Bayramı ve kış aylarındaki Noel pazarı dönemlerinde Tivoli özel süslemelerle bambaşka bir temaya kavuşur.
Kraliyet Sarayları ve Tarihi Merkez (Indre By)
Avrupa'nın en köklü monarşilerinden birine sahip olan Danimarka'da kraliyet tarihi, şehir merkezindeki görkemli saraylarda ve kulelerde tüm canlılığıyla hissedilir. Kopenhag'ın tarihi merkezi olan Indre By, bu sarayları birbirine bağlayan yaya caddeleri ve geniş meydanlarla örülüdür.
Amalienborg, Frederik Kilisesi ve Rosenborg Kalesi
Danimarka Kraliyet Ailesi'nin kışlık resmi ikametgahı olan Amalienborg Sarayı, sekizgen bir meydanın etrafına simetrik olarak yerleştirilmiş dört özdeş rokoko saray binasından oluşur. Meydanın tam ortasında Kral V. Frederik'in atlı heykeli yükselir. Her gün öğle saatinde Kraliyet Muhafızları (Den Kongelige Livgarde), geleneksel ayı postu şapkaları ve üniformalarıyla Rosenborg Kalesi'nden yürüyüşe geçerek Amalienborg Meydanı'nda nöbet değişimi törenini gerçekleştirir. Meydanın hemen batı aksında ise İskandinavya'nın en büyük kilise kubbelerinden birine sahip olan Frederik Kilisesi (Mermer Kilise) tüm ihtişamıyla yükselir.
Kraliyetin daha erken dönemdeki hazinelerini görmek içinse Kralın Bahçesi (Kongens Have) adlı geniş ve bakımlı parkın içinde yer alan Rosenborg Kalesi'ne gitmelisiniz. On yedinci yüzyılın başında Kral IV. Christian tarafından Hollanda Rönesansı tarzında yazlık saray olarak inşa ettirilen bu kırmızı tuğlalı ve yeşil kuleli yapı, bugün kraliyet koleksiyonlarının sergilendiği bir müzedir. Kalenin alt katındaki yüksek güvenlikli hazine dairesinde, Danimarka krallarının ve kraliçelerinin değerli taşlarla bezeli taçlarını, asalarını ve kraliyet mücevherlerini yakından inceleyebilirsiniz.
Slotsholmen Adası ve Christiansborg Sarayı
Tarihi merkezin hemen güneyinde, kanallarla çevrili küçük Slotsholmen adası üzerinde yükselen Christiansborg Sarayı, dünyada yasama, yürütme ve yargı erklerini aynı çatı altında toplayan nadir yapılardan biridir. Binada Danimarka Parlamentosu (Folketinget), Başbakanlık Ofisi ve Yüksek Mahkeme bir arada bulunur; ayrıca bazı salonlar Kraliyet Ailesi tarafından resmi kabuller için kullanılır. Ziyaretçiler sarayın Kraliyet Kabul Salonlarını, duvar halılarıyla ünlü Büyük Salonu, saray ahırlarını ve binanın temelindeki sekiz yüz yıllık eski kale kalıntılarını gezebilirler. Ayrıca sarayın kulesi (Tårnet), Kopenhag'ın en yüksek kulesidir ve asansörle ücretsiz olarak çıkılabilen seyir terasından tüm şehrin çatılarını ve uzaktaki Øresund Köprüsü'nü izleme imkanı sunar.
Yuvarlak Kule (Rundetårn) ve Strøget Yaya Caddesi
Kopenhag'ın çatıları arasında dikkat çeken bir diğer tarihi yapı, yine Kral IV. Christian döneminde astronomik gözlemevi olarak inşa edilen Yuvarlak Kule'dir (Rundetårn). Bu kulenin en ilginç özelliği, zirvesine merdivenle değil, at arabalarının bile ağır gözlem aletlerini yukarı taşıyabilmesi için tasarlanmış geniş, beyaz badanalı sarmal bir rampayla çıkılmasıdır. Yedi buçuk tur dönerek yukarı çıkan bu tuğla rampayı tamamladığınızda, eski şehrin kilise kulelerini ve renkli çatılarını gören açık hava seyir terasına ulaşırsınız.
