Çöl ikliminin hakim olduğu Mısır'da yaz aylarındaki kavurucu sıcaklardan kaçınmak ve en ideal tatili planlamak için ay ay hava durumu rehberimiz.
İçindekiler
- 01 Mısır'ın Coğrafyası ve İkliminin Temelleri: Çöl ve Nil'in Buluşması
- 02 Kış Mevsiminin Büyüsü: Aralık, Ocak ve Şubat (Yüksek Sezon)
- 03 İlkbahar Mevsimi: Mart, Nisan, Mayıs ve Rüzgarların Dansı
- 04 Yaz Mevsimi: Haziran, Temmuz, Ağustos ve Kavurucu Sıcaklar
- 05 Sonbahar: Eylül, Ekim, Kasım ve Turizmin Yeniden Doğuşu
- 06 Sıkça Sorulan Sorular
Aşağıda detayları bulabilirsiniz:
Mısır'ın Coğrafyası ve İkliminin Temelleri: Çöl ve Nil'in Buluşması
Kuzey Afrika'nın etkileyici ülkesi Mısır, doğuda Kızıldeniz'in masmavi suları, kuzeyde Akdeniz'in ılıman rüzgarları ve iç kesimlerde uçsuz bucaksız Sahra Çölü'nün uzantıları ile çevrilidir. Bu etkileyici coğrafi konum, ülkenin iklimini ve dolayısıyla seyahat planlamalarını doğrudan etkileyen en önemli faktördür. Mısır topraklarının yaklaşık yüzde doksan beşi çöllerle kaplıdır. Bu durum, ülkenin genelinde tipik bir çöl ikliminin hakim olmasına neden olur. Çöl ikliminin en belirgin karakteristik özellikleri, yıl boyunca son derece düşük yağış miktarı, yaz aylarında kavurucu seviyelere ulaşan sıcaklıklar ve gece ile gündüz arasındaki çarpıcı sıcaklık farklarıdır.
Ancak Mısır'ı sadece kurak bir çöl olarak düşünmek büyük bir yanılgı olur. Ülkeye hayat veren, tarih boyunca medeniyetlerin doğmasını sağlayan Nil Nehri, bu kurak coğrafyayı ortadan ikiye bölerek verimli bir vaha yaratır. Nil Vadisi ve Nil Deltası, ülkenin tarımsal kalbi olmasının yanı sıra, nem oranının ve mikro iklim koşullarının çölün iç kesimlerinden farklılaştığı alanlardır. Aynı şekilde, ülkenin kuzeyinde, İskenderiye ve Port Said gibi şehirlerin bulunduğu Akdeniz kıyılarında Akdeniz ikliminin etkileri görülür; bu bölgeler kışın yağış alabilir ve yazları nispeten daha serindir.
Mısır'a seyahat etmeyi düşünen bir gezgin için iklimi iki ana mevsime ayırmak seyahat planlamasını kolaylaştırır. İlki, Kasım ayından Nisan sonuna kadar süren, havaların ılıman, serin ve gezmek için oldukça konforlu olduğu 'kış' (veya serin) mevsimdir. İkincisi ise, Mayıs ayından Ekim sonuna kadar etkili olan, sıcaklıkların tavan yaptığı, çöl güneşinin yakıcılığını hissettirdiği uzun 'yaz' (sıcak) mevsimidir. Seyahat amacınız (kültürel gezi, deniz tatili, çöl safarisi) Mısır'a gitmeniz gereken zamanı doğrudan belirleyecektir. Dünyanın yedi harikasından biri olan Giza Piramitleri'ni görmek, Krallar Vadisi'nde firavunların izini sürmek veya Kızıldeniz'in etkileyici mercan resiflerinde dalış yapmak için en doğru zamanı seçmek, tatilinizin kalitesini belirleyen en kritik adımdır.
