Ballıca Turizm

Semerkant’ta Ne Yenir?

Semerkant’ta yemek denince ilk akla gelen şey, bölgeye özgü pilavın yanında tandırdan yeni çıkmış sıcak ekmek ve samsadır. Bu rehber pazar lezzetlerini, çay evlerini, tatlıları ve yemek adabını bu şehre özgü ayrıntılarla anlatıyor.

Semerkant’ta Ne Yenir?

Fotoğraf: Bernard Gagnon · CC0 · Wikimedia Commons

Semerkant’ta ne yenir sorusunun cevabı, sabah vakti tandırdan çıkan kalın ekmekle başlar ve gece geç saatte bir kâse sıcak çayla biter. Şehir, binlerce yıldır kervanların konakladığı bir kavşak olduğu için mutfağı da bu geçişlerin izini taşır: Soğd, Fars, Türk ve Moğol gelenekleri aynı sofrada buluşur. Üstelik Semerkant kendi lezzetlerini kuvvetle sahiplenir; pilavı, ekmeği, samsası ve halimiyle Özbekistan’ın diğer şehirlerinden ayrı bir karakter gösterir. Bu rehber, hangi yemeğin bu şehre özgü olduğunu, nerede ve nasıl yenmesi gerektiğini, vejetaryenler ve helal hassasiyeti olanlar için nelere dikkat etmek gerektiğini adım adım anlatıyor.

Ülke geneli için Özbekistan’da ne yenir rehberimizde geniş bir liste var. Burada ise yalnızca Semerkant’a özgü ayrıntıları, yani başka şehirlerde aynı şekilde bulamayacağınız detayları öne çıkarıyoruz. Aşağıdaki tablo, şehrin başlıca lezzetlerini ve onları nerede aramanız gerektiğini özetliyor.

LezzetNedir?Nerede aranır?
Semerkant ekmeğiİri, kalın, parlak kabuklu tandır ekmeğiSiyob Pazarı, mahalle fırınları
Semerkant pilavıNohutlu, kuru üzümlü, katmanlı pilavPilav merkezleri, düğün sofraları
SamsaTandırda pişen etli börekPazar ve sokak fırınları
HalimBuğday ve etle uzun pişen lapaSabah kahvaltısı, özel aşçılar
ŞurpaEt ve sebzeli sulu çorbaYerel lokantalar
LagmanElde çekilmiş makarnalı, sulu yemekLokantalar, öğle sofrası
Nabat ve halvaKristalize şeker, tahin ve ceviz tatlılarıPazar tezgâhları
Yeşil ve siyah çayKâse içinde servis edilen sıcak çayÇay evleri, her sofra

Bu tablo yalnızca bir başlangıç. Şimdi her birini biraz daha açalım, ardından çay evleri, pazarlar ve adap konularına geçelim.

Semerkant ekmeği: şehrin sembolü

Semerkant’ta ne yenir diye soran birine ilk söylenmesi gereken şey ekmektir. Buradaki ekmek, Özbekistan’ın başka yerlerindeki yuvarlak ekmeklerden farklı olarak daha kalın, daha iri ve daha dolgundur; ortasında kabarık bir çıkıntı bulunur, yüzeyi susam ya da çörek otuyla süslenir. Tandırın duvarına yapıştırılarak pişirildiği için dışı çıtır, içi yumuşak kalır. Üstelik oldukça uzun süre bayatlamaz; yerliler bu ekmeğin üç dört gün boyunca tadını koruduğunu söyler.

Ekmeğin Semerkant’ta ayrı bir yeri vardır, çünkü sofrada kutsal sayılır. Ekmek ters çevrilmez, yere bırakılmaz, ekmeğe basılmaz. Misafire ikram edildiğinde elle koparıp paylaşılır; bıçakla kesmek yaygın değildir. Siyob Pazarı’nda ekmek satıcıları sabah erken saatte tezgâhlarını açar ve çoğu zaman sıcak ekmek tatmanıza izin verir. Bir tane alıp yanınızda taşıyın; yolculuk boyunca çay veya peynirle tadı çok güzel olur. Pazar çevresini ve konumunu yürüyüş planınıza katmak isterseniz Semerkant’ta nereler gezilir yazımız işe yarar.

