Özbekistan'da görgü kuralları, Orta Asya'nın köklü misafirperverlik kültürünü, büyüğe saygıyı ve sofra bereketini temel alır. Çay ikramından ekmek adabına, tarihi medrese ziyaretlerinden günlük iletişime kadar tüm pratik ipuçlarını derledik.
İçindekiler
- 01 Özbek Kültüründe Misafirperverlik ve Selamlaşma Adabı
- 02 Sofrada Görgü Kuralları: Ekmek, Çay ve Pilav Ritüelleri
- 03 Dini Mekanlar, Medreseler ve Türbe Ziyaretlerinde Dikkat Edilecekler
- 04 Özbekistan Seyahatinde Durumlara Göre Davranış Rehberi
- 05 Günlük Hayatta Gezginler İçin Pratik Seyahat İpuçları
- 06 Özbekistan Yolculuğu Öncesi Pratik Kontrol Listesi
- 07 Orta Asya'nın Misafirperver Dünyasına Adım Atın
- 08 Sıkça Sorulan Sorular
Özbekistan'da görgü kuralları ve pratik ipuçları, İpek Yolu'nun kalbindeki bu kadim coğrafyada yerel halkla sıcak bir bağ kurmanızın ve seyahatinizi sorunsuz tamamlamanızın en önemli anahtarıdır. Orta Asya kültüründe misafir her zaman baş tacı edilir; sağ eli kalbin üzerine götürerek selamlaşmak, sofrada ekmeğe derin bir saygı göstermek, çay kasesinin neden yarım doldurulduğunu bilmek ve kutsal mekanlarda ölçülü giyinmek bu nezaket dilinin temel taşlarını oluşturur. Türkiye'den giden gezginler, dil ve kültür yakınlığı sayesinde Özbek halkıyla ilk andan itibaren samimi bir diyalog yakalayabilirler. Yine de yerel yaşamın ince nüanslarına ve günlük pratik detaylara hakim olmak, hem sosyal ortamlarda saygı görmenizi sağlar hem de gezinizin konforunu üst seviyeye taşır.
Özbek Kültüründe Misafirperverlik ve Selamlaşma Adabı
Özbek toplumunda "Misafir, babandan bile büyüktür" şeklinde tercüme edilebilecek köklü bir atasözü vardır ve bu anlayış günlük hayatın her alanında hissedilir. Bir dükkana girdiğinizde, bir köyden geçtiğinizde ya da tren yolculuğunda yan koltuğunuza oturan bir aileyle tanıştığınızda, insanların size karşı son derece güler yüzlü ve paylaşımcı yaklaştığını görürsünüz. Kapsamlı bir Özbekistan gezi rehberi incelendiğinde, ülkenin sadece turkuaz kubbeli medreselerden ibaret olmadığı, asıl zenginliğinin bu insani sıcaklıkta yattığı hemen anlaşılır.
Sağ Eli Kalbe Götürmek ve Hal Hatır Sorma Geleneği
Özbekistan'da en yaygın selamlaşma ifadesi "Assalomu alaykum" sözüdür ve bu selam verilirken sağ el hafifçe kalbin (sol göğsün) üzerine konulup baş hafifçe öne eğilir. Bu zarif hareket, "Seni kalbimden gelen samimiyetle ve saygıyla selamlıyorum" anlamına gelir. Özellikle erkekler kendi aralarında tokalaşırken, kadınlarla erkekler arasındaki selamlaşmada fiziksel temas yerine eli kalbe götürerek uzaktan selam vermek çok daha yaygın ve saygılı bir davranıştır. Karşı taraf elini uzatmadıkça, özellikle geleneksel bölgelerde karşı cinsten biriyle doğrudan el sıkışmaya çalışmamak yerinde bir nezaket kuralıdır.
Tanışma esnasında konuşmaya doğrudan bir soruyla veya alışveriş pazarlığıyla girmek yerine önce kısaca hal hatır sormak beklenir. Yaşça büyük kişilere hitap ederken erkekler için "aka" (ağabey) veya "ota" (baba/amca), kadınlar içinse "opa" (abla) veya "ona" (anne/teyze) unvanlarını kullanmak karşı tarafı çok mutlu eder. Bir mekana girildiğinde veya toplu taşıma araçlarında yaşlılara (aksakallılara) öncelik vermek, onların sözünü kesmeden dinlemek toplumsal hiyerarşinin en temel kuralıdır.