Çölde Gecelerin Soğuk Yüzü
Mısır'ın çöl ikliminin en belirleyici özelliklerinden bir diğeri, gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki devasa farklardır. Gündüz güneşin altında terlerken, güneş batar batmaz çöl kumu hızla soğur ve hava sıcaklığı aniden düşer. Özellikle çöl safarisinde kamp yapmayı planlayanlar için bu büyük sıcaklık farkı, Mısır'ın iklimine dair en çok şaşırtan konulardan biridir. Bu nedenle yanınızda hem tişört hem de polar bulundurmak, Mısır seyahatinin değişmez kuralıdır.
Kış Mevsiminin Büyüsü: Aralık, Ocak ve Şubat (Yüksek Sezon)
Mısır turizmi için en hareketli, en popüler ve dolayısıyla kalabalıkların en yoğun olduğu dönem kesinlikle kış aylarıdır. Dünyanın büyük bir bölümü kar ve dondurucu soğuklarla mücadele ederken, Mısır'da pırıl pırıl bir güneş ve bahar tadında günler yaşanır. Kış aylarında ülke genelinde sıcaklıklar 20 ile 25 santigrat derece arasında seyreder. Bu ideal hava koşulları, tarihi kalıntıları saatlerce yürüyerek keşfetmek, açık hava müzelerinde yorulmadan dolaşmak ve çölün büyülü atmosferinde güneş çarpması riski olmadan vakit geçirmek için etkileyicidur.
Aralık: Yılbaşı Coşkusu ve Nil Üzerinde Romantizm
Aralık ayı, Mısır'da turizm sezonunun tam anlamıyla zirve yaptığı dönemin başlangıcıdır. Kahire'de gündüzleri termometreler genellikle 20-22 dereceleri gösterirken, akşamları hava 10 derecelere kadar düşebilir. Bu nedenle bavulunuzu hazırlarken, gündüzleri giyebileceğiniz tişörtler, uzun kollu ince gömleklerin yanı sıra, akşamları sizi sıcak tutacak mont, polar veya kalın kazaklar da eklemelisiniz. Özellikle gece çölde konaklamayı veya akşam saatlerinde Nil üzerinde tekne gezintisi yapmayı planlıyorsanız, çöl soğuğunun ne kadar keskin olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Aralık ayı aynı zamanda Hristiyan dünyasının Noel kutlamalarına ve uluslararası Yeni Yıl kutlamalarına denk gelir. Bu durum, Kahire'deki lüks otellerden Luksor'daki butik pansiyonlara kadar her yerde özel etkinlikler, gala yemekleri ve kutlamalar anlamına gelir. Nil Nehri üzerinde seyreden lüks yolcu gemileri (kruvaziyerler) Aralık ayında genellikle tam kapasiteyle çalışır. Asvan ve Luksor arasındaki bu etkileyici nehir yolculuğunda, Karnak Tapınağı, Philae Tapınağı ve Kom Ombo Tapınağı gibi ihtişamlı yapıları, bunaltıcı sıcaktan tamamen uzak, son derece konforlu bir havada ziyaret etme şansı bulursunuz. Aralık ayında Kızıldeniz kıyılarındaki Şarm El-Şeyh, Hurgada, El Gouna ve Marsa Alam gibi bölgelerde hava gündüzleri güneşlenmek için yeterince sıcak, deniz suyu ise hala yüzülebilecek kadar ılıktır (yaklaşık 23-24 derece). Mısır'ın yerel yemeklerini tatmak ve kışın en güzel zamanında otantik sokaklarda kaybolmak, Aralık ayında yapılabilecek en güzel aktivitelerin başında gelir.
Ocak: En Serin, Ancak En Rahat Gezi Ayı
Ocak, Mısır'ın yıllık iklim döngüsünde en serin ay olarak öne çıkar. Ancak 'serin' kelimesi sizi yanıltmasın; Mısır'daki Ocak ayı, Avrupa veya Türkiye'deki bahar aylarına eşdeğerdir. Kahire ve Giza çevresinde gündüz sıcaklıkları 18-20 derece bandında seyreder. Gökyüzü genellikle mavidir, ancak zaman zaman Kahire ve özellikle İskenderiye çevresinde bulutlu günler ve hafif kış yağmurları görülebilir. Bu nedenle Ocak ayında Mısır'a gidiyorsanız yanınıza su geçirmez ince bir yağmurluk veya şemsiye almak akıllıca olacaktır.
