Ballıca Turizm
Buhara Kalyan Minaresi ve Poi Kalon Kompleksi

Fotoğraf: Fulvio Spada from Torino, Italy · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Buhara Rehberi

Buhara Kalyan Minaresi ve Poi Kalon Kompleksi

11 Ekim 2026 12 dakika okuma

Buhara'nın kalbindeki Poi Kalon Kompleksi; Kalyan Minaresi, Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi'nden oluşuyor. Bu yazıda yapıların tarihini, efsaneleri, fotoğraf için en iyi anları ve ziyaret ipuçlarını anlattık.

İçindekiler
  1. 01 Poi Kalon nedir, neden Buhara'nın merkezi sayılır?
  2. 02 Kalyan Minaresi'nin tarihi ve mimarisi
  3. 03 Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi: Avlu, kubbe ve çini
  4. 04 Çevredeki yapılar ve kısa duraklar
  5. 05 Işık, saat ve fotoğraf için Kalyan Minaresi'ni nasıl çekersiniz?
  6. 06 Ziyaret planı ve yürüyüş ipuçları
  7. 07 Ballıca ile Buhara'da Poi Kalon'u keşfedin
  8. 08 Sıkça Sorulan Sorular

Buhara'nın eski şehrinde hangi sokağa girerseniz girin, gözünüz er geç tuğla renkli bir kuleye takılır. Bu kule, şehrin en tanınmış simgesi olan Kalyan Minaresi'dir ve çevresindeki Poi Kalon Kompleksi'nin merkezini oluşturur. Meydana ilk adım attığınızda önce ölçeğin büyüklüğü, ardından tuğlanın işçiliği dikkat çeker. Bu rehberde minarenin, camiin ve medresenin hikâyesini, çevrede nelere bakacağınızı ve fotoğraf için en uygun anları sade bir dille toparladık.

Poi Kalon nedir, neden Buhara'nın merkezi sayılır?

Poi Kalon, Tacikçe kökenli bir ad olup yaklaşık olarak “büyüğün ayağı” ya da “büyük kuleye ait taban” anlamına gelir. Adı, minarenin dibinde kurulan bu meydanı tarif eder. Meydan üç yapıyla çerçevelenir: ortada yükselen minare, bir yanında geniş avlulu Kalyan Camii, karşısında ise çift kubbeli Mir-i Arab Medresesi. Üç yapı birbirine bakacak biçimde sıralandığı için kompleks, tek bir tasarımın parçası gibi okunur; oysa yapılar farklı yüzyıllarda eklenmiştir.

Buhara'nın en canlı ticaret hattı da bu meydana yakındır. Taş döşeli sokaklar, bir zamanlar kervan tüccarlarının uğradığı kubbeli pazar yapılarına uzanır. Şehir rehberimizdeki Buhara gezi rehberi sayfasında genel akışı görebilir, bu yazıda ise yalnızca Poi Kalon'a odaklanabilirsiniz. Meydan, Ark Kalesi'nden ve Lyabi Havuz'dan yürüyerek ulaşılabilecek uzaklıktadır; yani şehri gezerken ister başlangıç noktası, ister günün kapanışı olarak seçilebilir.

Kalyan Minaresi'nin tarihi ve mimarisi

Kalyan Minaresi'nin 12. yüzyılın ilk yarısında, Karahanlı hükümdarlarından Arslan Han döneminde yaptırıldığı kabul edilir. Yaklaşık kırk altı metre yüksekliğindeki kule, kendi çağında Orta Asya'nın en yüksek yapılarından biriydi. Gövde aşağıdan yukarıya doğru hafifçe daralır; tabanda çok köşeli, geniş bir temel, üstte ise ince bir silindir hissi vardır. Bu hesaplı daralma, kuleye hem sağlamlık hem de zarif bir silüet kazandırır.

Tuğla duvarlarda tekrar eden bantlar dikkatinizi çekecek. Pişmiş tuğlalar farklı açılarla dizilerek balık sırtı, örgü ve geometrik şerit desenleri oluşturur. Kulenin üst kısmında, mazgal benzeri pencerelerle çevrili bir fener bölümü bulunur. Dışarıdan bakınca yalnızca tuğla ile yapılmış sade bir kule gibi görünse de, süsleme dilinin kendisi bir anlatıdır: Bu desenlerin çoğu, sonraki yüzyıllarda yapılan Buhara yapılarında yeniden yorumlanmıştır. Daha geniş bir mimari bağlam için Özbekistan mimarisinde medrese, minare ve çini yazımıza göz atabilirsiniz.

