Saranda ve Ksamil, Arnavutluk Rivierası'nda İyon Denizi'nin turkuaz sularını, Butrint Antik Kenti'ni ve Mavi Göz pınarını buluşturan popüler bir kıyı rotasıdır. Plaj seçiminden konaklamaya ve gezilecek yerlere kadar tüm detayları bu rehberde bulabilirsiniz.
İçindekiler
- 01 Saranda mı Ksamil mi? Arnavutluk Rivierası'nda Karşılaştırma
- 02 Saranda Gezilecek Yerler: Körfez Kordonu ve Tepedeki Kaleler
- 03 Ksamil Rehberi: Turkuaz Koylar ve Dört Adalar
- 04 Tarih ve Doğa Rotaları: Butrint Antik Kenti ve Mavi Göz (Syri i Kaltër)
- 05 Arnavutluk Rivierası'na Nasıl Gidilir ve Ne Zaman Ziyaret Edilmeli?
- 06 Saranda ve Ksamil Gezisi İçin Pratik İpuçları ve Kontrol Listesi
- 07 Arnavutluk Rivierası'nı Ballıca Turizm ile Keşfedin
- 08 Sıkça Sorulan Sorular
Saranda ve Ksamil: Arnavutluk Rivierası Rehberi arayan gezginleri, ülkenin en güney ucunda İyon Denizi'nin berrak sularıyla antik tarihin ve zeytinliklerle kaplı tepelerin buluştuğu canlı bir kıyı şeridi karşılıyor. Yunanistan'ın Korfu Adası'na sadece birkaç deniz mili uzaklıkta yer alan bu iki komşu belde; bir yanda geniş sahil kordonu, restoranları ve Lëkurësi Kalesi manzarasıyla şehir enerjisi sunan Saranda'yı (Sarandë), diğer yanda ise beyaz kumlu koyları ve yüzerek bile ulaşılabilen küçük adacıklarıyla ünlü Ksamil'i bir araya getiriyor. Üstelik hemen yanı başlarındaki UNESCO Dünya Mirası Butrint Antik Kenti ve buz gibi sularıyla Mavi Göz (Syri i Kaltër) kaynağı sayesinde bu bölge, sadece deniz tatili değil, aynı zamanda zengin bir kültür ve doğa keşfi vaat ediyor. Gelin, Arnavutluk Rivierası'nın bu en gözde iki durağını tüm detaylarıyla inceleyelim.
Saranda mı Ksamil mi? Arnavutluk Rivierası'nda Karşılaştırma
Bölgeye seyahat planlarken gezginlerin en çok sorduğu soru "Konaklama ve vakit geçirmek için Saranda mı yoksa Ksamil mi daha uygun?" oluyor. Aslında bu iki nokta birbirine karayoluyla oldukça yakın olduğu için aynı tatilde her ikisini de kolayca deneyimleyebilirsiniz; ancak atmosferleri, plaj yapıları ve akşam ritimleri birbirinden belirgin şekilde ayrılır.
Hangi beldenin sizin beklentilerinize daha çok hitap ettiğini görmek için aşağıdaki karşılaştırma tablosuna göz atabilirsiniz:
| Kriter | Saranda (Sarandë) | Ksamil |
|---|---|---|
| Genel Karakter | Canlı kıyı kenti, liman, uzun yürüyüş kordonu | Tatil beldesi, küçük koylar ve adacıklar |
| Plaj ve Deniz Yapısı | Çakıllı plajlar, derinleşen berrak mavi deniz | Açık renkli ince kum/çakıl, sığ ve turkuaz sular |
| Akşam Atmosferi | Hareketli kordon (Hasan Tahsini), çok sayıda restoran ve kafe | Sahil kulüplerinde gün batımı, daha sakin akşamlar |
| Ulaşım ve Lojistik | Otobüslerin ve Korfu feribotlarının ana merkezi | Saranda'dan kalkan düzenli otobüs veya taksiyle ulaşım |
| Yakın Çevre Odakları | Lëkurësi Kalesi, Kırk Azizler Manastırı, Mavi Göz | Ksamil Adaları, Butrint Antik Kenti, Ali Paşa Kalesi |
| Kimler İçin İdeal? | Akşam canlılığı, şehir konforu ve ulaşım kolaylığı arayanlar | Tam gün deniz keyfi, sığ koylar ve fotoğraf arayanlar |
Ülkenin kuzeyden güneye tüm coğrafyasını ve kıyı hattını bütüncül olarak tanımak isterseniz Arnavutluk gezi rehberi sayfamızı da ziyaret edebilirsiniz. Şimdi Saranda'dan başlayarak güneye doğru kıyı şeridini adım adım gezelim.
