Ballıca Turizm

Tiflis Gezilecek Yerler: Eski Şehir, Kale ve Gezi Rotası

Tiflis'te Narikala Kalesi'nden kükürtlü hamamlara, Kuru Köprü Pazarı'ndan Rustaveli Caddesi'ne kadar görülmesi gereken yerleri ve gün gün rotayı anlattık.

Tiflis Gezilecek Yerler: Eski Şehir, Kale ve Gezi Rotası

Fotoğraf: Marcin Konsek · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Tiflis gezilecek yerler bakımından geniş bir şehir değil ama tam tersine, merkezi büyük oranda yürünerek keşfedilebilecek kadar derli toplu. Kura Nehri'nin iki yakasına yayılan başkent, bir yanda kale surları, çan kuleleri ve ahşap balkonlu evlerle, öbür yanda Sovyet dönemi binaları ve cam cepheli modern yapılarla dolu. Bu yazıda Tiflis'te gezilecek yerleri mahalle mahalle, gerçekçi bir yürüyüş sırasıyla ve gün gün rota önerisiyle anlatıyoruz. Amacımız yalnızca bir liste vermek değil; hangi noktada ne kadar vakit ayırmanız gerektiğini, hangisinin gün batımında daha güzel göründüğünü ve nerelerin kısa geçilebileceğini de netleştirmek. Böylece Tiflis'e ilk kez giden biri bile ilk gün bir plana sahip olarak sokağa çıkabilir.

Şehri tanımadan önce: Tiflis'in kısa haritası

Şehri anlamak için üç ana bölge düşünün. Birincisi Eski Tiflis: Abanotubani hamamları, Sioni Katedrali, Anchiskhati Bazilikası ve Narikala Kalesi'nin eteklerindeki sokaklar. İkincisi nehrin sol yakasındaki Rustaveli Caddesi ve çevresi: opera binası, müzeler, parlamento binası ve kafelerin yoğunlaştığı modern merkez. Üçüncüsü ise yukarıdaki yüksek tepeler, yani Mtatsminda ve Sameba çevresi; buraları şehre uzaktan bakmak için kullanırsınız.

Bu üç bölge birbirine yürüyerek bağlanabilir ama yokuşlar yorucu olabilir. İlk gün Eski Tiflis'i, ikinci gün Rustaveli hattını planlamak, günün sonunda yorgun bacaklara teleferik ya da taksi ile destek vermek en pratik yoldur. Şehirde mesafeler kısa görünür ama kaldırımlar eğimli, taşlar kaygan olabilir; bu yüzden tabanı iyi tutan bir ayakkabı en az fotoğraf makinesi kadar önemlidir. Haritada gözünüzde tutmanız gereken tek referans nehirdir: Kura'yı bir kez içselleştirdiğinizde şehirde kaybolmak neredeyse imkânsızdır, çünkü her sokak er geç ya nehre ya da bir köprüye çıkar.

Gezi için başlangıç noktası olarak Özgürlük Meydanı ya da Gorgasali Meydanı seçilebilir. Birincisi şehrin modern merkezine, ikincisi hamam semtine yakındır. Çoğu gezgin sabah hamam semtinden başlayıp kaleye çıkar, öğleden sonra nehrin öbür yakasına geçer.

Tiflis'i gezerken bir de zamanlama meselesi vardır. Şehir sabahları yavaş uyanır; birçok kafe ve dükkân dokuz onu bulmadan tam olarak açılmaz. Bu yüzden ilk işiniz sabah kahvesini bir köşede içip kalenin ışığını izlemek, ardından yavaşça yürüyüşe geçmek olabilir. Öğle saatlerinde müzeler ve kiliseler iyi sığınaklardır; akşamüstü ise bütün şehir sokağa çıkar. Gürcüler yemeğe geç oturur, akşam yemeği çoğu zaman yirmi sularından sonra başlar. Gezi programınızı bu ritme göre kurarsanız hem kalabalıklardan kaçınır hem de yerel yaşamla uyum sağlarsınız.

Şehirde güvenlik açısından olağanüstü bir durum yoktur; yine de kalabalık pazarlarda ve turistik sokaklarda eşyalarınıza dikkat etmek her büyük kentte olduğu gibi burada da gereklidir. Sokak köpekleri Tiflis'in gündelik bir parçasıdır ve çoğu sakindir; yine de yaklaşırken ve beslerken dikkatli olun.

