Avusturya'nın başkentinde imparatorluk saraylarından tarihi Ring bulvarına ve asırlık kahvehanelere uzanan kapsamlı bir keşif rotası hazırladık. Müzeler, bahçeler ve ulaşım ipuçlarıyla Viyana gezinizi adım adım planlayın.
İçindekiler
- 01 Viyana'da Gezilecek Yerler Listesine Nereden Başlanmalı?
- 02 Ringstrasse (Ring Bulvarı) ve Tarihi Merkez Durakları
- 03 Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri: Yazlık İmparatorluk Mirası
- 04 Belvedere Sarayı, Müzeler Bölgesi ve Hundertwasser Evi
- 05 Tarihi Viyana Kahvehaneleri (Kaffeehaus) Kültürü
- 06 Prater Parkı, Tuna Kıyısı, Naschmarkt ve Akşam Etkinlikleri
- 07 Viyana Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi ve Ulaşım İpuçları
- 08 Vize Süreci ve Ballıca Turizm ile Planlı Viyana Keşfi
- 09 Sıkça Sorulan Sorular
Viyana'da gezilecek yerler: Schönbrunn, Ring ve kahvehaneler ekseninde şekillenen, Avrupa'nın en düzenli ve yürümeye en elverişli kültür rotalarından biridir. Şehrin kalbi olan Innere Stadt (İç Şehir) bölgesini çevreleyen tarihi Ringstrasse bulvarı üzerindeki anıtsal yapılar, Habsburg hanedanının yazlık ikametgahı olan Schönbrunn Sarayı, sanat dolu Belvedere kompleksi ve UNESCO mirası asırlık Viyana kahvehaneleri ilk kez gelen her gezginin öncelikli duraklarıdır. İyi planlanmış birkaç günlük bir programla hem imparatorluk mirasını hem de Tuna kıyısındaki modern yaşamı yorulmadan keşfedebilirsiniz.
Viyana'da Gezilecek Yerler Listesine Nereden Başlanmalı?
Avusturya'nın başkenti, harita üzerinde bir salyangoz kabuğunu andıran ve merkezden dışa doğru numaralandırılan bölgelerden (Bezirk) oluşur. Gezginlerin vaktinin büyük kısmını geçirdiği 1. Bölge (Innere Stadt), geçmişte şehir surlarıyla çevrili olan tarihi çekirdektir. Kapsamlı bir Avusturya gezi rehberi incelediğinizde göreceğiniz üzere, Viyana'yı anlamanın en pratik yolu merkezin tam ortasındaki Aziz Stephan Katedrali'nden (Stephansdom) başlayıp dış halkayı oluşturan Ring bulvarına doğru açılmaktır.
Peki şehirde yürüyerek gezmek kolay mı? Merkezdeki caddelerin önemli bir bölümü araç trafiğine kapalı yaya bölgeleri (Graben, Kärntner Strasse ve Kohlmarkt) olarak düzenlenmiştir. Bir uçtan diğer uca yürümek oldukça kısa sürer; merkez dışındaki Schönbrunn Sarayı veya Prater gibi noktalara ise dakik çalışan metro (U-Bahn) ve tramvay hatlarıyla zahmetsizce ulaşılır. İlk gününüzü tarihi merkeze ve Ring bulvarına, ikinci gününüzü saraylara ve müzelere, kalan vaktinizi ise yerel pazarlara ve kahve molalarına ayırmak en dengeli planlamadır.
Ringstrasse (Ring Bulvarı) ve Tarihi Merkez Durakları
Eski şehir surlarının yıkılmasıyla açılan geniş alana inşa edilen Ringstrasse, tarihi merkezi at nalı gibi saran görkemli bir bulvardır. Çınar ağaçlarıyla gölgelenen bu geniş caddede yürürken veya nostaljik tramvaylarla tur atarken, 19. yüzyıl mimarisinin en seçkin örneklerini art arda görürsünüz. Bulvar boyunca her yapı farklı bir tarihsel üslupla (Neo-Gotik, Neo-Rönesans, Klasik Yunan) tasarlanmıştır.
