İspanya'nın Akdeniz kıyısındaki aydınlık kenti Valencia'da gezilecek yerleri, Sanat ve Bilim Şehri kompleksini ve tarihi çarşıları adım adım anlatıyoruz. Geniş kumsallar, Turia Bahçeleri ve gerçek Valencia paellası ipuçlarıyla seyahatinizi planlayın.
İçindekiler
- 01 Valencia Neden İspanya'nın En Dengeli Gezi Rotalarından Biridir?
- 02 Sanat ve Bilim Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) Rehberi
- 03 Tarihi Merkezde (Ciutat Vella) Gezilecek Yerler
- 04 Valencia Plajları, Marina ve Albufera Doğal Parkı
- 05 Valencia'da Ne Yenir? Gerçek Paella, Horchata ve Fartons
- 06 Valencia Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi
- 07 Valencia ve İspanya Kültür Rotalarını Ballıca Turizm ile Keşfedin
- 08 Sıkça Sorulan Sorular
Valencia'da ne yapılır sorusunun yanıtı; fütüristik mimarisiyle dünyaca ünlü Sanat ve Bilim Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) kompleksini keşfetmek, Gotik ve Barok yapıların yükseldiği tarihi merkezi (Ciutat Vella) adımlamak, eski nehir yatağından dönüştürülen Turia Bahçeleri'nde bisiklet sürmek ve Malvarrosa Plajı kıyısında ya da Albufera Lagünü'nde gerçek İspanyol paellasını tatmaktır. İspanya'nın üçüncü büyük kenti olan Valencia, hem köklü tarihini koruyan meydanları hem de modern şehircilik vizyonuyla iki ila üç günlük bir gezide dolu dolu bir program sunar. Üstelik düz coğrafyası, yürüyüşe uygun caddeleri ve yıl boyu güneşli Akdeniz iklimiyle her yaştan gezgin için son derece konforludur. Bu rehberde Valencia'da görülmesi gereken tüm önemli noktaları, plajları, yerel mutfak sırlarını ve ulaşım ipuçlarını bulacaksınız.
Valencia Neden İspanya'nın En Dengeli Gezi Rotalarından Biridir?
Madrid ve Barselona'nın ardından ülkenin en büyük metropolü olan Valencia, büyük bir şehrin kültürel imkanlarına sahip olmasına rağmen çok daha sakin, ferah ve telaşsız bir yaşam ritmi sunar. İspanya gezi rehberi rotalarında Endülüs ve Katalonya ile birlikte en çok ilgi gören duraklardan biri olmasının temel nedeni, birbirinden tamamen farklı üç dünyayı tek bir şehirde birleştirmesidir: iki bin yıllık Roma, Endülüs ve Hristiyan mirasını barındıran tarihi merkez; mimar Santiago Calatrava'nın imzasını taşıyan geleceğin mimarisi ve şehir merkezine tramvayla ulaşılabilen geniş altın kumlu Akdeniz plajları.
Peki Valencia gezisini nasıl kurgulamalı? Şehri gezerken en büyük yardımcınız, kenti bir yay gibi boydan boya saran dokuz kilometrelik Jardín del Turia (Turia Bahçeleri) olacaktır. Geçmişte taşkınlara yol açan Turia Nehri'nin yatağı şehir dışına yönlendirilmiş, geride kalan devasa nehir yatağı ise portakal ağaçları, yürüyüş ve bisiklet yolları, çeşmeler ve tarihi köprülerle dolu yemyeşil bir kent parkına dönüştürülmüştür. Bu parkın bir ucunda tarihi merkez, diğer ucunda ise Sanat ve Bilim Şehri ile liman yer alır.
İspanya'nın Akdeniz kıyılarını, Madrid ve Barselona gibi ana merkezlerle birleştirerek konforlu bir organizasyonla görmek isteyenler için İspanya turları ideal bir planlama sunar. Rehberli turlarda şehirler arası geçişler ve panoramik şehir turları hazır olduğu için, serbest zamanlarınızda doğrudan Valencia'nın çarşılarına ve lezzet duraklarına odaklanabilirsiniz.