Semerkant pilavı ve plov kültürü

Özbek pilavı, yani plov, ülkenin her yerinde pişirilir ama her şehrin ayrı bir yorumu vardır. Semerkant pilavı çoğunlukla nohutla, kuru üzümle ve bütün sarımsak başlarıyla pişirilir; pirinç tanelerinin birbirinden ayrık, yağlı ama ağır olmayan bir dokuda kalması hedeflenir. Bazı aşçılar pilavı katman katman, pirinci karıştırmadan servis eder; yemek sırasında tabağın üst katmanındaki pirinç ve alt kısımdaki et ile havuç birlikte alınır. Bu sunum biçimi, pilavın şehre özgü olduğunu hatırlatan bir ayrıntıdır.

Pilav, öğle yemeğinin klasik seçimidir. Yerel gelenekte pilavın büyük kazanlarda erkek aşçılar tarafından hazırlandığı, sabah erken saatte başlayıp öğleye kadar bitirildiği anlatılır; bu yüzden pilav merkezlerinde yemek öğleden sonra tükenebilir. Akşam yemeği için pilav aramak, çoğu zaman düğün veya özel davet dışında zor olabilir. Bu durumu bilmek, programınızı buna göre yapmanıza yardımcı olur. Pilavın çeşitleri ve tarihçesi için Özbek pilavı yazımıza mutlaka göz atın.

Pilavın yanında gelenler

Pilav tabağının yanında sıklıkla acıçuçuk denen ince dilimlenmiş domates ve soğan salatası gelir. Bu salata, yağlı pilavı dengeleyen ekşi ve hafif acı bir rol oynar. Yanında kâse içinde yeşil çay da servis edilir; çay burada yalnızca bir içecek değil, sindirimi kolaylaştıran bir tamamlayıcıdır. Bazen pilavın üzerine yarım kaynamış yumurta, ya da kazı denen at eti sucuğunun dilimleri eklenir. At eti sizin için alışılmış bir ürün değilse, ne olduğunu sorarak ilerlemek her zaman en iyisidir.

Samsa, şurpa, lagman ve halim: gündelik sofra

Semerkant’ta pilavın dışında günlük sofraların yıldızları bellidir. Samsa, kıyma veya doğranmış kuzu etinin soğanla karıştırılıp hamura sarılmasıyla yapılan ve tandırın iç duvarında pişen bir börektir. Semerkant samsası çoğunlukla üçgen veya yuvarlak formda olur, içi yağlı ama sulu kalır. Sıcak yenmesi gerekir; ağzı yakmamak için ilk lokmada dikkatli olun. Pazarda satılan tek tek samsalar hızlı bir öğle atıştırması olarak idealdir. Kabaklı ve peynirli çeşitleri vejetaryenler için güzel bir seçenek sunar.

Şurpa, kemikli kuzu veya dana etinin patates, havuç, soğan ve domatesle uzun süre kaynatılmasıyla elde edilen bol sulu bir çorbadır. Tabağın üstüne taze kişniş ve dereotu serpilir. Lagman ise Uygur kökenli bir yemek olmasına rağmen Semerkant’ta tamamen benimsenmiş bir lezzettir; elle çekilen uzun makarnaların üzerine biber, soğan ve etli sebze sosu dökülür. İkisi de öğle sofrasında hem doyurucu hem de sıcak bir seçenektir.

Halim ise Semerkant’ın kış sabahlarına özgü ayrı bir yemeğidir. Dövülmüş buğday ve et, saatlerce kısık ateşte pişirilir; ortaya yoğun, lapa kıvamında, lif lif dağılan bir yemek çıkar. Üzerine erimiş tereyağı ya da kızarmış soğan dökülür. Çoğunlukla sabah erken saatte yenir ve tükenen yerler akşama kadar beklemez. Yemeği denemek istiyorsanız rehberinize veya otelinizin personeline önceden sorun, çünkü her lokantada bulunmaz.