Aziz Stephan Katedrali (Stephansdom) ve Graben Caddesi
Viyana'nın sıfır noktası kabul edilen Stephansplatz meydanına çıktığınızda, renkli çinilerle bezeli dik çatısı ve gökyüzüne uzanan güney kulesiyle Aziz Stephan Katedrali sizi karşılar. Gotik mimarinin önemli eserlerinden biri olan katedralin içini gezebilir, merdivenlerle veya asansörle kulelerine çıkarak şehrin çatılarını yukarıdan izleyebilirsiniz. Katedralin hemen yanından başlayan Graben ve Kohlmarkt caddeleri, şık vitrinleri, tarihi Veba Sütunu (Pestsäule) ve sokak müzisyenleriyle Hofburg Sarayı'na doğru uzanan canlı bir yürüyüş aksı sunar.
Hofburg İmparatorluk Sarayı ve Sisi Müzesi
Yüzyıllar boyunca Habsburg hanedanının kışlık sarayı ve yönetim merkezi olarak kullanılan Hofburg, tek bir binadan ziyade devasa bir saraylar, avlular ve kiliseler kompleksidir. Kompleks içinde İmparatoriçe Elisabeth'in (Sisi) kişisel eşyalarının ve yaşam öyküsünün sergilendiği Sisi Müzesi, İmparatorluk Daireleri ve Kraliyet Gümüş Koleksiyonu en çok ilgi gören bölümlerdir. Ayrıca dünyaca ünlü beyaz Lipizzaner atlarının eğitim aldığı İspanyol Binicilik Okulu (Spanische Hofreitschule), tavan freskleri ve ceviz ağacı raflarıyla dikkat çeken görkemli Avusturya Ulusal Kütüphanesi Tören Salonu (Prunksaal) ile Kutsal Roma İmparatorluğu tacının korunduğu İmparatorluk Hazinesi (Kaiserliche Schatzkammer) de bu alanda yer alır. Sarayın hemen yakınındaki Neuer Markt meydanında bulunan Kapuzinergruft (İmparatorluk Mahzeni) ise hanedan üyelerinin gösterişli lahitlerini görmek isteyen tarih meraklıları için önemli bir duraktır. Hofburg'un önünde uzanan geniş Heldenplatz (Kahramanlar Meydanı) ve yanındaki gül bahçeleriyle ünlü Volksgarten parkı da gezi arasında nefes almak için idealdir.
Devlet Operası, Parlamento ve Belediye Binası (Rathaus)
Ring bulvarına çıktığınızda ilk dikkatinizi çekecek yapılardan biri Viyana Devlet Operası'dır (Wiener Staatsoper). Opera binasının hemen çaprazında yer alan Albertina Müzesi, hem Albrecht Dürer'den Monet ve Picasso'ya uzanan grafik ve resim koleksiyonuyla hem de Opera binasına tepeden bakan geniş terasıyla fotoğraf tutkunlarının favori noktasıdır. Opera binasından batıya doğru yürüdüğünüzde karşınıza birbirinin ikizi gibi duran iki büyük müze çıkar: Doğa Tarihi Müzesi (Naturhistorisches Museum) ve Sanat Tarihi Müzesi (Kunsthistorisches Museum). Bu iki binanın ortasındaki Maria-Theresien-Platz meydanı, dinlenmek ve çevredeki mimariyi izlemek için harika bir duraktır.