Ocak ayında güneş ışınlarının dik gelmemesi ve havanın nispeten serin olması, gezginlere gün boyu dışarıda kalma ve yoğun bir tempoyla gezme özgürlüğü verir. Kahire'nin dar sokaklarında İslami ve Kıpti mahallelerini keşfetmek, Kahire Mısır Müzesi veya yeni açılan Büyük Mısır Müzesi'nin geniş salonlarında saatler harcamak yorucu olmaktan çıkar. Çölde safari yapmak, develerle veya ATV motorlarıyla piramitlerin ardındaki uçsuz bucaksız kum tepelerinde maceraya atılmak için Ocak ayı en uygun zamandır, zira kumlar yazın olduğu gibi ayağınızı yakmaz. Bu dönemde Mısır'ın tarihi dokusuyla büyülenirken, bir fincan sıcak Arap kahvesi yudumlamak gezinizin en dinlendirici anlarından biri olacaktır.
Şubat: Baharın İlk Fısıltıları ve Kültürel Şölenler
Şubat ayıyla birlikte, kışın o nispeten serin günleri yavaş yavaş yerini daha ılık bir havaya bırakmaya başlar. Güneş etkisini biraz daha artırır ve gündüz sıcaklıkları 22-24 derecelere doğru tırmanır. Kış aylarının o tatlı ve yormayan atmosferi Şubat boyunca devam eder. Turist kalabalığı hala yoğundur, bu nedenle otel ve uçak bileti rezervasyonlarının son dakikaya bırakılmaması tavsiye edilir. Asvan ve Luksor gibi güney şehirlerinde de hava iyice ılımaya başlamıştır, bu da uzun soluklu yürüyüş turları için idealdir.
Şubat ayının Mısır turizmi için taşıdığı en özel anlamlardan biri, hiç şüphesiz 'Abu Simbel Güneş Festivali'dir. Her yıl 22 Şubat (ve 22 Ekim) tarihlerinde gerçekleşen bu olağanüstü olay, antik Mısır mimarisinin ve astronomi bilgisinin ne denli ileri düzeyde olduğunu kanıtlar. Asvan'ın güneyinde yer alan Büyük Abu Simbel Tapınağı, Firavun II. Ramses tarafından öylesine etkileyici bir matematikle inşa edilmiştir ki; yılın sadece bu iki gününde güneş ışınları tapınağın girişinden süzülerek 60 metre derinlikteki kutsal odaya ulaşır. Güneş ışınları; Amun, Ra-Horakhty ve II. Ramses'in heykellerini aydınlatırken, yeraltı ve karanlık tanrısı Ptah'ın heykeli bilinçli bir tasarımla sonsuza dek karanlıkta kalır. Bu anı izlemek için binlerce gezgin ve fotoğrafçı şafak vakti tapınağın kapısında toplanır, ardından yerel müzikler ve danslarla büyük bir şenlik yapılır.
İlkbahar Mevsimi: Mart, Nisan, Mayıs ve Rüzgarların Dansı
Mısır'da ilkbahar, kıştan yaza geçişin hızlı ve bazen de sürprizlerle dolu yaşandığı bir dönemdir. Sıcaklıklar gözle görülür şekilde artmaya başlar, doğa canlanır, ancak aynı zamanda çöl ikliminin en karakteristik doğa olaylarından biri olan Hamsin rüzgarları da bu mevsimde sahneye çıkar. İlkbahar ayları, yüksek sezon ile düşük sezon arasında bir geçiş (omuz sezon) olduğu için fiyat avantajları sunabilir ve turist yoğunluğu kış aylarına göre bir nebze daha azdır.
