Ballıca Turizm
Londra'da 3 Günlük Gezi Planı: Müzeler, Parklar ve Nehir Kıyısı

Fotoğraf: Diliff · CC BY-SA 2.5 · Wikimedia Commons

İngiltere Rehberi

Londra'da 3 Günlük Gezi Planı: Müzeler, Parklar ve Nehir Kıyısı

29 Ekim 2026 12 dakika okuma

İngiltere'nin başkenti Londra'yı üç günde verimli bir şekilde gezmek için şehri Westminster ve kraliyet parkları, Thames Nehri kıyısı ve dünya çapındaki müzeler ekseninde bölmek gerekir. Adım adım yürüyüş rotaları ve ulaşım ipuçları rehberimizde.

İçindekiler
  1. 01 Londra'yı 3 Günde Gezmek İçin Temel Strateji Nedir?
  2. 02 1. Gün: Westminster, Kraliyet Rotası, Trafalgar ve British Museum
  3. 03 2. Gün: Thames Nehri Kıyısı, Tower Bridge, Borough Market ve St. Paul
  4. 04 3. Gün: Kraliyet Parkları, Güney Kensington Müzeleri ve Notting Hill
  5. 05 Londra 3 Günlük Gezi Planı Özet Tablosu
  6. 06 Londra'da Ne Yenir ve Ulaşım Nasıl Sağlanır?
  7. 07 Londra Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi ve Vize Bilgisi
  8. 08 Sonuç: Londra'nın Kraliyet ve Kültür Rotasını Ballıca Turizm İle Keşfedin
  9. 09 Sıkça Sorulan Sorular

Londra'da 3 günlük gezi planı hazırlarken bu büyük metropolde zaman kaybetmemenin en etkili sırrı, birbirine yürüme mesafesindeki semtleri aynı gün içinde gruplayarak gezmektir. İlk günü Big Ben, Westminster Manastırı, Buckingham Sarayı, Trafalgar Meydanı ve British Museum'un bulunduğu tarihi batı-merkez aksına; ikinci günü Tower of London, Tower Bridge, Borough Market ve South Bank boyunca uzanan Thames Nehri kıyısına; üçüncü günü ise Hyde Park, Kensington bahçeleri, Güney Kensington müzeleri ve Covent Garden - Soho sokaklarına ayırdığınızda şehrin tüm simgelerini yorulmadan görebilirsiniz. Üstelik Londra'daki ulusal müzelerin ve kraliyet parklarının çoğunun halka açık yapısı, bu üç günlük rotayı hem kültür hem de doğa açısından oldukça zengin kılar.

Londra'yı 3 Günde Gezmek İçin Temel Strateji Nedir?

Thames Nehri'nin iki yakasına yayılan Londra, aslında tek bir şehir merkezinden ziyade her biri kendine özgü karaktere sahip tarihi mahallelerin (Westminster, City of London, Southwark, Kensington, Camden, Greenwich gibi) birleşiminden oluşur. İlk kez giden bir gezgin haritaya bakmadan rastgele noktalara gitmeye çalışırsa günün büyük kısmını metro tünellerinde (Underground / Tube) harcayabilir. Oysa Londra, nehir kıyısı yürüyüş yolları ve birbirine bağlanan geniş kraliyet parkları sayesinde yürüyerek keşfetmeye en elverişli Avrupa başkentlerinden biridir.

Üç günlük süreyi planlarken her güne bir "kraliyet ve tarih durağı", bir "büyük müze", bir "yeşil park veya pazar molası" ve bir "canlı akşam mahallesi" yerleştirmek gezi temposunu dengeler. Türkiye'den yola çıkan gezginler için düzenlediğimiz İngiltere turları kapsamında da Londra'nın bu klasik üçgeni, panoramik şehir turları ve rehberli yürüyüşlerle en verimli şekilde kurgulanır. Ülkenin diğer tarihi şehirleri ve genel yapısı hakkında bilgi almak isterseniz İngiltere gezi rehberi sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

1. Gün: Westminster, Kraliyet Rotası, Trafalgar ve British Museum

Londra'daki ilk gününüze şehrin en ikonik kartpostal görüntüsüyle başlamak için sabah Westminster Köprüsü ve Parlamento Binası (Palace of Westminster) önüne gidebilirsiniz. Gotik mimarisiyle nehir kıyısında yükselen Parlamento Binası ve köşesindeki ünlü saat kulesi Big Ben (Elizabeth Tower), Londra'da olduğunuzu ilk saniyede hissettirir. Hemen karşısındaki Westminster Manastırı (Westminster Abbey) ise yüzyıllardır İngiliz hükümdarlarının taç giyme törenlerine ev sahipliği yapan ve bilim insanlarından şairlere kadar pek çok tarihsel ismin anıt mezarını barındıran görkemli bir yapıdır.