Abanotubani ve kükürtlü hamamlar

Şehrin adının kökeni anlatılırken genellikle sıcak su kaynaklarına atıf yapılır. Efsaneye göre kral ava çıkmış, vurduğu bir av hayvanı sıcak bir kaynağa düşüp iyileşmiş, kral da bu suya hayran kalarak şehrin burada kurulmasına karar vermiştir. Abanotubani semtinin yer altından yükselen kükürtlü sularla beslenen tuğla kubbeleri bu hikâyenin bugünkü yansımasıdır. Yerin yüzeyine yarım küre gibi çıkan kubbeler, dışarıdan bakınca küçük birer tepe gibi görünür ve semte alışılmadık bir silüet verir.

Hamamlarda genellikle özel odalar ayrılabilir; kaynaktan gelen suyun kükürt kokusu ilk anda sertçe hissedilir ama kısa sürede alışılır. Türk hamamı geleneğinden gelen bir gezgin için tanıdık bir deneyim sunar. Kese ve köpük masajı gibi hizmetleri ayrıca sorabilirsiniz. Ücretler tesisten tesise değiştiği için gitmeden önce güncel fiyatı öğrenmenizi öneririz. Yoğun saatlerde bekleme olabileceğinden hafta içi gündüz saatlerinde uğramak daha rahattır. Mavi çinili cephesiyle dikkat çeken Orbeliani Hamamı, semtin en kolay tanınan yapısıdır ve içeri girmeseniz bile cephesi fotoğraf için durmaya değer.

Hamam sokağının hemen arkasında Leghvtakhevi Şelalesi'ne uzanan kanyon, kent içinde beklenmedik bir yeşil köşedir. Dar bir patikadan yürüyerek küçük şelalenin dibine ulaşırsınız; sıcak yaz günlerinde serin bir mola verir. Kanyonun iki yanında eski hamam duvarları ve küçük kafeler vardır. Yürüyüş yarım saatten kısa sürer ama kaleye çıkmadan önce ısınma turu olarak iyi gelir. Islak taşlarda ayağınızın kaymaması için dikkatli basın.

Hamam deneyiminde bilmeniz gereken bir başka şey de bekleme ve çıkış düzenidir. Özel oda tercih ederseniz genellikle belirli bir süre için tuttuğunuzu söylerler; süre dolmadan önce bir uyarı gelir. Havlu ve terlik çoğu yerde verilir, yine de kendi mayonuzu ya da peştamalınızı götürmeyi unutmayın. Çıktıktan sonra yeterince su içmek, kükürtlü suyun etkisiyle oluşan yorgunluğu azaltır. Kalp, tansiyon ya da cilt sorunu olanların girmeden önce doktora danışması akıllıca olur.

Hamam semtinin çevresinde, Gorgasali Meydanı'na yakın bölgede cami ve sinagog yan yana durur. Müslüman, Yahudi ve Hristiyan topluluklarının kısa mesafelerde ibadethaneleri bulunması, Tiflis'in hoşgörü anlatısında sık sık vurgulanan bir detaydır. Bu küçük ve sakin alanda birkaç dakika durmak, şehrin çok katmanlı tarihini somut biçimde görmenizi sağlar.

Narikala Kalesi ve Gürcistan Anası

Narikala, şehrin üzerinde yükselen kadim kaledir. Yapı farklı dönemlerde genişletilmiş ve onarılmıştır; bugün surların bir bölümü ve kule kalıntıları ayaktadır. Yukarı ulaşmanın iki yolu var: Rike Parkı'ndan kalkan teleferik ya da eski şehirden başlayan dik patika. Teleferik hızlı ve konforludur; patika ise yol boyunca kent manzarasının değiştiğini görmenizi sağlar ve hamam semtinden yirmi dakikalık bir tırmanışla ulaşılır.

Kalenin hemen yakınında Kartlis Deda, yani Gürcistan Anası heykeli durur. Bir elinde şarap kâsesi, diğer elinde kılıç tutan bu figür, Gürcülerin misafire sevgi ve düşmana direnç anlayışının simgesidir. Heykelin çevresinden Kura'nın bir yakasındaki eski mahalleleri ve öbür yakadaki modern şehri aynı karede görebilirsiniz. Gün batımına yakın bir saatte çıkmak hem ışık hem de serinlik açısından avantajlıdır; ancak dönüşte hava kararırsa patikayı kullanmak yerine teleferiği tercih etmek daha güvenli olur.