Hemen ilerisinde antik Yunan tapınaklarını andıran sütunları ve önündeki Pallas Athena çeşmesiyle Avusturya Parlamento Binası yer alır. Biraz daha devam ettiğinizde ise yüksek kuleleriyle Neo-Gotik üsluptaki Belediye Binası (Rathaus) ve önündeki geniş meydan sizi karşılar; bu meydan yıl boyunca açık hava etkinliklerine, film festivallerine ve kış aylarında geleneksel pazarlara ev sahipliği yapar. Rathaus'un tam karşısında yer alan Burgtheater ve yanındaki Viyana Üniversitesi ana binası da yürüyüş rotanızın mimari bütünlüğünü tamamlar. Ayrıca Ring'in güney ucuna yakın Karlsplatz meydanındaki Karlskirche (Aziz Karl Kilisesi), önündeki yansıma havuzu ve kabartmalı iki dev sütunuyla Barok mimarinin en fotojenik örneklerinden biridir.
Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri: Yazlık İmparatorluk Mirası
Şehir merkezinin biraz batısında, U4 metro hattıyla kolayca ulaşılan Schönbrunn Sarayı, Viyana'nın en çok ziyaret edilen tarihi yapısıdır. İmparatoriçe Maria Theresa döneminde bugünkü sarı cepheli Barok görünümüne kavuşan saray, binden fazla odasıyla hanedanın yaz aylarını geçirdiği görkemli bir yaşam alanıdır. Ziyaretçilere açık olan devlet odalarını ve özel daireleri gezerken yüksek tavanlı Büyük Galeri'yi (Grosse Galerie), Mozart'ın çocuk yaşta konser verdiği Aynalı Salon'u, Uzak Doğu porselenleriyle süslü Çin Kabinleri'ni ve rokoko tarzı işlemeleri yakından görebilirsiniz. Saray içinde İmparator Franz Joseph ve Sisi'nin özel odalarını kapsayan kısa rota (Imperial Tour) veya Maria Theresa'nın tören salonlarını da içeren kapsamlı rota (Grand Tour) olmak üzere iki farklı gezi seçeneği sunulur.
Gloriette Tepesi, Labirent ve Saray Bahçeleri
Schönbrunn deneyiminin en az sarayın içi kadar etkileyici olan kısmı, arka tarafta uzanan devasa Fransız tarzı bahçelerdir. Simetrik çiçek tarhları, budanmış ağaç tünelleri ve mitolojik heykellerle süslü Neptün Çeşmesi'nin yanından geçerek karşıdaki tepeye doğru yürüyebilirsiniz. Tepenin zirvesinde yer alan sütunlu Gloriette yapısı, sarayı ve arkasında uzanan Viyana silüetini panoramik olarak fotoğraflamak için en ideal noktadır. Bahçe kompleksi içinde ayrıca tarihi Palmiye Evi (Palmenhaus), bahçe labirenti, imparatorluk at arabalarının sergilendiği Wagenburg müzesi ve dünyanın en eski hayvanat bahçesi unvanını taşıyan Tiergarten Schönbrunn bulunur. Avlunun yan tarafındaki fırında düzenlenen geleneksel elmalı turta yapım gösterileri de (Strudelshow) ziyaretçilerin ilgisini çeker. Saray içi turlar için özellikle yoğun sezonlarda giriş saatli biletlerin önceden planlanması önerilir; güncel ziyaret saatleri için resmî müze sayfasını kontrol edebilirsiniz.
Belvedere Sarayı, Müzeler Bölgesi ve Hundertwasser Evi
Viyana sadece saray mimarisiyle değil, dünya çapındaki resim ve tasarım koleksiyonlarıyla da öne çıkar. Prens Eugen von Savoyen için yazlık konut olarak inşa edilen Belvedere Sarayı, eğimli bir bahçeyle birbirine bağlanan Yukarı Belvedere ve Aşağı Belvedere adlı iki Barok yapıdan oluşur. Yukarı Belvedere, günümüzde Avusturya sanat tarihinin en önemli eserlerine ev sahipliği yapar; Gustav Klimt'in altın varaklı ünlü Öpücük (Der Kuss) tablosu ile Egon Schiele ve Oskar Kokoschka'nın başyapıtları burada sergilenmektedir.
