Ballıca Turizm
Kruja Gezisi: Skanderbeg Kalesi ve Eski Çarşı

Fotoğraf: Pudelek · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Arnavutluk Rehberi

Kruja Gezisi: Skanderbeg Kalesi ve Eski Çarşı

28 Ekim 2026 12 dakika okuma

Kruja gezisi (Akçahisar), Tiran'a yakın konumuyla Skanderbeg Kalesi'ni, Osmanlı dönemi Eski Çarşı'yı ve Sarı Saltuk tepesini bir arada sunan önemli bir kültür rotasıdır. Tarihi kasabada gezilecek yerleri ve alışveriş ipuçlarını bu rehberde bulabilirsiniz.

İçindekiler
  1. 01 Kruja Gezisi: Görülmesi Gereken Noktalar ve Gezi Özeti
  2. 02 Kruja Eski Çarşısı (Pazari i Vjetër): Zanaat ve Tarih Sokağı
  3. 03 Kruja Kalesi (Kalaja e Krujës) ve Skanderbeg Müzesi
  4. 04 Kruja Dağı ve Sarı Saltuk Makamı (Sari Salltëk)
  5. 05 Kruja'da Konaklama, Atmosfer ve En İyi Ziyaret Zamanı
  6. 06 Kruja'ya Nasıl Gidilir, Ne Yenir ve Pratik İpuçları
  7. 07 Kruja ve Arnavutluk Kültür Rotalarını Ballıca Turizm ile Keşfedin
  8. 08 Sıkça Sorulan Sorular

Kruja Gezisi: Skanderbeg Kalesi ve Eski Çarşı rotası, başkent Tiran'ın hemen kuzeyinde, sarp Sari Saltik (Kruja) Dağı'nın yamacına tutunmuş olan ve Osmanlı kaynaklarında Akçahisar adıyla geçen tarihi kasabayı keşfetmenin en güzel yoludur. Arnavutluk'un ulusal kahramanı Gjergj Kastrioti'nin (İskender Bey / Skanderbeg) on beşinci yüzyıldaki direniş merkezi olan bu dağ kenti; sarp kayalıklar üzerine kurulu Kruja Kalesi, Arnavut kaldırımlı ve ahşap kepenkli Eski Çarşısı (Pazari i Vjetër), zengin Etnografya Müzesi ve dağın zirvesindeki Sarı Saltuk makamı ile ülkenin en yoğun kültür duraklarından birini oluşturur. Açık havalarda Tiran Ovası'ndan Adriyatik Denizi kıyılarına kadar uzanan panoramik bir manzaraya bakan Kruja, hem günübirlik geziler hem de kuzeye (İşkodra ve Karadağ yönüne) giden turlar için vazgeçilmez bir duraktır. Bu rehberde Kruja sokaklarında adım adım neler yapabileceğinizi tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.

Kruja Gezisi: Görülmesi Gereken Noktalar ve Gezi Özeti

Tiran'a ve uluslararası havalimanına (Rinas) oldukça yakın bir konumda yer alan Kruja, kompakt yapısı sayesinde yürüyerek birkaç saat içinde rahatça gezilebilen bir kasabadır. Kasabanın gezi aksı çok nettir: İskender Bey'in atlı heykelinin bulunduğu meydandan başlayıp tarihi Eski Çarşı'nın taşlı sokağına girersiniz; çarşının sonundaki yokuş sizi doğrudan Kruja Kalesi'nin kapısına çıkarır. Kale surlarının içinde ise birbirinden değerli müzeler, tarihi kuleler ve tekkeler yer alır.

Ziyaretinizi planlarken zamanınızı en doğru şekilde yönetebilmeniz için Kruja'daki temel durakları aşağıdaki tabloda özetledik:

Gezi Noktası Konum Temel Özelliği Önerilen Süre
Kruja Eski Çarşısı (Pazari i Vjetër) Kale girişine uzanan tarihi yokuş Ahşap dükkanlar, el dokuması kilimler, antikalar Yürüyüş ve alışveriş molası
Kruja Kalesi (Kalaja e Krujës) Kayalık tepe üzeri Panoramik ova manzarası, tarihi surlar ve gözetleme kulesi Açık hava yürüyüşü
Skanderbeg Ulusal Müzesi Kruja Kalesi içi Anıtsal beyaz taş mimari, Orta Çağ Arnavut tarihi sergisi Detaylı müze ziyareti
Kruja Etnografya Müzesi (Toptani Konağı) Kale içi, müzenin yanı Orijinal Osmanlı dönemi bey konağı ve geleneksel yaşam Kültürel inceleme
Dollma Tekkesi ve Tarihi Hamam Kale surlarının alt/güney ucu Zeytin ağaçları arasında Bektaşi tekkesi ve Osmanlı hamamı Kısa yürüyüş ve fotoğraf
Sarı Saltuk Makamı (Teqja e Sari Salltëkut) Kruja Dağı zirvesi (Skënderbeu Dağı) Kaya mağarası içindeki kutsal makam ve uçsuz bucaksız manzara Araçla çıkış ve ziyaret

Arnavutluk'un diğer tarihi şehirleri, kıyı rotaları ve genel seyahat dinamikleri hakkında daha geniş bilgi edinmek için Arnavutluk gezi rehberi sayfamıza da göz atabilirsiniz. Şimdi çarşı girişinden başlayarak Kruja'yı adım adım keşfedelim.

Kruja Eski Çarşısı (Pazari i Vjetër): Zanaat ve Tarih Sokağı

Kruja'ya ulaştığınızda sizi ilk karşılayan ve kasabanın ruhunu anında hissettiren yer, hiç kuşkusuz Kruja Eski Çarşısı (Pazari i Vjetër / Derexhik) sokağıdır. On yedinci yüzyıldan bu yana kesintisiz olarak ticaretin devam ettiği bu dar ve hafif eğimli sokak, Balkanlar'da Osmanlı dönemi lonca çarşısı geleneğini en özgün haliyle koruyan nadir yerlerden biridir. Tek katlı veya iki katlı ahşap dükkanların birbirine neredeyse değecek kadar geniş saçakları, ortasından su oluğu geçen parlak Arnavut kaldırımlı taş zemini gölgeler.

El Dokuması Kilimler, Keçe Başlıklar (Qeleshe) ve Antikalar

Eski Çarşı'da yürürken sıradan hediyelik eşya dükkanlarından çok daha fazlasıyla karşılaşırsınız; burası yaşayan bir zanaat merkezidir. Bazı dükkanların kapısından içeri baktığınızda, ahşap dokuma tezgahlarının (avlëmend) başında kırmızı ve siyah geometrik motifli geleneksel Arnavut kilimleri dokuyan kadınları çalışırken görebilirsiniz. Bir başka dükkanda ise koyun yününü sıcak su ve sabunla döverek geleneksel beyaz Arnavut keçe külahı olan Qeleshe (Plis) yapan ustalar dikkatinizi çeker.

Çarşı boyunca sıralanan dükkanlarda; ince gümüş telkâri (filigran) takılar, bakır cezveler, pirinç kahve değirmenleri, ahşap zeytin kaseleri, el işlemeli masa örtüleri ve geçmiş dönemlerden kalma antika objeler sergilenir. Arnavutluk seyahatinizden eve özgün bir hatıra götürmek istiyorsanız, ülkedeki en zengin ve en kaliteli el sanatları çeşitliliğini Kruja Eski Çarşısı'nda bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Alışveriş yaparken esnafla sohbet etmeyi ve el emeği ürünleri fabrikasyon olanlardan ayırt etmek için ustaların çalışma tezgahlarına göz atmayı unutmayın.

Çarşı Mimarisinin Detayları ve Alışveriş Rehberi

Kruja Eski Çarşısı'nı gezerken sadece tezgahlardaki ürünlere değil, başınızı kaldırıp ahşap yapıların mimari detaylarına da bakmalısınız. Çivi kullanılmadan birbirine geçmeli ahşap tekniğiyle yapılmış kepenkler, gündüzleri yukarı ve aşağı açılarak hem ürünleri sergileyen birer tezgaha hem de güneşten koruyan birer sundurmaya dönüşür. Çarşının ortasından geçen yağmur suyu kanalı ve kenarlardaki taş kaldırım dizilimi, yüzlerce yıllık şehircilik anlayışını gözler önüne serer. Ayrıca çarşı girişine yakın noktada yükselen on altıncı yüzyıl yapısı Murad Bey Camii (Xhamia e Murat Beut), ahşap minaresi ve taş işçiliğiyle çarşı dokusunu tamamlar. Buradan alışveriş yaparken satıcıların büyük bölümünün Türkçe kelimelere aşina olduğunu ve Türkiye'den gelen misafirlere ayrı bir yakınlık gösterdiğini fark edeceksiniz. Özellikle el dokuması yün kilimler, gümüş telkâri broşlar, zeytin ağacından oyulmuş mutfak gereçleri ve Kruja Dağı eteklerinden toplanan organik kekik ile dağ çayı demetleri bavulunuzda yer açmaya değer ürünlerdir.

