Utrecht ve Haarlem gezisi, Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan kısa bir tren yolculuğuyla ulaşabileceğiniz en huzurlu ve otantik şehir kaçamaklarını sunar. İki katlı tarihi kanalları, yel değirmenleri ve yerel meydanlarıyla bu iki şehri yakından tanıyın.
İçindekiler
- 01 Neden Amsterdam'dan Utrecht ve Haarlem'e Kaçamak Yapmalısınız?
- 02 Utrecht Gezi Rehberi: İki Katlı Kanallar ve Dom Kulesi
- 03 Haarlem Gezi Rehberi: Avlular, Yel Değirmeni ve Sanat
- 04 Amsterdam'dan Utrecht ve Haarlem'e Ulaşım ve Pratik İpuçları
- 05 Hollanda'nın Tarihi Şehirlerini Ballıca Turizm İle Keşfedin
- 06 Sıkça Sorulan Sorular
Utrecht ve Haarlem gezisi: Amsterdam'dan kolay şehir kaçamakları arayan gezginler için Hollanda'nın en pratik, en fotojenik ve en yerel iki alternatifini oluşturur. Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan (Amsterdam Centraal) kalkan trenlerle sadece dakikalar içinde ulaşabileceğiniz bu iki tarihi şehir, başkentin yoğun turist kalabalığından sıyrılıp gerçek Hollanda günlük yaşamını deneyimlemenize olanak tanır. Utrecht; dünyada benzerine az rastlanan su seviyesindeki iki katlı rıhtım mahzenleri (werfkelder), görkemli Dom Kulesi ve genç üniversite enerjisiyle öne çıkarken; Haarlem ise gizli iç avluları (hofjes), tarihi yel değirmeni, Altın Çağ tablolarıyla dolu müzeleri ve Arnavut kaldırımlı butik alışveriş sokaklarıyla dingin bir atmosfer sunar. Bu kapsamlı rehberde, Utrecht ve Haarlem'e nasıl gidileceğini, her iki şehirde mutlaka görülmesi gereken noktaları ve günübirlik gezi rotanızı nasıl planlayabileceğinizi tüm detaylarıyla bulacaksınız.
Neden Amsterdam'dan Utrecht ve Haarlem'e Kaçamak Yapmalısınız?
Amsterdam, kanalları ve dünya çapındaki müzeleriyle Avrupa'nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biridir. Ancak birkaç gün Amsterdam'da vakit geçirdikten sonra pek çok gezgin daha sakin, bisiklet zillerinin ve yerel pazarların sesini dinleyebileceği, restoranlarda sıra beklemeden kanal kenarında kahve içebileceği kasaba ve şehirleri merak eder. Detaylı bir Hollanda gezi rehberi incelediğinizde, ülkedeki demiryolu ağının şehirleri birbirine bir metro hattı kolaylığında bağladığını görürsünüz.
İşte bu noktada batıda Kuzey Denizi kıyılarına yakın konumlanan Haarlem ile güneydoğuda ülkenin tam kalbinde ve demiryolu kavşağında yer alan Utrecht devreye girer. Her iki şehir de Amsterdam'ın tarihi kanal mimarisini paylaşır; ancak çok daha kompakt, yürüyerek kolayca keşfedilebilir ve yerel halkın ağırlıkta olduğu bir sosyal dokuya sahiptir. Peki vaktiniz kısıtlıysa hangisini seçmeli, yoksa ikisini aynı seyahate nasıl sığdırmalısınız? Gelin iki şehrin de karakterini yakından inceleyelim.
Utrecht Gezi Rehberi: İki Katlı Kanallar ve Dom Kulesi
Roma İmparatorluğu döneminde Ren Nehri kıyısında bir sınır kalesi (Trajectum) olarak kurulan Utrecht, Orta Çağ boyunca Kuzey Hollanda'nın en önemli dini ve ticari merkezi olmuştur. Bugün ise ülkenin en büyük ve en köklü üniversitesine ev sahipliği yaptığı için tarihi taş binaların arasında her daim genç, dinamik ve yaratıcı bir atmosfer hissedilir.
