Fransa'nın başkenti Paris'i üç günde yorulmadan keşfetmek için semtleri birbirine yakınlığına göre gruplandırmak gerekir. Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi ve Montmartre Tepesi'ni kapsayan gün gün rota planını rehberimizde bulabilirsiniz.
İçindekiler
- 01 Paris Gezisini Planlarken Bilmeniz Gereken Temel Mantık
- 02 1. Gün: Tarihi Eksende Yürüyüş — Louvre, Şanzelize ve Eyfel Kulesi
- 03 2. Gün: Şehrin Doğuş Noktası, Latin Mahallesi ve Montmartre
- 04 3. Gün: Sanat, Marais Sokakları, Versay Alternatifi ve Seine Turu
- 05 Paris'te Konaklama Bölgeleri ve Şehir İçi Ulaşım Rehberi
- 06 Paris'te Ne Yenir? Fransız Mutfağı ve Pastane Kültürü
- 07 Paris Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi
- 08 Paris ve Avrupa Rotalarında Ballıca Turizm Güvencesi
- 09 Sıkça Sorulan Sorular
Paris'te 3 günlük gezi planı hazırlarken en verimli yöntem, Seine Nehri'nin iki yakasına yayılan tarihi semtleri birbirine yakınlığına göre üç ana kümede gruplandırmaktır. İlk günü Louvre Müzesi, Tuileries Bahçesi, Şanzelize Caddesi, Zafer Takı ve Eyfel Kulesi hattına; ikinci günü Île de la Cité adası, Notre Dame çevresi, Latin Mahallesi ve sanat dolu Montmartre Tepesi'ne; üçüncü günü ise Orsay Müzesi, Marais semti veya Versay Sarayı ile Seine Nehri tekne turuna ayırmak şehir içinde gereksiz metro yolculuklarını önler. Bu şekilde kurgulanan bir rota sayesinde hem şehrin dünyaca ünlü simge yapılarını yakından görebilir hem de Paris'in sokak kafelerinde ve bulvarlarında acele etmeden vakit geçirebilirsiniz. Aşağıdaki rehberde sabah, öğle ve akşam saatlerine göre ayrılmış üç günlük yürüyüş akışını, müze ipuçlarını ve ulaşım önerilerini bulacaksınız.
Paris Gezisini Planlarken Bilmeniz Gereken Temel Mantık
Paris, merkezden dışa doğru saat yönünde sarmal bir kabuk (salyangoz) gibi numaralandırılmış yirmi idari bölgeden (arrondissement) oluşur. Harita üzerinde büyük bir metropol gibi görünse de turistik açıdan görülmesi gereken simge yapıların büyük bölümü, Seine Nehri'nin hemen kıyısındaki ilk sekiz bölge ile kuzeydeki on sekizinci bölgede (Montmartre) toplanmıştır.
İlk kez Paris'e giden gezginlerin en sık yaptığı hata, sabah şehrin bir ucundaki Eyfel Kulesi'ne gidip, öğlen diğer uçtaki Montmartre'a geçmek ve akşam tekrar nehir kıyısına dönmeye çalışmaktır. Oysa Paris, yerin altındaki metroda değil, Haussmann tarzı taş binaların sıralandığı geniş bulvarlarda ve nehir köprülerinde yürüyerek hissedilen bir şehirdir. Bu nedenle her günü kendi içinde yürüyerek bağlanan bir hat üzerine kurmak hem enerjinizi korur hem de fotoğraf karelerinizi zenginleştirir. Daha geniş kapsamlı bir ülke hazırlığı yapıyorsanız Fransa gezi rehberi sayfamızdaki genel bilgileri de inceleyebilirsiniz.
1. Gün: Tarihi Eksende Yürüyüş — Louvre, Şanzelize ve Eyfel Kulesi
Paris'teki ilk gününüzü, şehrin batıya doğru uzanan ünlü tarihi eksenine (Axe Historique) ve ardından Seine Nehri'nin güney yakasındaki Eyfel Kulesi'ne ayırarak en bilinen simgelerle güçlü bir başlangıç yapabilirsiniz.