Kruja Kalesi (Kalaja e Krujës) ve Skanderbeg Müzesi

Eski Çarşı'nın taşlı sokağını bitirip hafif dik rampayı tırmandığınızda, sarp bir kireçtaşı kayalığın üzerine elips biçiminde oturtulmuş olan Kruja Kalesi'nin (Kalaja e Krujës) kemerli taş giriş kapısına ulaşırsınız. Kruja'nın ismi, Arnavutçada "su kaynağı / pınar" anlamına gelen kroi kelimesinden türemiştir ve kale içinde gerçekten de yüzyıllar boyunca kuşatmalara dayanmayı sağlayan doğal su kaynakları bulunur. On beşinci yüzyılda İskender Bey liderliğindeki kuvvetlerin üç büyük kuşatmaya karşı savunduğu bu kale, Arnavutluk ulusal kimliğinin kalbi sayılır.

Gjergj Kastrioti Skanderbeg Ulusal Müzesi

Kale kapısından içeri adım attığınızda karşınızda bembeyaz taş duvarları, kemerli pencereleri ve kuleli mimarisiyle oldukça görkemli bir yapı yükselir: Gjergj Kastrioti Skanderbeg Ulusal Müzesi. Ünlü Arnavut mimarlar Pranvera Hoxha ve Pirro Vaso tarafından Orta Çağ Arnavut taş kulelerinden (Kullë) esinlenerek tasarlanan bu müze, kale silüetiyle tam bir uyum içindedir.

Müzenin geniş salonlarında; İlyiryalılardan başlayarak Orta Çağ Arnavut prensliklerine, Osmanlı-Venedik-Arnavut ilişkilerine ve İskender Bey'in yaşamına ışık tutan kronolojik bir sergi yer alır. Duvar halıları, vitraylar, haritalar, dönemin silahları ve Viyana'daki Kunsthistorisches Museum'da bulunan orijinal keçi başlı miğfer ile kılıcın birebir replikası müzenin en çok ilgi gören parçalarıdır. Müzenin üst katındaki açık teras balkonuna çıktığınızda ise bütün Tiran ve Durrës ovasını, hatta havanın berrak olduğu günlerde Adriyatik Denizi'ni bile ufukta seçebilirsiniz.

Kruja Etnografya Müzesi (Toptani Konağı)

Skanderbeg Müzesi'nin hemen sol alt tarafında, ağaçlıklı bir bahçe içinde çok daha samimi ve otantik bir yapı yer alır: Kruja Etnografya Müzesi. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında bölgenin köklü ailelerinden Toptani ailesine ait bir konak (çardaklı ev) olarak inşa edilen bu bina, Arnavutluk'taki en iyi korunmuş Osmanlı dönemi sivil mimari örneklerinden biridir.

Konağın alt katında, bir evin kendi kendine yetmesini sağlayan geleneksel üretim araçları sergilenir: Küçük bir su değirmeni, zeytinyağı presi, üzüm ve meyve damıtma kazanları, demirci ocağı ve keçe atölyesi buradadır. Ahşap merdivenlerle üst kata çıktığınızda ise kalem işi duvar resimleriyle (fresklerle) ve ahşap tavan oymalarıyla süslü misafir odası, kadınların kafes arkasından sohbeti dinlediği bölüm, küçük aile hamamı (buhar odası) ve mutfak eşyaları sizi karşılar. Geleneksel Balkan ve Arnavut aile kültürünü anlamak için bu konağı mutlaka gezmelisiniz.

Saat Kulesi, Dollma Tekkesi ve Tarihi Hamam

Kale içindeki taş patikalardan güney ucuna doğru yürüdüğünüzde atmosfer sakinleşir ve zeytin ağaçları arasında çok özel yapılar karşınıza çıkar. İlk olarak, temelleri erken dönem bir kiliseye dayanan ve Osmanlı döneminde gözetleme/saat kulesine dönüştürülen Kruja Saat Kulesi (Kulla e Sahatit) dikkat çeker. Kulenin hemen aşağısında ise on sekizinci yüzyılın sonlarında inşa edilen, tek kubbeli ve sevimli mimarisiyle Dollma Bektaşi Tekkesi (Teqja e Dollmës) yer alır. Zeytin ağaçlarının gölgesindeki bu küçük ibadethane, içindeki duvar bezemeleri ve dingin atmosferiyle çok etkileyicidir. Tekkenin hemen birkaç adım ötesinde ise on beşinci yüzyıldan kalma tarihi Osmanlı Hamamı binasını görebilirsiniz.