Oudegracht (Eski Kanal) ve İki Katlı Rıhtım Mahzenleri
Utrecht'i Amsterdam dahil diğer tüm Hollanda şehirlerinden ayıran en belirgin mimari özellik, şehrin kalbinden geçen Oudegracht (Eski Kanal) ve Nieuwegracht (Yeni Kanal) boyunca uzanan iki katlı rıhtım yapısıdır. Orta Çağ'da gemilerle gelen ticaret mallarını doğrudan su seviyesinden indirip depolamak amacıyla, cadde seviyesinin altında kemerli taş mahzenler (werfkelders) ve suyun hemen kenarında ikinci bir alt kaldırım inşa edilmiştir. Bugün bu tarihi tonozlu mahzenler; suyun hemen sıfır noktasında masaları bulunan kafelere, dünya mutfaklarından restoranlara, tasarım atölyelerine ve butiklere dönüştürülmüştür. Güneşli bir günde Oudegracht'ın alt rıhtımına inip geçen kanoları ve tekne turlarını izleyerek öğle yemeği yemek, Utrecht'te yaşanabilecek en keyifli deneyimdir.
Domtoren (Dom Kulesi), Katedral ve Pandhof Bahçesi
Utrecht'in neresinde olursanız olun başınızı kaldırdığınızda göreceğiniz yapı, Hollanda'nın en yüksek kilise kulesi olan Domtoren (Dom Kulesi)'dir. On dördüncü yüzyılda Gotik üslupla inşa edilen bu kule, geçmişte Aziz Martin Katedrali'nin (Domkerk) bir parçasıyken, on yedinci yüzyılda yaşanan şiddetli bir fırtınada katedralin orta nefinin yıkılmasıyla kilise binasından bağımsız olarak meydanın ortasında tek başına kalmıştır. Kulenin tepesindeki seyir terasına çıktığınızda tüm Utrecht kanallarını, hatta açık havalarda Amsterdam ve Rotterdam silüetlerini bile görebilirsiniz.
Dom Meydanı'na (Domplein) geldiğinizde katedralin hemen yanındaki gizli bir kapıdan geçerek Pandhof Sinte Marie veya katedralin kendi iç avlusu olan Pandhof van de Dom bahçesine mutlaka girmelisiniz. Kemerli Gotik revaklarla çevrili bu sessiz manastır bahçesi, şifalı bitkileri, ortasındaki küçük çeşmesi ve taş işçiliğiyle şehrin tam ortasında huzurlu bir vaha gibidir.
Utrecht'te Müzeler ve Farklı Deneyimler
Sanat, tasarım ve aile gezileri için de Utrecht zengin alternatifler barındırır. Modern mimariye ilgi duyanlar, De Stijl akımının öncüsü Gerrit Rietveld tarafından tasarlanan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Rietveld Schröder Evi'ni ziyaret edebilir; hareketli duvar panelleriyle mekanın nasıl dönüştüğünü yerinde görebilirler. Çocuklu aileler ve nostalji sevenler için dünyaca ünlü tavşan karakter Miffy'nin (Hollandaca adıyla Nijntje) yaratıcısı Dick Bruna'nın memleketi olan Utrecht'teki Nijntje Müzesi ve tarihi lokomotiflerin sergilendiği Demiryolu Müzesi (Spoorwegmuseum) oldukça ilgi çekicidir. Ayrıca kendi kendine çalan mekanik müzik kutularının ve sokak laternalarının sergilendiği Museum Speelklok, neşeli melodileriyle her yaştan ziyaretçiyi gülümsetir. Kanal sularında aktif bir mola vermek isterseniz, Oudegracht üzerinde kano veya deniz bisikleti kiralayarak ağaçların altından süzülebilirsiniz.
Kasteel de Haar (De Haar Şatosu) ve Utrecht Meydanları
Utrecht gezinize birkaç saat daha ekleyebiliyorsanız, şehir merkezinin hemen batısında, Utrecht sınırları içinde yer alan Kasteel de Haar (De Haar Şatosu) mutlaka görülmesi gereken bir mimari yapıdır. Hollanda'nın en büyük ve en görkemli şatosu olan bu yapı; etrafını saran hendekleri, asma köprüleri, kuleleri, gül bahçeleri ve geniş geyik parkıyla Orta Çağ masallarından çıkmış gibidir. On dokuzuncu yüzyılın sonunda ünlü mimar Pierre Cuypers (Amsterdam Rijksmuseum ve Merkez İstasyonu'nun da mimarı) tarafından kapsamlı biçimde yeniden inşa edilen şatoya, Utrecht istasyonundan banliyö treni ve kısa bir otobüs aktarmasıyla kolayca ulaşabilirsiniz.