Minare tarih boyunca farklı işlevler üstlenmiştir. Elbette en baştaki işlevi ezan okunan bir minare olmaktı; ama çevreye uzaktan görünen bir gözetleme noktası olarak da kullanıldığı anlatılır. Çöl yolundan gelen kervancılar için kule, şehrin yaklaşık olarak nerede olduğunu gösteren bir işaret gibiydi. Bu yüzden Buhara, uzaktan önce minaresiyle tanınırdı.

Cengiz Han efsanesi: Anlatı ile tarih arasındaki çizgi

Kalyan Minaresi hakkında en sık duyacağınız hikâye, Moğol komutanı Cengiz Han'ın 13. yüzyılın başında Buhara'yı ele geçirdiği sırada bu kuleye baktığı ve onu yıkmadan bıraktığı anlatısıdır. Rehberler genellikle şöyle özetler: Han, başını kaldırıp kuleye bakarken sarığı ya da başlığı düşmüş, eğilip almak zorunda kalmış; bunu bir saygı işareti sayıp minareyi bağışlamış. Aynı dönemde şehrin büyük bölümü ise zarar görmüştür.

Bu hikâyeyi bir tarih belgesi gibi değil, şehrin hafızasında yaşayan bir anlatı olarak okumak daha doğrudur. Yazılı kaynaklar Moğol istilasında Buhara'nın ağır hasar gördüğünü bildirir; minarenin ayakta kalması ise gerçekten dikkat çekicidir. Kulenin neden kurtulduğuna dair kesin bir açıklama yoktur. Bazıları bunu yapının askeri bir hedef olarak görülmemesine, bazıları ise anlatıdaki gibi duygusal bir tepkiye bağlar. Seyahatte yapılacak en iyi şey, hikâyeyi dinleyip keyif almak, ama gerçekle efsaneyi birbirinden ayrı tutmaktır.

Bir diğer yaygın anlatı, minarenin geçmişte ölüm cezalarıyla anılan bir kule olduğu yönündedir. Yerel anlatılarda bazı hükümlülerin kuleden aşağı atıldığı söylenir ve minareye bu yüzden “ölüm kulesi” denildiği aktarılır. Bu bilgiyi de aynı dikkatle karşılamakta fayda var; kaynaklar arasında ayrıntıda farklılık bulunur. Ziyaretçi olarak yapabileceğiniz şey, rehberin anlattığı hikâyeyi not alıp, sonra ayrıca okumaktır.

Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi: Avlu, kubbe ve çini

Minarenin yanında, 16. yüzyılın başlarında Şeybani hanedanı döneminde yeniden yapılan Kalyan Camii bulunur. Daha eski bir caminin yerine inşa edildiği bilinir. İçeri girdiğinizde sizi geniş bir avlu karşılar: Dört yanı kubbeli galerilerle çevrili bu avlu, bir anda şehrin gürültüsünü geride bırakır. Sütunlar ve kemerler art arda sıralanır; ritmik tekrarlar adım attıkça farklı açılar sunar.

Avlunun ortasındaki boşluk büyüktür ve kalabalık cuma namazlarında binlerce kişiyi ağırlayabilecek biçimde tasarlanmıştır. Camiin mavi kubbesi ve avlu duvarlarındaki çini detayları, tuğla ağırlıklı komplekste renk katan ender yüzeylerdendir. Cami hâlâ dinî amaçla kullanıldığı için ziyaret günleri ve saatleri, ibadet düzenine göre değişebilir; mutlaka rehberinize ya da güncel duyurulara danışın. Giyim kuralları için omuzları ve dizleri örten sade kıyafetler tercih etmek yeterlidir. Valiz planı için valiz hazırlığı ve giyim rehberine bakmanızı öneririz.