Sofrada Görgü Kuralları: Ekmek, Çay ve Pilav Ritüelleri
Orta Asya'da sofra (dasturhan), sadece karın doyurulan bir yer değil; bereketin, dostluğun ve şükrün paylaşıldığı kutsal bir alandır. Bir Özbek evine veya geleneksel bir çayhaneye (çayxana) konuk olduğunuzda, sofra adabına dair birkaç küçük detaya dikkat etmeniz ev sahibinin gözünde büyük bir takdir toplar.
Tandır Ekmeğine (Non) Gösterilen Derin Saygı
Özbek kültüründe yuvarlak tandır ekmeği (non veya lepyoşka) kutsal kabul edilir ve bereketin simgesidir. Ekmek sofraya getirildiğinde asla ters (kabuklu üst kısmı sofraya değecek şekilde) konulmaz; ters konulması büyük bir saygısızlık ve uğursuzluk olarak görülür. Ayrıca geleneksel ekmekler bıçakla kesilmez; ev sahibi veya sofranın en büyüğü tarafından elle bölünerek misafirlere dağıtılır. Yere düşen bir ekmek kırıntısı bile hemen alınıp yüksek bir yere konulur. Alışverişte aldığınız meşhur Semerkant ekmeklerini taşırken poşeti yere bırakmamaya dikkat etmeniz, yerel halkın değerlerine gösterdiğiniz özenin bir yansıması olacaktır.
Çay İkramı: Piyola Neden Yarım Doldurulur?
Özbekistan'da her öğün ve her sohbet demli bir yeşil çay (ko'k çoy) veya siyah çay (qora çoy) ile başlar ve biter. Ev sahibi çayı demledikten sonra ilk üç kaseyi demliğe geri dökerek çayın tadının ve renginin oturmasını sağlar; bu işleme "çayı döndürmek" (qaytarish) denir. Ardından kulpsuz porselen çay kasesine (piyola) çok az miktarda, bazen sadece dibini kaplayacak kadar çay koyup sağ eliyle size uzatır.
Türkiye'de çay bardağını ağzına kadar doldurmaya alışkın olan gezginler ilk başta bu durumu yadırgayabilir; ancak Özbek kültüründe kaseyi az doldurmak en yüksek saygı ve misafirperverlik göstergesidir. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, kulpsuz kase ağzına kadar sıcak çayla dolarsa misafirin eli yanar ve çay çabuk soğumaz. İkincisi ise misafir kasedeki azıcık çayı içip bitirdikçe ev sahibi sürekli taze ve sıcak çay doldurma fırsatı bulur; yani size sürekli hizmet etmekten onur duyduğunu gösterir. Eğer bir kase ağzına kadar doldurulup veriliyorsa bu, şaka yollu "Artık çayın bitti, kalkma vakti geldi" mesajı taşıyabilir.
Sofra Duası (Omin) ve İkramları Kabul Etme
Yemek bittiğinde ve sofradan kalkmadan hemen önce, masadaki en yaşlı kişi veya ev sahibi ellerini açarak kısa bir şükür duası (omin) okur. Dua biterken herkes iki elini yüzüne sürerek "Omin" der ve ancak bundan sonra masadan kalkılır. Bir restoranda veya çayhanede yan masadaki yerel halkın bile bu geleneği sürdürdüğünü görebilirsiniz. Ayrıca size uzatılan bir ikramı veya çayı her zaman sağ elinizle (ya da sol elinizle sağ bileğinizi destekleyerek) almanız, tamamen reddetmek yerine en azından tadına bakmanız nezaketin bir gereğidir.
Geleneksel Özbek evlerinde ve tarihi çayhanelerde yemekler genellikle "tapçan" veya "söri" adı verilen, yerden hafif yüksekte kurulan ahşap sedirler üzerinde yenir. Ayakkabılarınızı sedirin basamağında çıkarıp bağdaş kurarak veya ayaklarınızı sedirin altına toplayarak oturduğunuz bu alanlar, etrafı minderlerle çevrili samimi birer dinlenme köşesidir. Eğer uzun süre yerde bağdaş kurarak oturmakta zorlanıyorsanız, ayaklarınızı sofraya ve yanınızdaki büyüklere doğru uzatmadan hafifçe yana doğru toplayarak oturmanız yerel görgü kurallarına tamamen uygundur.