Şehir merkezinde ise Oudegracht dışında vakit geçirebileceğiniz en canlı meydanlar Neude, Janskerkhof ve Ledig Erf'tir. Özellikle Cumartesi günleri Janskerkhof Meydanı'nda kurulan geleneksel çiçek pazarı (Bloemenmarkt), binlerce lale, nergis ve saksı bitkisiyle meydanı rengarenk bir bahçeye dönüştürür. Aynı gün Vredenburg Meydanı'nda kurulan büyük yerel pazarda ise taze kızarmış balık (kibbeling), yıllandırılmış Gouda peynirleri ve sıcak karamelli stroopwafel tadabilirsiniz.
Haarlem Gezi Rehberi: Avlular, Yel Değirmeni ve Sanat
Amsterdam'ın hemen batısında, Spaarne Nehri kıyısında kurulu olan Haarlem, Kuzey Hollanda eyaletinin başkentidir. Tarih boyunca lale ticaretinin, keten dokumacılığının, matbaacılığın ve on yedinci yüzyıl Hollanda Altın Çağı resim sanatının merkezi olan şehir, tuğla cepheli basamaklı çatıları (stepped gables) ve çiçeklerle süslü dar sokaklarıyla kartpostalları andırır.
Grote Markt ve Sint-Bavokerk (Bavo Kilisesi)
Haarlem gezisinin başlangıç noktası, Hollanda'nın en güzel şehir meydanlarından biri kabul edilen Grote Markt (Büyük Meydan)'tır. Meydanın bir ucunda orta çağdan kalma tarihi Belediye Binası (Stadhuis) ve Rönesans mimarisinin en süslü örneklerinden biri olan eski et hali binası Vleeshal yer alırken, diğer ucunda şehrin simgesi Grote of Sint-Bavokerk (Aziz Bavo Kilisesi) yükselir. Kilisenin içine girdiğinizde sizi sedir ağacından yapılmış tonozlu tavanlar ve dünyaca ünlü devasa Christian Müller Orgu karşılar. Genç Mozart'ın ve Händel'in bile bizzat çaldığı bu tarihi org, bugün hala düzenlenen konserlerle müzikseverleri ağırlamaktadır. Cumartesi ve Pazartesi günleri Grote Markt'ta kurulan açık hava pazarında ise taze Hollanda peynirlerini, sıcak stroopwafel çeşitlerini ve mevsim çiçeklerini bulabilirsiniz.
Haarlem'in Gizli Bahçeleri (Hofjes) ve De Adriaan Yel Değirmeni
Haarlem'i benzersiz kılan en özel kültürel miras, yerel dilde hofje adı verilen gizli iç avlulardır. Orta Çağ'dan itibaren varlıklı hayırseverler ve loncalar tarafından özellikle yalnız yaşayan yaşlı kadınların ücretsiz ve güvenli biçimde barınması için inşa edilen bu sosyal konutlar, dışarıdan bakıldığında sıradan bir sokak kapısı gibi görünür. Kapıdan içeri adım attığınızda ise etrafı tek katlı sevimli evlerle çevrili, ortasında bakımlı çiçek bahçeleri ve su kuyusu bulunan tam bir sessizlik dünyasıyla karşılaşırsınız. Şehirde günümüze ulaşan yirmiden fazla tarihi hofje bulunur (örneğin Hollanda'nın en eskisi olan Hofje van Bakenes veya Teylers Hofje). Bu avlular bugün hala insanların yaşadığı özel konutlar olduğu için, ziyarete açık saatlerde (genellikle hafta içi ve Cumartesi gündüz saatlerinde) sessizce gezilmeli ve sakinlerin mahremiyetine saygı gösterilmelidir.
Avlu keşfinin ardından Spaarne Nehri kıyısına yürüyerek şehrin en fotojenik simgesi olan Molen De Adriaan (Adriaan Yel Değirmeni)'na ulaşabilirsiniz. Nehir kenarında yükselen bu geleneksel ahşap yel değirmeni, hem rüzgar gücüyle tahıl öğütme mekanizmasını yakından görmek hem de değirmenin balkonundan Haarlem'in kırmızı kiremitli çatılarını izlemek için harika bir duraktır.