Mart: Havalar Isınırken Çölün Uyanışı
Mart ayında sıcaklıklar ülke genelinde tatlı bir yükselişe geçer. Kahire'de 25 derecelere ulaşan gündüz sıcaklıkları, güneydeki Luksor ve Asvan şehirlerinde 30 dereceye merdiven dayar. Tarihi kalıntıları ziyaret etmek için hala oldukça iyi bir zamandır, ancak öğle saatlerinde güneşe direkt maruz kalmamaya özen göstermek gerekir. Mart ayı, Kızıldeniz kıyısındaki Şarm El-Şeyh ve Hurgada için deniz tatili sezonunun yeniden parlamaya başladığı dönemdir. Deniz suyu sıcaklığı giderek artar, rüzgar sörfü ve uçurtma sörfü (kitesurfing) gibi su sporları için rüzgar koşulları mükemmel hale gelir.
Ancak Mart ayı ile birlikte gezginlerin dikkat etmesi gereken önemli bir doğa olayı başlar: 'Hamsin' (Khamsin) rüzgarları. Adını Arapça'da 'elli' anlamına gelen kelimeden alan bu rüzgarlar, genellikle Mart ve Mayıs ayları arasında, yaklaşık 50 günlük bir periyot içinde zaman zaman etkili olan güney kaynaklı çöl fırtınalarıdır. Sıcak, olağanüstü derecede kuru ve çok miktarda ince çöl kumu taşıyan bu rüzgarlar esmeye başladığında, hava sıcaklığı aniden 10-15 derece birden fırlayabilir. Havadaki toz nedeniyle gökyüzü sarımsı, bulanık bir renge bürünür ve görüş mesafesi ciddi şekilde düşer. Bu fırtınalar genellikle birkaç saat ile birkaç gün arasında sürer. Eğer geziniz bu günlere denk gelirse, kumdan korunmak için geniş bir eşarp, yüzünüzü örtecek bir maske ve tam korumalı güneş gözlükleri hayat kurtarıcı olacaktır. Kum fırtınası olan günlerde açık hava tapınakları yerine kapalı müzeleri gezmek daha mantıklı bir stratejidir. Ayrıca, çöl fırtınası sırasında fotoğraf makinelerinizi kuma karşı korumak için ekstra kılıflar kullanmalısınız.
Nisan: Firavunların Bahar Bayramı 'Sham El Nessim'
Nisan ayında sıcaklıklar artık yazın yaklaştığını net bir şekilde hissettirir. Güney Mısır'da (Luksor, Asvan) sıcaklıklar 35 dereceyi rahatlıkla bulabilir. Bu nedenle güney rotalarındaki gezilerin mutlaka sabahın çok erken saatlerinde (güneş doğarken) veya akşamüstü saatlerinde planlanması gerekir. Öğle saatleri ise otelin havuzunda serinlemek veya klimalı ortamlarda dinlenmek için ayrılmalıdır. Hamsin rüzgarlarının etkisi Nisan ayında da zaman zaman görülebilir, bu sebeple planlarınızı yaparken hava durumunu kontrol etmenizde büyük fayda vardır.
Nisan ayının Mısır kültürü için en önemli özelliklerinden biri, 'Sham El Nessim' adlı bahar festivalidir. Türkçe'ye 'Bahar Esintisini Koklamak' olarak çevrilebilen bu bayram, kökleri Antik Mısır firavunlarına (yaklaşık 4500 yıl öncesine) kadar uzanan ve günümüzde tüm Mısırlılar (Müslümanlar ve Kıpti Hristiyanlar) tarafından ortaklaşa kutlanan etkileyici bir ulusal bayramdır. Genellikle Kıpti Paskalyası'nı takip eden Pazartesi günü kutlanır. Mısırlılar bu günde güneşin doğuşuyla birlikte parklara, bahçelere, Nil Nehri kıyılarına, piknik alanlarına akın ederler. Geleneksel olarak 'Fesikh' adı verilen özel bir şekilde tuzlanmış, fermente kefal balığı, yeşil soğan, haşlanmış ve rengarenk boyanmış yumurtalar, marul ve çeşitli baklagiller tüketilir. Sokaklar müzik ve danslarla dolar. Bir turist olarak bu dönemde Mısır'da olmak, halkın arasına karışmak, Nil kıyısında onlarla birlikte piknik yapmak ve firavunlardan günümüze kadar kesintisiz devam eden bu geleneğe tanıklık etmek paha biçilmez bir kültürel deneyimdir. Şenliklere katılıp yerel lezzetlerin tadına bakarken, Mısır misafirperverliğinin en sıcak yönünü keşfedeceksiniz.