Kalenin arka tarafında Botanik Bahçesi'ne inen bir yol vardır. Şehir gürültüsünden uzak, ağaçlıklı ve geniş bir vadi olan bu bahçe, yoğun bir günün ardından dinlenmek için iyidir. Kaleyi görüp bahçeden aşağı inmek, aynı yolu tekrarlamamak için hoş bir döngü oluşturur.

Kalede çok fazla ayakta kalan bina beklemeyin; asıl değer manzarada ve yerin tarihî ağırlığındadır. Surlarda yürürken kenarlara dikkat edin, bazı bölümlerde korkuluk sınırlıdır. Rüzgârlı günlerde şapka ve kolay taşınan eşyalar için ekstra özen gösterin. Çocuklarla çıkıyorsanız teleferiği ve çok geniş bir alanda koşmalarına izin vermeyecek bir düzeni tercih edin.

Sololaki, Eski Tiflis sokakları ve kiliseler

Tiflis'in sembollerinden biri kapalı ahşap balkonlardır. Bu balkonlar, evlerin ön cephesinden sokağa taşan ve çoğu zaman oymalı korkuluklarla süslenmiş ek mekânlardır. Sololaki ve Kala semtlerinde bu evlerin birçoğu özenle yenilenmiş, bazıları ise eskimiş görünümüyle sokağa karakter katmaktadır. Cephelerde bir yanda taze boyalı, çiçekli balkonlar, öbür yanda sıvası dökülen duvarlar yan yana durur ve şehrin değişim hâlini gösterir.

Bu sokaklarda yürürken iç avlulara göz atın. Birçok avluda asma çardak, çamaşır ipi ve taş merdivenler bulunur; kapılar çoğu zaman açıktır ama özel mülk olduğunu unutmamak gerekir. Fotoğraf çekerken yaşayanlara saygı göstermek hem görgü kuralı hem de iyi bir seyahat alışkanlığıdır. Leselidze Caddesi ve çevresindeki dar sokaklar, kafeler ve hediyelik dükkânlarla doludur; kalabalık sezonlarda akşam saatlerinde yoğunlaşır.

Aynı bölgede Anchiskhati Bazilikası, kentin en eski ayakta kalmış kiliselerinden biri olarak anılır ve küçük boyutuna rağmen sade mimarisiyle dikkat çeker. Sioni Katedrali ise Kura kıyısına yakın, ibadet için ziyaret eden yerel halkın da düzenli uğradığı bir yapıdır. Kiliselere girerken omuzların ve dizlerin örtülü olması beklenir; kadın ziyaretçilere kapıda eşarp verilebilir. Mum yakmak, ikonların önünde kısa süre durmak yerel âdetlerdendir; siz yalnızca sessiz ve saygılı olmaya özen gösterin.

Sololaki'nin yamaçlarında yürümek isterseniz, kalenin eteklerinden Sololaki Tepesi'ne çıkan sokakları ve merdivenleri takip edebilirsiniz. Burada her adımda eski konaklar, kırık sıvalı cepheler ve pencerelerden dışarı sarkan çamaşır iplerini görürsünüz. Şehrin turistik cilasının altındaki gündelik yaşam bu sokaklarda daha çıplak görünür. Fotoğraf çekmek istiyorsanız sabah ve öğleden sonra geç saatlerin yumuşak ışığı en iyi sonucu verir.

Bölgede küçük zanaat atölyeleri, seramik ve ahşap işleyen ustalar, ayrıca el yapımı çanta ve takı satan dükkânlar bulunur. Alışveriş yapmayı düşünüyorsanız önce birkaç dükkânı dolaşıp fiyat ve kalite karşılaştırması yapın.

Kura kıyısı: Metekhi, Barış Köprüsü ve Rike Parkı

Nehrin sol yakasına doğru bakan Metekhi Kilisesi, kayalık bir burun üzerinde durur. Önündeki atlı heykel, Tiflis'i başkent yapan kral olarak anılan Vakhtang Gorgasali'yi temsil eder. Buradan şehre bakış açısı oldukça iyidir; hem eski mahalleler hem de Barış Köprüsü görünür. Küçük bir yürüyüşle erişilen bu nokta, çoğu rehberli turun uğrak yerlerindendir ve sabah saatlerinde daha sakindir.