Frans Hals Müzesi, Teylers Müzesi ve Altın Sokaklar
Kültür ve sanat meraklıları için Haarlem iki çok önemli müzeye ev sahipliği yapar. Bunlardan ilki, Hollanda'nın hala kendi özgün binasında hizmet veren en eski müzesi olan Teylers Müzesi'dir; Aydınlanma Çağı ruhunu yansıtan Oval Salon'da tarihi bilimsel aletler, fosiller, mineraller ve Rembrandt ile Michelangelo'ya ait çizimler bir arada sergilenir. İkincisi ise Hollanda Altın Çağı'nın ünlü portre ustası Frans Hals'ın canlı fırça darbeleriyle bezeli grup portrelerini görebileceğiniz Frans Hals Müzesi'dir. Alışveriş ve tasarım tutkunları için ise Haarlem, Hollanda'nın en iyi butik alışveriş şehri olarak bilinir: Gouden Straatjes (Altın Sokaklar) olarak adlandırılan Warmoesstraat, Kleine Houtstraat ve Schagchelstraat gibi yedi tarihi dar sokakta zincir mağazalar yerine bağımsız tasarım dükkanları, antikacılar, çikolatacılar ve plakçılar sıralanır.
Haarlem'de Gastronomi, Tarihi Mekanlar ve Doğa Rotası
Haarlem, tarihi mimariyi modern yaşamla birleştirme konusunda son derece başarılıdır. Şehirde yürürken uğrayabileceğiniz en ilginç mekanlardan biri, eski bir Protestan kilisesinin (Jacobikerk) aslına sadık kalınarak restore edilmesiyle ortaya çıkan Jopenkerk'tir; yüksek vitray pencerelerin altında yemek yiyebilir veya kahve molası verebilirsiniz. Bir diğer tarihi durak ise Grote Markt yakınındaki Botermarkt (Tereyağı Pazarı) meydanıdır; burada haftanın belirli günlerinde organik gıda pazarı ve antika-bit pazarı kurulur. Ayrıca şehrin tarihi surlarından günümüze kalan tek şehir kapısı olan Amsterdamse Poort (Amsterdam Kapısı), kuleleri ve su kenarındaki konumuyla yürüyüş rotanızın sonunda harika bir fotoğraf noktası sunar.
Eğer Haarlem gezinizi doğayla taçlandırmak isterseniz, şehrin hemen batısında başlayan Zuid-Kennemerland Ulusal Parkı kum tepeleri, çam ormanları, serbest dolaşan İskoç yayla sığırları ve yaban geyikleriyle bisiklet sürmek veya yürüyüş yapmak için çok elverişlidir. Parkın içinden geçen bisiklet yollarını takip ederek kısa sürede Kuzey Denizi kıyısındaki Bloemendaal aan Zee veya Zandvoort plajlarına ulaşabilir, deniz kenarındaki ahşap plaj kafelerinde Kuzey Denizi rüzgarını izleyerek gün batımını karşılayabilirsiniz.
| Karşılaştırma Kriteri | Utrecht | Haarlem |
|---|---|---|
| Amsterdam'dan Ulaşım | Amsterdam Centraal'dan sık aralıklarla kalkan direkt şehirlerarası trenlerle çok kısa sürede ulaşılır | Amsterdam Centraal'dan batı yönüne giden banliyö ve şehirlerarası trenlerle dakikalar içinde varılır |
| Genel Atmosfer ve Kimlik | Canlı üniversite şehri, su seviyesindeki iki katlı kanallar, genç ve enerjik kafe kültürü | Sakin, tarihi flaman dokusu, gizli iç avlular (hofjes), sanat galerileri ve butik sokaklar |
| Simgesel Yapılar | Dom Kulesi (Domtoren), Oudegracht mahzenleri, Pandhof Bahçesi ve Rietveld Schröder Evi | Grote Markt, Aziz Bavo Kilisesi, Molen De Adriaan Yel Değirmeni ve Teylers Müzesi |
| Alışveriş ve Lezzet | Hoog Catharijne modern çarşısı, kanal boyu tasarım dükkanları ve öğrenci dostu restoranlar | Altın Sokaklar (Gouden Straatjes) bağımsız butikleri, antika dükkanları ve tarihi fırınlar |
| Kimler İçin Daha Uygun? | Kanal kenarında hareketli sosyal ortam, mimari ve modern tasarım arayan gezginler | Yavaş tempolu yürüyüş, klasik sanat, fotoğrafçılık ve butik alışveriş seven gezginler |
Amsterdam'dan Utrecht ve Haarlem'e Ulaşım ve Pratik İpuçları
Günübirlik bir gezi planlarken zamanı doğru bölmek, her iki şehrin de ruhunu yakalamanızı sağlar. Eğer sabah erken saatlerde yola çıkarsanız, güne Haarlem'de bir fırından taze kruvasan ve kahve alarak başlayabilir, sabah sakinliğinde Grote Markt'ı, Aziz Bavo Kilisesi'ni ve gizli hofje avlularını gezebilirsiniz. Öğle saatlerinde Spaarne Nehri kıyısındaki De Adriaan Yel Değirmeni'ni fotoğrafladıktan sonra trene binerek öğleden sonranızı ve akşam yemeğinizi Utrecht'in hareketli Oudegracht kanallarına ayırabilirsiniz. Özellikle akşam saatlerinde Utrecht kanallarındaki ışıklandırmalar ve su kenarındaki mahzen restoranların ambiyansı günü kapatmak için harika bir ortam yaratır. Kış aylarında Utrecht'i ziyaret ederseniz, tarihi binaların ve kanalların ışık sanatıyla aydınlatıldığı Trajectum Lumen gece yürüyüşü rotasını da ücretsiz olarak takip edebilirsiniz.