Kulenin hemen yakınından geçen Strøget ise Belediye Binası Meydanı'ndan Kongens Nytorv'a kadar uzanan ve dünyanın en uzun araç trafiğine kapalı yaya alışveriş caddelerinden biri olan ana arterdir. Cadde boyunca yürürken uluslararası markaların yanı sıra Danimarka'nın ünlü porselen üreticisi Royal Copenhagen'ın tarihi mağazasını, Illums Bolighus tasarım merkezini ve Amagertorv meydanındaki Leylek Çeşmesi'ni görebilirsiniz. Strøget'in ara sokakları (örneğin Strædet ve Gråbrødretorv meydanı) ise asıl keşfedilmesi gereken sakin kafeleri ve butikleri barındırır.
| Gezi Noktası veya Bölge | Öne Çıkan Özellik | Konum | Önerilen Süre |
|---|---|---|---|
| Nyhavn ve Kanal Turu | Renkli tarihi liman evleri ve tekneyle şehir turu | Indre By (Merkez Doğu) | 2 - 3 saat |
| Tivoli Bahçeleri | Tarihi eğlence parkı, peyzaj bahçeleri ve gece ışıkları | Merkez Tren Garı karşısı | Yarım gün / Akşam |
| Rosenborg Kalesi ve Bahçesi | Rönesans kalesi, kraliyet taçları ve şehir parkı | Indre By (Kuzey) | 2 - 3 saat |
| Christiansborg Sarayı | Parlamento binası, kraliyet salonları ve ücretsiz kule | Slotsholmen Adası | 2 - 3 saat |
| Amalienborg ve Kastellet | Kraliyet kışlık sarayı, nöbet değişimi ve yıldız kale | Frederiksstaden ve Liman | 2 - 3 saat |
| Christianshavn ve Vesterbro | Su kanalları, alternatif yaşam, tasarım ve gastronomi | Doğu ve Batı Mahalleleri | Yarım gün |
Farklı Mahalleler, Tasarım ve Bisiklet Kültürü
Kopenhag'ı sadece saraylardan ve tarihi merkezden ibaret sanmayın; kanalların ve göllerin ötesindeki mahalleler şehrin yaşayan ruhunu yansıtır. Slotsholmen'den yeni yaya ve bisiklet köprüsü Inderhavnsbroen'i kullanarak karşı kıyıya geçtiğinizde Christianshavn mahallesine ulaşırsınız. Amsterdam'dan esinlenerek kurulan bu kanallı semt, kıyıda bağlı tekne evleri ve sakin sokaklarıyla çok huzurludur. Burada yer alan Kurtarıcı Kilisesi (Vor Frelsers Kirke), dış cephesini sarmal (burgu) şeklinde dolanarak en tepeye çıkan altın yaldızlı dış merdivenleriyle ünlüdür. Ayrıca mahallenin içinde, yetmişli yıllarda eski askeri kışlaların bulunduğu alanda kurulan ve kendine özgü kuralları, duvar resimleri ve araçsız yeşil yollarıyla bilinen Freetown Christiania da kentin en sıra dışı duraklarından biridir.
Şehrin diğer yakalarındaki Vesterbro (özellikle eski et paketleme tesislerinin modern restoranlara dönüştürüldüğü Kødbyen bölgesi), çok kültürlü yapısıyla bilinen Nørrebro ve yeşil parklarıyla öne çıkan Frederiksberg, Kopenhaglıların günlük yaşamını gözlemlemek için harika semtlerdir. Kopenhag'da dikkatinizi çekecek en önemli unsur ise bisiklet kültürünün hayatın tam merkezinde olmasıdır. İşe giden takım elbiseli çalışanlardan çocuklarını öndeki ahşap kargo sepetlerinde (christiania bike) taşıyan ailelere kadar herkes bisiklet kullanır. Geniş ve güvenli bisiklet yolları (örneğin liman üzerindeki kıvrımlı Cykelslangen bisiklet köprüsü) şehrin modern mimari vizyonunu gözler önüne serer.