Kruja Dağı ve Sarı Saltuk Makamı (Sari Salltëk)

Kruja kasabasının hemen arkasında dimdik bir duvar gibi yükselen kireçtaşı dağ kütlesi (Mali i Krujës / Mali i Skënderbeut), hem doğa severler hem de inanç tarihi meraklıları için çok özel bir durağa ev sahipliği yapar: Sarı Saltuk Makamı (Teqja e Sari Salltëkut). Anadolu ve Balkanlar'ın İslamlaşma sürecinde derin izler bırakan on üçüncü yüzyıl Horasan erenlerinden Sarı Saltuk'un makamlarından biri, bu dağın tam zirvesindeki derin bir kaya mağarasının içinde yer alır.

Kruja merkezinden ayrılıp dağın yamacını kıvrıla kıvrıla tırmanan asfalt yolu araçla çıktığınızda zirvedeki düzlüğe ulaşırsınız. Buradan dik merdivenlerle kayanın kalbindeki doğal mağaraya inilir; mağaranın içinde Sarı Saltuk'un makamı, kutsal su damlaları ve dilek mumlarının yakıldığı bölümler bulunur. Zirvedeki seyir terasından aşağıya baktığınızda ise Kruja Kalesi minyatür bir maket gibi görünür ve tüm Arnavutluk kıyı ovası ayaklarınızın altına serilir. Ayrıca Kruja'ya biraz mesafede bulunan Qafë Shtama Milli Parkı da çam ormanları ve soğuk su kaynaklarıyla doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için güzel bir çevre alternatifidir.

Albanopolis Antik Kenti (Zgërdhesh) ve Çevre Rotaları

Kruja çevresinde arkeolojiye ilgi duyan gezginler için bir diğer önemli keşif noktası, kasabanın güneybatı eteklerindeki Halil ve Zgërdhesh köyleri yakınında yer alan Albanopolis (Zgërdhesh) İlyirya Yerleşimi kalıntılarıdır. Antik coğrafyacı Batlamyus'un (Ptolemaios) metinlerinde geçen ve bugünkü Arnavutluk'un uluslararası isimlerine (Albania) köken oluşturduğu düşünülen Albanopolis'in bu tepede kurulduğu kabul edilir. Yamaç boyunca uzanan devasa taş bloklarla örülmüş antik sur duvarlarını, kule temellerini ve terasları görmek, Kruja'nın tarihinin Orta Çağ'dan çok daha eskiye, Demir Çağı ve İlyirya dönemine kadar uzandığını kanıtlar.

Kruja'da Konaklama, Atmosfer ve En İyi Ziyaret Zamanı

Gezginlerin büyük çoğunluğu Kruja'yı Tiran'dan günübirlik bir rota olarak ziyaret etse de, kasabada bir gece konaklamak bambaşka bir deneyim sunar. Öğleden sonra tur otobüsleri ve günübirlik ziyaretçiler kasabadan ayrıldığında, Kruja Kalesi'nin taş sokaklarına ve Eski Çarşı'ya derin bir sessizlik çöker. Tam kale surlarının içinde hizmet veren geleneksel taş konukevlerinde veya kale manzaralı teras otellerde konakladığınızda, akşamüstü Adriyatik Denizi yönünde batan güneşin gökyüzünü kızıla boyamasını ve hemen ardından aşağıdaki Tiran-Durrës ovasının binlerce ışıkla parlamasını izleyebilirsiniz.

Mevsim seçimi açısından Kruja dört mevsim ziyaret edilebilen bir destinasyondur. Dağ yamacında yer aldığı için yaz aylarında (temmuz ve ağustos) Tiran'ın sıcak havasına kıyasla çok daha ferah ve esintili bir iklime sahiptir. İlkbahar (nisan, mayıs, haziran) ve sonbahar (eylül, ekim) ayları ise hem kale içinde yürümek hem de Sarı Saltuk zirvesinden sis ve bulutsuz net bir ova manzarası yakalamak için en ideal dönemlerdir. Kış aylarında ise Kruja Dağı'nın zirvesine düşen kar ve taş konaklarda yanan şömineler kasabaya nostaljik bir dağ köyü havası katar.