Hem Utrecht hem de Haarlem'e Amsterdam'dan ulaşmak son derece zahmetsizdir. Hollanda Ulusal Demiryolları (NS) tarafından işletilen trenler, sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar her on-on beş dakikada bir Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan (Amsterdam Centraal) hareket eder. Üstelik Hollanda'daki toplu taşıma sisteminde uygulanan OVpay altyapısı sayesinde, kağıt bilet kuyruğuna girmenize bile gerek yoktur; uluslararası temassız kredi kartınızı veya banka kartınızı istasyon girişindeki turnikeye okutarak (check-in) trene binebilir, indiğiniz istasyonda tekrar okutarak (check-out) yolculuğunuzu tamamlayabilirsiniz.
Rehberli Hollanda turları, Benelux Paris turları veya Avrupa turları kapsamında Amsterdam'da serbest zamanınız olduğunda, yarım gününüzü Haarlem'e veya tam gününüzü Utrecht'e ayırarak seyahatinizi zenginleştirebilirsiniz. Günübirlik şehir kaçamağınızı planlarken işinize yarayacak kontrol listesi şu şekildedir:
- Turnikelerde Giriş ve Çıkış Okutmasını Unutmayın: Tren istasyonlarında kartınızı hem binerken (check-in) hem de inerken (check-out) mutlaka sarı okuyuculara okutun; çıkışta okutmayı unutursanız sistem sabit ceza tarifesi kesebilir.
- İstasyondan Merkeze Yürüyerek Geçin: Hem Utrecht Centraal hem de Haarlem tren istasyonu tarihi şehir merkezinin hemen kıyısındadır; taksiye veya otobüse ihtiyaç duymadan istasyondan çıkar çıkmaz yürüyerek on dakikada ana meydana ulaşabilirsiniz (ayrıca Haarlem istasyonunun tarihi Art Nouveau ahşap bekleme salonlarını fotoğraflamayı unutmayın).
- Pazar ve Pazartesi Günlerine Dikkat Edin: Hollanda'daki küçük şehirlerde ve kasabalarda pek çok butik mağaza Pazar günleri kapalı olabilir veya Pazartesi günleri öğleden sonra açılabilir; alışveriş odaklı bir gezi için Salı-Cumartesi arasını tercih edin.
- Bisiklet Yollarına (Fietspad) Dikkat Edin: Özellikle Utrecht, dünyada kişi başına düşen bisiklet trafiğinin en yoğun olduğu şehirlerden biridir; kırmızı asfaltlı bisiklet şeritlerinde yürümemeye ve fotoğraf çekerken arkadan gelen bisikletleri kontrol etmeye özen gösterin.
- Nakit Yerine Kart Bulundurun: Hollanda'da pek çok kafe, müze gişesi ve fırın "Sadece Kart (Pin Only)" sistemiyle çalışır ve nakit Euro kabul etmeyebilir; yanınızda mutlaka temassız özelliğe sahip bir banka veya kredi kartı olsun.
- Rüzgar ve Yağmura Karşı Hazırlıklı Olun: Kuzey Denizi iklimi nedeniyle güneşli başlayan bir gün aniden rüzgarlı bir yağmura dönebilir; çantanızda şemsiye yerine rüzgara dayanıklı su geçirmez kapüşonlu bir yağmurluk taşıyın.