Sabah: Louvre Müzesi ve Tuileries Bahçesi
Güne sabah erken saatte Louvre Müzesi ile başlayın. Eskiden Fransız krallarının sarayı olan bu devasa yapı, avlusundaki cam piramidi ve yüz binlerce eseri barındıran galerileriyle dünyanın en büyük sanat müzelerinden biridir. Tüm müzeyi tek bir günde gezmek imkânsız olduğundan, içeride iki veya üç saatlik odaklanmış bir rota izlemek en doğrusudur: Mona Lisa tablosunu, Semadirek Kanatlı Zafer Heykeli'ni (Nike), Milo Venüsü'nü ve Fransız Kraliyet Mücevherleri'nin sergilendiği Apollon Galerisi'ni görmek ilk ziyaret için oldukça doyurucudur. Müze girişlerinde yoğunluk yaşandığından saatli giriş rezervasyonunuzu seyahat öncesinde mutlaka tamamlamış olmanız önerilir.
Louvre'dan çıktıktan sonra hemen yanındaki Carrousel Zafer Takı'nın altından geçerek Tuileries Bahçesi (Jardin des Tuileries)'ne adım atın. Simetrik ağaç dizileri, heykelleri ve ortasındaki süs havuzlarının etrafına dizilmiş ikonik yeşil metal sandalyeleriyle bu park, müze yorgunluğunu atmak için ideal bir dinlenme alanıdır.
Öğle: Concorde Meydanı, Şanzelize ve Zafer Takı
Tuileries Bahçesi'nin batı ucundan çıktığınızda kendinizi Paris'in en geniş meydanı olan Place de la Concorde'da bulursunuz. Meydanın tam ortasında Mısır'daki Luksor Tapınağı'ndan getirilen binlerce yıllık dikilitaş ve iki yanında görkemli çeşmeler yer alır. Buradan batıya doğru uzanan ağaçlıklı bulvar ise dünyaca ünlü Şanzelize Caddesi (Avenue des Champs-Élysées)'dir. Yol üzerinde biraz güneye kayarak görkemli altın kubbeli köprüsüyle bilinen III. Alexandre Köprüsü (Pont Alexandre III) ve yanındaki Petit Palais ile Grand Palais binalarını fotoğraflayabilirsiniz.
Şanzelize boyunca mağazaların, tarihi pasajların ve kafelerin yanından yürüyerek caddenin sonundaki Zafer Takı (Arc de Triomphe)'na ulaşın. On iki büyük bulvarın yıldız şeklinde birleştiği Charles de Gaulle Meydanı'nın ortasında yükselen bu anıtın terasına çıkarsanız, bir tarafta Louvre'a uzanan düz hattı, diğer tarafta La Défense gökdelenlerini ve güneyde Eyfel Kulesi'ni aynı anda gören çok net bir şehir panoraması yakalarsınız. Anıta geçerken caddeyi yürüyerek değil, mutlaka yer altındaki yaya geçidini kullanarak geçmeye dikkat edin.
Akşamüstü ve Akşam: Trocadéro Meydanı ve Eyfel Kulesi
Zafer Takı'ndan yürüyerek veya kısa bir metro yolculuğuyla Trocadéro Meydanı'na geçin. Buradaki yüksek teras, Eyfel Kulesi'ni tam karşıdan ve hiçbir engel olmadan fotoğraflamak için Paris'teki en popüler noktadır. Merdivenlerden aşağı inip Iéna Köprüsü üzerinden Seine Nehri'ni geçerek doğrudan Eyfel Kulesi (Tour Eiffel)'nin ayaklarının altına ve arkasındaki Champ de Mars çim alanına ulaşabilirsiniz. Hava karardığında kulenin sarı ışıklarla aydınlanmasını ve her saat başı birkaç dakika boyunca parıldayan ışık gösterisini izleyerek ilk gününüzü tamamlayabilirsiniz.
2. Gün: Şehrin Doğuş Noktası, Latin Mahallesi ve Montmartre
İkinci gün rotası, Paris'in ilk kurulduğu nehir adalarından başlayıp üniversite ve edebiyat mahallesine, öğleden sonra ise şehrin en yüksek tepesi olan ressamlar semti Montmartre'a uzanır.
Sabah: Île de la Cité, Notre Dame ve Sainte-Chapelle
Güne Seine Nehri'nin ortasındaki doğal ada olan Île de la Cité'de başlayın. Fransız Gotik mimarisinin başyapıtlarından Notre Dame Katedrali, gül pencereleri, uçan payandaları ve cephesindeki taş oymalarıyla adanın kalbinde yer alır. Katedralin hemen yakınında bulunan Sainte-Chapelle ise on üçüncü yüzyıldan kalma, tavana kadar uzanan devasa renkli vitray pencereleriyle tanınan çok özel bir şapeldir; güneşli bir sabahta içeri süzülen mor ve mavi ışıklar ziyaretçileri derinden etkiler. Adadan ayrılmadan önce Orta Çağ sarayı olan Conciergerie'yi ve Paris'in en eski taş köprüsü olan Pont Neuf'ü görebilir, hemen bitişikteki küçük Île Saint-Louis adasına geçerek sakin sokaklarında dondurma veya kahve molası verebilirsiniz.