Saranda Gezilecek Yerler: Körfez Kordonu ve Tepedeki Kaleler
Yarım ay biçimindeki geniş bir körfezin etrafına amfi tiyatro gibi yayılan Saranda, ismini erken Hristiyanlık döneminden kalan Kırk Azizler (Agioi Saranta) Manastırı'ndan alır. Yılın büyük bölümünde güneşli geçen havası, palmiyelerle çevrili sahil yürüyüş yolu ve karşı kıyıdaki Korfu Adası'nın silüetiyle tipik bir Akdeniz-İyon liman kenti atmosferi taşır.
Hasan Tahsini Bulvarı (Sahil Kordonu) ve Merkez
Saranda'da hayatın aktığı yer, körfez boyunca uzanan Rruga Jonianet ve Hasan Tahsini Bulvarı üzerindeki yaya kordonudur. Gündüzleri kordonun hemen altındaki halk plajlarından ve özel işletmelerden denize girebilir, akşamüstü güneş batarken ise Arnavutluk'un ünlü akşam yürüyüşü geleneği olan xhiro kalabalığına karışabilirsiniz. Kordonun hemen arkasındaki sokakta, beşinci yüzyıldan kalma erken dönem bir Yahudi ibadethanesi ve sonradan bazilikaya dönüştürülen Saranda Sinagog Kompleksi kalıntıları ile taban mozaikleri açık havada görülebilir. Akşam saatlerinde ise kordon boyunca sıralanan deniz ürünleri restoranlarında taze ızgara balık, kalamar ve karides eşliğinde körfezin ışıklarını izlemek Saranda'nın en keyifli ritüelidir.
Lëkurësi Kalesi (Kalaja e Lëkurësit) ve Kırk Azizler Manastırı
Saranda'yı ve çevresindeki coğrafyayı kuşbakışı görmek istiyorsanız, gün batımından biraz önce şehrin güneydoğusundaki sarp tepede yükselen Lëkurësi Kalesi'ne çıkmalısınız. On altıncı yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kanuni Sultan Süleyman'ın Korfu seferi hazırlıkları sırasında stratejik gözetleme noktası olarak inşa edilen bu kare planlı kale, bugün hem tarihi bir seyir noktası hem de geniş teraslı bir restoran olarak hizmet veriyor. Buradan bir yana baktığınızda tüm Saranda Körfezi'ni ve Korfu Adası'nı, diğer yana baktığınızda ise Butrint Gölü'nü ve Ksamil yarımadasını aynı anda görebilirsiniz.
Kalenin karşı yamacında yer alan bir diğer önemli tepe noktası ise şehre adını veren Kırk Azizler Manastırı (Manastiri i 40 Shenjtorëve) kalıntılarıdır. Altıncı yüzyıldan kalma bu büyük bazilikanın yeraltı mahzenleri ve kemerli duvarları, hem tarihsel önemi hem de sunduğu panoramik körfez manzarasıyla keşfedilmeye değerdir.
Saranda Plajları ve Yakın Koyu Alternatifleri
Saranda merkezinde konaklayanlar için denize girmek oldukça pratiktir; sahil kordonunun hemen önünde halk plajları (Plazhi Publik) ve otellerin şezlong alanları uzanır. Ancak merkezden biraz uzaklaşıp daha sakin ve derin sularda yüzmek isterseniz, şehrin güney çıkışındaki Mango Plajı ve Flamingo Plajı hattına ya da kuzeybatı ucundaki kayalık koylarıyla bilinen Limani ve Krorëza / Kakome yönündeki tekne rotalarına katılabilirsiniz. Özellikle Saranda limanından sabah saatlerinde kalkan ahşap gezi tekneleri, karayoluyla ulaşımı zor olan bakir koylara (Krorëza, Kakome, Gremina) günübirlik yüzme turları düzenler; bu tekne turları İyon Denizi'nin en el değmemiş maviliklerini görmek için harika bir fırsattır.
