Oxford Üniversite Kolejleri Gezisi: Bodleian ve Christ Church
Oxford'da Bodleian Kütüphanesi ve Christ Church Koleji nasıl gezilir? Rezervasyon mantığı, görgü kuralları, diğer kolejler ve yarım günlük ile tam günlük örnek rota bu rehberde.
Fotoğraf: Julian Herzog (Website) · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons
Oxford'a gelip de kolejlere girmeden dönmek, Venedik'e gidip kanallara bakmamak gibi bir şeydir. Şehir; kendi içinde otuzu aşkın kolejden oluşan bir üniversite kentidir ve her kolej kendi avlusu, şapeli, yemekhanesi ve geleneğiyle küçük bir dünya gibi çalışır. Ancak hepsini gezmek hem mümkün değil hem de gereksiz. Bu rehber, Oxford üniversite kolejleri gezisi için iki ana duraktan, Bodleian Kütüphanesi ve Christ Church Koleji'nden yola çıkıyor; ziyaret sırası, rezervasyon mantığı, sessizlik kuralları ve etraftaki küçük keşiflerle birlikte yarım günlük ya da tam günlük bir plan sunuyor. Şehre genel bakış için Oxford rehber sayfamıza ve Oxford gezi rehberi yazımıza göz atabilirsiniz; burada kütüphane ve koleje özel ayrıntılara odaklanıyoruz.
Oxford'da kolej sistemi nasıl işler?
Oxford Üniversitesi tek bir kampüs değildir; şehrin sokaklarına dağılmış kolejlerden, fakültelerden ve kütüphanelerden oluşan bir ağdır. Öğrenciler bir kolejin üyesidir; orada kalır, yemek yer, birebir ders görüşmeleri yapar. Fakülteler ise dersleri ve sınavları yürütür. Bu yüzden bir kolejin kapısından girdiğinizde sıradan bir üniversite binası değil, yüzyıllar boyunca aynı düzende yaşamış bir topluluğun ev avlusuna adım atmış olursunuz.
Gezgin açısından bunun anlamı şudur: Her kolej ziyaretçilere farklı koşullarda ve farklı saatlerde açıktır. Bazıları bilet kesip kalabalık gruplar kabul eder, bazıları yalnızca belirli saatlerde sınırlı sayıda kişiyi içeri alır, bazıları ise sınav dönemlerinde tamamen kapanır. Önceden kontrol etmeden gitmek, kapıda "bugün kapalı" yazısı görmek riskini doğurur. Açılış saatleri ve giriş koşulları sık değiştiği için, planınızı yapmadan önce güncel bilgiye bakmak şarttır.
Bir başka önemli nokta, kolejlerin hâlâ yaşayan öğrenci yurtları olmasıdır. Yeşil çimenlere basmak kimi avlularda yasaktır; yalnızca kolej üyelerinin yürüyebildiği çimler vardır. Tabelaları ve görevlileri dikkate almak, hem saygı hem de nazik bir ziyaretin parçasıdır.
Bodleian Kütüphanesi: ziyaret ve rezervasyon
Bodleian, Avrupa'nın en eski kütüphanelerinden biridir. Orta Çağ'dan kalma eski kütüphanenin yeniden düzenlenmesiyle 17. yüzyılın başında Sir Thomas Bodley tarafından kurulmuş ve adını bu kurucudan almıştır. Bugün ise tek bir bina değil, birkaç yapıdan oluşan bir kütüphane sistemidir. Ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken bölümleri Eski Bodleian Avlusu, Divinity School (İlahiyat Okulu), Duke Humfrey Kütüphanesi ve çevredeki yapılardır.
Bodleian'a genellikle rehberli turlarla girilir. Turların süresi, içeriği ve fiyatı tura göre değişir; bazıları yalnızca Divinity School'u gösterir, bazıları kütüphanenin tarihî bölümlerine de uzanır. Kapasite sınırlı olduğundan, özellikle yaz aylarında ve tatil dönemlerinde önceden rezervasyon yapmak akıllıca olur. Kütüphane aktif bir çalışma mekânıdır; sınav dönemlerinde ya da özel etkinliklerde ziyarete kapanabilir. Tüm bunlar için resmî sitenin güncel duyurularına bakmak gerekir.