Çelik ve camdan yapılan Barış Köprüsü, geleneksel mimariyle bilinçli bir tezat oluşturan yaya köprüsüdür. Akşam ışıklandırması yanıp söner ve köprünün hafif kıvrımlı yapısı fotoğrafçıların sevdiği bir konu haline gelmiştir. Gece saatlerinde burada birkaç dakika durmak, Tiflis'in modern yüzünü görmek için yeterlidir. Köprüyü geçince Rike Parkı'na ulaşırsınız; park, kısa bir mola için uygundur ve teleferik istasyonu da buradadır. Çimenlerde oturan yerel halkı görmek, şehrin gündelik ritmini anlamanıza yardımcı olur.

Kura kıyısı boyunca yürümek, kent atmosferini hissetmenin sade yollarından biridir. Kıyıda kafeler, küçük dükkânlar ve ara sıra sokak müzisyenleri bulunur. Köprüleri geçerek iki yaka arasında gidip gelmek, şehrin farklı yüzlerini birkaç dakikada görmenizi sağlar.

Rustaveli Caddesi ve müzeler

Rustaveli, şehrin ana bulvarıdır ve adını ulusal şair Şota Rustaveli'den alır. Caddenin iki yanında opera ve bale binası, Gürcistan Ulusal Müzesi, parlamento binası ve çeşitli tiyatrolar vardır. Gürcistan Ulusal Müzesi, ülkenin arkeolojik zenginliğini ve Sovyet dönemi hakkında bilgileri bir arada sunduğu için kısa bir ziyaretle bile ülkeyi anlamayı kolaylaştırır. Müze saatleri ve giriş ücretleri değişebildiği için gitmeden güncel bilgiyi kontrol edin.

Caddenin bir ucunda Özgürlük Meydanı, diğer ucunda Kaşveti Kilisesi bulunur. Aralarındaki yürüyüş gün içinde bir buçuk saat civarında tamamlanabilir; ama kafelerde ve dükkânlarda vakit geçirmek isterseniz yarım günü rahatça doldurur. Opera binasının Doğu esintili cephesi, bulvarın en çok fotoğraflanan yapılarındandır. Akşam saatlerinde bulvar, gezenlerle ve yerel halkla dolar; bu saatlerde bir kafe terasında oturup geçenleri izlemek şehri tanımanın en keyifli yollarından biridir.

Rustaveli çevresinde sanat galerileri, kitapçılar ve küçük el sanatları dükkânları da bulunur. Hediyelik için turistik sokaklardan farklı bir seçenek arıyorsanız bu bölgede gezinmek iyi bir alternatiftir.

Rustaveli çevresinde yemek molası vermek de gezinin parçasıdır. Meydana yakın sokaklarda Gürcü mutfağı sunan lokantalar, daha modern bir tarzda hizmet veren kafeler ve hızlı atıştırmalık yerleri bir arada bulunur. Haçapuri ile başlayan bir öğle yemeği, ardından müze ziyareti ve akşam yürüyüşü, günü dolu ama yorucu olmayan bir hale getirir. Yeme içme kültürüne ayrıntılı bakmak için Tiflis'te ne yenir rehberimizi okuyabilirsiniz.

Kuru Köprü Pazarı ve Mtatsminda

Kuru Köprü Pazarı, Tiflis'in antika ve eski eşya pazarıdır. Sovyet dönemine ait madalyalar, askeri rozetler, gramofonlar, porselenler, halılar ve her türlü ikinci el nesne tezgâhlarda sıralanır. Pazarlık yapmak yaygındır. Hafta sonları daha canlıdır ve sabah erken saatlerde gitmek, hem kalabalıktan hem de sıcaktan kaçınmanızı sağlar. Burada satılan her şeyin gerçekten antika olduğunu varsaymayın; eğlenceli bir gezinti için gitmek, satın almak için de neye baktığınızı bilmek en doğrusudur. Eski eserlerin ülke dışına çıkarılmasıyla ilgili kurallar olabilir, emin değilseniz sormaktan çekinmeyin.

Mtatsminda, yani Kutsal Dağ, şehrin üstünde yükselen bir tepedir. Füniküler ile çıkıldığında tepede küçük bir eğlence parkı ve geniş manzara terasları bulunur. Gün batımı ve akşam saatlerinde şehir ışıkları altın sarısı bir görünüm kazanır. Yakındaki Mtatsminda Panteonu, Gürcü yazar, sanatçı ve düşünürlerin mezarlarının bulunduğu sakin bir mezarlıktır ve ülkenin kültür tarihine ilgi duyanlar için kısa bir uğrak olabilir.