Dini Mekanlar, Medreseler ve Türbe Ziyaretlerinde Dikkat Edilecekler
Semerkant'taki Registan Meydanı, Şah-ı Zinde Külliyesi, Buhara'daki Kalon Minullesi ve Bahaeddin Nakşibendi Türbesi gibi mekanlar hem mimari birer şaheserdir hem de halkın aktif olarak ziyaret ettiği manevi merkezlerdir. Rehberli Özbekistan turları sırasında bu yapıları gezerken hem turistik bir ziyaretçi hem de yerel inançlara saygılı bir konuk olduğunuzu unutmamalısınız.
- Giyim Ölçüsü: Aktif camilere ve türbelere girerken kadınların ve erkeklerin omuzlarını ve dizlerini örten kıyafetler giymesi beklenir. Kadın ziyaretçilerin türbe girişlerinde başlarını hafifçe örtebilecekleri ince bir şal veya fular bulundurmaları oldukça pratiktir.
- Ayakkabı ve Oturma Düzeni: Camilerin ve türbelerin halı kaplı iç mekanlarına girerken ayakkabılar mutlaka çıkarılır. Türbelerin içinde veya avlularındaki ahşap sedirlerde (tapçan) otururken ayakları kıble yönüne veya sandukalara doğru uzatmamak gerekir.
- Sessizlik ve Fotoğraf Çekimi: Özellikle Şah-ı Zinde ve Nakşibendi Türbesi gibi yerlerde dua eden yerel halkın önünden geçmemeye, yüksek sesle konuşmamaya ve dua eden kişilerin izinsiz yakın plan fotoğraflarını çekmemeye özen gösterilmelidir.
Özbekistan Seyahatinde Durumlara Göre Davranış Rehberi
Yolculuk boyunca karşılaşabileceğiniz farklı sosyal ortamlarda ne yapmanız gerektiğini hızlıca görebilmeniz için aşağıdaki özet tabloyu inceleyebilirsiniz:
| Sosyal Ortam veya Durum | Yerel Kültürde Doğru Yaklaşım | Kaçınılması Gereken Davranışlar |
|---|---|---|
| Selamlaşma ve Tanışma | Sağ eli kalbin üzerine koyarak "Assalomu alaykum" demek ve büyüğe öncelik vermek. | Karşı cins elini uzatmadan doğrudan tokalaşmaya veya sarılmaya çalışmak. |
| Çayhane ve Ev Ziyareti | Ayakkabıları çıkarıp sedire (tapçan) oturmak, ikramları sağ elle almak, sofra duasını beklemek. | Çay kasesinin neden az doldurulduğunu sorgulamak veya ikramı sertçe geri çevirmek. |
| Ekmek (Non) Kültürü | Ekmeği elle bölerek paylaşmak, sofrada düz tutmak ve kırıntılarına özen göstermek. | Ekmeği sofraya ters koymak, bıçakla kesmek veya poşetini yere bırakmak. |
| Cami ve Türbe Ziyaretleri | Omuz ve diz kapatan kıyafetler seçmek, türbelerde sessiz olmak ve başı hafifçe örtmek. | Şort veya kolsuz kıyafetle türbeye girmek, dua eden insanların izinsiz fotoğrafını çekmek. |
| Fotoğraf ve Video Çekimi | Esnafın veya yaşlıların portresini çekmeden önce gülümseyerek izin istemek ("Mumkinmi?"). | Askeri binaların, sınır kapılarının, metro güvenlik noktalarının ve polislerin fotoğrafını çekmek. |
| Çarşı ve Pazar Alışverişi | Güler yüzle sohbet ederek makul oranda pazarlık yapmak ve yerel para birimi kullanmak. | Satıcı teklifinizi kabul ettikten sonra ürünü almaktan vazgeçip dükkandan çıkmak. |
Günlük Hayatta Gezginler İçin Pratik Seyahat İpuçları
Görgü kurallarının yanı sıra, Özbekistan'ın altyapısına ve günlük işleyişine dair pratik detayları bilmek seyahat planlamanızı büyük ölçüde kolaylaştırır. Ülke son yıllarda turizm alanında hızlı bir modernleşme sürecinden geçse de kendine özgü bazı uygulamaları devam etmektedir.