Avluda dikkat edilecek ayrıntılar

Avlunun bir köşesinde, minareye bakan kemerli bir bölüm yer alır. Burası, kuleyi cami içinden çerçeveleyerek görmek isteyenlerin en sevdiği noktadır. Kemerin içinden bakıldığında minare, kare bir pencerede duran dik bir çizgi gibi görünür. Fotoğraf makinesiyle uğraşmayı sevmeyenler için bile bu kadraj hafızada kalıcıdır. Kalabalık olmadığı bir saatte bu köşeye gitmek, huzurlu bir gözlem için en iyi fırsattır.

Mir-i Arab Medresesi: Kubbeler ve çifte kapı

Minarenin karşısındaki Mir-i Arab Medresesi, 16. yüzyılda Şeybani yönetimi döneminde yaptırılmıştır. Adı, medreseyle ilişkilendirilen dinî önder Mir-i Arab'dan gelir. Medrese Sovyet döneminde de eğitime devam eden az sayıdaki dinî okuldan biri olarak bilinir ve bugün de aktif bir eğitim kurumu olarak çalışır. Bu nedenle içeriye girmek genellikle serbest değildir; yapıyı dışarıdan, meydandan görmeniz beklenir.

Dışarıdan bakıldığında medresenin en çok dikkat çeken yanı, ana kapı iwanının mavi çinilerle süslü yüzeyi ve arkasındaki kubbelerdir. Kapıya baktığınızda iki yanında küçük kubbeli köşe odaları görürsünüz; bunlar eskiden hücre olarak kullanılan kısımları temsil eder. Mavi, turkuaz ve beyaz çini parçalarının oluşturduğu geometrik desenler, güneşin açısına göre yoğunlaşıp pastelleşir. Medresenin bütün cephesini kadrajınıza almak istiyorsanız meydanın karşı ucundan, minarenin yanından geri çekilmeniz gerekir.

Buhara'da medreselerin eğitim sistemi, sadece dinî ilimlerle değil; matematik, astronomi ve hukuk gibi alanlarla da şekillenmiştir. Bu bakımdan Buhara, uzun yıllar boyunca Orta Asya'nın bilim ve öğrenim merkezlerinden biri sayılmıştır. Semerkant tarafındaki bilim mirasına da ilgi duyuyorsanız Uluğ Bey Rasathanesi yazımız ilginizi çekebilir.

Çevredeki yapılar ve kısa duraklar

Poi Kalon çevresinde kısa yürüyüşlerle ulaşabileceğiniz birkaç önemli nokta vardır. Meydanın hemen yakınında, eski ticaret güzergâhının üzerinde kubbeli çarşı yapıları sıralanır. Bunlar arasında kuyumcuların, şapka yapımcılarının ve para bozdurucuların eski çarşıları öne çıkar. Bugün birçoğu el sanatı dükkânı olarak kullanılıyor. Rotayı tamamlamak isterseniz Buhara eski şehir yürüyüş rotası yazısındaki sıralamayı takip edebilirsiniz.

Aynı çevrede ayrıca dar sokaklara dağılmış küçük çay evleri bulunur. Bir yarım saat ayırıp bir çay içmek, bu yapıların arasında dolaşmanın en doğal parçalarındandır. Taş döşemelerin üzerinde yürümek yorucu olabilir; rahat bir ayakkabı mutlaka işinize yarar. Yürüyüş sırasında satıcıların size seslenmesi olağandır; kibarca “hayır, teşekkürler” demek genellikle yeterlidir. Yöresel yemekler için Buhara'da ne yenir yazısına bakmak, öğle molasını planlamanıza yardımcı olur.

YapıDönem (genel)Ana özelliğiZiyaret notu
Kalyan Minaresi12. yüzyılPişmiş tuğla, bantlı süslemeDışarıdan görülür, kule yürüyüşe kapalıdır
Kalyan Camii16. yüzyıl başıGeniş avlu, kubbeli galerilerİbadet düzenine göre ziyaret edilir
Mir-i Arab Medresesi16. yüzyılMavi çinili kapı, çift kubbeAktif okul, genellikle dışarıdan izlenir
Meydan çevresiFarklı dönemlerKubbeli çarşılar, çay evleriYürüyerek keşfedilir

Yukarıdaki tablo, kompleksin üç ana yapısını ve ziyaret notlarını kabaca karşılaştırır. Tarihler genel dönemleri belirtir; kesin yıllar için güncel yayınlara bakmak daha doğru olacaktır.