Modern sanat ve mimari meraklıları için Ring bulvarının hemen dışındaki MuseumsQuartier (Müzeler Bölgesi) bir diğer önemli duraktır. Eski imparatorluk ahırlarının dönüştürülmesiyle oluşturulan bu geniş kültür avlusunda Leopold Müzesi ve Modern Sanat Müzesi (MUMOK) yer alır. Klasik ve simetrik Viyana mimarisinden tamamen farklı bir şey görmek isterseniz, 3. Bölge'deki Hundertwasserhaus (Hundertwasser Evi) tam size göredir. Ressam ve mimar Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanan bu belediye konut binasında düz çizgiler neredeyse hiç yoktur; dalgalı zeminler, rengarenk cepheler ve pencerelerden-çatılardan dışarı uzanan ağaçlar binayı yaşayan bir ormana dönüştürür. Binanın içi konut olduğu için gezilemez ancak hemen karşısındaki Hundertwasser Village pasajını ve yakınındaki Kunst Haus Wien müzesini ziyaret edebilirsiniz.
| Gezi Bölgesi / Durak | Öne Çıkan Yapılar ve Deneyimler | Ulaşım ve Zaman Planlaması |
|---|---|---|
| Innere Stadt (1. Bölge) | Stephansdom, Graben, Hofburg Sarayı, Albertina Müzesi, İspanyol Binicilik Okulu | Tamamen yürüyerek gezilir; en az bir tam gün ayrılmalıdır. |
| Ringstrasse Hattı | Devlet Operası, Sanat ve Doğa Tarihi Müzeleri, Parlamento, Rathaus, Burgtheater | Yürüyerek veya Ring tramvay hatları (1 ve 2 numaralı hatlar) ile yarım günde keşfedilir. |
| Schönbrunn Bölgesi | Schönbrunn Sarayı iç odaları, Gloriette Tepesi, Neptün Çeşmesi, Palmiye Evi | U4 metro hattı (Schönbrunn durağı) ile ulaşılır; bahçelerle birlikte yarım gün sürer. |
| Belvedere ve Landstrasse | Yukarı ve Aşağı Belvedere (Klimt koleksiyonu), Botanik Bahçesi, Hundertwasserhaus | D tramvayı veya yürüyüşle ulaşılır; sanat molası için birkaç saat idealdir. |
| Prater ve Tuna Kıyısı | Tarihi Dönme Dolap (Riesenrad), geniş yeşil park alanları, Tuna Kanalı yürüyüş yolu | U1 veya U2 metro hattı (Praterstern) ile gidilir; akşamüstü dinlenmek için uygundur. |
Tarihi Viyana Kahvehaneleri (Kaffeehaus) Kültürü
Viyana'da bir kahvehaneye oturmak sadece kafein almak değil, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan asırlık bir sosyal geleneğe katılmaktır. Geçmişte Stefan Zweig, Sigmund Freud, Leon Troçki ve Gustav Klimt gibi yazarların, düşünürlerin ve sanatçıların saatlerce çalışıp tartıştığı bu mekanlar, mermer masaları, Thonet sandalyeleri, kristal avizeleri ve siyah-beyaz kıyafetli garsonlarıyla zamanı durdurmuş gibidir. Geleneksel kurala göre kahveniz her zaman küçük bir gümüş tepsi üzerinde, yanında bir bardak musluk suyu (Viyana'nın Alpler'den gelen içme suyu oldukça kalitelidir) ile servis edilir ve tek bir fincan kahveyle masada bulunan günlük gazeteleri okuyarak dilediğiniz kadar oturabilirsiniz.
Hangi Kahvehaneleri Ziyaret Etmeli?