Öğle: Latin Mahallesi, Panthéon ve Lüksemburg Bahçesi
Nehrin sol yakasına (Rive Gauche) geçtiğinizde tarihi Latin Mahallesi (Quartier Latin) sizi karşılar. Nehir kıyısındaki yeşil kutulu sahafları (Bouquinistes) ve ünlü tarihi kitapçı Shakespeare and Company'yi gördükten sonra Sorbonne Üniversitesi çevresindeki hareketli sokaklardan yukarı doğru yürüyün. Tepede yükselen neoklasik kubbeli Panthéon; Voltaire, Rousseau, Victor Hugo ve Marie Curie gibi Fransa tarihine yön vermiş isimlerin anıt mezarlarına ev sahipliği yapar.
Panthéon'dan birkaç dakika yürüyerek Paris'in en sevilen parklarından biri olan Lüksemburg Bahçesi (Jardin du Luxembourg)'ne geçebilirsiniz. Medici Çeşmesi, çiçek tarhları, heykelleri ve ortasındaki havuzda çocukların yüzdürdüğü ahşap yelkenlilerle bu bahçe, öğle saatlerinde bir fırından aldığınız kruvasan veya sandviçle dinlenmek için harika bir duraktır.
Öğleden Sonra ve Akşam: Opéra Garnier ve Montmartre Tepesi
Öğleden sonra rotanızı tekrar sağ yakaya çevirerek önce altın varaklı cephesi ve gösterişli mimarisiyle dikkat çeken Palais Garnier (Opéra) binasını ve hemen arkasındaki tarihi kubbeli Galeries Lafayette mağazasının terasını ziyaret edebilirsiniz. Ardından kuzeye, şehrin en bohem semti olan Montmartre'a çıkın.
Montmartre'ın en tepesinde, beyaz traverten taşlarından inşa edilmiş kubbeleriyle Sacré-Cœur Bazilikası yükselir. Tepedeki merdivenlere ulaşmak için dilerseniz ağaçlıklı basamakları tırmanabilir, dilerseniz kısa füniküler hattını kullanabilirsiniz. Bazilikanın önündeki terastan tüm Paris ayaklarınızın altına serilir. Hemen arka sokaktaki Place du Tertre (Ressamlar Meydanı)'nda şövalelerini kurmuş sokak sanatçılarını izleyebilir, taş döşeli dar yokuşlarda, sarmaşıklı pembe evin (La Maison Rose) ve Rue de l'Abreuvoir sokağının önünde yürüyüş yapabilirsiniz. Tepeden aşağı doğru inerken Dalida Meydanı'na uğrayabilir, Abbesses metro durağının hemen yanındaki küçük parkta yer alan ve yüzlerce dilde seni seviyorum yazılarının bulunduğu Aşk Duvarı (Le Mur des Je t'aime) önünde fotoğraf çekilebilir, ardından Pigalle bölgesindeki ünlü kırmızı yel değirmenli Moulin Rouge kabaresini dışarıdan görerek ikinci günü noktalayabilirsiniz.
| Gün | Sabah Rotası | Öğle ve Öğleden Sonra | Akşam Deneyimi |
|---|---|---|---|
| 1. Gün | Louvre Müzesi ve Tuileries Bahçesi | Concorde, Şanzelize Caddesi ve Zafer Takı | Trocadéro, Eyfel Kulesi ve Champ de Mars |
| 2. Gün | Île de la Cité, Notre Dame ve Sainte-Chapelle | Latin Mahallesi, Panthéon ve Lüksemburg Bahçesi | Opéra Garnier, Montmartre ve Sacré-Cœur |
| 3. Gün (A) | Orsay Müzesi ve Saint-Germain-des-Prés | Marais Semti ve Place des Vosges | Seine Nehri Tekne Turu |
| 3. Gün (B) | Versay Sarayı ve Aynalar Galerisi | Versay Bahçeleri ve Marais Semti | Seine Nehri Tekne Turu |
3. Gün: Sanat, Marais Sokakları, Versay Alternatifi ve Seine Turu
Üçüncü gününüzü kendi ilgi alanınıza göre iki farklı şekilde kurgulayabilirsiniz: ya tamamen şehir merkezinde kalarak yerel mahalleleri ve empresyonist sanatı keşfedebilir ya da sabah saatlerini Paris dışındaki Versay Sarayı'na ayırabilirsiniz.