Ksamil Rehberi: Turkuaz Koylar ve Dört Adalar
Saranda'dan güneye, Butrint yönüne doğru uzanan kıyı yolunu takip ettiğinizde, bir tarafınızda İyon Denizi diğer tarafınızda Butrint Lagünü kalacak şekilde dar bir yarımadaya girersiniz; burası Arnavutluk'un plajlarıyla en çok ses getiren beldesi Ksamil'dir. Suyun renginin koyu lacivertten açık turkuaza ve zümrüt yeşiline döndüğü Ksamil, korunaklı koyları sayesinde neredeyse havuz kadar dalgasız ve berrak bir denize sahiptir.
Ksamil Adaları (Ishujt e Ksamilit) ve Koylar
Ksamil'in simgesi, sahilin hemen karşısında dizilen ve üzeri makiliklerle kaplı olan dört küçük ıssız adacıktır (Ksamil Adaları). Kıyıya en yakın olan iki adacığa sığ sudan yüzerek bile geçilebilirken, birbirine ince bir kum diliyle bağlı olan dış adacıklara sahilden kiralanan deniz bisikletleri (pedalo), kanolar veya küçük teknelerle dakikalar içinde ulaşılır. Ksamil merkezindeki Bora Bora, Lori, Puerto Rico ve Paradise gibi yan yana sıralanan koylarda ahşap iskeleler ve şezlong alanları bulunur. Yaz ortasında merkez koylar oldukça hareketli olduğundan, sabah erken saatlerde plaja inmek hem sakin suda yüzmek hem de fotoğraf çekmek için büyük avantaj sağlar.
Ayna Plajı (Plazhi i Pasqyrave) ve Manastır Plajı
Saranda ile Ksamil arasındaki kıyı şeridinde, ana yoldan aşağıya inen toprak veya virajlı yollarla ulaşılan çok daha doğal ve etkileyici koylar gizlidir. Bunların başında, güneş ışınlarını su yüzeyinde ayna gibi yansıttığı için bu adı alan Ayna Plajı (Plazhi i Pasqyrave / Mirror Beach) gelir. Beyaz kayalıkların arasında kalan bu koy ile hemen yakınındaki Pulëbardha (Martı) Plajı ve tepesinde küçük Aziz George Manastırı'nın yükseldiği Manastır Plajı (Plazhi i Manastirit), berrak ve derin sularıyla yüzme tutkunlarının favorisidir. Ksamil'in en güney ucunda, Butrint Kanalı'na yaklaşan kesimde yer alan Pema e Thatë bölgesi ise Korfu Adası'na en yakın noktadan denize girmek ve sahil salıncaklarında dinlenmek isteyenler için öne çıkar. Ayrıca Saranda ile Ksamil arasındaki burunda yer alan Kep Merli ve Edon-Bina çevresindeki sakin koylar da kalabalıktan uzaklaşıp berrak sularda şnorkelle yüzmek, deniz tabanındaki balık sürülerini izlemek ve çam ağaçlarının gölgesinde kitap okumak isteyen gezginlere huzurlu bir ortam sunar.
Tarih ve Doğa Rotaları: Butrint Antik Kenti ve Mavi Göz (Syri i Kaltër)
Saranda ve Ksamil'i sıradan bir sahil tatili olmaktan çıkaran en büyük zenginlik, plajlardan sadece kısa bir sürüş mesafesinde yer alan dünya çapındaki tarih ve doğa miraslarıdır. Deniz molalarınızın arasına bu iki noktayı mutlaka eklemelisiniz.
Butrint Antik Kenti (Parku Kombëtar i Butrintit)
Ksamil'in hemen güneyinde, Vivari Kanalı ile Butrint Gölü'nün birleştiği ağaçlıklı bir yarımada üzerinde yer alan Butrint Antik Kenti, Arnavutluk'un ilk UNESCO Dünya Mirası alanıdır. Okaliptüs ve defne ağaçlarının gölgesindeki yürüyüş patikalarında ilerlerken sırasıyla antik Yunan, Roma, Bizans, Venedik ve Osmanlı dönemlerinin izleriyle karşılaşırsınız. Asklepios Tapınağı, su kaplumbağalarının yüzdüğü antik Roma Tiyatrosu, Roma hamamları, ince taş işçiliğiyle ünlü Vaftizhane (Baptisterium), Büyük Bazilika, devasa kiklopik surlar (Aslanlı Kapı) ve tepedeki Venedik Kalesi Müzesi tek bir parkurda gezilebilir. Ayrıca Vivari Kanalı'nın ağzında yer alan ve ahşap sal ile geçilen Tepedelenli Ali Paşa Kalesi de milli parkın en ilginç parçalarından biridir.