Mimarlık ve müze meraklıları için Danimarka Ulusal Müzesi (Nationalmuseet) Viking tarihinden günümüze uzanan zengin bir koleksiyon sunarken, Tivoli'nin hemen yanındaki Ny Carlsberg Glyptotek kış bahçesi atmosferindeki avlusu ve antik heykel ile Fransız empresyonist resim koleksiyonuyla öne çıkar. Ayrıca Rosenborg Kalesi'nin tam karşısında yer alan Kopenhag Botanik Bahçesi, on dokuzuncu yüzyıldan kalma dökme demir ve cam mimarili Palmiye Evi (Palmehuset) ile doğa severler için şehir merkezinde ücretsiz gezilebilen huzurlu bir duraktır. Yaz aylarında Kopenhag'ı ziyaret ederseniz, şehir merkezindeki liman suyunun ne kadar temiz olduğuna şaşırabilirsiniz; Islands Brygge kıyısındaki ahşap Liman Hamamları (Havnebadet), yerel halkın iş çıkışı doğrudan kanal suyuna girip yüzdüğü açık hava havuzlarıdır. Kuzey Avrupa'nın farklı ülkelerindeki doğa ve kültür duraklarını karşılaştırmak isterseniz, kapsamlı Norveç gezi rehberi sayfamıza da göz atarak İskandinav coğrafyasının çeşitliliğini inceleyebilirsiniz.
Kopenhag Çevresinde Günübirlik Rotalar: Kuzey Zelanda Kaleleri
Kopenhag merkezini keşfettikten sonra vaktiniz kalırsa, trenle yarım saat ile kırk beş dakika içinde ulaşabileceğiniz Kuzey Zelanda (Nordsjælland) bölgesi harika günübirlik gezi olanakları barındırır. Bunların başında, Helsingør kasabasında boğazın en dar noktasına hakim bir yarımada üzerinde yükselen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Kronborg Kalesi gelir. William Shakespeare'in dünyaca ünlü "Hamlet" oyununda "Elsinore Kalesi" olarak ölümsüzleştirdiği bu görkemli Rönesans yapısı, devasa balo salonu, burçları ve yeraltı kazamatlarıyla ziyaretçileri etkiler.
Bir diğer etkileyici yapı ise Hillerød kasabasındaki bir gölün ortasında yer alan üç adacık üzerine kurulmuş Frederiksborg Sarayı'dır. Danimarka Ulusal Tarih Müzesi'ne ev sahipliği yapan bu saray, süslü tavanları, şapeli ve arkasındaki simetrik barok bahçeleriyle Kuzey Avrupa'nın en büyük Rönesans kompleksidir. Dönüş yolunda ise Humlebæk kıyısında, Øresund Boğazı'na bakan yeşil bir yamaçta kurulu Louisiana Modern Sanat Müzesi'ne uğrayarak doğa, deniz manzarası ve modern heykel bahçesinin uyumlu birlikteliğini deneyimleyebilirsiniz.
Danimarka Mutfağı: Smørrebrød ve Sokak Lezzetleri
Son yıllarda Yeni İskandinav Mutfağı akımıyla dünya gastronomisinin başkenti haline gelen Kopenhag, her bütçeye ve damak tadına uygun lezzetler sunar. Geleneksel Danimarka öğle yemeğinin tartışmasız yıldızı Smørrebrød'dür. Yoğun ve besleyici koyu çavdar ekmeği (rugbrød) diliminin üzerine tereyağı sürülerek hazırlanan bu açık sandviçler; marine edilmiş ringa balığı, çıtır balık filetosu, karides, rosto et, yumurta ve taze otlarla özenle hazırlanmış birer sanat eseri gibi süslenir. Smørrebrød'ü elde yemek yerine çatal ve bıçakla tüketmek yerel bir gelenektir.