Sanat ve Bilim Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) Rehberi
Valencia denildiğinde akla gelen ilk modern simge, Valencialı ünlü mimar Santiago Calatrava ve Félix Candela tarafından tasarlanan Ciudad de las Artes y las Ciencias (Sanat ve Bilim Şehri) kompleksidir. Eski Turia Nehri yatağının doğu ucunda, sığ turkuaz havuzların ortasında yükselen bembeyaz organik formlu binalar, bilimkurgu filmlerinden çıkmış bir sahne görünümü sunar. Kompleksin dışındaki yürüyüş alanlarını ve havuz başlarını gezmek tamamen ücretsizdir; ancak binaların içindeki müze ve akvaryum bölümleri biletlidir.
Kompleks İçindeki Başlıca Yapılar ve Bölümler
- L'Oceanogràfic (Oşinografi Akvaryumu): Avrupa'nın en büyük deniz yaşamı merkezi ve akvaryumudur. Farklı deniz ekosistemlerini (Akdeniz, kutuplar, tropikal denizler, Kızıldeniz) temsil eden binalardan oluşur. İçinden yürüyerek geçilen uzun su altı tüneli ve nilüfer çiçeği formundaki çatısıyla özellikle çocuklu ailelerin ve doğa meraklılarının en çok vakit geçirdiği bölümdür; sadece burayı gezmek için en az üç saat ayırmak gerekir.
- Museu de les Ciències Príncipe Felipe (Bilim Müzesi): Dev bir balina iskeletini andıran dış cephesiyle dikkat çeken bu üç katlı interaktif bilim ve teknoloji müzesi, "Dokunmamak yasaktır" sloganıyla ziyaretçileri deneylere katılmaya davet eder.
- L'Hemisfèric: Suya yansımasıyla dev bir insan gözünü (Bilgelik Gözü) simgeleyen bu yapı, açılıp kapanabilen göz kapağı mekanizmasına sahiptir; içinde IMAX sineması, planetaryum ve lazer gösterileri yer alır.
- Palau de les Arts Reina Sofía (Opera ve Sanat Sarayı): Kompleksin en yüksek ve en dramatik yapısı olan bu bina, opera, bale ve senfonik müzik temsillerine ev sahipliği yapar.
- L'Umbracle: Beyaz kemerlerin altında palmiyeler, begonviller, biberiyeler ve Akdeniz bitkileriyle donatılmış açık hava botanik yürüyüş yolu ve heykel galerisidir; buradan tüm kompleksin en güzel panoramik fotoğraflarını çekebilirsiniz.
Tarihi Merkezde (Ciutat Vella) Gezilecek Yerler
Modern mimariden sonra zamanda yolculuk yapmak için rotanızı yaya dostu tarihi merkeze, yani Ciutat Vella bölgesine çevirmelisiniz. Buradaki tüm önemli yapılar birbirine beş-on dakikalık yürüme mesafesindedir.
Valencia Katedrali, Miguelete Kulesi ve Kutsal Kâse
Önce Roma tapınağı, ardından Endülüs döneminde ulu cami olan alanın üzerine inşa edilen Valencia Katedrali (La Seu), Romanesk, Gotik ve Barok kapılarıyla şehrin çok katmanlı tarihini yansıtır. Katedralin içindeki şapellerden birinde, Hristiyan dünyasında Hz. İsa'nın Son Akşam Yemeği'nde kullandığına inanılan ve Vatikan tarafından da tarihsel önemi kabul edilen akik taşından yapılmış Kutsal Kâse (Santo Cáliz) sergilenir. Katedralin sekizgen çan kulesi olan El Miguelete (Micalet)'nin iki yüz yedi basamaklı sarmal merdivenini tırmandığınızda ise tüm eski şehrin çatıları ayaklarınızın altına serilir.
Plaza de la Virgen, Plaza de la Reina ve Plaza del Ayuntamiento
Katedralin arka kapısının açıldığı yaya meydanı Plaza de la Virgen, ortasındaki Turia Nehri'ni ve sulama kanallarını simgeleyen Neptün (Turia) Çeşmesi, pembe cepheli kraliyet bazilikası (Basílica de la Virgen de los Desamparados) ve açık hava kafeleriyle şehrin en huzurlu buluşma noktasıdır. Her perşembe öğle saatinde katedralin Elçiler Kapısı önünde toplanan Su Mahkemesi (Tribunal de las Aguas) ise Endülüs döneminden beri çiftçiler arasındaki sulama anlaşmazlıklarını yazılı belge olmadan sözlü olarak çözen, UNESCO korumasındaki bin yıllık canlı bir gelenektir. Biraz güneydeki Plaza del Ayuntamiento (Belediye Meydanı) ise görkemli Belediye Sarayı, Merkez Postane binası ve çiçek tezgâhlarıyla modern merkezin kalbidir.