St. James's Park, Buckingham Sarayı ve Trafalgar Meydanı

Westminster'dan batıya doğru birkaç dakika yürüdüğünüzde Londra'nın en eski kraliyet parkı olan St. James's Park'a girersiniz. Pelikanların yüzdüğü göleti, çiçek tarhları ve sincaplarıyla bu parkın içindeki ağaçlıklı yoldan yürümek sizi doğrudan Buckingham Sarayı'nın önündeki Victoria Anıtı'na çıkarır. Belirli günlerde sabah saatlerinde düzenlenen Muhafız Değişimi (Changing the Guard) törenine denk gelirseniz kırmızı üniformalı ve kürklü şapkalı muhafız alayının bando eşliğindeki yürüyüşünü izleyebilirsiniz.

Buckingham Sarayı'ndan tören bulvarı The Mall boyunca yürüyerek (ya da Başbakanlık konutunun bulunduğu Downing Sokağı'nın önünden geçen Whitehall caddesini takip ederek) şehrin kalbi sayılan Trafalgar Meydanı'na ulaşırsınız. Ortasında Amiral Nelson Sütunu ve dört dev bronz aslan heykeli bulunan meydanın kuzey cephesinde, Batı resim sanatının en seçkin koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Ulusal Galeri (National Gallery) yükselir; burada Van Gogh, Leonardo da Vinci, Turner ve Monet gibi ustaların eserlerini görebilirsiniz.

Öğleden Sonra ve Akşam: British Museum, Covent Garden ve Soho

Öğleden sonra rotanızı Bloomsbury bölgesindeki British Museum'a çevirebilirsiniz. Dünya uygarlık tarihini tek bir çatı altında toplayan bu dev müzenin tamamını birkaç saatte gezmek mümkün olmadığından; Norman Foster tasarımlı cam tavanlı Büyük Avlu (Great Court), Rosetta Taşı, Antik Mısır galerileri, Asur kabartmaları ve Anadolu'dan getirilen antik eserlerin bulunduğu salonlara odaklanmak en pratik yöntemdir.

Akşamüzeri müzeden çıkıp güneye doğru kısa bir yürüyüşle eski meyve-sebze hali binasından dönüştürülen Covent Garden'a inebilirsiniz. Sokak müzisyenleri, opera sanatçılarının açık hava performansları, el işi pazar tezgâhları ve şirin pasajlarıyla (Neal's Yard gibi) Covent Garden akşam yemeği için harika bir duraktır. Günü tamamlarken hemen yanındaki Leicester Square, Piccadilly Circus ve tiyatrolar bölgesi West End / Soho sokaklarının ışıklı atmosferinde yürüyebilirsiniz.

2. Gün: Thames Nehri Kıyısı, Tower Bridge, Borough Market ve St. Paul

Londra'daki ikinci gününüzü tamamen Thames Nehri'nin iki yakasına ve şehrin en eski çekirdeği olan City of London ile karşı kıyıdaki South Bank yürüyüş yoluna ayırabilirsiniz. Güne nehrin kuzey kıyısında yükselen yaklaşık bin yıllık Londra Kulesi (Tower of London) ile başlayın. Tarih boyunca kraliyet sarayı, darphane ve hapishane olarak kullanılan bu kale kompleksinde Kraliyet Mücevherleri (Crown Jewels) sergisini, Beyaz Kule'yi (White Tower) ve kalenin simgesi olan kuzgunlar ile Beefeater muhafızlarını görebilirsiniz.