- Café Central: Herrengasse üzerinde, eski bir saray ve borsa binası olan Palais Ferstel'in içinde yer alır. Yüksek tonozlu tavanları, piyano müziği ve girişte oturan şair Peter Altenberg heykeliyle şehrin en tanınmış kahvehanesidir; kapısında sıra oluşabildiği için sabah erken saatlerde veya öğleden sonra geç vakitlerde gitmek avantajlıdır.
- Café Demel: Hofburg Sarayı'na çok yakın olan Kohlmarkt caddesindedir. Geçmişte sarayın resmî pastanesi (K.u.K. Hofzuckerbäcker) unvanını taşıyan bu mekanda, arka bölümdeki camlı atölyeden pasta ustalarının nasıl çalıştığını izleyebilir ve meşhur Kaiserschmarrn tatlısını deneyebilirsiniz.
- Café Sperl ve Café Hawelka: Turistik kalabalıktan biraz daha uzak, özgün bohem atmosferini koruyan mekanlar arıyorsanız Naschmarkt yakınındaki ahşap dekorasyonlu Café Sperl veya merkezdeki ara sokakta yer alan, akşamları sıcak Buchteln çörekleriyle bilinen Café Hawelka harika alternatiflerdir.
- Café Sacher: Devlet Operası'nın hemen arkasında yer alır ve dünyaca ünlü kayısı marmelatlı çikolatalı pastası Original Sacher-Torte'nin doğduğu yerdir.
Kahve Menüsünü Anlama: Melange ve Einspänner Nedir?
Viyana kahvehanelerinde menüye baktığınızda alışıldık İtalyan kahve isimleri yerine yerel terimler görürsünüz. En popüler seçenek olan Wiener Melange, espresso benzeri yumuşak kahvenin sıcak süt ve süt köpüğüyle buluştuğu, cappuccino'ya benzeyen klasik bir içecektir. Einspänner, kulplu cam bardakta servis edilen ve üzeri yoğun çırpılmış krema (Schlagobers) ile kaplanan sert bir kahvedir; adını geçmişte at arabasını tek elle tutarken kahvesini soğutmadan içmeye çalışan arabacılardan alır. Sade siyah kahve sevenler Kleiner Brauner veya Grosser Brauner (yanında küçük süt/krema porsiyonuyla) sipariş edebilirler.
Prater Parkı, Tuna Kıyısı, Naschmarkt ve Akşam Etkinlikleri
Saraylar ve müzeler dışında şehrin günlük enerjisini hissetmek için uğrayabileceğiniz önemli noktalar vardır. Bunlardan ilki, geçmişte imparatorluğun av sahası iken halka açılan devasa yeşil alan Prater'dir. Parkın girişindeki eğlence bölümünde (Wurstelprater) yer alan tarihi Dev Dönme Dolap (Wiener Riesenrad), şehrin en bilinen simgelerinden biridir. Ahşap vagonlarına binerek yaptığınız yavaş dönüş sırasında Viyana çatılarını ve Tuna Nehri'ni yukarıdan izleyebilirsiniz. Parkın iç kısımlarında uzanan kestane ağaçlı Hauptallee bulvarı ise yerel halkın koşu ve bisiklet için tercih ettiği huzurlu bir koridordur.
Tuna Nehri'nin şehirle ilişkisini görmek için tarihi merkezin hemen yanından geçen Tuna Kanalı (Donaukanal) kıyısında yürüyüş yapabilir veya U1 metrosuyla Donauinsel (Tuna Adası) ve modern gökdelenlerin yükseldiği UNO-City bölgesine geçebilirsiniz. Buradaki Tuna Kulesi (Donauturm), döner seyir terasıyla tüm Viyana havzasını ve havanın açık olduğu günlerde Slovakya sınırına kadar uzanan ovaları görme imkanı tanır. Doğa ve tarih meraklıları içinse şehrin kuzeyindeki Kahlenberg Tepesi ve eteklerindeki bağ evleriyle tanınan Grinzing mahallesi, geleneksel taş evleri ve şehir manzarasıyla keyifli bir öğleden sonra rotası oluşturur.