La Lonja de la Seda (İpek Borsası) ve Mercado Central
Tarihi merkezde karşılıklı duran iki başyapıt mutlaka görülmelidir: Birincisi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan 15. yüzyıl sivil Gotik mimarisinin en seçkin örneklerinden La Lonja de la Seda (İpek Borsası)'dır. Palmiye ağacı gövdelerini andıran burmalı taş sütunlarıyla ünlü Sütunlu Salon (Sala de Contratación) ve portakal ağaçlı avlusu, Valencia'nın Altın Çağı'ndaki ticari gücünü simgeler. Tam karşısında ise renkli seramikleri, vitraylı kubbeleri ve demir işçiliğiyle Avrupa'nın en büyük kapalı taze gıda pazarlarından biri olan Mercado Central (Merkez Pazar) yükselir. Pazar günleri hariç her gün öğleden önce açık olan bu pazarda taze sıkılmış Valencia portakal suyu içebilir, yerel zeytin, peynir, safran ve deniz ürünleri tezgâhları arasında dolaşabilirsiniz.
Serranos ve Quart Kuleleri ile El Carmen Mahallesi
Orta Çağ'da şehri çevreleyen surlardan günümüze ulaşan iki anıtsal şehir kapısı olan Torres de Serranos ve Torres de Quart, savunma mimarisinin görkemli örnekleridir. Bu kulelerin arasında kalan Barrio del Carmen (El Carmen) mahallesi ise bohem atmosferi, dar sokakları, renkli sokak sanatları (grafitiler) ve akşamları canlanan tapas mekanlarıyla gezginlerin favori yürüyüş alanıdır. Mahalle içinde yer alan ve barok tavan freskleriyle "Valencia'nın Sistine Şapeli" olarak anılan San Nicolás Kilisesi ile rokokonun en süslü örneklerinden Marqués de Dos Aguas Sarayı (Ulusal Seramik Müzesi) de mutlaka görülmelidir.
Estación del Norte, Mercado de Colón ve Ruzafa Mahallesi
Belediye Meydanı'nın hemen güneyinde yer alan tarihi ana tren garı Estación del Norte (Kuzey İstasyonu), Valencialı modernist mimarisinin (Modernismo Valenciano) en zarif örneklerinden biridir. Binanın dış cephesindeki portakal çiçeği motifleri ve giriş holündeki el boyaması seramik panolar, tren yolculuğu yapmasanız bile içeri girip görmeye değerdir. Buradan doğuya doğru yürüdüğünüzde karşınıza çıkan Mercado de Colón ise Art Nouveau tarzındaki demir ve tuğla mimarisiyle dikkat çeken eski bir pazar yeridir; günümüzde şık kafeler, fırınlar ve horchata duraklarıyla yerel halkın en sevdiği mola noktalarından birine dönüşmüştür.
Tren garının hemen arkasında başlayan Ruzafa (Valencialı dilinde Russafa) mahallesi ise şehrin en yaratıcı ve dinamik semtidir. Renkli cepheli apartmanları, bağımsız tasarım dükkanları, sanat galerileri, üçüncü nesil kahvecileri ve dünya mutfaklarını yerel tapas kültürüyle birleştiren restoranlarıyla özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde çok canlıdır. Turia Bahçeleri'nin batı ucunda yer alan Bioparc Valencia ve çocukların dev bir heykelin kollarından ve saçlarından kaydırakla kaydığı Parque Gulliver (Gulliver Parkı) ise çocuklu ailelerin programına mutlaka eklemesi gereken açık hava duraklarıdır.
Valencia Plajları, Marina ve Albufera Doğal Parkı
Valencia'yı diğer birçok Avrupa kültür kentinden ayıran en büyük avantaj, şehir merkezinden metro veya tramvayla yirmi dakikada ulaşılabilen kilometrelerce uzunluğundaki geniş kumsallarıdır. Limanın hemen kuzeyinden başlayan Las Arenas, La Malvarrosa ve Patacona plajları, ince altın sarısı kumları, palmiyeli geniş sahil kordonu (Paseo Marítimo) ve deniz ürünleri restoranlarıyla hem yüzmek hem de yürüyüş yapmak için harika bir ortam sunar. Sahilin hemen bitişiğindeki eski balıkçı mahallesi El Cabanyal ise cepheleri renkli çinilerle kaplı iki katlı geleneksel evleriyle fotoğraf tutkunları için çok özgün bir dokuya sahiptir.