Divinity School
Ortaçağ Gotik mimarisinin en etkileyici örneklerinden biri olan bu salon, eşsiz nervürlü tavanıyla bilinir. Tavandaki yüzlerce taş kabartma ve sivri kemerler, yukarı baktığınızda boynunuzu ağrıtacak kadar ayrıntılıdır. Yapı, Harry Potter filmlerinde Hogwarts'ın revir sahnelerinde kullanıldığı için sinemaseverlerin de uğrak noktasıdır. Ancak bu yapının asıl önemi, üniversitenin yüzyıllardır teoloji sınavları ve törenleri için kullandığı bir mekân olmasıdır.
Duke Humfrey Kütüphanesi
Bodleian'ın en eski okuma salonlarından biri olan bu mekân, ahşap tavanı, uzun raf sıraları ve loş ışığıyla klasik bir "kütüphane" imgesini tam olarak karşılar. Salon hâlâ kullanılmaya devam eder; bu yüzden turlarda sessizlik ve dikkat beklenir. Fotoğraf çekme izni tura ve alana göre değişir; görevlilerin yönlendirmelerine uymak gerekir.
Radcliffe Camera ve Radcliffe Meydanı
Yuvarlak, kubbeli bu yapı, Oxford'un en çok fotoğraflanan simgesidir. İçeri girmek genellikle yalnızca üniversite üyelerine açıktır; ziyaretçiler çoğunlukla dışarıdan hayranlık duyar. Yine de çevresindeki meydan, kütüphanenin diğer binaları, University Church of St Mary the Virgin'in kulesi ve All Souls Koleji'nin arka cephesiyle birlikte tek karede Oxford'u özetler. Kule tarafı, tırmanılabildiğinde şehrin çatılarını yukarıdan görmek için iyi bir alternatiftir; açılış koşulları sezonla değişir.
Bodleian ziyaretine hazırlık
Kütüphane turlarına katılmadan önce küçük bir hazırlık yapmak, deneyimi belirgin biçimde rahatlatır. Turlar belirli saatlerde başlar ve rehberler genellikle dakik davranır; geç kalan misafirler gruba katılamayabilir. Bu yüzden başlangıç noktasına en az on beş dakika önce varmak iyi bir alışkanlıktır. Kimlik gerektiren durumlar olabilir; belgelerinizi yanınızda taşıyın. Büyük sırt çantaları ve bagajlar için emanet kuralları uygulanabilir; mümkünse küçük bir çanta ile gidin.
Turun ses düzeni de önemlidir. Kütüphane içinde okumakta olan insanlar bulunur; bu nedenle rehberler genellikle alçak sesle konuşur ve gruplar dikkatle ilerler. Telefonunuzun sesini kapatmak, fotoğrafta flaş kullanmamak ve rehberin işaret ettiği yerlerde kalmak temel görgü kurallarıdır. Çocuklarla geliyorsanız, ilgilerini çekecek ayrıntıları, örneğin tavandaki oyma figürleri ya da eski kitap zincirlerini önceden anlatmak turu çocuk için de keyifli hale getirir.
Bodleian'ın tarihî okuma salonları dışında, yeni yapılarla birlikte genişleyen bir koleksiyonu vardır. Kütüphane, Birleşik Krallık'ta basılan her kitaptan bir nüsha alma hakkına sahip birkaç kütüphaneden biridir; bu yüzden raflarında olağanüstü büyük bir koleksiyon birikmiştir. Bu bilgi, eski salonların arkasındaki depolama dünyasını hayal etmenize yardımcı olur: şehrin altında kilometrelerce uzanan raf tünelleri vardır.
Christ Church Koleji: kapıdan şapele
Christ Church, Oxford'un en büyük ve en tanınmış kolejlerinden biridir. 16. yüzyılda Kardinal Wolsey tarafından kurulmuş, ardından Kral VIII. Henry tarafından yeniden düzenlenmiştir. Kolej hem bir öğrenci yuvası hem de kendi içinde bir katedralin bulunduğu, benzeri az bulunan bir yapıdır; Christ Church Katedrali, İngiltere'nin en küçük katedrali olarak anılır.