Meydanın dokusunu anlamak için yapıların aslında birbirine nasıl yaslandığına bakmak yeterlidir. Minare, camiin yanında bir işaret kulesi gibi durur; medrese ise iki yapının karşısında, meydanın dengesini tamamlayan bir ağırlık merkezi gibi yerleşir. Bu yerleşim, Orta Asya şehirlerinde sık görülen “karşılıklı cephe” düzeninin güzel bir örneğidir. Semerkant'taki Registan'da da benzer bir fikir vardır; ancak orada yapılar çini kaplı, burada ise tuğlanın sadeliği öne çıkar. İki şehri art arda görenler, aynı ilkenin iki farklı dilde konuştuğunu kolayca fark eder.

Meydanın zemini de gözden kaçmamalıdır. Taş döşemeler, yüzyıllar boyunca binlerce ayak izinin silip parlattığı bir yüzey oluşturur. Yağmurdan sonra bu taşların hafifçe parlaması ve yapıların yüzeyindeki tuğla renginin derinleşmesi, sıradan bir günü bile fotoğrafa değer kılar. Yazın ise taşlar sıcağı tutar; yürümeye başlamadan önce ayakkabı seçimini buna göre yapmak iyi olur.

Işık, saat ve fotoğraf için Kalyan Minaresi'ni nasıl çekersiniz?

Buhara'da tuğla yüzeyler ışığa çok duyarlıdır. Öğle güneşinde minare soluk ve düz görünebilir; sabahın erken saatlerinde ya da gün batımına yakın bir zamanda ise bal rengine döner. Bu nedenle fotoğraf çekmeyi seven yolcular, Kalyan Minaresi'ni iki kez ziyaret etmeyi tercih eder: bir kez sabah, bir kez akşamüzeri. Gün batımından sonra kule aydınlatılır; koyu mavi gökyüzünün önünde kehribar tonlu bir silüet oluşur.

Mir-i Arab Medresesi'nin cephesi gün içinde farklı davranır. Sabah ışığı çiniyi parlak gösterir, akşamüzeri ise daha yumuşak tonlar verir. Meydanda kadraj kurarken telefonunuzun geniş açı lensini kullanmak, minare ile medreseyi aynı karede toplamanıza yardımcı olur. Minareyi tam boyuyla çekmek içinse yeterince uzaklaşmak gerekir; yakından çekimde kule fazla uzun görünür ve perspektif bozulur. Daha detaylı bir fotoğraf planı için Hive tarafındaki fotoğraf ve ışık rehberini da karşılaştırmalı olarak okuyabilirsiniz.

Işığın yanı sıra mevsim de görüntüyü değiştirir. İlkbaharda meydanın çevresindeki ağaçlar yeşillenir ve tuğla ile yaprak arasındaki zıtlık fotoğrafa canlılık katar. Kışın ise hava berrak olduğunda gökyüzü sert bir mavi tonuna döner; minare bu zeminde keskin bir çizgi olarak durur. Sisli sabahlarda kule bir an için silinir gibi olur, sonra yavaşça belirir. Hangi mevsimde giderseniz gidin, aceleyle tek bir kare çekip geçmek yerine bir köşeye oturup ışığın değişimini on-on beş dakika izlemek çok daha tatmin edicidir.

Küçük bir ipucu: Ayna gibi yansıyan yüzeylere ihtiyaç duyarsanız, yakındaki Lyabi Havuz'un çevresinde su yansımalı kadrajlar bulabilirsiniz. Akşam saatlerinde dolaşırken kalabalık dağılır ve meydan çok daha sakinleşir. Bu zaman dilimi, hem fotoğraf hem de basit bir gözlem için en rahat anlardan biridir.

Ziyaret planı ve yürüyüş ipuçları

Poi Kalon'u görmek için tam bir gün ayırmanıza gerek yok. Meydanda dolaşmak, camiin avlusuna girmek ve çevrede kısa bir mola vermek için yaklaşık iki-üç saat yeterlidir. Rotayı sabah erken başlatmak, hem serinliği hem de sakinliği yakalamanızı sağlar. Yaz aylarında öğle saatlerinde tuğla yüzeyler ısınır; şapka, güneş gözlüğü ve su şişesi vazgeçilmezdir.