Kebaplar ve ızgara

Şiş kebap, yani şaşlık, Semerkant’ta da sevilen bir yemektir. Kuzu eti, kuyruk yağı veya kıyma şişlere dizilip kömürde pişirilir. Soğan halkaları ve lavaş ekmekle servis edilir. Hamur işini sevmeyen biri için kebap, pilavın ve lagmanın yanında dengeli bir alternatif sunar. Tavuk şiş de yaygındır ve genellikle daha hafif bir seçimdir.

Çay evleri: Semerkant’ın yavaş saatleri

Semerkant’ta yemek ritmi, Türkiye’dekinden biraz farklı akar. Kahvaltı hafiftir, çoğu zaman ekmek, çay, kaymak ve bal ile geçer. Asıl büyük öğün öğle vaktidir ve pilav ya da çorba gibi ağır yemekler bu saate bırakılır. Akşam yemeği daha hafif ve geç olabilir. Bu ritme uyum sağlamak, hem yemeğin taze olduğu saatleri yakalamanızı hem de gezi enerjinizi korumanızı sağlar.

Özbekistan’da çay evi, yani çayhane, bir yemek mekânından fazlasıdır. Semerkant’ta çay evi, gün boyu insanların buluştuğu, uzandığı, sohbet ettiği ve dinlendiği bir kamusal alandır. Bahçe içinde yer alan bir çay evinde alçak tahta divanların üzerinde, minderlerle oturulur; ortada küçük bir masa vardır. Çay, hep bir demlik içinde gelir ve masaya yerleşir. Kâseye çay dökülürken kasıtlı olarak az doldurulur: dolu bir kâse “git artık” anlamına gelebilir, yarım kâse ise “biraz daha otur” demektir. Kâseyi sağ elle almak ve ev sahibine teşekkür etmek nezakettir.

Yeşil çay genellikle yemekten sonra, siyah çay ise tatlılarla tercih edilir. Çayın yanında kuru yemiş, nabat, kuru kayısı ve çeşitli lokumlar gelir. Gündüz uzun yürüyüşten sonra bir çay evinde biraz oturmak, gezinin ritmini toparlar. Registan ve Gur-i Emir çevresinde bu tür mekânlar vardır, ancak turist yoğunluğu nedeniyle daha ağır fiyatlandırma ve daha hızlı servis olabilir. Mahalle içlerindeki sade çay evleri daha içten bir deneyim sunar. Registan’ı ayrıntılı gezmeyi planlıyorsanız Registan Meydanı rehberimiz yemek molalarını da planlamanıza yardım edecek.

Siyob Pazarı ve sokak lezzetleri

Semerkant’ın mutfağını anlamanın en iyi yolu Siyob Pazarı’nı gezmektir. Pazar, Bibi Hanım Camii’nin karşısında yer alır ve çevresinde şehrin ekmekçileri, kuru meyvecileri, baharatçıları, sütçüleri ve manavları toplanır. Kuru meyve bölümünde kayısı, kuru üzüm, incir, erik, ceviz ve badem tezgâhlar boyunca uzar. Satıcılar genellikle tadım ikram eder; küçük bir parça deneyip beğendiğiniz ürünü yarım kilo gibi küçük miktarlarda alabilirsiniz. Süt ürünleri bölümünde ise suzma yoğurt, katık, kaymak ve peynir çeşitleri satılır.

Sokak lezzetlerinden biri de pazar çevresinde kurulan tandır ocaklarında pişen samsadır. Hamurun sıcak sıcak tandırdan alındığı bir samsa, öğle yemeğine kadar sizi taşır. Ayrıca yaz aylarında taze meyve, kavun ve karpuz bol bulunur; özellikle kavun, bölgenin en bilinen yaz lezzetidir. Pazardan alışveriş ederken kuru meyveleri yıkamadan yemeyin ve çantanıza koyacaksanız saklama kabı bulundurun. Pazarda neler alınabileceği konusunu daha geniş görmek için Semerkant’ta alışveriş ve hediyelik eşya yazımıza bakabilirsiniz.