Kruja'ya Nasıl Gidilir, Ne Yenir ve Pratik İpuçları

Tiran'dan veya havalimanından Kruja'ya günübirlik bir gezi planlıyorsanız, ziyaretinizi çok daha keyifli hale getirecek şu pratik bilgileri ve yerel lezzet önerilerini not edebilirsiniz:

  • Ulaşım ve Zamanlama: Kruja, Tiran'ın kuzeyinde, Fushë-Krujë üzerinden tırmanılan yaklaşık kırk beş dakikalık bir sürüş mesafesindedir. Tiran'daki Kuzey-Güney Otobüs Terminali'nden düzenli minibüsler bulunsa da, Sarı Saltuk tepesine çıkmak veya zamanı verimli kullanmak için özel araç ya da rehberli tur otobüsleri çok daha konforludur.
  • Kruja'ya Özgü Tatlı "Kabuni": Kruja'daki geleneksel restoranlarda (kalede veya çarşı çevresinde) kuzu güveç (Tavë Kosi) ve fırınlanmış peynir (Fergesë) yedikten sonra mutlaka sadece Kruja'ya özgü bir tatlı olan Kabuni sipariş edin. Pirinç, et suyu, tereyağı, kuru üzüm, karanfil, tarçın ve karamelize şekerle hazırlanan bu sıra dışı tatlı, Osmanlı saray mutfağı mirasının yaşayan bir örneğidir.
  • Manzaralı Öğle Yemeği: Kale surlarının hemen üzerinde veya kale içindeki konukevlerinin teraslarında yer alan restoranlar, vadiye bakan harika bir manzaraya sahiptir. Gezinizi öğle yemeği veya kahve molası saatine denk getirerek bu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
  • Ayakkabı ve Nakit: Eski Çarşı'nın ve kale içinin eğimli taş döşemeleri (kalldrëm) kaygan olabildiği için düz tabanlı yürüyüş ayakkabısı giyin. Çarşıdaki zanaatkar dükkanlarında ve müze gişelerinde ödeme yapmak için yanınızda Arnavutluk Leki (ALL) veya küçük kupürlü nakit bulundurun.
  • Rota Birleştirme Avantajı: Kruja, Tiran Uluslararası Havalimanı'na (Rinas) çok yakın olduğu için Arnavutluk gezinizin ilk gününde havalimanından iner inmez veya dönüş gününüzde uçağa binmeden önceki son durak olarak planlamak için mükemmel bir konumdadır.
  • Müze Saatleri ve Tatil Günleri: Skanderbeg Ulusal Müzesi ve Kruja Etnografya Müzesi resmi tatil günlerinde veya haftanın ilk gününde kapalı olabilir ya da kış sezonunda daha erken saatte kapanabilir. Kasabaya vardığınızda önce müze ziyaretlerinizi tamamlayıp ardından açık havadaki Dollma Tekkesi yürüyüşüne ve Eski Çarşı alışverişine geçmeniz zaman yönetimi açısından çok daha garantili bir yöntemdir.
  • Fotoğraf Noktalarını Kaçırmayın: Kruja Kalesi'nin ve Skanderbeg Müzesi'nin dıştan en güzel fotoğrafı, kale içine girdikten sonra sağ taraftan Saat Kulesi'ne doğru inen taş patikadan veya müzenin tam karşısındaki zeytinlikli terastan çekilir. Eski Çarşı'da ise sabah erken saatlerde dükkan kepenkleri yeni açılırken ve taş sokak henüz kalabalıklaşmamışken harika kareler yakalayabilirsiniz.

Kruja ve Arnavutluk Kültür Rotalarını Ballıca Turizm ile Keşfedin

Hem İskender Bey'in tarihsel mirasını hem de Sarı Saltuk'tan Toptani Konağı'na uzanan ortak kültürel izleri barındıran Kruja, hikayesini dinleyerek gezdiğinizde anlam kazanan bir yerdir. Ulaşım ve otopark detaylarıyla uğraşmadan, deneyimli rehberlerimiz eşliğinde Kruja'yı, Tiran'ı ve diğer tarihi şehirleri keşfetmek için Arnavutluk turları programlarımızı inceleyebilirsiniz.