Konaklama Kayıt Belgesi (Registraziya) Uygulaması
Özbekistan'da konakladığınız her otel, misafirhane veya resmi tesis, kaldığınız günleri belgeleyen küçük bir kayıt fişi (registraziya) düzenler. Bazı oteller bunu kağıt fiş olarak verirken, bazıları üzerinde karekod (QR kod) bulunan dijital çıktı olarak teslim eder. Ülkeden ayrılırken havalimanındaki pasaport kontrol memurları konaklama kayıtlarınızı görmek isteyebilir. Bu nedenle konakladığınız her otelden çıkış yaparken bu belgeyi almayı ve seyahatiniz bitene kadar pasaportunuzun arasında güvenle saklamayı ihmal etmeyin; güncel vize ve giriş-çıkış kuralları için her zaman resmi kaynakları kontrol edebilir veya vize danışmanlığı birimimizden bilgi alabilirsiniz.
Şehirler Arası Ulaşım: Afrosiyob Hızlı Trenleri ve Taksi Kullanımı
Taşkent, Semerkant ve Buhara arasındaki ulaşımın en konforlu, hızlı ve dakik yolu "Afrosiyob" ve "Şark" adı verilen hızlı tren hatlarıdır. Tren istasyonları tıpkı havalimanları gibi sıkı güvenlik kontrollerine tabidir; istasyon binasına yalnızca geçerli bileti ve pasaportu olan yolcular alınır. Ayrıca hızlı tren biletleri seyahat tarihinden haftalar önce satışa çıkar ve özellikle bahar ve sonbahar sezonunda çok çabuk tükenir. Bireysel seyahatlerde bilet bulmak zorlaşabildiği için, tüm tren ve transfer organizasyonunun önceden güvence altına alındığı kültür turları ile seyahat etmek büyük bir zaman ve konfor avantajı sağlar.
Şehir içi ulaşımda ise Taşkent'in her bir istasyonu ayrı bir sanat galerisini andıran tarihi metrosunu mutlaka deneyimlemelisiniz. Geçmişte güvenlik nedeniyle yasak olan metro istasyonlarında fotoğraf çekimi artık serbest bırakılmıştır; ancak yine de güvenlik görevlilerini doğrudan kadraja almamaya özen göstermelisiniz. Taksi kullanmak istediğinizde sokaktan rastgele araç çevirmek yerine akıllı telefonunuza indireceğiniz yerel ulaşım uygulamalarını kullanmak, hem gideceğiniz adresi dil sorunu yaşamadan belirtmenizi hem de ödenecek tutarı baştan net olarak görmenizi sağlar.
İnternet, İletişim ve Dil Yakınlığı
Özbekçe, Türk dilleri ailesinin Karluk koluna mensup olduğu için Türkiye Türkçesi ile binlerce ortak kelimeye sahiptir. Sayılar (bir, iki, üç, dört, beş...), temel fiiller ve günlük kavramlar birbirine çok benzer. Yerel halkla konuşurken kelimeleri tane tane söylediğinizde ve biraz kulak kabarttığınızda tercümana ihtiyaç duymadan anlaşabildiğinizi görmek size büyük bir keyif verecektir. Ayrıca Özbekistan'da Rusça da ikinci dil olarak çok yaygın konuşulmaktadır. Otellerde kablosuz internet bulunsa da sokakta harita ve çeviri uygulamalarını kesintisiz kullanmak için havalimanından veya şehir merkezlerindeki resmi operatör bayilerinden pasaportunuzla turist SIM kartı (veya telefonunuz destekliyorsa eSIM) edinebilirsiniz.
Günlük İletişimde Kapıları Açan Temel Özbekçe İfadeler
Her ne kadar Türkçe ile anlaşmak kolay olsa da, günlük hayatta birkaç kelimelik yerel Özbekçe telaffuz kullanmak esnafın ve halkın yüzünde anında sıcak bir tebessüm oluşturur. Örneğin bir teşekkür etmek istediğinizde elinizi kalbinize götürerek "Rahmat" veya "Katta rahmat" (Çok teşekkür ederim) diyebilirsiniz. Bir dükkana girerken veya fotoğraf çekmek için izin isterken "Mumkinmi?" (Mümkün mü / İzin var mı?) sorusu oldukça kibardır. Bir şeyin ne kadar olduğunu sorarken "Bu qança turadi?" ifadesini kullanabilir, yemekten sonra ellerinize sağlık anlamında "Qo'lingiz dard ko'rmasin" (Eliniz dert görmesin) dediğinizde ev sahibinden büyük bir övgü alabilirsiniz. Vedalaşırken kullanılan "Hayr, sog' bo'ling" (Hoşça kalın, sağlıcakla kalın) sözü de samimiyetinizi pekiştirir.