Ziyaretçi girişi genellikle belirli bir kapıdan yapılır ve bilet ya da zaman dilimli giriş sistemiyle işler. Özellikle yaz aylarında kapıda uzun kuyruklar oluşabileceği için, mümkünse önceden çevrimiçi rezervasyon yapmak ve ilk saatlerde gitmek en rahat yöntemdir. Dini törenler sırasında bazı bölümler kapatılabilir. Güncel saatleri ve kuralları mutlaka gitmeden kontrol edin.
Tom Quad ve Büyük Salon
Kolejin ana avlusu Tom Quad, Oxford'un en geniş avlusudur. Ortasındaki havuz ve çevresindeki taş cepheler, şehrin kendine özgü sarımsı kireç taşı rengini en iyi gösteren manzaralardan biridir. Avlunun bir ucunda ünlü merdiven ve Büyük Salon bulunur. Bu salon, uzun yemek masaları, portre dolu duvarları ve ahşap tavanıyla bir yemekhaneden çok bir saray salonu gibidir. Harry Potter filmlerinin Hogwarts yemek salonu tasarımına ilham verdiği söylenir; filmin bazı sahneleri için salonun dekoru örnek alınmıştır.
Salon ve merdiven bölümleri, kolej yemek servisi ya da özel etkinlik sırasında ziyaretçilere kapanabilir. Bu da, öğle civarı programlarda çıkabilecek küçük bir sürpriz olduğundan, esnek bir plan yapmanızı gerektirir.
Alice'in izleri
Christ Church aynı zamanda Alice Harikalar Diyarında hikâyesinin doğduğu yerlerden biridir. Matematik hocası Charles Dodgson, yani Lewis Carroll, burada ders verirdi ve kolej dekanının kızı Alice Liddell'a anlattığı hikâyeler daha sonra kitaba dönüştü. Kolejin yemekhanesinde bir vitray pencerede Alice ile ilgili figürler yer alır. Meraklılar için çevredeki küçük dükkânlar bu temayı hediyelik eşyalara taşımıştır.
Christ Church Çayırı
Kolejin arkasında uzanan çayır, şehir içinde bir kır yürüyüşü sunar. Yayılan inekleri, nehir kıyısı yolları ve ağaçlarla çevrili patikalarıyla, kalabalık sokaklardan sonra güzel bir mola verir. Hava iyiyse kolej ziyaretini çayır yürüyüşüyle tamamlamak, programa nefes aldırır.
Diğer kolejler: hangisi listenizde olmalı?
İki ana durağın dışında, her biri kendi karakterini taşıyan kolejler vardır. Hepsini görmek zorunda değilsiniz, ama birini veya ikisini eklemek geziyi zenginleştirir.
| Kolej / yapı | Öne çıkan özelliği | Ziyaret notu |
|---|---|---|
| Magdalen | Geyik parkı, nehir kenarı Addison's Walk yürüyüşü | Bahçe ve doğa sevenler için; açılışı mevsime bağlı |
| New College | Ortaçağ manastır avlusu, eski şehir surunun kalıntıları | Kemerli koridorlar ve sakin bir atmosfer |
| Balliol | Köklü akademik geçmişi, ağaçlı avlular | Ziyaret saatleri sınırlı olabilir |
| Hertford (Bridge of Sighs) | İki binayı birleştiren ünlü kapalı köprü | Köprü dışarıdan fotoğraflanır |
| Sheldonian Theatre | Christopher Wren tasarımı tören salonu | Kubbesinden şehir manzarası; koşullar değişir |
Hangi kolejlerin hangi gün açık olduğunu önceden kontrol etmek, bir sürü zaman kaybını önler. Küçük kolejler ziyaretçilere daha seyrek açılır. Çevredeki kalabalık turist rotalarından biraz sapıp kendiliğinden bulacağınız bir avlu, çoğu zaman en güzel anı olur.
Kolej dışında kalan duraklar
Kolejlerin arasında gezerken yolunuzun üzerine denk gelen birkaç yapı, programa kolayca eklenebilir. Sheldonian Theatre, mimar Christopher Wren'in ilk büyük işlerinden biri olarak bilinir; üniversitenin mezuniyet törenleri burada yapılır. Salonun tavanındaki tablo ve kubbeden görülen çatılar, kütüphane turunun tamamlayıcısı gibidir. Hemen yanında Tarih ve Bilim Müzesi gibi daha küçük, ama ilgi çekici koleksiyonlar da bulunur.