Doğayla baş başa kalmak ve unutulmaz bir gün batımı izlemek isteyenler içinse şehrin yaklaşık on kilometre güneyinde yer alan Parque Natural de la Albufera (Albufera Doğal Parkı) çok özel bir duraktır. İspanya'nın en büyük tatlı su lagünü olan Albufera, çeltik (pirinç) tarlaları, çam ormanları ve su kuşlarıyla çevrilidir. Şehir merkezinden 24 veya 25 numaralı belediye otobüsleriyle El Palmar köyüne ulaşabilir, burada geleneksel ahşap teknelerle (Albuferenc) sazlıklar arasında gün batımı turu yapabilirsiniz.
3 Günlük Örnek Valencia Gezi Programı
Valencia'yı yorulmadan ve tüm yönleriyle deneyimlemek isteyenler için üç günlük ideal gezi planı şu şekilde uygulanabilir:
- 1. Gün (Tarihi Merkez ve El Carmen): Sabah erken saatte Mercado Central (Merkez Pazar) ziyareti ve karşısındaki UNESCO mirası La Lonja de la Seda (İpek Borsası) gezisi. Öğle saatlerinde Plaza de la Reina, Valencia Katedrali (Kutsal Kâse) ve Miguelete Kulesi'ne çıkış. Öğleden sonra Plaza de la Virgen'de Horchata molası, San Nicolás Kilisesi, Serranos Kuleleri ve akşam El Carmen sokaklarında yürüyüş.
- 2. Gün (Turia Bahçeleri ve Sanat ve Bilim Şehri): Sabah Turia Bahçeleri'nden bisikletle veya yürüyerek Gulliver Parkı üzerinden Sanat ve Bilim Şehri'ne geçiş. Öğleye kadar L'Hemisfèric, Bilim Müzesi ve L'Umbracle terası gezisi; öğleden sonra L'Oceanogràfic akvaryumunun keşfi. Akşamüstü kompleksin havuzları başında akşam ışıklandırması fotoğrafları ve Ruzafa mahallesinde akşam yemeği.
- 3. Gün (Plajlar, El Cabanyal ve Albufera Lagünü): Sabah Estación del Norte ve Mercado de Colón ziyareti, ardından tramvayla Malvarrosa Plajı ve renkli El Cabanyal mahallesine geçiş. Öğle yemeğinde sahilde veya El Palmar köyünde geleneksel odun ateşinde Paella Valenciana deneyimi; gün batımında ise Albufera Lagünü'nde sandal turu.
Valencia Gezi Bölgeleri ve Deneyimler Tablosu
Valencia seyahatinizi planlarken hangi bölgede ne kadar zaman geçireceğinizi aşağıdaki özet tablodan inceleyebilirsiniz:
| Bölge / Durak | Öne Çıkan Yerler | Ulaşım Yöntemi | Önerilen Süre | En İyi Zaman Dilimi |
|---|---|---|---|---|
| Ciutat Vella (Tarihi Merkez) | Katedral, La Lonja, Mercado Central, Plaza de la Virgen | Yürüyüş (Tamamen yaya dostu) | 1 Tam Gün | Sabah (Pazar açıkken) ve Akşamüstü |
| Sanat ve Bilim Şehri | Oceanogràfic, Bilim Müzesi, Hemisfèric, Umbracle | Turia Bahçesi'nden Bisiklet veya 35/95 No'lu Otobüs | Yarım Gün - 1 Tam Gün | Sabah açılış saati ve Mavi Saat (Akşam ışıklandırması) |
| Turia Bahçeleri ve Bioparc | 9 km'lik yeşil park, Gulliver Parkı, Tarihi Köprüler | Yürüyüş veya Bisiklet Kiralama | 2 - 4 Saat | Öğleden sonra serinliği |
| Malvarrosa ve Patacona Plajları | Geniş kum plajlar, Paseo Marítimo, Marina Real | Tramvay (4 ve 6 No'lu hat) veya Otobüs | Yarım Gün | Öğle yemeği ve Deniz molası |
| Albufera Lagünü ve El Palmar | Tatlı su gölü, Pirinç tarlaları, Tekne turu, Paella köyleri | EMT 24 ve 25 No'lu Belediye Otobüsü | Yarım Gün (Öğleden sonra) | Öğle Paellası veya Gün Batımı Tekne Turu |
Valencia'da Ne Yenir? Gerçek Paella, Horchata ve Fartons
İspanya'nın ulusal yemeği sayılan Paella'nın ana vatanı ve doğduğu yer tam olarak Valencia ve Albufera pirinç tarlalarıdır. Ancak Türkiye'den giden gezginlerin bilmesi gereken çok ilginç bir kültürel detay vardır: Gerçek bir Paella Valenciana içinde deniz ürünü bulunmaz! Geleneksel Valencia paellası; yuvarlak taneli Bomba pirinci, tavuk eti, tavşan eti, yassı beyaz fasulye (Garrofó), taze yeşil fasulye, domates, zeytinyağı, biberiye ve safran ile düz ve geniş tavada (Paellera) odun ateşinde pişirilir. Deniz ürünlü olan versiyona ise Paella de Marisco veya kabuksuz deniz ürünlü Arroz del Senyoret denir; ince şehriye ile yapılan deniz ürünlü yemek ise Fideuà adını alır.