Mahalle Kültürü, Düğün Alayları ve Sosyal Yaşam
Özbekistan'da toplumsal dayanışmanın kalbi "mahalla" adı verilen geleneksel mahalle örgütlenmelerinde atar. Tarihi ara sokaklarda yürürken kapı önlerinde sohbet eden yaşlıları, sokakta güvenle oynayan çocukları ve komşular arası yardımlaşmayı yakından gözlemleyebilirsiniz. Özellikle bahar ve sonbahar aylarında seyahat ediyorsanız, tarihi meydanlarda veya türbe çevrelerinde geleneksel müzik aletleri (karnay ve surnay) eşliğinde fotoğraf çektirmeye gelen renkli Özbek düğün alaylarına (to'y) rastlamanız işten bile değildir. Böyle bir grupla karşılaştığınızda uzaktan gülümseyerek "Baxtli bo'linglar" (Mutlu olun) dileğinde bulunmanız, bazen sizi o neşeli kutlamanın bir parçası haline bile getirebilir.
Para Birimi, Ödeme Alışkanlıkları ve Bahşiş Kültürü
Ülkede alışverişlerde Özbek Somu (UZS) kullanılır ve banknotların sıfırları oldukça bol olduğu için ilk günler hesap yaparken dikkatli olmak gerekir. Yanınızda götüreceğiniz yabancı döviz banknotlarının (özellikle ABD Doları) yeni basım olması, üzerinde yırtık, karalama, mühür veya derin kat izi bulunmaması çok önemlidir; çünkü Özbekistan'daki bankalar ve döviz büroları yıpranmış dövizleri kabul etmemektedir. Restoranlarda genellikle hesap pusulasına belirli bir oranda servis ücreti otomatik olarak eklenir; eğer adisyonda servis ücreti yoksa ve hizmetten memnun kaldıysanız makul bir miktar bahşiş bırakabilirsiniz.
İçme Suyu, Yemek Seçimi ve İklim Hazırlığı
Seyahatiniz boyunca mide ve sindirim hassasiyeti yaşamamak için musluk suyu içmekten kaçınmalı, her zaman kapalı şişe su tercih etmelisiniz. Özbek mutfağı et, kuyruk yağı, pirinç ve hamur işleri açısından oldukça zengin ve doyurucudur; meşhur Özbek pilavı (plov), samsa ve şaşlık gibi lezzetleri tadarken yanında mutlaka sıcak yeşil çay içmek sindirimi büyük ölçüde rahatlatır. İklim olarak karasal bir yapıya sahip olan ülkede yaz ayları oldukça sıcak ve kurak, kış ayları ise soğuk geçer; bahar ve sonbahar dönemlerinde ise gündüzleri ılık bir hava varken akşamları serinlik hissedildiği için katmanlı giyinmek en doğru stratejidir.
Özbekistan Yolculuğu Öncesi Pratik Kontrol Listesi
Yola çıkmadan önce bavulunuzu ve zihninizi hazırlarken şu temel noktaları kontrol etmeniz seyahatinizi çok daha keyifli hale getirecektir:
- Bozdurmak üzere yanınıza alacağınız döviz banknotlarının yıpranmamış, çiziksiz ve yeni basım olduğundan emin olun.
- Cami, medrese ve türbe ziyaretleri için omuz ve dizleri örten rahat kıyafetler ile kadınlar için çantada taşınabilecek ince bir şal hazırlayın.
- Tarihi taş sokaklarda ve geniş meydanlarda uzun yürüyüşler yapacağınız için tabanı ortopedik, kolay giyilip çıkarılabilen yürüyüş ayakkabıları seçin.
- Konakladığınız her otelden aldığınız kayıt fişlerini (registraziya) dönüş uçuşuna kadar pasaport kılıfınızda biriktirin.
- Cildinizi ve dudaklarınızı Orta Asya'nın kuru karasal havasından korumak için nemlendirici krem ve güneş koruyucu ürünlerinizi yanınıza alın.
- Selamlaşırken sağ elinizi kalbinize götürmeyi, ikramları sağ elle kabul etmeyi ve sofrada ekmeğe özen göstermeyi unutmayın.