Seçenek A: Orsay Müzesi, Saint-Germain ve Marais Semti
Şehir içinde kalmayı tercih ederseniz güne eski bir tren garından dönüştürülen Orsay Müzesi (Musée d'Orsay) ile başlayın. Devasa gar saati, ferah çelik-cam mimarisi ve Monet, Renoir, Van Gogh, Degas ile Cézanne gibi ustaların eserlerini barındıran koleksiyonuyla Orsay, gezmesi Louvre'a göre çok daha derli toplu ve etkileyici bir müzedir. Çıkışta Saint-Germain-des-Prés semtinin edebiyatçı kafeleriyle ünlü sokaklarında yürüyüş yapabilirsiniz.
Öğleden sonra ise sağ yakadaki tarihi Le Marais semtine geçin. Dar sokakları, bağımsız tasarım butikleri, sanat galerileri, fırınları ve kırmızı tuğlalı simetrik binalarla çevrili Place des Vosges meydanıyla Marais, Paris'in yerel yaşamını gözlemlemek için en canlı bölgedir.
Seçenek B: Yarım Günlük Versay Sarayı Gezisi
Eğer Fransız kraliyet tarihinin en görkemli yapısını görmek isterseniz, sabah erken saatte RER C banliyö trenine binerek şehir merkezinden yaklaşık kırk beş dakikada Versay Sarayı (Château de Versailles)'na gidebilirsiniz. Kristal avizelerle ve dev aynalarla kaplı Aynalar Galerisi (Galerie des Glaces), kral ve kraliçe daireleri ile uçsuz bucaksız geometrik saray bahçeleri yarım gününüzü tamamen dolduracaktır. Öğleden sonra şehre dönüp Marais semtinde kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz.
Kapanış: Seine Nehri Tekne Turu (Bateaux)
Paris'teki üçüncü gününüzün akşamında, güneş batarken veya şehir ışıkları yandığında Seine Nehri tekne turuna çıkın. Yaklaşık bir saat süren bu nehir gezisinde Eyfel Kulesi, Orsay Müzesi, Louvre, Pont Neuf ve Notre Dame gibi üç gün boyunca yürüyerek gezdiğiniz tüm simge yapıları su seviyesinden, tarihi taş köprülerin altından geçerek bir kez daha selamlayabilirsiniz.
Bireysel müze randevuları, tren aktarmaları ve otel seçimleriyle uğraşmadan Paris'in tüm bu noktalarını profesyonel rehberlik ve hazır ulaşım organizasyonuyla gezmek isterseniz, Ballıca Turizm'in Fransa turları ve çok ülkeli Benelux Paris turları programlarına göz atabilirsiniz.
Paris'te Konaklama Bölgeleri ve Şehir İçi Ulaşım Rehberi
Üç günlük yoğun bir gezi programında zaman kaybetmemenin en önemli anahtarı, doğru semtte konaklamak ve Paris'in raylı ulaşım ağını doğru okumaktır. Şehir merkezi yirmi farklı bölgeye ayrıldığı için otelinizin konumu sabah yürüyüşe başlama sürenizi doğrudan etkiler.
Hangi Semtte Konaklamalı?
İlk kez Paris'e seyahat edenler için Opera ve Grands Boulevards (2. ve 9. bölgeler) çevresi hem metro ve banliyö hatlarının kesişim noktası olması hem de Louvre, Galeries Lafayette ve Montmartre arasında dengeli bir mesafede bulunması nedeniyle çok pratik bir tercihtir. Nehrin sol yakasındaki Latin Mahallesi (5. bölge) ve Saint-Germain-des-Prés (6. bölge) ise akşamları yürüyüş yapmak, canlı restoran sokaklarında vakit geçirmek ve Notre Dame ile Lüksemburg Bahçesi'ne yakın olmak isteyen gezginler tarafından sıklıkla seçilir. Sanat galerileri, tarihi avlular ve butiklerle çevrili bir atmosfer arayanlar için Le Marais (3. ve 4. bölgeler) öne çıkarken, Eyfel Kulesi manzarasına yakın ve sakin bir aile mahallesinde kalmak isteyenler 7. bölge (Invalides - Tour Eiffel) veya 15. bölge alternatiflerini değerlendirebilir.