Mayıs: Yaza İlk Adım ve Sessizleşen Tapınaklar
Mayıs ayı, Mısır iklimi için yaz mevsiminin resmi olmayan başlangıcıdır. Sıcaklıklar ülke genelinde belirgin şekilde artar; Kahire 30-33 dereceleri, Luksor ve Asvan ise 40 dereceleri görmeye başlar. Bu ayda yoğun kültürel turlar yapmak, piramitlerin etrafında develerle gezmek gerçekten fiziksel dayanıklılık gerektirir. Güneş ışınları oldukça dik ve yakıcıdır. Yanınızda sürekli olarak buz gibi sular taşımalı, yüksek faktörlü güneş kremlerini saat başı yenilemeli ve geniş kenarlı şapkalarınızı kafanızdan çıkarmamalısınız.
Öte yandan, Mayıs ayı Kızıldeniz tatili için etkileyici bir zaman dilimidir. Su sıcaklığı 26 derece civarındadır ve uzun saatler boyunca denizde veya havuzda kalmak için idealdir. Şnorkelli yüzme turları, tüplü dalış (scuba diving) eğitimleri, tekne gezileri ve su altı dünyasının o rengarenk mercan ormanlarını keşfetmek için Mayıs ayı harika fırsatlar sunar. Ayrıca, kültürel turlara olan talep azaldığı için, Krallar Vadisi veya Karnak Tapınağı gibi normalde tıklım tıklım olan yerleri daha sakin, tenha ve sessiz bir şekilde gezme ayrıcalığına sahip olabilirsiniz. Elbette sıcağa dayanmayı göze alırsanız! Mayıs ayında Mısır'da fotoğraf çekmek isterseniz, ışığın en yumuşak olduğu gün doğumu veya gün batımı saatlerini hedeflemelisiniz.
Yaz Mevsimi: Haziran, Temmuz, Ağustos ve Kavurucu Sıcaklar
Haziran ayından Ağustos sonuna kadar geçen süre, Mısır'da çöl ikliminin tüm gücüyle, acımasızca kendini gösterdiği dönemdir. Mısır yazları sadece 'sıcak' olarak tanımlanamaz; aynı zamanda son derece kurak, yakıcı ve yıpratıcıdır. Güney Mısır'da (Luksor, Asvan, Edfu, Kom Ombo) sıcaklıklar sık sık 45 derecenin üzerine çıkar, hatta bazen 50 dereceyi zorlar. Üstelik tarihi tapınakların çoğunun tamamen açık alanda olduğu ve gölge bulunacak ağaç veya kapalı alan sayısının çok kısıtlı olduğu düşünüldüğünde, yaz aylarında Mısır'da kültür turizmi yapmak sağlık açısından riskli bile olabilir. Turist sayısı bu aylarda dip yapar.
Haziran: Sıcağın Hissedilmesi ve Deniz Tatiline Yöneliş
Haziran ayında sıcaklıklar artık Kahire'de bile 35 derecenin üzerindedir. Sokakların asfaltı eritecek kadar ısındığı bu günlerde, Kahireliler bile gün içinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamayı tercih ederler. Eğer Haziran ayında Mısır'a gidiyorsanız ve kültürel bir tur yapacaksanız, hayatınızı tamamen güneşe göre ayarlamalısınız. Turlarınızı sabah 05:30 - 06:00 gibi çok erken saatlerde başlatıp, saat 10:30 civarında sonlandırmalı ve otelinizin serinliğine sığınmalısınız. Akşamüstü güneşin yakıcı etkisi geçtikten sonra (saat 17:00'den sonra) tekrar dışarı çıkabilirsiniz.