Sameba Katedrali, Kutsal Üçlü adını taşıyan büyük ve modern bir kilisedir. Kentin siluetinde kolayca ayırt edilir. İçeride ibadet edenler olduğundan sessiz ve saygılı davranmak gerekir; fotoğraf çekimi için kurallar kilise içinde değişebilir. Katedrale taksiyle çıkmak, yokuşu yürümekten çok daha az yorucudur.

Kuru Köprü'nün yakınında şehrin diğer pazarlarını da görmek mümkündür. Yerel halkın günlük alışveriş yaptığı kapalı ve açık pazarlarda taze sebze, peynir, baharat, bal ve kurutulmuş meyve bulunur. Buralar fotoğraf için iyi, ama daha çok yerel yaşamı yakından görmek için güzeldir. Satıcılar genellikle tadım ikram eder; beğenirseniz küçük miktarlar alıp valizinize koyabilirsiniz.

Gün gün öneri rota ve günübirlik çıkışlar

GünRotaTahmini süre
1. günAbanotubani, Leghvtakhevi kanyonu, Sioni, Anchiskhati, Narikala, Gürcistan Anası, Barış KöprüsüTam gün
2. günRustaveli Caddesi, Ulusal Müze, Kaşveti, Kuru Köprü Pazarı, MtatsmindaTam gün
3. günMtskheta, Cvari ve Svetitskhoveli ya da Kaheti şarap rotasıTam gün

Bu tabloda üçüncü gün isteğe bağlı bir çıkış olarak yazıldı. Yalnızca iki günlük bir kaçamak yapıyorsanız ilk iki gün şehir için yeterlidir. Daha uzun kalırsanız dördüncü gün Kazbegi yönüne giden Gürcistan Askerî Yolu üzerinde Ananuri Kalesi ve dağ manzaralarını görmek için ayrılabilir.

Tiflis'e yaklaşık yarım saat uzaklıktaki Mtskheta, Gürcistan'ın eski başkenti ve kilise merkezlerinden biridir. Svetitskhoveli Katedrali, Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin en kutsal yapılarından sayılır; tepedeki Cvari Manastırı ise iki nehrin birleştiği yeri izleyen sade ve etkileyici bir yapıdır. Her ikisi de kısa sürede gezilebilir ve şehirden alınacak bir yarım gün bu iki yapı için yeterlidir. Kaheti ise şarap üreticileri, Sighnaghi gibi surlu kasabaları ve Alazani Vadisi manzarasıyla tam günlük bir seçenektir; mesafe nedeniyle sabah erken çıkmak gerekir.

Pratik ipuçları ve sonuç

  • Ayakkabılarınızı rahat seçin; Eski Tiflis'te taş döşeli, eğimli sokaklar çoktur.
  • Kiliselere girerken omuz ve dizleri örtün.
  • Hamamlara gitmeden önce fiyatı ve süreyi sorun.
  • Şehir içinde taksi için uygulama kullanmak, fiyat tartışmasını azaltır.
  • Pazarlarda küçük banknot bulundurun.
  • Gün batımı için kale ya da Mtatsminda'yı seçin, ancak dönüş ulaşımını önceden düşünün.

Tiflis, görülecek nesne sayısından çok atmosferiyle akılda kalan bir şehirdir. Kale ve hamamlardan Rustaveli'ye, pazardan teleferiğe kadar çoğu nokta birbirine yakın olduğu için programı çok yoğun tutmadan, kafede oturmaya zaman bırakarak gezmek en verimli yöntemdir. Şehir hakkında genel bilgi için Tiflis gezi rehberi sayfamıza bakabilir, ulaşım ve konaklamayı kendiniz organize etmek yerine rehberli programları tercih ediyorsanız Tiflis turları seçeneklerimizi inceleyebilirsiniz. Ballıca Turizm, 1996'dan beri faaliyet gösteren TÜRSAB belgeli bir acente olarak rehberli turlarıyla yanınızda; 7/24 çağrı merkezimizden sorularınızı iletebilirsiniz. Karadeniz kıyısındaki komşu şehri merak edenler için Batum sayfamız da iyi bir devam noktasıdır.

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?