Hollanda'nın Tarihi Şehirlerini Ballıca Turizm İle Keşfedin
Amsterdam'ın ikonik kanallarını gördükten sonra Utrecht'in iki katlı rıhtımlarında kahve içmek ve Haarlem'in gizli avlularında zamanda yolculuğa çıkmak, Hollanda deneyiminizi unutulmaz bir bütünlüğe kavuşturur. Seyahatiniz öncesinde Schengen başvuru adımları ve gerekli belgeler hakkında güncel bilgi almak için vize danışmanlığı ekibimizle görüşebilir, farklı rotaları karşılaştırmak için sitemizdeki tur planlayıcı veya kültür turları sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.
1996'dan bu yana TÜRSAB belgeli olarak faaliyet gösteren İstanbul Beylikdüzü merkezli acentemiz, uzman rehber kadrosu ve 7/24 çağrı merkezi desteğiyle Avrupa'nın en güzel şehirlerini güvenle gezmenizi sağlar. Sadakat programımız Ballıca Club avantajlarından yararlanmak ve güncel tur tarihlerimizi öğrenmek için iletişim sayfamızdan bize her zaman ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan (Amsterdam Centraal) kalkan direkt trenlerle Haarlem'e yaklaşık on beş dakikada, Utrecht'e ise yaklaşık yirmi beş-otuz dakikada ulaşabilirsiniz. Her iki yöne de gün boyunca her on-on beş dakikada bir düzenli tren seferi bulunmaktadır.
Sadece yarım gününüz varsa, sakin sokaklarda butik alışveriş yapmak, yel değirmeni ve gizli avluları görmek istiyorsanız Haarlem daha kompakt ve hızlı bir seçenektir. Tam gününüz varsa ve su seviyesindeki iki katlı kanallarda, hareketli kafelerde vakit geçirmek istiyorsanız Utrecht'i seçmelisiniz.
Utrecht'teki Oudegracht ve Nieuwegracht kanalları iki katlı olarak inşa edilmiştir; cadde seviyesinin altında, suyla aynı hizada ikinci bir rıhtım kaldırımı ve tarihi depo mahzenleri (werfkelders) bulunur. Bugün bu mahzenler su sıfır noktasında oturma alanı sunan restoran ve kafelere dönüştürülmüştür.
Evet, Haarlem'deki tarihi hofje avlularının büyük bölümü hafta içi ve Cumartesi günleri gündüz saatlerinde ücretsiz olarak ziyarete açıktır. Ancak bu avlular hala yerel halkın yaşadığı konutlar olduğu için ziyaret sırasında sessiz olunması ve özel mülk sınırlarına saygı gösterilmesi gerekir.
Evet, Hollanda genelinde uygulanan OVpay sistemi sayesinde temassız uluslararası kredi veya banka kartınızı istasyon turnikelerine okutarak trene binebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, aynı kartı hem biniş istasyonunda hem de iniş istasyonunda turnikeye okutmaktır.
Tren bağlantıları çok hızlı olduğu için sabah erken saatlerde Haarlem'i gezip öğleden sonra ve akşam saatlerini Utrecht'in kanal boyu restoranlarında geçirmek teknik olarak mümkündür. Ancak müzeleri ve tarihi sokakları acele etmeden sindirerek gezmek için her şehre ayrı bir gün veya yarım gün ayırmak daha keyiflidir.
Hollanda'nın en yüksek kilise kulesi olan Domtoren'in seyir terasına, Dom Meydanı'ndaki turizm danışma ofisinden düzenlenen rehberli turlar veya asansörlü ziyaret biletleriyle çıkılabilir. Yoğun günlerde kontenjanlar dolabildiği için biletinizi önceden internet üzerinden almanız önerilir.
Evet, Haarlem konum olarak Zandvoort ve Bloemendaal sahillerine tren veya bisikletle sadece birkaç dakika mesafededir. Ayrıca ilkbahar aylarında Haarlem istasyonundan kalkan otobüslerle Lisse ve Keukenhof çevresindeki çiçek tarlalarına kolayca ulaşılabilir.
Utrecht, dünyaca ünlü çizgi karakter Miffy'ye adanmış Nijntje Müzesi, gerçek tarihi trenlerin içine binilebilen Demiryolu Müzesi (Spoorwegmuseum) ve müzik kutularının sergilendiği Museum Speelklok ile Hollanda'nın çocuklu aileler için en eğlenceli şehirlerinden biridir.