Sabah kahvaltılarında veya öğleden sonra kahve molalarında ise dünyada "Danish pastry" olarak bilinen, Danimarkalıların ise "Wienerbrød" (Viyana ekmeği) dediği çıtır katmanlı hamur işleri başroldedir. Tarçınlı rulolar (kanelsnegle), badem ezmeli çörekler (spandauer) ve kakuleli kruvasanlar için şehrin mahalle fırınlarına mutlaka uğramalısınız. Farklı sokak lezzetlerini tek bir alanda denemek isterseniz, Nørreport istasyonu yakınındaki Torvehallerne kapalı gıda pazarı veya liman kıyısındaki Reffen ve Broens Gadekøkken açık hava yemek alanları taze ve lezzetli seçenekler sunar.
Kopenhag Seyahati İçin Pratik İpuçları ve Hazırlık
Kopenhag seyahatinizi planlarken hem güvenliğiniz hem de konforunuz için bazı yerel kurallara dikkat etmeniz gezinizi çok daha keyifli hale getirecektir:
- Bisiklet Yollarına Dikkat Edin: Kaldırımdan yola adım atarken veya otobüsten inerken önce mutlaka bisiklet şeridini kontrol edin; bisiklet yolunda yürümek veya durup fotoğraf çekmek hem tehlikelidir hem de yerel halk tarafından hoş karşılanmaz.
- Para Birimi ve Ödeme: Danimarka Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Euro kullanmaz; resmi para birimi Danimarka Kronu'dur (DKK). Şehirde küçük sokak sosisçilerinden (pølsevogn) müzelere kadar her yerde temassız kredi ve banka kartları geçerlidir.
- Ulaşım ve Havalimanı Bağlantısı: Kopenhag Havalimanı (Kastrup) şehir merkezine çok yakındır; sürücüsüz çalışan modern metro hattı (M2) veya bölgesel trenlerle on beş dakika içinde doğrudan merkeze (Kongens Nytorv veya Merkez Gar) ulaşabilirsiniz.
- Rüzgara Karşı Giyim: Şehir düz bir coğrafyada ve deniz kıyısında yer aldığı için yılın her döneminde rüzgarlı olabilir; mevsim ne olursa olsun yanınızda rüzgar kesici bir ceket veya trençkot bulundurun.
- Vize Başvurusu: Danimarka Schengen bölgesine dahildir. Bordo pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat öncesinde Schengen vizesi alması gerekir; güncel başvuru koşulları için resmî konsolosluk duyurularını takip edebilir ya da vize danışmanlığı ekibimizden destek alabilirsiniz.
Kopenhag ve Kuzey Avrupa'yı Ballıca Turizm ile Gezin
Kopenhag'ın masalsı sokaklarını görmek, ardından Øresund Köprüsü'nü geçerek İsveç'e uzanmak ve Norveç fiyortlarına bağlanan büyük bir İskandinavya rotası çizmek birçok gezginin hayalidir. Ancak farklı ülkelerin ulaşım bağlantılarını, feribot ve tren geçişlerini, merkezi otel rezervasyonlarını tek başına organize etmek zahmetli olabilir. TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm, 1996'dan beri sürdürdüğü kalite anlayışıyla tüm bu süreçleri profesyonelce yönetir ve uzman rehberler eşliğinde eksiksiz bir tur programı sunar.