Haziran, tam anlamıyla deniz tatili ayıdır. Kızıldeniz Rivierası (Şarm El-Şeyh, Hurgada, Dahab, Marsa Alam), sadece su sporları ve dalış tutkunları için değil, aynı zamanda yaz tatili konseptini seven herkes için mükemmeldir. Sıcaklıklar yüksek olsa da (gündüz 36-38 derece), denizden sürekli olarak esen ferahlatıcı rüzgarlar sayesinde hissedilen sıcaklık katlanılabilir düzeydedir. Denizin içi bir akvaryumu andırır; deniz kaplumbağaları, yunuslar, vatozlar ve binlerce çeşit renkli balıkla birlikte yüzmenin tadını çıkarabilirsiniz. Su altı görüş mesafesinin inanılmaz derecede yüksek olduğu bu ayda dalış yapmak, Mısır tatilinize ayrı bir anlam katar.
Temmuz ve Ağustos: Yazın Zirvesi ve İskenderiye'nin Çekiciliği
Temmuz ve Ağustos ayları, yılın en sıcak ayları olmalarının yanı sıra, Akdeniz kıyılarında ve Delta bölgesinde nem oranının da oldukça yükseldiği aylardır. Kahire'de hava sıcaklığı ve yüksek nem birleştiğinde oldukça bunaltıcı bir atmosfer oluşur. Bu aylar, Mısır'ın güneyine inmek ve antik Mısır tapınaklarını gezmek için kesinlikle tercih edilmemesi gereken, turistik açıdan en düşük (ölü) sezonu temsil eder. Eğer bütçeniz çok kısıtlıysa ve düşük sezondaki büyük otel indirimlerinden faydalanmak istiyorsanız, bu ayları seçebilirsiniz, ancak tatilinizin büyük bir bölümünü klimalı kapalı alanlarda veya havuzda geçirmeniz gerekeceğini unutmamalısınız.
İlginç bir şekilde, yabancı turistlerin Mısır'dan uzaklaştığı bu kavurucu aylarda, iç turizm büyük bir patlama yaşar. Kahire'nin sıcağından kaçan milyonlarca Mısırlı, ülkenin kuzeyine, Akdeniz kıyısındaki İskenderiye, Marsa Matruh ve Kuzey Sahili (Sahel) bölgelerine akın eder. İskenderiye, denizden esen taze rüzgarları sayesinde Kahire'ye göre her zaman birkaç derece daha serindir. Temmuz ve Ağustos aylarında İskenderiye sokakları, plajları, kordon boyu (Corniche) ve balık restoranları gece gündüz cıvıl cıvıldır. Bu dönemde İskenderiye'yi ziyaret ederseniz; ünlü İskenderiye Kütüphanesi'ni (Bibliotheca Alexandrina) gezebilir, deniz fenerinin kalıntıları üzerine inşa edilen Kayıtbay Kalesi'nde tarihi soluyabilir ve Akdeniz'in taze deniz ürünleriyle dolu etkileyici sofraların tadını çıkarabilirsiniz. Yerel halkın yaz neşesine ortak olmak ve İskenderiye'nin tarihi dokusunu hissetmek, yazın sıcağına değecek bir anı bırakacaktır.
Sonbahar: Eylül, Ekim, Kasım ve Turizmin Yeniden Doğuşu
Mısır'da sonbahar, yaza veda edip ılıman ve huzurlu günlere geri dönüşü müjdeleyen harika bir mevsimdir. Sıcaklıklar yavaş yavaş düşmeye, bunaltıcı hava yerini tatlı esintilere bırakmaya başlar. Tıpkı ilkbahar gibi sonbahar da bir geçiş dönemidir, ancak Hamsin rüzgarları gibi zorlayıcı doğa olayları barındırmadığı için, ilkbahardan çok daha popüler ve konforludur. Özellikle deniz suyu sıcaklığının yaz boyu güneşten ısınarak zirveye ulaşması, sonbaharı hem kültür hem de deniz tatilini aynı anda yapmak isteyenler için etkileyici kılar.