Tower Bridge Geçişi ve Borough Market Lezzet Molası

Londra Kulesi'nin hemen yanından yükselen ikiz Viktorya dönemi kuleleriyle ünlü Tower Bridge üzerinden yürüyerek Thames Nehri'nin güney yakasına geçin (dilerseniz köprünün üst katındaki cam tabanlı yürüyüş yoluna da çıkabilirsiniz). Güney yakasına indiğinizde nehir kıyısını batıya doğru takip ederek yürümeye başlayın. HMS Belfast kruvazör gemisinin ve modern belediye binalarının yanından geçtikten sonra Londra'nın en köklü gıda pazarı olan Borough Market'e ulaşırsınız. Bin yılı aşkın bir geçmişe sahip bu yarı açık pazarda; İngiliz peynirleri, taze fırın ürünleri, sıcak sokak yemekleri ve dünya mutfaklarından atıştırmalıklarla öğle yemeği molası verebilirsiniz.

South Bank Yürüyüşü: Shakespeare's Globe, Tate Modern ve London Eye

Borough Market'ten tekrar nehir kıyısındaki South Bank (Güney Kıyısı) yaya kordonuna çıktığınızda Londra'nın en keyifli yürüyüş rotası başlar. Nehir boyunca yürürken sırasıyla şu duraklarla karşılaşırsınız:

  • Shakespeare's Globe Tiyatrosu: William Shakespeare'in oyunlarının sahnelendiği on altıncı yüzyıl açık hava tiyatrosunun ahşap ve saz çatılı aslına uygun rekonstrüksiyonudur.
  • Tate Modern ve Millennium Köprüsü: Eski bir elektrik santrali binasının dönüştürülmesiyle kurulan Tate Modern, dünyanın önde gelen çağdaş sanat müzelerinden biridir. Müzenin hemen önünden uzanan yayalara özel çelik Millennium Köprüsü, karşı yakadaki St. Paul Katedrali'nin devasa kubbesine doğrudan bakar; köprünün ortası fotoğraf çekmek için harika bir açı sunar.
  • London Eye (Gözlem Dönme Dolabı): South Bank yürüyüşünün sonunda, Westminster Köprüsü'nün tam karşısında yükselen dev gözlem tekerleği London Eye yer alır. Cam kapsüllerin içinde yaklaşık otuz dakika süren tam tur boyunca Thames Nehri'ni ve tüm Londra silüetini kuşbakışı izleyebilirsiniz; ayrıca buradaki iskeleden kalkan Thames Nehri tekneleriyle nehir sefası da yapabilirsiniz.

3. Gün: Kraliyet Parkları, Güney Kensington Müzeleri ve Notting Hill

Üçüncü gün, Londra'nın batı yakasındaki zarif Viktorya dönemi mimarisini, uçsuz bucaksız yeşil parklarını ve doğa-sanat müzelerini keşfetme günüdür. Sabah yürüyüşünüze şehrin en büyük yeşil alanı olan Hyde Park ve onun kesintisiz devamı niteliğindeki Kensington Gardens (Kensington Bahçeleri) ile başlayabilirsiniz. Parkın ortasındaki Serpentine Gölü kıyısında kuğuları izleyebilir, ünlü Speaker's Corner (Konuşmacılar Köşesi) alanını görebilir ve batı ucundaki Kensington Sarayı ile Prenses Diana Anıt Çeşmesi'ne kadar yürüyebilirsiniz.

Güney Kensington: Doğa Tarihi Müzesi ve V&A

Kensington Bahçeleri'nin güney çıkışında yer alan Albert Anıtı ve karşısındaki kubbeli Royal Albert Hall konser salonunu geçtikten sonra Exhibition Road (Müzeler Caddesi) üzerine ulaşırsınız. Burada yan yana üç büyük müze yer alır:

  • Doğa Tarihi Müzesi (Natural History Museum): Romanesk tarzdaki görkemli taş binası bile başlı başına bir sanat eseridir. Girişteki Hintze Salonu'nda tavandan sarkan dev mavi balina iskeleti, dinozor fosilleri galerisi ve deprem simülatörlü yer bilimleri bölümü hem yetişkinlerin hem de grup ve okul turları ile seyahat eden öğrencilerin en sevdiği duraktır.
  • Victoria ve Albert Müzesi (V&A): Hemen yan binada yer alan bu müze; moda, tekstil, seramik, heykel, mücevher ve dekoratif sanatlar alanında dünyanın en geniş koleksiyonuna sahiptir; iç avlusundaki tarihi çini kaplı kafesi dinlenmek için çok şıktır.
  • Bilim Müzesi (Science Museum): Buharlı makinelerden uzay kapsüllerine ve havacılık tarihine kadar interaktif sergiler sunar.