Kruja'yı İşkodra, Budva, Kotor, Ohri ve Üsküp gibi ikonik şehirlerle tek bir güzergahta birleştiren Balkan turları, zahmetsizce katılabileceğiniz vizesiz turlar ve derinlikli kültür turları seçeneklerimizle her mevsim yollardayız. Kendi grubunuz, okulunuz veya şirketiniz için özel bir program oluşturmak isterseniz özel tur talebi sayfamızdan bize ulaşabilir ya da tur planlayıcı aracımızı kullanabilirsiniz.

1996 yılından bu yana faaliyet gösteren, İstanbul Beylikdüzü merkezli ve TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm, 7/24 çağrı merkezi ve Ballıca Club ayrıcalıklarıyla yanınızdadır. Tüm sorularınız için iletişim sayfamızdan uzman ekibimizle görüşebilir, Akçahisar'ın tarihi çarşısında ve kalesinde yerinizi şimdiden ayırtabilirsiniz!

Sıkça Sorulan Sorular

Kruja (Akçahisar), başkent Tiran'ın yaklaşık otuz kilometre kuzeyinde, Sari Saltik Dağı'nın yamacında yer alır. Tiran merkezden veya Tiran Uluslararası Havalimanı'ndan karayoluyla yaklaşık kırk beş dakikada kolayca ulaşılabilir.

Kruja oldukça kompakt ve yürünebilir bir kasaba olduğu için Eski Çarşı'yı, Kruja Kalesi'ni, Skanderbeg Müzesi'ni ve Etnografya Müzesi'ni gezmek yaklaşık üç-dört saat sürer. Sarı Saltuk tepesi ziyareti ve öğle yemeği de eklendiğinde yarım günlük (beş-altı saatlik) bir planlama idealdir.

Kruja Eski Çarşısı, Arnavutluk'ta el sanatları ve hediyelik eşya alışverişi için en doğru adrestir. Tezgahta dokunan geleneksel kırmızı-siyah kilimler, beyaz keçe başlıklar (Qeleshe), gümüş telkâri takılar, bakır eşyalar, ahşap zeytin ürünleri ve antikalar en popüler seçeneklerdir.

Kruja Kalesi'nin ana sur kapısından içeri girmek, taş sokaklarında yürümek, Saat Kulesi'ni ve Dollma Tekkesi çevresini görmek ücretsizdir. Ancak kale içinde yer alan Skanderbeg Ulusal Müzesi ve Kruja Etnografya Müzesi'ni gezmek için gişeden giriş bileti alınması gerekmektedir.

Sarı Saltuk Makamı, Kruja kasabasının arkasında yükselen dağın tam zirvesindeki bir kaya mağarasında yer alır. Kasaba merkezinden yukarıya doğru kıvrılan asfalt dağ yolu üzerinden özel araçla, taksiyle veya uygun tur araçlarıyla zirveye kadar çıkılabilir.

On sekizinci yüzyıldan kalma orijinal bir Osmanlı bey konağı (Toptani ailesi konağı) olan Etnografya Müzesi, geleneksel Arnavut yaşamını yerinde görmek için eşsizdir. Alt katındaki zeytinyağı presi ve değirmen, üst katındaki kalem işi duvar süslemeleri ve aile hamamı orijinal haliyle korunmuştur.

Kruja'da geleneksel fırın yemeklerinin yanı sıra sadece bu kasabaya özgü olan 'Kabuni' tatlısı mutlaka denenmelidir. Pirinç, tereyağı, et suyu, kuru üzüm, tarçın ve karamelize şekerle yapılan bu tarihi tatlı, yerel restoranların menüsünde yer alır.

Kruja, Tiran'ın kuzey çıkışında yer aldığı için sabah Tiran'dan çıkıp öğlene kadar Kruja'yı gezmek, öğleden sonra ise kuzeydeki İşkodra (Shkodër) veya sahildeki Durrës (Dıraç) şehrine devam etmek rota planlaması açısından son derece pratiktir.

Eski Çarşı ve kale girişi hafif eğimli bir yokuş üzerinde yer alır ve zemin parlak Arnavut kaldırımı taşlarla döşelidir. Rahat yürüyebilmek ve kaymamak için topuklu veya düz kösele ayakkabılar yerine kauçuk tabanlı spor/yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.

Bu yazıyı paylaşın

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?