Ashmolean Müzesi, Büyük Britanya'nın en eski üniversite müzelerinden biridir ve Mısır eserlerinden Rönesans resimlerine kadar uzanan koleksiyonuyla yarım gün alabilecek genişliktedir. Yağmur başladığında kolejlerin avlularından müzeye sığınmak çok mantıklı bir planlama stratejisidir. Müzenin giriş koşulları değişebilir; birçok üniversite müzesi ücretsiz ya da düşük ücretlidir, ama güncel durumu kontrol etmek gerekir.
Covered Market ise 18. yüzyıldan beri çalışan, kemerli çatılı bir kapalı çarşıdır. İçinde kafeler, kasaplar, kitapçılar, şarküteriler ve el yapımı hediyelik dükkânlar vardır. Sandviç, turta, kek ve sıcak içecek için hızlı ve yerel bir seçenektir. Öğle yemeğini kolejler arasında bir mola olarak burada yemek, hem bütçeyi hem zamanı korur.
Oxford'un bir başka yüzü de nehirleridir. Thames'in şehirdeki kolu Isis, Cherwell ise kolejlerin arkasından kıvrılan daha sakin bir nehirdir. Cherwell üzerinde punting, yani uzun sopayla yönlendirilen düz tabanlı teknelerle gezinti, yaz aylarının klasik aktivitesidir. Ayrıntılar için Cambridge'deki benzer deneyimle karşılaştırmak isterseniz kardeş rehberimize bakabilirsiniz; Oxford'da nehir yürüyüşü daha çok bir mola, Cambridge'de ise bir gezi ana sahnesidir.
Edebiyat ve film meraklıları için notlar
Oxford, kitap dünyasına çok şey vermiş bir şehirdir. J. R. R. Tolkien ile C. S. Lewis, Inklings adlı yazarlar çevresinin üyeleri olarak burada çalışmış ve toplanmışlardır. Şehirdeki birkaç pub, bu tarihe dayanan hikâyelerle anılır. Alice Harikalar Diyarında ile bağlantılı Christ Church ve çevresi, Narnia ve Orta Dünya düşkünleri için de tematik bir yürüyüş rotasına dönüşebilir. Bazı kolejler, edebiyat ve film kurgularında geçen mekânlar nedeniyle özellikle ilgi görür. Bu sahnelerin tam olarak hangi kolejlerde çekildiği zaman zaman değişen anlatılara konu olur; kesin bilgi için rehberli bir yürüyüşe katılmak, yanlış beklentilerle kapıya dayanmaktan daha güvenlidir.
Kitapçılar da Oxford'un kimliğinin parçasıdır. Broad Street ve çevresindeki dükkânlar, ikinci el nadir kitaplardan yeni çıkan akademik eserlere kadar geniş bir yelpaze sunar. Bir kolej gezisinden sonra yavaşça kitapçıları dolaşmak, şehre mayasını veren yerel entelektüel hayata küçük bir pencere açar.
Yarım gün ve bir gün için örnek rota
Zamanınıza göre iki farklı program önerisi aşağıdadır.
Yarım günlük program
- Sabah ilk iş Bodleian turuna katılın; Eski Avlu, Divinity School ve Duke Humfrey'i görün.
- Radcliffe Camera çevresinde fotoğraf molası verin, Radcliffe Meydanı'ndan High Street'e geçin.
- Hertford Köprüsü'nü ve dar sokakları gezerek Christ Church'e yürüyün.
- Christ Church'te Tom Quad, Büyük Salon ve katedrali ziyaret edin; zaman kalırsa çayır yürüyüşü yapın.
Tam günlük program
Yarım günlük rotaya şunları ekleyin: Öğle yemeğini Covered Market içinde ya da çevresindeki kafelerde yiyin. Öğleden sonra Magdalen Koleji'ne ya da New College'a geçin; akşam ise nehir kıyısında yürüyüşle günü bitirin. İsterseniz Ashmolean Müzesi'ne de zaman ayırabilirsiniz; müze, antik eserlerden sanata uzanan geniş koleksiyonuyla yağmurlu bir gün için mükemmel bir sığınaktır.
Ne zaman gitmek daha iyi?