Pazarı gezerken tezgâhların düzenine de dikkat edin. Her satıcı ürününü piramit gibi dizer, en üste en güzel parçayı koyar; bu, bir sanat gibidir. Satıcıya ürünün hangi köyden geldiğini sormak sohbeti başlatır ve çoğu zaman size özel bir ikram getirir. Pazarın gürültülü ve kalabalık olduğu saatlerde çantanızı önünüzde taşıyın, para ve belgeleri ayrı ayrı bölmelere koyun. Öğle saatlerine doğru pazar biraz sakinleşir, bu da tadım yapmak ve sohbet etmek için daha uygun bir zamandır.

Baharat, bal ve şekerlemeler

Baharat tezgâhlarında zira, kırmızı pul biber, sarı safran benzeri baharatlar ve çeşitli çay karışımları satılır. Bal da Semerkant çevresindeki dağ köylerinden gelir. Nabat, yani kaya şekeri benzeri kristalize şeker, çayın yanında tatlandırıcı olarak ve boğaz rahatlatıcı olarak tüketilir. Parvarda denen ince, tatlı, şekerli çubuklar ve çeşitli halvalar ise hediye olarak paketlenebilir. Gümrük açısından kuru ve ambalajlı ürünler en az sorunlu olanlardır.

Tatlılar ve içecekler

Semerkant’ta tatlı denince akla birbirinden farklı lezzetler gelir. Halvanın birçok çeşidi vardır: susamdan, cevizden, ya da buğday unundan yapılanlar. Şerbetli kızarmış hamur işleri, ceviz ve bal dolgulu tatlılar, düğün ve bayram sofralarının vazgeçilmezidir. Fırınlarda satılan şekerli ve yağlı küçük ekmekler, çay saatinin partneridir. Dondurma da yaz sıcağında hatırı sayılır bir yer tutar. Tatlıları denerken porsiyonları küçük tutmak, birkaç çeşidi paylaşarak tatmak daha mantıklıdır, çünkü Özbek tatlıları genellikle yoğun ve doyurucudur.

İçecek tarafında çay baskındır. Bunun yanında kımız gibi fermente süt içecekleri bazı bölgelerde bulunur, ayran benzeri bir içecek olan “ayran” ve “katık” yaygındır. Yaz aylarında kuru meyve komposto ve meyve suları da tercih edilir. Semerkant, üzüm yetiştirilen bir bölge olduğu için yerel şarap geleneği de vardır; birkaç şarap evi misafir kabul eder. Ancak ülkenin çoğunluk nüfusu Müslüman olduğu için alkol her yerde sunulmaz. Alkol tüketmek istiyorsanız yalnızca lisanslı mekânları tercih edin.

Vejetaryen, vegan ve helal hassasiyeti

Özbek mutfağı ağırlıklı olarak etlidir; bu, vejetaryenler için bir meydan okumadır ama imkânsız değildir. Semerkant’ta etsiz seçenekler arasında nohutlu pilav (et olmadan istenebilir), kabaklı veya peynirli samsa, patlıcan ve domates salataları, mercimek çorbası, taze sebze tabağı ve ekmek-peynir-çay üçlüsü sayılabilir. Yine de pilavda ve çorbalarda sıklıkla et suyu veya kuyruk yağı kullanılır. Bu yüzden siparişte “et yok, yağ yok” gibi net bir ifade kullanmak gerekir; bir çeviri kartı veya telefondaki çeviri uygulaması bu iş için çok işe yarar. Katı vegan beslenme ise zor olabilir, çünkü süt ürünleri, yağ ve et suyu çok yaygındır.

Helal hassasiyeti olanlar için durum görece rahattır. Özbekistan’da yerel mutfağın çoğu Müslüman geleneğe göre hazırlanır ve domuz eti yerel lokantalarda neredeyse hiç görülmez. Yine de uluslararası restoranlarda, otel mutfaklarında ve özellikle şarküteri ürünlerinde içerik sormak yararlıdır. Alkollü mekânlarda ortak mutfak kullanımı da olabilir. Hassasiyetiniz yüksekse tur danışmanınıza gitmeden önce bildirin, böylece grup yemekleri buna göre ayarlanabilir.