Kuzey Avrupa başkentlerini ve kıtanın en özel rotalarını içeren Avrupa Turları ile Kültür Turları sayfalarımızı ziyaret ederek size uygun tarihleri inceleyebilirsiniz. Aileniz veya kurumunuz için özel bir rota oluşturmak isterseniz özel tur talebi formumuzu doldurabilir, sadakat programımız Ballıca Club fırsatları hakkında bilgi almak için İstanbul Beylikdüzü merkezimiz veya 7/24 açık çağrı merkezimiz üzerinden bizimle iletişim kurabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Şehrin tarihi merkezini, Nyhavn kanalını, Tivoli Bahçeleri'ni ve başlıca kraliyet saraylarını rahat bir tempoda yürüyerek keşfetmek için üç tam gün oldukça yeterlidir. Eğer şehir dışındaki Kronborg Kalesi veya Frederiksborg Sarayı'na günübirlik gitmeyi düşünüyorsanız bir gün daha ekleyebilirsiniz.
Havaların ısındığı, kanal kenarlarının canlandığı ve günlerin uzun olduğu mayıs ile eylül ayları arası Kopenhag'ı gezmek için en elverişli dönemdir. Öte yandan kasım sonu ve aralık ayında kurulan Noel pazarları ve Tivoli'nin kış ışıklandırmaları da soğuk havaya rağmen sıcak bir atmosfer sunar.
Kopenhag Havalimanı şehir merkezine en yakın ve ulaşımı en kolay Avrupa havalimanlarından biridir. Terminalden doğrudan binebileceğiniz M2 metro hattı ile Nørreport ve Kongens Nytorv meydanlarına veya trenle Merkez Tren İstasyonu'na yaklaşık on beş dakikada ulaşabilirsiniz.
Danimarka'nın resmi para birimi Danimarka Kronu'dur (DKK). Turistik bazı noktalarda Euro kabul edilse bile para üstü kron olarak verilir ve kur farkı oluşur; bu nedenle tüm ödemelerinizi temassız banka veya kredi kartınızla yerel para biriminde yapmanız çok daha avantajlıdır.
Hayır, Tivoli Bahçeleri'nde sadece bahçeye giriş bileti (Giriş Kartı) alarak içerideki peyzaj alanlarını gezebilir, akşam ışıklandırmalarını izleyebilir ve restoranlarda yemek yiyebilirsiniz. Hız trenleri ve eğlence araçlarına binmek isteyenler içinse tekli bilet veya sınırsız biniş bilekliği seçenekleri mevcuttur.
Evet, iki ülkeyi birbirine bağlayan ünlü Øresund Köprüsü ve tüneli üzerinden düzenli olarak çalışan trenlerle Kopenhag Merkez İstasyonu'ndan İsveç'in Malmö şehrine yaklaşık kırk dakikada geçebilirsiniz. Bu geçiş sırasında sınır kontrolü yapılabileceği için pasaportunuzu mutlaka yanınızda bulundurmalısınız.
Kopenhag tamamen düz bir coğrafyaya ve araç trafiğinden ayrılmış geniş bisiklet şeritlerine sahip olduğu için bisiklet sürmek oldukça güvenlidir. Ancak şehirde bisiklet trafiği hızlı aktığından sağ şeritte kalmaya, durmadan veya dönmeden önce el işareti vermeye özen göstermelisiniz.
Danimarka Schengen bölgesi üyesi bir ülke olduğundan bordo pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat öncesinde geçerli bir Schengen vizesi alması gerekir. Yeşil pasaport sahipleri belirli sürelerle vizeden muaftır; güncel vize şartlarını seyahat öncesinde resmî makamların duyurularından kontrol etmeniz önerilir.
Danimarka doğumlu dünyaca ünlü oyuncak markası LEGO'nun merkez mağazasından özel setler, Royal Copenhagen porselenleri ve minimalist Danimarka tasarım objeleri en popüler hediyeliklerdir. Ayrıca meyan kökü şekerlemeleri (lakrids) ve özel üretim tereyağlı kurabiyeler de lezzetli alternatiflerdir.