Öğleden Sonra: Knightsbridge, Notting Hill, Regent's Park ve Greenwich Alternatifleri

Müzelerin ardından öğleden sonrayı ilgi alanınıza göre iki farklı şekilde değerlendirebilirsiniz. Klasik ve zarif bir rota isterseniz önce ünlü Harrods mağazasının bulunduğu Knightsbridge caddesinde kısa bir tur atabilir, ardından pastel renkli Viktorya dönemi evleri ve antika dükkanlarıyla bilinen Notting Hill (Portobello Road) sokaklarında fotoğraf çekebilirsiniz. Eğer daha alternatif, müzik ve sokak sanatı dolu bir atmosfer arıyorsanız kuzeydeki Camden Town (Camden Market) ve Regent's Canal kıyısı yürüyüşünü tercih edebilirsiniz.

Yürüyüş ve park tutkunları için Camden yakınlarındaki Regent's Park ve içindeki Queen Mary's Gül Bahçeleri ile parkın hemen kuzeyinde yükselen Primrose Hill tepesi de harika birer duraktır; Primrose Hill'in çimenlik zirvesinden tüm Londra silüetini uzaktan izleyebilirsiniz. Öte yandan üçüncü günün öğleden sonrasını nehir üzerinde değerlendirmek isteyenler, Westminster veya Tower Pier'den kalkan nehir otobüslerine (Uber Boat by Thames Clippers) binerek doğudaki Greenwich bölgesine uzanabilir. Denizcilik tarihiyle ünlü Greenwich'te tarihi yelkenli gemi Cutty Sark'ı, Ulusal Denizcilik Müzesi'ni ve yeşil bir tepenin üzerinde yer alan Kraliyet Gözlemevi (Royal Observatory) ile Başlangıç Meridyeni (sıfır boylamı) çizgisini ziyaret etmek üç günlük planı unutulmaz bir finalle taçlandırır.

Londra'nın Ücretsiz Seyir Terasları ve Panoramik Bakış Noktaları

Londra'yı yukarıdan izlemek için sadece London Eye veya The Shard gibi biletli kuleler değil, önceden çevrimiçi ücretsiz rezervasyon yapılarak çıkılabilen modern gökdelen terasları da bulunur. Özellikle City of London (Finans Merkezi) bölgesinde yer alan ve üst katı kapalı bir botanik bahçesi şeklinde tasarlanan Sky Garden ile hemen yakınındaki Horizon 22 veya The Lookout gibi seyir katları, Thames Nehri'nin kıvrımlarını, Tower Bridge'i ve St. Paul Katedrali'ni kuşbakışı fotoğraflamak için harika duraklardır. İkinci gün Tower of London ve Borough Market gezisi sırasında bu teraslardan birine kısa bir zaman ayırmak gezinize çok farklı bir perspektif katar.

Londra 3 Günlük Gezi Planı Özet Tablosu

Üç günlük rotanın saatlik ve bölgesel dağılımını aşağıdaki özet tabloda bir arada görebilirsiniz:

Gün Sabah Rotası Öğle ve Öğleden Sonra Akşamüzeri ve Akşam Ana Tema
1. Gün Big Ben, Westminster Abbey, St. James's Park, Buckingham Trafalgar Meydanı, National Gallery ve British Museum Covent Garden, Leicester Square, Piccadilly ve Soho Kraliyet Tarihi ve Dünya Mirası
2. Gün Tower of London ve Tower Bridge Geçişi Borough Market, Globe Tiyatrosu, Tate Modern, St. Paul South Bank Yürüyüşü, London Eye ve Thames Tekne Turu Thames Nehri Kıyısı ve Panoramik Manzaralar
3. Gün Hyde Park, Serpentine Gölü ve Kensington Sarayı Natural History Museum ve Victoria & Albert Müzesi Knightsbridge / Notting Hill veya Camden Market Yeşil Parklar, Bilim-Sanat ve Renkli Semtler

Londra'da Ne Yenir ve Ulaşım Nasıl Sağlanır?