Mavi Göz (Syri i Kaltër / Blue Eye) Doğal Su Kaynağı
Saranda'dan Gjirokastër yönüne giden Muzina Geçidi yolu üzerinde yer alan Mavi Göz (Syri i Kaltër), yeraltındaki derin bir karstik mağaradan yeryüzüne fışkıran etkileyici bir tatlı su pınarıdır. Kaynağın tam merkezi, derinliğinden dolayı koyu lacivert bir göz bebeğini, çevresindeki beyaz kireçtaşı taban ve su bitkileri ise parlak turkuaz bir göz irisini andırır. Çınar ağaçlarıyla çevrili yürüyüş yolundan kaynağa ulaştığınızda suyun berraklığına ve yaz ortasında bile el değmeyecek kadar buz gibi olmasına şaşıracaksınız. Doğayı ve su ekosistemini korumak amacıyla kaynağın tam içine atlamak ve yüzmek kurallarla sınırlandırılmıştır; ancak ahşap seyir platformundan fotoğraf çekmek ve nehir kenarındaki gölgelik kafelerde serinlemek harika bir deneyimdir.
Kuzey Riviera Uzantısı: Lukova, Borsh, Porto Palermo ve Himara
Eğer vaktiniz varsa Saranda'dan kuzeye, Vlora (Avlonya) yönüne uzanan sahil yolunda da unutulmaz duraklar bulunur. Zeytin ağaçlarıyla kaplı yamaçların altındaki Lukova plajları, Arnavutluk Rivierası'nın en uzun kesintisiz sahili olan Borsh Plajı ve şelalelerin içinden geçen Borsh Kalesi ilk duraklardır. Biraz daha kuzeyde, yarımada üzerinde yükselen üçgen planlı Porto Palermo Kalesi (Ali Paşa Kalesi) ve sakin atmosferiyle Himara ile taş evleriyle ünlü Qeparo köyü, Riviera'nın daha bakir yüzünü görmek isteyenler için idealdir.
Arnavutluk Rivierası'na Nasıl Gidilir ve Ne Zaman Ziyaret Edilmeli?
Saranda ve Ksamil'e Türkiye'den veya Balkanlar'ın diğer noktalarından ulaşmak için birkaç farklı güzergah alternatifi bulunur. En yaygın ve panoramik yöntem, başkent Tiran'a (Nënë Tereza Havalimanı) ulaştıktan sonra güneye doğru karayoluyla inmektir. Karayolu yolculuğunda iki ana seçenek vardır: Birincisi, Fier ve Tepelena üzerinden Vjosa Vadisi'ni takip ederek Gjirokastër'e uğrayan ve Muzina Geçidi'nden (Mavi Göz üzerinden) Saranda'ya inen hızlı iç güzergahtır. İkincisi ise Vlora'dan (Avlonya) sonra Llogara Milli Parkı'nın çam ormanlarıyla kaplı dağ geçidini tırmanıp Dhërmi, Himara, Porto Palermo ve Borsh kıyılarını izleyerek Saranda'ya ulaşan manzaralı sahil yoludur.
Peki Arnavutluk Rivierası'na hangi ayda gitmeli? İyon Denizi kıyılarında Akdeniz iklimi hakimdir; yazlar sıcak ve güneşli, bahar ayları ise ılıman geçer. Eğer önceliğiniz Ksamil Adaları çevresinde yüzmek, deniz bisikletiyle koyları gezmek ve güneşlenmekse haziran başından eylül sonuna kadar olan dönem su sıcaklığı açısından en elverişli zamandır. Temmuz ve ağustos aylarında hem yerel tatilcilerin hem de Avrupa'dan gelen gezginlerin etkisiyle Ksamil koylarında yoğunluk artar; bu aylarda gidiyorsanız plajlara sabah erken saatlerde inmeniz önerilir. Kalabalığın azaldığı, denizin hâlâ sıcak olduğu ve doğanın en dingin halini sunduğu haziran ve eylül ayları ise birçok deneyimli gezgin için Riviera'nın altın dönemidir. Nisan, mayıs ve ekim ayları ise Butrint Antik Kenti'nde, Lëkurësi Kalesi'nde ve Gjirokastër sokaklarında bunalmadan kültür gezisi yapmak isteyenler için biçilmiş kaftandır.