Metro, RER ve Havalimanı Transfer İpuçları
Paris'te şehir içi ulaşımın omurgasını Metro (numaralı hatlar: 1'den 14'e kadar) ve RER (harfli banliyö tren hatları: A, B, C, D, E) oluşturur. Şehir merkezindeki kısa mesafelerde metro hatları çok sık duraklarla hizmet verirken, RER trenleri şehir içinde daha az durakta durarak hızlı geçiş sağlar ve Versay Sarayı (RER C), Charles de Gaulle Havalimanı (RER B) veya Disneyland (RER A) gibi merkez dışı noktalara ulaşır.
Metro kullanırken yön tabelalarında hattın numarasıyla birlikte son durağının adına bakmanız gerekir. Özellikle 1 numaralı sarı metro hattı; La Défense, Zafer Takı, Şanzelize, Concorde, Tuileries, Louvre, Châtelet ve Bastille duraklarını düz bir çizgide birbirine bağladığı için turistlerin en çok kullandığı hattır. İstasyondan çıkarken 'Sortie' tabelalarını takip etmeli, aktarma yaparken ise 'Correspondance' yönlendirmelerine dikkat etmelisiniz. Biletinizi turnikeden geçirdikten sonra istasyondan tamamen çıkana kadar saklamanız, olası bilet kontrollerinde sorun yaşamamanız açısından önemlidir.
Paris'te Ne Yenir? Fransız Mutfağı ve Pastane Kültürü
Paris gezisinin en önemli parçalarından biri de sabah fırınlarından (boulangerie) yayılan tereyağı kokusunu takip etmektir. Güne taze bir kruvasan (croissant) veya çikolatalı pain au chocolat ve bir kahve ile başlamak şehrin klasik ritüelidir. Öğle molalarında çıtır baget ekmeği arasına tereyağı ve peynirle hazırlanan sandviçler, üstü eritilmiş peynirli kızarmış ekmek olan Croque Monsieur, geleneksel Fransız soğan çorbası (Soupe à l'oignon) veya tuzlu karabuğday krepi olan galette çeşitleri hem hızlı hem de doyurucu seçeneklerdir. Akşam yemeklerinde klasik bir Paris brasserie'sinde patates kızartması eşliğinde sunulan et yemeklerini (Steak Frites) veya ördek konfiyi deneyebilir; tatlı molalarında ise renkli makaron (macaron) çeşitlerini, ekler (éclair), Paris-Brest ve milföy tatlılarını yerel pastanelerde (pâtisserie) tadabilirsiniz.
Paris Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi
- Müze Randevularını Erken Alın: Louvre Müzesi, Eyfel Kulesi zirve çıkışı, Sainte-Chapelle ve Versay Sarayı için kapıda bilet bulmak çoğu dönemde çok zordur; ziyaret saatlerinizi seyahatten haftalar önce çevrimiçi olarak ayırtın.
- Toplu Taşıma Kartı ve Metro Kullanımı: Paris metrosu şehrin her noktasına ulaşır. Tek kullanımlık biletler yerine telefonunuza yükleyebileceğiniz veya istasyonlardan alabileceğiniz çoklu biniş kartlarını (Navigo Easy gibi) tercih etmek zaman kazandırır. Güncel biniş kurallarını resmi ulaşım kaynaklarından kontrol edin.
- Güvenlik ve Yankesicilik Önlemi: Turistik meydanlarda, metro vagonlarında ve Eyfel Kulesi çevresinde çantanızı her zaman önünüzde taşıyın; sokakta imza toplayan veya bileklik takmaya çalışan kişilere karşı mesafeli olun.
- Ücretsiz Seyir Teraslarını ve Pasajları Değerlendirin: Galeries Lafayette veya Printemps mağazalarının çatı teraslarından Paris manzarasını ve Opéra binasını ücretsiz olarak izleyebilirsiniz. Yağmurlu bir saate denk gelirseniz Galerie Vivienne ve Passage des Panoramas gibi tarihi üstü kapalı pasajlarda keyifle yürüyüş yapabilirsiniz.
- Restoran Saatlerine Dikkat Edin: Paris'teki pek çok geleneksel restoran öğle servisinden sonra mutfağını kapatır ve akşam servisi için tekrar açar; kesintisiz yemek servisi arıyorsanız üzerinde 'Service Continu' yazan kafe ve brasserie'leri tercih edebilirsiniz.