Valencialılar paellayı ağır ve doyurucu bir yemek olduğu için kesinlikle akşam yemeğinde değil, öğle yemeğinde (La Comida - genellikle 13:30 ile 15:30 arası) tüketirler. Tavanın dibinde oluşan hafif kızarmış çıtır pirinç tabakası (Socarrat) ise yemeğin en makbul kısmıdır. Tatlı ve içecek molasında ise Valencia'ya özgü bir bitki yumrusu olan kaplan fındığından (Chufa) üretilen soğuk, bitkisel ve süt kıvamındaki içecek Horchata (Orxata) ile ona batırılarak yenen pudra şekerli uzun yumuşak çörek Fartons mutlaka denenmelidir; Santa Catalina kilisesi yanındaki tarihi Horchatería Santa Catalina veya Daniel bunun için en bilinen adreslerdir.
Valencia Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi
Seyahatinizden tam verim almak için yola çıkmadan önce şu noktaları kontrol edebilirsiniz:
- Mercado Central Saatlerini Kaçırmayın: Merkez Pazar pazar günleri kapalıdır, diğer günlerde ise sabah erken saatten öğleden sonra 15:00'e kadar açıktır; ziyaretinizi sabah saatlerine planlayın.
- Paella İçin Öğle Saatini ve İki Kişiyi Baz Alın: Geleneksel restoranlarda taze pişirilen paella en az iki kişilik sipariş edilir ve hazırlaması otuz-kırk dakika sürer; öğle yemeği için önceden rezervasyon yaptırın.
- Bisiklet Kiralayın: Valencia dümdüz bir şehirdir; Turia Bahçeleri içinden Sanat ve Bilim Şehri'ne ve plaja bisikletle gitmek hem ekonomik hem de çok keyiflidir.
- Schengen Vizesi ve Belgeler: İspanya seyahatiniz öncesinde vize başvurularınız için vize danışmanlığı birimimizden destek alabilir, güncel evrak şartlarını resmi konsolosluk kanallarından teyit edebilirsiniz.
- Las Fallas Dönemine Dikkat Edin: Mart ayının ortasında düzenlenen ve dev karton-ahşap heykellerin yakıldığı UNESCO mirası Las Fallas festivali döneminde şehir çok kalabalık ve coşkulu olur; bu dönemde gidecekseniz rezervasyonlarınızı aylar öncesinden yapmalısınız.
Valencia ve İspanya Kültür Rotalarını Ballıca Turizm ile Keşfedin
Tarihi İpek Borsası'ndan geleceğin mimarisi Sanat ve Bilim Şehri'ne, portakal kokulu meydanlardan Akdeniz plajlarına uzanan Valencia, İspanya'nın en aydınlık ve misafirperver şehirlerinden biridir. 1996'dan bu yana faaliyet gösteren, İstanbul Beylikdüzü merkezli TÜRSAB belgeli acentemiz Ballıca Turizm olarak, İspanya'nın bu seçkin duraklarını deneyimli rehberlerimiz ve özenle kurgulanmış rotalarımızla keşfetmenizi sağlıyoruz.