Aşağıdaki sıralama, kısa bir ziyaret için uygun bir akıştır:

  1. Meydana minare tarafından girin ve önce kuleyi uzaktan izleyin.
  2. Kalyan Camii'nin avlusuna geçin ve kemerli köşeden minareyi çerçeveleyin.
  3. Mir-i Arab Medresesi'nin cephesini karşıdan inceleyin.
  4. Kubbeli çarşılara doğru yürüyüp küçük bir çay molası verin.
  5. Akşam saatinde meydana yeniden dönüp ışıklı manzarayı görün.

Grup halinde gezenler için bir not: Meydan geniş olsa da cami avlusu ve medrese önü, kalabalık rehberli gruplar aynı saate denk geldiğinde hareketlenir. Rehberinizle konuşup küçük bir zaman kaydırması yapmak, hem anlatıyı daha rahat dinlemenizi hem de fotoğraf kadrajlarında daha az insan görmenizi sağlar. Çocuklarla gezenler içinse minareyi uzaktan izlemek ve efsane hikâyelerini anlatmak, yorucu olmayan eğlenceli bir etkinliktir.

Mevsim farkları da planı etkiler. Bahar ve sonbahar, hem sıcaklık hem de gün ışığı bakımından en dengeli dönemlerdir. Ayrıntılar için Özbekistan'a ne zaman gidilir yazısında ay ay iklim bilgisine bakabilirsiniz. Buhara'ya nasıl ulaşacağınızı merak ediyorsanız, Buhara'ya nasıl gidilir ve şehir içi ulaşım sayfası işinize yarayacaktır.

Kalyan Minaresi'ne saygılı ziyaret için kısa notlar

Poi Kalon bir turistik dekor değil, yaşayan bir dinî ve sosyal merkezdir. Cuma günleri ve bayram dönemlerinde yerel halk camiye akın eder; bu zamanlarda kalabalıkta fotoğraf çekerken insanların yüzlerini kadraja almak yerine, izin istemek daha doğru bir tutumdur. İbadet edenleri rahatsız etmemek için avluda yüksek sesle konuşmamak, ayakkabı kurallarına uymak ve görevlilerin uyarılarını dinlemek yeterlidir.

Yerel esnaftan alışveriş yapacaksanız meydandaki dükkânların fiyatlarını öğrenmek için birkaç yeri gezmek mantıklıdır. Pazarlık kültürü yaygındır, ancak sakin ve gülümseyen bir üslup her zaman daha iyi sonuç verir. Hediyelik eşya seçenekleri için Buhara'da alışveriş ve hediyelik eşya rehberine bakmak karar vermenizi kolaylaştırır.

Bir başka pratik konu, ödeme ve nakit meselesidir. Küçük çay evlerinde ve el sanatı dükkânlarında nakit sık tercih edilir; yanınızda bir miktar yerel para bulundurmak işinizi kolaylaştırır. Bu konuda güncel ayrıntılar için Özbekistan'da para birimi ve kart kullanımı yazısından yararlanabilirsiniz.

Ayrıca tarihî yapıların restorasyon çalışmaları sık yapılır; bazen minarenin ya da medresenin bir bölümü iskeleyle kaplı olabilir. Bu durum plan yapan yolcular için sürpriz olabilir, ama çevredeki diğer yapılar sayesinde ziyaretiniz yine de dolu geçer. Gittiğiniz tarihte neyin açık olduğunu rehberinizle önceden konuşmak her zaman iyi bir alışkanlıktır.

Poi Kalon'u Buhara rotasına yerleştirmek

Buhara, Özbekistan'ın İpek Yolu hattında yer alan şehirlerden biridir; Taşkent'ten başlayıp Semerkant ve Buhara üzerinden Hive'ye uzanan klasik rotada genellikle ikinci ya da üçüncü durak olarak ziyaret edilir. Şehri iyi anlamak için en az iki tam gün ayırmak idealdir; böylece Poi Kalon'u, Ark Kalesi'ni ve Lyabi Havuz çevresini aceleye getirmeden görebilirsiniz. Bütün rotayı bir arada okumak için Özbekistan İpek Yolu rotası yazımız faydalı olacaktır.