Londra hem geleneksel İngiliz lezzetlerini hem de dünyanın dört bir yanından mutfakları bir arada sunan bir gastronomi başkentidir. Geziniz sırasında klasik Fish and Chips (çıtır kaplamalı morina veya mezgit balığı ve kalın patates kızartması), Borough Market'te sıcak Pie & Mash (etli veya sebzeli turta), sabahları kapsamlı İngiliz Kahvaltısı ve öğleden sonra saatlerinde katlı servis tabaklarında sandviçler, kaymaklı ve reçelli scone çörekleriyle sunulan geleneksel Beş Çayı (Afternoon Tea) ritüelini mutlaka deneyimlemelisiniz.

Şehir içi ulaşımda ise Londra'nın Underground (Tube) metro ağı, Elizabeth Line hızlı tren hattı ve ikonik çift katlı kırmızı otobüsleri her noktaya kolayca erişim sağlar. Özellikle kısa mesafelerde (örneğin Trafalgar Meydanı, Fleet Street ve St. Paul Katedrali arasında çalışan tarihi hatlarda) çift katlı otobüslerin üst katının en ön koltuğuna oturmak, şehri seyrederek ilerlemek için harika bir yöntemdir. Metroda ve otobüslerde tek seferlik kağıt bilet almak yerine uluslararası temassız banka/kredi kartlarını veya Oyster Card kullanmak hem turnikelerden hızlı geçiş sağlar hem de günlük harcama tavanı (daily cap) uygulaması sayesinde gün içindeki belli bir biniş sayısından sonraki yolculuklarınızı ücretsiz hale getirerek bütçenizi korur. Otobüslerde sadece binişte kart okutulurken, metro ve nehir teknelerinde hem girişte (tap in) hem de çıkışta (tap out) aynı kartı okutmaya dikkat etmelisiniz.

Londra Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi ve Vize Bilgisi

İngiltere (Birleşik Krallık), Schengen bölgesine dahil değildir ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için kendine özgü bir Birleşik Krallık Ziyaretçi Vizesi (UK Standard Visitor Visa) prosedürü uygular. Başvuru süreçleri, randevu adımları ve gerekli evraklar dönemsel olarak güncellenebildiğinden, seyahatinizden makul bir süre önce resmî konsolosluk kaynaklarını kontrol etmeniz ve vize danışmanlığı birimimizden uzman desteği almanız büyük önem taşır. Ayrıca Londra geziniz için çantanızı hazırlarken şu pratik maddeleri unutmayın:

  1. Ücretsiz Müze Saatlik Rezervasyonları: British Museum, National Gallery ve Natural History Museum gibi ulusal müzelere giriş ücretsizdir ancak kapıda uzun kuyruklar beklememek için müzelerin resmî web sitelerinden ücretsiz giriş saati (time slot) rezervasyonu yapılması önerilir.
  2. Üç Uçlu İngiliz Priz Adaptörü (Tip G): İngiltere'de prizler Türkiye'den farklı olarak üç dikdörtgen girişli Tip G standartındadır; telefon ve fotoğraf makinesi şarjı için yanınızda mutlaka uyumlu bir dönüştürücü adaptör bulundurun.
  3. Katmanlı Giysi ve Şemsiye: Londra havası gün içinde hızla değişebilir; güneşli bir sabahın ardından kısa süreli bir yağmur geçişi yaşanabileceği için her mevsim çantanızda katlanabilir bir şemsiye veya kapüşonlu su geçirmez bir ceket taşıyın.
  4. Trafik Yönüne Dikkat (Soldan Akış): İngiltere'de trafik soldan akar; caddelerde karşıdan karşıya geçerken yerde yazan "Look Right / Look Left" uyarılarına bakarak önce sağınızı kontrol edin.
  5. Nakit Sterlin (GBP) ve Temassız Kart: Londra'da kafe, müze, ulaşım ve mağazaların neredeyse tamamında temassız kart ödemesi tercih edilir; hatta birçok işletme sadece kart kabul (cashless) etmektedir, bu nedenle uluslararası kullanıma açık bir kart bulundurmak şarttır.