Gastronomi ve yerel tatlar için Karlsplatz yakınlarındaki açık hava pazarı Naschmarkt biçilmiş kaftandır. Yan yana sıralanan tezgahlarda yerel peynirler, baharatlar, kurutulmuş meyveler, Avusturya kabak çekirdeği yağı ve dünya mutfaklarından atıştırmalıklar sunulur; pazar günleri hariç haftanın her günü canlıdır ve cumartesi sabahları hemen yanında antika bitpazarı (Flohmarkt) kurulur. Akşam saatlerinde ise müziğin başkenti olan Viyana'da bir klasik müzik konserine veya operaya gitmek gezinizi taçlandırır. Altın Salon'uyla ünlü Musikverein, Konzerthaus, Kursalon veya tarihi kiliselerde düzenlenen Mozart ve Strauss konserleri her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunar.
Viyana Gezisi İçin Pratik Kontrol Listesi ve Ulaşım İpuçları
Şehri ilk kez ziyaret edecek gezginlerin zamandan tasarruf etmesini sağlayacak temel adımları aşağıda sıraladık. Özellikle Avusturya turları ile seyahat ederken serbest zamanlarınızı en verimli şekilde değerlendirmek için şu noktalara dikkat edebilirsiniz:
- Toplu taşıma biletlerini onaylatma: Metro ve tramvay istasyonlarında turnike bulunmaz; ancak aldığınız kağıt biletleri istasyon girişindeki veya tramvay içindeki mavi kutulara okutarak (damgalatarak) geçerli hale getirmeniz zorunludur. Günlük veya çok günlük ulaşım kartları bütçe ve kullanım açısından oldukça pratiktir.
- Rahat yürüyüş ayakkabısı: Tarihi merkezdeki Arnavut kaldırımlı sokaklar ve Schönbrunn Sarayı'nın çakıllı, hafif yokuşlu bahçe yolları gün sonunda binlerce adım atmanıza neden olur; tabanı rahat bir ayakkabı seçin.
- Pazar günü kuralı: Viyana'da pazar günleri süpermarketler ve alışveriş caddelerindeki mağazaların neredeyse tamamı kapalıdır. Ancak müzeler, saraylar, parklar ve kahvehaneler pazar günleri açık olduğu için alışverişinizi cumartesiye, müze ve saray gezilerinizi pazara planlayabilirsiniz.
- İçme suyu matarası: Şehir genelinde çeşmelerden ve musluklardan akan su doğrudan Alpler'deki kaynaklardan gelir ve içilebilir niteliktedir; yanınızda matara taşıyarak yaz-kış taze su içebilirsiniz.
- Mevsimsel hazırlık: Bahar ve sonbahar ayları yürüyüş için çok ılımandır; kış aylarında ise soğuk rüzgarlara karşı bere ve eldiven alarak meydanlarda kurulan ışıklı kış pazarlarının tadını çıkarabilirsiniz.
Vize Süreci ve Ballıca Turizm ile Planlı Viyana Keşfi
Orta Avrupa'nın bu zarif başkentini ziyaret etmek isteyen bordo pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen vizesi alması gerekmektedir. Vize başvurularında talep edilen belgeler, randevu süreçleri ve değerlendirme süreleri dönemsel olarak güncellenebildiğinden, seyahat hazırlığınıza erken başlamanız ve güncel şartları resmî konsolosluk kaynaklarından teyit etmeniz önemlidir. Başvuru sürecini eksiksiz yürütmek için acentemizin vize danışmanlığı hizmetinden her zaman yararlanabilirsiniz.