Orta Asya'nın Misafirperver Dünyasına Adım Atın
Özbekistan, paylaştığımız ortak kültürel kökler, sıcakkanlı insanları ve asırlara meydan okuyan mimarisiyle Türkiye'den giden her gezginin kendisini evinde hissettiği çok özel bir coğrafyadır. Yerel görgü kurallarına gösterdiğiniz küçük bir özen ve dilimizdeki ortak kelimelerle kuracağınız tek bir cümle bile size Semerkant'ta, Buhara'da ve Hive'de unutulmaz dostluk kapılarını açacaktır. Tren biletlerinden otel kayıtlarına, yerel lezzet duraklarından kapsamlı tarih anlatımlarına kadar her detayın titizlikle planlandığı bir yolculuk arzuluyorsanız, 1996'dan beri faaliyet gösteren TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm'in yurt dışı turlar ve vizesiz turlar kategorilerindeki programlarını inceleyebilirsiniz. Seyahat öncesi aklınıza takılan tüm detaylar için sıkça sorulan sorular sayfamıza göz atabilir ya da 7/24 hizmet veren çağrı merkezimizle iletişime geçerek İpek Yolu maceranızı güvenle başlatabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Özbek kültüründe kulpsuz çay kasesine az miktarda çay koymak ev sahibinin misafirine duyduğu saygının ve hizmet etme arzusunun en büyük göstergesidir. Çay az konulduğunda hem misafirin eli yanmaz hem de ev sahibi kase bittikçe sürekli taze ve sıcak çay ikram etme fırsatı bulur.
Günlük hayatta ve şehir sokaklarında modern ve rahat kıyafetler giyilebilir; resmi bir kıyafet zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak aktif camileri, medreseleri ve türbeleri ziyaret ederken hem kadınların hem de erkeklerin omuz ve dizlerini örten kıyafetler tercih etmesi, kadınların ise türbe içlerinde başlarını ince bir şalla örtmesi yerel geleneklere saygı açısından beklenir.
Evet, Özbekçe ile Türkiye Türkçesi aynı dil ailesinden geldiği için sayılar, temel fiiller ve binlerce günlük kelime ortaktır. Tane tane konuştuğunuzda ve kulak aşinalığı kazandığınızda çarşılarda, restoranlarda ve günlük sohbette yerel halkla kolayca anlaşabilirsiniz.
Orta Asya geleneğinde tandır ekmeği (non) bereketin ve emeğin kutsal bir sembolü olarak kabul edilir. Bu nedenle ekmek sofraya asla ters konulmaz, bıçakla kesilmek yerine elle bölünerek paylaşılır ve yere düşen en küçük kırıntısı bile özenle kaldırılır.
Registraziya, Özbekistan'da kaldığınız her resmi konaklama tesisinin sizin o tarihlerde orada bulunduğunuzu belgelemek için verdiği basılı veya karekodlu kayıt fişidir. Ülkeden çıkış yaparken pasaport kontrolünde görevliler bu belgeleri talep edebileceği için seyahat boyunca tamamını pasaportunuzun arasında saklamanız gerekir.
Özbekistan'daki bankalar ve döviz büroları yıpranmış, kenarı yırtık, üzerinde kalem izi veya mühür bulunan ya da eski tarihli döviz banknotlarını kesinlikle kabul etmemektedir. Bu yüzden yanınıza alacağınız dövizlerin yeni basım, temiz ve katlanmamış olmasına özen göstermelisiniz.
Tarihi meydanlarda, medreselerde ve artık Taşkent metrosunda turistik fotoğraf çekmek serbesttir. Ancak askeri tesislerin, sınır kapılarının ve güvenlik görevlilerinin fotoğrafını çekmek yasaktır; ayrıca yerel halkın veya türbelerde dua eden kişilerin yakın plan portrelerini çekmeden önce gülümseyerek izin istemek görgü kuralıdır.
Özbek mutfağında pilav ve et yemekleri oldukça zengin ve doyurucu olduğu için yerel halk her öğünün yanında ve sonrasında bolca sıcak yeşil çay (ko'k çoy) tüketir. Siz de yemeklerle birlikte soğuk ve gazlı içecekler yerine sıcak yeşil çay içerek sindiriminizi kolaylaştırabilir ve içme suyu olarak yalnızca kapalı şişe su tercih edebilirsiniz.
Taşkent, Semerkant ve Buhara arasındaki karayolu mesafeleri uzun olabildiği için Afrosiyob hızlı trenleri hem çok dakik hem de son derece konforlu bir yolculuk sunar. Biletler pasaport bilgileriyle isme özel kesildiğinden ve haftalar öncesinden tükendiğinden, seyahat planını erken yapmak veya hazır tur programlarıyla gitmek büyük kolaylık sağlar.