Oxford'un en parlak zamanları ilkbahar ve erken sonbahardır. Bahçeler çiçek açar, nehir kıyıları yeşillenir, hava yürüme için elverişlidir. Yaz ise en kalabalık sezondur; hem yurtdışından gelen turistler hem de yaz okulu öğrencileri şehri doldurur. Kışın ise sokaklar sakinleşir, ama gün kısadır ve bazı kolejler daha kısa saatlerle çalışır.
Sınav dönemi, ziyaretçiler için önemli bir kısıttır. Genellikle yılın belirli haftalarında kolejler turistlere kapanır ya da giriş çok kısıtlanır. Mezuniyet törenleri ve özel etkinlikler de aynı etkiyi yapabilir. Bu yüzden seyahat tarihini belirlerken kolej takvimine göz atmak, kapalı kapıyla karşılaşma riskini azaltır.
Günün saati de deneyimi belirler. Sabahın erken saatlerinde sokaklar sakindir, ışık yumuşaktır ve avlularda neredeyse yalnız kalabilirsiniz. Öğle saatlerinde ise turist otobüslerinin gelmesiyle özellikle High Street ve Radcliffe Meydanı çevresi yoğunlaşır. Akşamüstü, kolejlerin kapanmasına yakın saatlerde ziyaretçi sayısı azalır, ama içeri girişin son saatini kaçırmamak gerekir. Hafta sonları ise hem öğrenci hem turist trafiği artar; mümkünse en önemli iki durağı hafta içine koymak daha rahat bir program sağlar.
Davranış kuralları ve pratik ipuçları
- Sessiz olun: Kolej avlularında öğrenciler çalışır ve dinlenir; yüksek sesle konuşmaktan kaçının.
- Çimleri çiğnemeyin: Kimi çimler yalnızca kolej üyelerine ayrılmıştır; yürüyüş yolları işaretlidir.
- Fotoğraf kuralları: Şapel ve kütüphanelerin içinde çekim izni değişebilir; tabelalara bakın.
- Kıyafet: Özel bir kural yoktur, ama dini mekânlarda omuzları ve dizleri örtmek saygı göstergesidir.
- Rahat ayakkabı: Kaldırımlar kaldırım taşı olduğu için uzun yürüyüşte yorar.
- Bilet planı: Birden çok kolej ve kütüphane biletini bir gün içinde birleştirmeyi planlıyorsanız, saatleri çakıştırmamak önemlidir.
Oxford'u rotanıza nasıl eklersiniz?
Oxford, Londra'dan günübirlik gidilebilen bir şehirdir; tren ve otobüs seferleri sık yapılır. Ancak aceleyle yarım günde görmek yerine bir gece kalıp akşam sakinliğinde sokaklarda yürümek çok daha keyiflidir. Kolejler, akşam saatlerinde kapanır, ama sokaklar ve pub'lar canlılığını korur. Londra için Londra rehberimize, aynı üniversite kültürünün kardeş şehri için ise Cambridge rehberimize göz atabilirsiniz. Kıyaslama yaparsanız, Oxford'un daha kentli ve kalabalık, Cambridge'in ise nehir kıyısında daha sakin bir atmosferi olduğunu görürsünüz.
Bath gibi Roma izleri taşıyan bir şehirle birleştirmek için Bath rehberimiz da ilginizi çekebilir. Ülke geneli programlar ve rehberli rota seçenekleri için İngiltere turları sayfamıza bakabilirsiniz.
Sonuç: kapıdan girin, yavaş yürüyün
Oxford'u görmek için hepsini bilmenize gerek yok; Bodleian'ın loş salonlarında bir tur yapmak, Christ Church'ün Tom Quad'ında durup yukarı bakmak ve Radcliffe Meydanı'nda birkaç dakika oturmak yeterlidir. Gerisi, rastgele açılan bir kapıdan ya da dar bir geçitten gelen sürprizlerdir. Rezervasyonlarınızı önceden yapın, saatleri kontrol edin, sessiz olun ve acele etmeyin. Ballıca Turizm, 1996'dan beri TÜRSAB belgeli bir acente olarak rehberli turlar düzenler; kolej ziyaretlerini hangi tarihte ve hangi sırayla yapacağınızı birlikte planlamak, vize ve uçuş gibi konularda güncel bilgi almak için danışmanlarımıza ulaşabilirsiniz. Yolculukta bir sorun yaşarsanız 7/24 çağrı merkezimiz yanınızdadır.