Eylül: Yazdan Kalan Sıcaklar ve Sessiz Plajlar
Eylül ayında yazın en sert sıcakları kırılmaya başlasa da, hava hala oldukça sıcaktır. Kahire'de sıcaklıklar 33-35 derecelerde gezinirken, güney bölgelerinde 38-40 dereceleri görmek mümkündür. Avrupa'da okulların açılması ve yaz tatili sezonunun bitmesiyle birlikte, Kızıldeniz tatil köylerindeki kalabalıklar aniden azalır. Bu durum, sessiz, huzurlu, havuzda veya denizde şezlong kapmaca oynamadan sakin bir deniz tatili geçirmek isteyen yetişkin çiftler ve dalış tutkunları için Eylül ayını son derece cazip kılar. Eylül ayında Kızıldeniz'in sıcaklığı etkileyici bir termal havuz gibidir; saatlerce sudan çıkmak istemeyeceksiniz.
Ballıca Turizm'in Mısır turlarını inceleyin
| Bilgi | Detay |
|---|
Sıkça Sorulan Sorular
Mısır'ı her yönüyle (piramitler, tapınaklar ve deniz) rahatça keşfetmek için en iyi dönem, hava sıcaklıklarının bunaltıcı olmadığı Ekim ayının ortalarından Nisan ayının sonuna kadar olan zaman dilimidir.
Eğer sadece Şarm El-Şeyh, Hurgada gibi tatil beldelerinde deniz ve havuz odaklı bir tatil yapacaksanız yaz ayları uygundur. Ancak güneye inip Luksor ve Asvan gibi yerlerde tapınak gezecekseniz, sıcaklıklar 45 derecelere ulaşacağı için bu aylarda kültür turizmi tavsiye edilmez.
Hamsin, Mart ve Mayıs ayları arasında aralıklarla esen sıcak, kurak ve yoğun çöl kumu taşıyan fırtınalardır. Esintinin güçlü olduğu günlerde görüş mesafesi düşer, hava sararır ve göz/solunum yolları rahatsız olabilir. Bu dönemde giderseniz yanınızda gözlük ve eşarp bulundurmanız önemlidir.
Luksor ile Asvan arasında yapılan Nil kruvaziyerleri için en mükemmel dönem, güneyin sıcağından korunabileceğiniz Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarıdır. Bu aylarda geminin güvertesinde oturup nehrin tadını rahatça çıkarabilirsiniz.
Evet, Kızıldeniz kış aylarında bile ılımandır ve su sıcaklığı ortalama 22-23 derece civarındadır. Güneşli günlerde denize girmek ve dalış yapmak son derece keyiflidir, ancak sudan çıktıktan sonra rüzgar varsa bir havlu veya bornoza hemen sarılmanız gerekebilir.
Gündüzleri pamuklu, nefes alan, açık renkli ve bol giysiler; akşamları (özellikle kışın ve çölde) ise mutlaka ceket, polar veya kazak almalısınız. Şehir merkezlerinde ve tapınaklarda omuz ve dizleri kapatacak kıyafetler giymek, yerel kültüre saygı açısından beklenmektedir.
Büyük Abu Simbel Tapınağı'nın mimari harikası olan bu güneş şöleni, her yıl sabit olarak 22 Şubat ve 22 Ekim tarihlerinde kutlanmaktadır. Binlerce turistin katıldığı çok özel bir etkinliktir.
Mısır genel olarak kurak olsa da Kahire ve İskenderiye kış aylarında (Aralık-Ocak) kısa ve hafif sağanak yağışlar alabilir. Kışın Kahire'de gündüzleri bahar havası yaşanırken, akşamları hava 10 derecelere kadar soğuyabilir.
Çöl safarisi (ATV motor, deve turu veya jip safari) ve çölde çadır konaklaması için en güvenli ve keyifli zaman Ekim ile Nisan ayları arasıdır. Yaz aylarında çöl kumu kavurucu derecede sıcak olduğu için safari etkinlikleri yapılamaz veya çok zorlayıcı olur.
İklim sıcak olduğu için en önemli kural suyu bol tüketmek ve kesinlikle sadece kapalı şişe su (musluk suyu değil) içmektir. Güneş kremi kullanmak, şapka takmak ve sokakta açıkta satılan gıdalardan uzak durarak mide sağlığını korumak hayati önem taşır.