Sofra adabı ve hijyen ipuçları

Semerkant’ta bir ev ya da lokanta sofrasında oturduğunuzda bazı yazısız kurallar gözetilir. Yemekten önce eller yıkanır; sağ elle yemek alınır, ekmek sofranın ortasında paylaşılır, kâselerden ilk lokma ev sahibine ya da yaşlılara bırakılır. Misafire bol yemek ikram edilir ve tabağı tamamen boşaltmak, “daha çok ver” anlamına gelebilir; doyduysanız tabağınızda küçük bir miktar bırakmak, elinizi göğsünüze koyarak teşekkür etmek kibarca reddetmenin yoludur. Sofrada ayağın karşıdakine uzatılmaması ve ekmeğin ters çevrilmemesi unutulmamalıdır. Bu tür davranışların ayrıntısı için Özbekistan’da nelere dikkat edilmeli rehberimizi okuyabilirsiniz.

Hijyen konusunda genel kural basittir: kalabalık ve ürünün hızlı döndüğü yerleri tercih edin, sıcak servis edilen yemekleri seçin, çiğ salatayı ve yıkanmamış meyveyi ilk günlerde ölçülü tüketin. İçme suyu için şişelenmiş su alın; musluk suyunu içmeyin ve diş fırçalamada bile şişe suyunu tercih edin. Buzlu içeceklerde buzun kaynağından emin değilseniz istemeyin. Yağlı yemeklere alışık değilseniz ilk günlerde porsiyonları küçük tutun ve yanına bol çay içmeyi unutmayın; çay hem sindirimi rahatlatır hem de ağır yemekleri dengeler. Yanınızda ağrı kesici ve mide ilaçları gibi temel ilaçları bulundurmak da akıllıca bir önlemdir.

Bir ek not: Pazarda ve küçük lokantalarda kart yerine nakit istenebilir. Para birimi Özbek somudur; ayrıntılı bilgi için para birimi rehberimize göz atın. Hesabı ödemeden önce menüde veya tezgâhta fiyatı sormayı alışkanlık haline getirmek, sürprizlerin önüne geçer.

Bir günlük Semerkant yemek rotası

Sabaha sıcak Semerkant ekmeği, peynir ve çayla başlayın; kış aylarındaysanız halim tadabilirsiniz. Kahvaltıdan sonra Registan ve Bibi Hanım çevresinde gezerek öğleye yaklaşın. Öğle için pilavı tercih edin; yemeği öğleden önce yemek, tükenme riskini azaltır. Öğleden sonra Siyob Pazarı’na geçin, kuru meyve ve samsa deneyin. Gün ortasında bir çay evinde dinlenin. Akşam için şurpa ya da lagman, hafif bir yemek olarak sizi iyi bir şekilde gün sonuna taşır. Gün sonunda sakin bir bahçede tatlı ve çay ile günü tamamlayabilirsiniz.

Bu rota Semerkant’a özgü olmakla birlikte ülke mutfağını bütünlüklü görmek isterseniz, diğer şehirlerdeki lezzetleri de tadın. Örneğin Buhara’da ne yenir yazımız farklı bir mutfak yorumunu gösterir. Karşılaştırınca Semerkant’ın ekmeğinin ve pilavının neden ayrı konuşulduğunu daha net anlarsınız.

Ballıca ile Semerkant sofrasında

Yemek, bir şehri anlamanın en doğrudan yoludur. Ballıca Turizm olarak Özbekistan turlarında yerel lokantalarda, pazarda ve çay evlerinde mola vererek yemek kültürünü tanıtmaya özen gösteriyoruz; hangi sofrada neyin tadılacağını rehberlerimiz bilgiyle anlatıyor. Semerkant için hazırladığımız program seçeneklerine Semerkant turları sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Güncel program ve yemek düzeni için danışmanlarımıza sorabilirsiniz.

Ballıca ile çıkacağınız yolculukta Semerkant’ın pilavını, ekmeğini ve çayını acele etmeden tadabilir, şehri sofradan okuyabilirsiniz. Ballıca Turizm’in Özbekistan turlarını inceleyin.

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?