Saranda ve Ksamil Gezisi İçin Pratik İpuçları ve Kontrol Listesi
İyon Denizi kıyısındaki tatilinizi sorunsuz ve keyifli geçirmek için yola çıkmadan önce şu pratik noktaları göz önünde bulundurun:
- En Uygun Zaman Seçimi: Deniz ve güneş tatili için haziran ortasından eylül sonuna kadar olan dönem idealdir. Kalabalıktan uzak, daha sakin koylar ve ılıman bir hava arıyorsanız haziran ayı ile eylül ayı en dengeli zamanlardır. Kültür gezileri (Butrint, Mavi Göz, kaleler) içinse mayıs ve ekim ayları çok keyiflidir.
- Deniz Ayakkabısı Alın: Ksamil merkezdeki bazı koylar kumlu olsa da, Saranda sahilleri ile Ayna (Pasqyra) ve Manastır plajları doğal çakıl taşlıdır. Suya rahat girmek için yanınızda mutlaka deniz ayakkabısı bulundurun.
- Nakit (Lek) Bulundurma Zorunluluğu: Sahil şeridindeki pek çok plaj işletmesinde, şezlong kiralamalarında, küçük fırınlarda ve Saranda-Ksamil-Butrint arası çalışan belediye otobüslerinde kredi kartı geçmeyebilir. Yanınızda her zaman Arnavutluk Leki (ALL) taşıyın.
- Saranda - Ksamil - Butrint Otobüsü: İki belde arasında ulaşım son derece pratiktir. Saranda merkezden (liman ve Sinagog kalıntıları yakınından) kalkan otobüsler düzenli aralıklarla Ksamil'den geçerek son durak olan Butrint Antik Kenti kapısına kadar gider.
- Deniz Ürünleri ve İtalyan Etkisi: Coğrafi ve kültürel yakınlık nedeniyle Saranda ve Ksamil mutfağında Akdeniz ve İtalyan etkisi çok güçlüdür. Butrint Gölü'nde yetiştirilen taze midyeleri (midhje), ızgara çipura/levreği, deniz mahsullü risottoları ve taş fırın pizzalarını mutlaka deneyin.
- Butrint Gölü'nde Midye Turu Deneyimi: Gastronomiye meraklıysanız Butrint Gölü (Laguna e Butrintit) kıyısındaki ahşap midye çiftliği teknelerine katılarak midyelerin su altındaki halatlardan nasıl toplandığını yerinde görebilir ve göl kenarındaki çardaklarda sarımsak ile zeytinyağlı sosla buharda pişirilen taze midyelerin tadına bakabilirsiniz.
- Güneş Koruması ve Su Takviyesi: Butrint Antik Kenti'nin bir bölümü gölgelik olsa da Venedik Kalesi ve Lëkurësi Kalesi gibi açık tepe noktalarında güneş doğrudan etkili olur. Şapkanızı, güneş gözlüğünüzü ve su mataranızı yanınızdan eksik etmeyin.
- Otopark ve Sahil İnişleri: Özel araçla seyahat ediyorsanız yaz aylarında Ksamil merkezde ve özellikle Ayna Plajı (Plazhi i Pasqyrave) ile Manastır Plajı'nın dar iniş yollarında park yeri bulmak zorlaşabilir. Bu noktalara sabah erken saatlerde gitmek veya Saranda-Ksamil arası düzenli çalışan toplu taşıma araçlarını ve taksileri tercih etmek size büyük rahatlık sağlar.