- Vize ve Belgeler: Fransa Schengen bölgesindedir. Vize başvuru süreci ve gerekli evraklar hakkında güncel bilgi almak için resmi konsolosluk duyurularını inceleyebilir veya Ballıca Turizm vize danışmanlığı ekibimize danışabilirsiniz.
Paris ve Avrupa Rotalarında Ballıca Turizm Güvencesi
Paris, hem ilk kez yurt dışına çıkanlar hem de şehre defalarca dönen kültür tutkunları için her mevsim canlı bir destinasyondur. 1996'dan beri faaliyet gösteren TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm, İstanbul Beylikdüzü merkezli kadrosu ve 7/24 çağrı merkeziyle gezginlere özenle hazırlanmış Avrupa turları ve kültür turları sunar. Kendi seyahat planınızı oluşturmak için tur planlayıcı aracımızı kullanabilir, grubunuza veya ailenize özel bir Paris programı için özel tur talebi bırakabilir ya da iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Evet, iyi planlanmış üç günlük bir rota ile Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi, Şanzelize, Notre Dame çevresi, Latin Mahallesi ve Montmartre Tepesi gibi ana simgelerin tamamını rahatlıkla görebilirsiniz. Eğer Disneyland veya çok sayıda sanat müzesini detaylıca gezmek isterseniz süreyi dört veya beş güne çıkarmak daha uygun olur.
Evet, sabah erken saatte Louvre Müzesi'ne girip ardından Tuileries Bahçesi, Concorde ve Şanzelize hattını yürüyerek akşamüstü Eyfel Kulesi'ne ulaşmak Paris'in en klasik birinci gün rotasıdır. Ancak her iki nokta için de önceden saatli giriş rezervasyonu yapmış olmanız şarttır.
İlk kez gidenler için şehrin merkezindeki 1. ile 8. bölgeler arası, Opera çevresi, Latin Mahallesi (5. bölge), Saint-Germain (6. bölge) ve Marais (3. ve 4. bölgeler) yürüyüş ve güvenlik açısından oldukça elverişlidir. Daha uygun bütçeli seçenekler için ise merkez metro hatlarına yakın noktalar tercih edilebilir.
Charles de Gaulle Havalimanı'ndan RER B banliyö treni veya RoissyBus otobüsleriyle, Orly Havalimanı'ndan ise uzatılan 14 numaralı metro hattı veya OrlyBus ile şehir merkezine doğrudan ulaşabilirsiniz. Grup halinde seyahat edenler veya valizi fazla olanlar resmi havalimanı taksilerini veya tur transferlerini kullanabilir.
Paris'teki her büyük müzenin haftalık kapanış günü farklıdır: örneğin Louvre Müzesi ve Versay Sarayı genellikle salı günleri kapalıyken, Orsay Müzesi ve Centre Pompidou pazartesi günleri kapalıdır. Gezi planınızı yaparken hangi gün hangi müzeye gideceğinizi bu kapanış günlerine göre sıralamanız çok önemlidir.
Eyfel Kulesi hava karardıktan hemen sonra altın sarısı ışıklarla aydınlatılır ve gece saatlerine kadar her saat başı beş dakika boyunca parıldayan elmas ışık gösterisi yapılır. Bu gösteriyi Trocadéro Meydanı'ndan, Bir-Hakeim Köprüsü'nden veya Seine Nehri teknelerinden net bir şekilde izleyebilirsiniz.
Montmartre oldukça dik bir tepe üzerinde yer alır ve Sacré-Cœur Bazilikası'na çıkan uzun merdivenler biraz efor gerektirebilir. Yokuş çıkmak istemeyen yolcular, Anvers metro durağı yakınından kalkan ve toplu taşıma kartlarının geçerli olduğu Montmartre fünikülerini kullanarak saniyeler içinde zirveye ulaşabilir.
Yemekli akşam tekneleri için önceden rezervasyon yaptırmak zorunludur ancak bir saatlik standart gezi tekneleri gün boyu yarım saatte bir kalktığı için genellikle gişeden veya internetten esnek biletle binilebilir. Gün batımı saatlerinde yoğunluk olabildiğinden iskeleye biraz erken gitmek faydalıdır.
Disneyland Paris şehir merkezinin dışında yer alır ve ulaşımıyla birlikte tam bir günü (sabah açılıştan akşam kapanış gösterisine kadar) kaplar. Eğer üç günlük planınızın bir gününü Disneyland'a ayırırsanız, şehir merkezindeki üç günlük rotayı iki güne sıkıştırarak Versay ve bazı müze içlerini elemeniz gerekir.