Viyana'yı tek başına gezebileceğiniz gibi, Prag ve Budapeşte gibi komşu başkentlerle birleştiren Avrupa turları veya derinlemesine kültür turları programlarımızla da keşfedebilirsiniz. 1996'dan bu yana hizmet veren TÜRSAB belgeli İstanbul Beylikdüzü merkezli acentemiz, deneyimli rehber kadrosu ve 7/24 çağrı merkezi desteğiyle seyahatinizin her adımını güvence altına alır. Kendi tarihinize ve ilgi alanlarınıza göre kişiselleştirilmiş bir rota oluşturmak isterseniz tur planlayıcı sayfamızı ziyaret edebilir veya özel tur talebi formunu doldurarak ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tarihi merkezi (Innere Stadt), Ring bulvarını, Schönbrunn ve Belvedere saraylarını acele etmeden görebilmek için en az üç tam gün ayırmak idealdir. Eğer müzelerin içini detaylı gezmek ve klasik müzik konserlerine katılmak istiyorsanız dört günlük bir planlama çok daha konforlu olacaktır.
Şehir merkezindeki Karlsplatz veya Schwedenplatz istasyonlarından yeşil renkli U4 metro hattına binerek doğrudan Schönbrunn durağında inebilirsiniz. Metro istasyonundan çıktıktan sonra tabelaları takip ederek birkaç dakikalık kısa bir yürüyüşle sarayın ana giriş kapısına ulaşabilirsiniz.
Sarayın geniş Fransız bahçelerine, Neptün Çeşmesi çevresine ve Gloriette tepesine çıkan yürüyüş yollarına giriş gün boyu ücretsizdir. Ancak sarayın içindeki imparatorluk odalarını, Labirent bölümünü, Palmiye Evi'ni veya Gloriette'nin teras çatısını gezmek için bilet alınması gerekir.
Evet, şehir içi ulaşımda kullanılan 1 ve 2 numaralı kırmızı-beyaz tramvay hatları Ringstrasse bulvarının farklı bölümlerini takip ederek tarihi yapıların önünden geçer. Ayrıca turistler için sesli rehberlik sunan sarı renkli Vienna Ring Tram seferleri de bulvarı tam tur dolaşmaktadır.
Klasik bir deneyim için süt köpüklü yumuşak içimli Wiener Melange veya üzeri yoğun kremalı Einspänner kahvesini tercih edebilirsiniz. Kahvenizin yanına ise kayısı marmelatlı çikolatalı Sacher-Torte, sıcak elmalı turta Apfelstrudel ya da karamelize kuru üzümlü krep Kaiserschmarrn çok yakışır.
Gustav Klimt'in altın varaklarla bezeli dünyaca ünlü Öpücük (Der Kuss) tablosu, Yukarı Belvedere Sarayı'nın (Oberes Belvedere) kalıcı koleksiyonunda sergilenmektedir. Tabloyu yakından görmek için Yukarı Belvedere Müzesi'ne giriş bileti almanız yeterlidir.
Metro istasyonlarında turnike sistemi yoktur ancak bilet kontrolleri sivil görevliler tarafından sıkça yapılır. Bu nedenle tek kullanımlık veya günlük kağıt bilet aldıysanız ilk binişten önce istasyon girişindeki mavi damgalama kutularında biletinizi mutlaka onaylatmalısınız.
Saray bahçelerinin çiçek açtığı ve havanın yürüyüşe çok elverişli olduğu bahar ayları ile ağaçların sarı-kızıl tonlara büründüğü sonbahar dönemi en popüler zamanlardır. Kış aylarında ise Rathausplatz ve saray avlularında kurulan ışıklı kış pazarları şehre masalsı bir atmosfer katar.
Avusturya, Schengen bölgesine dahil olduğu için bordo (umuma mahsus) pasaport sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının seyahat öncesinde Schengen vizesi alması zorunludur. Yeşil (hususi) pasaport sahipleri ise belirli sürelerle vizeden muaftır; güncel şartlar için konsolosluk duyurularını kontrol etmeniz önerilir.