Arnavutluk Rivierası'nı Ballıca Turizm ile Keşfedin
Saranda'nın canlı sahil kordonunu, Ksamil'in turkuaz adalarını, Butrint'in binlerce yıllık mirasını ve Gjirokastër ile Berat gibi taş şehirleri tek bir akıcı rotada birleştirmek isterseniz, ulaşım ve otel planlamasıyla uğraşmadan profesyonel rehberli programlarımıza katılabilirsiniz. Bölgenin en güzel noktalarını kapsayan rotalarımız için Arnavutluk turları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yarımadanın farklı kültürlerini bir arada görmek isteyen gezginlerimiz için hazırladığımız Balkan turları ve kolayca seyahat edebileceğiniz vizesiz turlar kategorilerimizde farklı tarih ve süre alternatifleri yer alıyor. Aileniz, arkadaş grubunuz veya kurumunuz için tamamen size özel bir Riviera ve kültür programı oluşturmak isterseniz özel tur talebi bırakabilir ya da tur planlayıcı aracımızı kullanabilirsiniz.
1996 yılından bu yana hizmet veren İstanbul Beylikdüzü merkezli, TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm, 7/24 çağrı merkezi ve Ballıca Club ayrıcalıklarıyla seyahatinizin her adımında yanınızdadır. Merak ettiğiniz tüm detaylar için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilir, İyon Denizi'nin turkuaz kıyılarındaki yerinizi hemen ayırtabilirsiniz!
Sıkça Sorulan Sorular
Akşamları uzun sahil kordonunda yürüyüş yapmak, çok sayıda restoran seçeneğine ve ulaşım bağlantılarına yakın olmak istiyorsanız Saranda daha uygundur. Sabah uyanır uyanmaz sığ ve turkuaz renkli koylarda denize girmek isteyenler ve çocuklu aileler ise Ksamil'i tercih edebilir.
Saranda ile Ksamil birbirine oldukça yakın iki komşu beldedir. Saranda merkezden kalkan ve Butrint Antik Kenti'ne kadar giden belediye otobüsleriyle veya taksiyle kıyı yolunu takip ederek kısa sürede ulaşım sağlayabilirsiniz.
Ksamil merkezdeki ana koylar ve adacıkların çevresi açık renkli ince kum ve ufalanmış beyaz çakıl karışımından oluşur, denizi ise sığdır. Ancak Saranda merkez plajları ile Ayna (Pasqyra) ve Manastır plajları doğal çakıl taşlı olduğu için deniz ayakkabısı kullanılması önerilir.
Butrint Antik Kenti, Ksamil'in hemen güney ucunda yer alır ve Saranda-Ksamil hattında çalışan otobüslerin son durağıdır. Ağaçlıklı patikalardan oluşan bu geniş arkeolojik parkı ve içindeki Venedik Kalesi Müzesi'ni rahatça gezmek için yaklaşık iki-üç saat ayırmak idealdir.
Saranda-Gjirokastër yolu üzerinde bulunan Mavi Göz doğal su pınarı koruma altındaki bir tabiat parkı olduğu için kaynağın tam göz noktasında yüzülmesine izin verilmemektedir. Ziyaretçiler yürüyüş parkurunu gezebilir, seyir terasından fotoğraf çekebilir ve nehir kıyısındaki tesislerde dinlenebilir.
Başkent Tiran'dan güney kıyılarına inmek için iç kesimdeki Fier-Tepelena-Gjirokastër karayolu veya Vlora üzerinden Llogara Geçidi'ni aşan manzaralı sahil yolu kullanılır. Şehirlerarası otobüslerle, özel araçla veya rehberli tur programlarıyla ulaşım sağlanabilir.
Saranda'ya hakim bir tepede yer alan Lëkurësi Kalesi'ne çıkmak için en güzel zaman gün batımından yaklaşık bir saat öncesidir. Kalenin sur alanına giriş ücretsizdir; içerideki teras restoranda oturup hem Saranda Körfezi hem de Korfu Adası manzarasına karşı bir şeyler içebilirsiniz.
İyon Denizi kıyısında yer alan bu bölgede taze ızgara balıklar, kalamar, karides ve özellikle Butrint Gölü'nden çıkarılan ünlü midyeler (midhje) mutlaka tadılmalıdır. Ayrıca İtalyan mutfağı etkisiyle hazırlanan deniz mahsullü makarnalar, risottolar ve taş fırın pizzaları da oldukça başarılıdır.
Denize girmek için suyun ısındığı haziran ortasından eylül sonuna kadar olan dönem oldukça elverişlidir. Temmuz ve ağustos aylarındaki yoğunluktan kaçınmak isteyen gezginler için haziran ve eylül ayları hem sakin plajlar hem de ideal hava koşulları sunar.