Poi Kalon'u günün hangi saatinde göreceğiniz, yolculuğunuzun yönüne de bağlıdır. Sabah gelenler için meydan sakin ve serindir; akşam gelenler için ise ışıklandırma öne çıkar. Mümkünse ikisini de deneyin. Böylece tek bir yapının gün içinde nasıl farklı göründüğünü kendi gözlerinizle takip edersiniz; bu da yalnızca fotoğraf kareleriyle anlatılamayacak bir deneyimdir.

Bölgedeki diğer müzeler ve tarihî yapılar için de zaman ayırmak isterseniz, Buhara'da nereler gezilir sayfasındaki öneriler iyi bir tamamlayıcıdır. Kendi başınıza gezecekseniz bile, rehberli bir tur bu yapıların arka planındaki hikâyeleri daha derinden aktarır.

Ballıca ile Buhara'da Poi Kalon'u keşfedin

Ballıca Turizm, Özbekistan turlarını uçaklı ve rehberli biçimde planlar; Buhara'daki Poi Kalon ziyaretini de rotanın doğal bir durağı olarak değerlendirir. Konaklama, ulaşım ve gezi sırası gibi konularda en güncel bilgiyi almak için danışmanlarımızla görüşebilirsiniz. Güzergâh seçenekleri için Buhara turları sayfasına da göz atabilirsiniz.

Ballıca Turizm ile bu yapıları rehber eşliğinde, hikâyeleriyle birlikte gezmek isterseniz Ballıca Turizm’in Özbekistan turlarını inceleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Kalyan Minaresi'nin yüksekliği yaklaşık kırk altı metre olarak bilinir. Kendi döneminde bölgenin en yüksek yapılarından biriydi. Kesin ölçüler için güncel yayınlara bakılabilir.

Minare bugün ziyaretçilerin çıkışına genellikle kapalıdır; kuleyi dışarıdan ve meydandan görürsünüz. Bu durum zaman içinde değişebilir, bu yüzden güncel bilgiyi rehberinizden öğrenmek iyi olur.

Poi Kalon, yaklaşık olarak “büyüğün ayağı” anlamına gelir. Adını, Kalyan Minaresi'nin dibinde yer alan meydandan alır. Meydanı minare, Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi oluşturur.

Yaygın anlatıya göre Cengiz Han minareyi görünce etkilenmiş ve yıkmamıştır. Bu hikâye bir halk anlatısıdır ve kesin bir tarihî belgeye dayanmaz. Neden ayakta kaldığına dair net bir açıklama yoktur.

Ziyaretçiler genellikle avluya ve galerilere girebilir; ancak cami aktif olduğu için ibadet düzenine göre ziyaret koşulları değişir. Omuzları ve dizleri örten sade giysiler tercih etmek uygundur.

Medrese bugün de eğitim veren aktif bir kurumdur ve içeri girişe genellikle izin verilmez. Mavi çinili cephesini ve kubbelerini meydandan rahatça izleyebilirsiniz.

Meydan, cami avlusu ve kısa bir çay molasıyla birlikte yaklaşık iki-üç saat yeterlidir. Fotoğraf çekmek isteyenler sabah ve akşam olmak üzere iki ayrı zamanda uğrayabilir.

Sabahın erken saatleri ve gün batımına yakın zaman en iyi ışığı verir. Tuğla yüzeyler bu saatlerde bal rengine döner. Gün batımından sonra minare ışıklandırıldığı için akşam çekimleri de değerlidir.

Kompleks, Buhara'nın eski şehir merkezindedir ve Lyabi Havuz ile Ark Kalesi'ne yürüyerek ulaşılabilir. Eski şehirde gezerken zaten yolunuz bu meydana düşecektir.

Minarenin 12. yüzyılın ilk yarısında Karahanlı döneminde inşa edildiği kabul edilir. Kalyan Camii ve Mir-i Arab Medresesi ise 16. yüzyılda yapılan sonraki eklemelerdir.

Zorunlu değildir, ancak yapıların tarihi ve çevresindeki anlatılar bir rehberle çok daha anlaşılır olur. Özellikle efsane ile tarihî bilginin ayrımı için rehber desteği yararlıdır.

Bahar ve sonbahar, sıcaklığın ve ışığın dengeli olduğu en rahat dönemlerdir. Yazın öğle saatleri sıcak geçtiği için sabah ve akşam saatlerini tercih etmek daha konforludur.

Bu yazıyı paylaşın

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?