Rehberli Avrupa turları ve kapsamlı kültür turları programlarımızı inceleyerek seyahat planınıza en uygun turu seçebilirsiniz. Kendi tarihlerinize göre özel bir rota oluşturmak için tur planlayıcı aracımızı kullanabilir, aileniz veya grubunuz için özel tur talebi bırakabilirsiniz. 7/24 çağrı merkezimiz ve Ballıca Club ayrıcalıklarımızla İspanya yolculuğunuzda yanınızdayız.
Sıkça Sorulan Sorular
Valencia'nın tarihi merkezini (Ciutat Vella), Sanat ve Bilim Şehri'ni ve Malvarrosa Plajı'nı rahat bir tempoyla gezmek için 2 ila 3 tam gün idealdir. Eğer programa Oşinografi Akvaryumu'nun tamamını, Bioparc'ı ve Albufera Lagünü tekne turunu da dahil edecekseniz 3-4 günlük bir planlama çok daha verimli olur.
Hayır, Sanat ve Bilim Şehri (Ciudad de las Artes y las Ciencias) kompleksinin dış alanlarında, havuz kenarlarında, köprülerde ve L'Umbracle botanik terasında yürümek ve fotoğraf çekmek tamamen ücretsizdir. Yalnızca L'Oceanogràfic akvaryumu, Bilim Müzesi ve L'Hemisfèric sinemasının iç bölümlerine girmek için bilet alınması gerekir.
Valencialılar paellayı akşam değil, geleneksel olarak öğle yemeğinde (13:30 - 15:30 saatleri arasında) tüketirler. En otantik deneyimi Malvarrosa ve Las Arenas plajı kıyısındaki köklü restoranlarda veya şehrin hemen güneyindeki Albufera Doğal Parkı içinde yer alan 'El Palmar' köyündeki geleneksel paella evlerinde yaşayabilirsiniz.
Valencia Manises Havalimanı'nın terminal binasının hemen alt katında bulunan metro istasyonundan 3 numaralı (kırmızı) veya 5 numaralı (yeşil) metro hatlarına binerek yaklaşık yirmi-yirmi beş dakikada doğrudan şehir merkezindeki Xàtiva ve Colón istasyonlarına ulaşabilirsiniz.
Evet, Valencia Joaquín Sorolla garından kalkan yüksek hızlı trenlerle (AVE, Ouigo, Iryo) başkent Madrid'e yaklaşık bir saat kırk beş dakikada ulaşmak mümkündür. Barselona yönüne giden Euromed hızlı trenleri ise Akdeniz kıyı hattını takip ederek yaklaşık üç saatte Barselona Sants istasyonuna varır.
Las Arenas, Malvarrosa ve Patacona plajları şehir merkezine tramvay veya otobüsle sadece yirmi dakika uzaklıktadır ve geniş ince kumlu sahillere sahiptir. Deniz suyu sıcaklığı açısından haziran başından ekim ortasına kadar rahatlıkla denize girilebilir; bahar ve sonbahar ayları ise sahil yürüyüşü ve bisiklet için harikadır.
Hristiyan geleneğinde Hz. İsa'nın Son Akşam Yemeği'nde kullandığına inanılan akik taşından yapılmış tarihi kupa, tarihi merkezdeki Valencia Katedrali'nin (La Seu) sağ tarafında yer alan özel Kutsal Kâse Şapeli'nde (Capilla del Santo Cáliz) ziyarete açıktır.
Horchata (Orxata), Valencia bölgesinde yetişen 'chufa' (yer bademi / kaplan fındığı) yumrularının ezilip su ve şekerle karıştırılmasıyla yapılan, soğuk servis edilen geleneksel bir bitkisel içecektir. Yanında 'Fartons' adı verilen yumuşak çöreklerle birlikte tarihi merkezdeki Horchatería Santa Catalina'da veya Alboraya bölgesinde tadılabilir.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ndeki Las Fallas, her yıl 1-19 Mart tarihleri arasında düzenlenen Valencia'nın en büyük bahar festivalidir. Şehrin her meydanına devasa mizahi heykeller (Fallas) dikilir, her gün saat 14:00'te Belediye Meydanı'nda 'Mascletà' adlı sesli havai fişek gösterisi yapılır ve 19 Mart gecesi (La Cremà) tüm heykeller yakılarak bahar karşılanır.