Sonuç: Londra'nın Kraliyet ve Kültür Rotasını Ballıca Turizm İle Keşfedin

Londra; Thames Nehri kıyısındaki tarihi kulelerinden dünya mirasını barındıran müzelerine, sincapların dolaştığı kraliyet parklarından hareketli tiyatro meydanlarına kadar üç günde bile ziyaretçisine dolu dolu bir kültür şöleni sunar. Doğru kurgulanmış bir rota ve rehberlik desteğiyle bu dev metropolü yorulmadan, her anının tadını çıkararak gezebilirsiniz.

1996'dan beri faaliyet gösteren TÜRSAB belgeli acentemiz, İstanbul Beylikdüzü merkezli deneyimli ekibi ve 7/24 çağrı merkeziyle Avrupa turları ve Birleşik Krallık programlarında yanınızdadır. Siz de Londra turlarımızı incelemek, tur planlayıcı ile kendi seyahat takviminizi oluşturmak, özel tur talebi bırakmak veya iptal ve iade koşulları ile sıkça sorulan sorular sayfalarımızdan süreçlerimizi öğrenmek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, iyi planlanmış bir rotayla 3 tam günde Londra'nın Westminster, Thames Nehri kıyısı, Tower Bridge, Hyde Park ve başlıca büyük müzeler (British Museum, Natural History Museum) gibi tüm ana simgelerini rahatlıkla görebilirsiniz. Daha uzun vakti olanlar programa Greenwich, Windsor Kalesi veya Oxford gibi yakın gezileri ekleyebilir.

British Museum, National Gallery, Natural History Museum, Victoria and Albert Museum, Science Museum ve Tate Modern gibi ulusal müzelerin kalıcı koleksiyonlarına giriş ücretsizdir. Yalnızca dönemsel özel sergiler ve Tower of London, Westminster Abbey gibi tarihi anıtlar biletli olarak ziyaret edilir.

Hayır, İngiltere (Birleşik Krallık) Schengen bölgesine dahil değildir ve Schengen vizesi ile giriş yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat öncesinde Birleşik Krallık Ziyaretçi Vizesi (UK Standard Visitor Visa) alması gerekmektedir; güncel şartlar için vize danışmanlığımızdan bilgi alabilirsiniz.

Londra metrosunda (Tube) ve kırmızı otobüslerde uluslararası temassız kullanıma açık banka veya kredi kartları tıpkı Oyster Card gibi turnikelerde doğrudan okutularak kullanılabilir. Her iki yöntemde de günlük harcama üst sınırı (daily cap) uygulanır.

Muhafız Değişimi (Changing the Guard) töreni yaz aylarında daha sık, diğer mevsimlerde ise genellikle haftanın belirli günlerinde (çoğunlukla pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar) sabah saatlerinde gerçekleştirilir. Hava durumuna ve resmî törenlere göre takvim değişebildiği için gitmeden önce güncel saatleri kontrol etmek faydalıdır.

British Museum çok geniş bir koleksiyona sahip olduğu için tamamını tek seferde gezmek zordur; ancak Rosetta Taşı, Antik Mısır, Yunan ve Anadolu salonları gibi en önemli bölümleri görmek için iki ile üç saat ayırmak idealdir.

Yürüyüş için en keyifli ve trafiğe kapalı rota, Tower Bridge'den başlayıp Thames Nehri'nin güney kıyısı (South Bank) boyunca Borough Market, Shakespeare's Globe, Tate Modern ve Millennium Köprüsü'nü geçerek London Eye ve Westminster Köprüsü'ne ulaşan nehir kordonudur.

Londra dört mevsim ziyaret edilebilen bir kültür şehridir; parkların çiçek açtığı ve günlerin uzadığı mayıs-eylül arası açık hava yürüyüşleri için en ılıman dönemdir. Kasım ve aralık aylarında ise cadde ışıklandırmaları ve kış pazarları şehre ayrı bir atmosfer katar.

Büyük mağazalar için Oxford Street ve zarif mimarisiyle Regent Street, geleneksel çay paketleri ve gurme ürünler için Piccadilly ile Covent Garden, antika ve renkli pazar tezgâhları içinse Notting Hill (Portobello Road) ve Camden Market en popüler alışveriş noktalarıdır.

Bu yazıyı paylaşın

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?