Özbekistan'dan eve dönerken valizi doldurmaya değer şeylerin başında suzani nakışı, ikat ipek, Rişton seramiği ve pazar baharatları gelir. Bu rehber hangi şehirde ne alınacağını, kalitenin nasıl ayırt edileceğini ve gümrükte nelere dikkat edileceğini anlatıyor.
İçindekiler
- 01 Suzani Nakışı: Özbekistan'ın İmza Hediyeliği
- 02 İpek, İkat ve Adras: Kumaşın Renkli Dünyası
- 03 Rişton Seramiği ve Çanak Çömlek Geleneği
- 04 Bakır, Ahşap, Minyatür ve Halı
- 05 Baharat, Kuru Yemiş, Bal ve Çay: Yenilebilir Hediyeler
- 06 Hangi Şehirde Ne Alınır? Kısa Bir Harita
- 07 Pazarlık, Ödeme ve Kalite Sorgulama Alışkanlıkları
- 08 Gümrük, Antika Yasağı ve Valiz Düzeni
- 09 Sıkça Sorulan Sorular
Özbekistan hediyelik eşya alışverişi, Orta Asya seyahatlerinin en keyifli yanlarından biridir. Çünkü burada ürünlerin çoğu hâlâ aynı atölyede, aynı el hareketiyle üretiliyor; tezgâhın arkasında oturan kişi çoğu zaman ürünü kendisi yapmış oluyor. Suzani nakışından ikat ipeğe, Rişton seramiğinden baharat çuvallarına kadar uzanan geniş bir yelpaze var ve her şehir bu yelpazenin farklı bir kısmında öne çıkıyor. Bu rehberde neyi nerede alacağınızı, kaliteyi nasıl ayırt edeceğinizi, pazarlığın nasıl yürüdüğünü ve eve dönerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bulacaksınız.
Başlamadan önce küçük bir uyarı: Özbekistan turları genelde Taşkent, Semerkant, Buhara ve Hive hattında ilerler ve alışveriş için ayrılan zaman çoğu kez rehberli gezinin arasına sıkışır. Bu yüzden önceden kafanızda bir liste olması, tezgâhlar arasında kaybolmanızı önler. Aşağıdaki başlıklar o listeyi oluşturmanıza yardım edecek.
Suzani Nakışı: Özbekistan'ın İmza Hediyeliği
Suzani, Farsça kökenli bir sözcükle iğne anlamına gelir ve pamuk ya da ipek zemin üzerine renkli ipliklerle işlenen büyük boyutlu bir nakış türüdür. Geleneksel olarak gelinin çeyizinde yer alan, duvara asılan ya da yatağın üstüne serilen bu işler; nar, lale, karanfil, güneş ve ay gibi motiflerle bezenir. Motiflerin çoğu bereket, uzun ömür ve koruma anlamı taşır. Bugün turistlerin aldığı suzaniler masa örtüsü, yastık kılıfı, duvar panosu ve yatak örtüsü olarak bulunur.
Gerçek El İşini Ayırt Etmenin Yolları
İlk ipucu ürünün arka yüzüdür. El işi bir suzanide arkadaki iplik hareketleri ön yüzdeki desenin yumuşak bir yansıması gibidir; ilmekler tam eşit olmaz, hafif oynak ve elle çekilmiş bir görüntü verir. Makine işlerinde arka taraf fazla düzgün, ipler çoğu zaman aynı gerginlikte ve düz çizgiler hâlindedir. İkinci ipucu kumaştır: kalın dokunmuş, doğal dokulu pamuk ya da ipek zemin tercih edilmelidir. Parlak, sentetik hissi veren kumaşlar genellikle seri üretimdir.
Üçüncü ipucu renklerdir. Doğal boyalarla çalışan atölyelerde tonlar canlı ama yumuşaktır; kırmızı, keskin bir neon değil, toprağa yakın bir nar kırmızısı gibidir. Yeni üretilmiş ama kimyasal boya kullanmış işler de olur ve bunlar kötü sayılmaz; yeter ki satıcı bunu dürüstçe söylesin. Dördüncüsü ölçüdür: büyük panoların işçiliği haftalar, hatta aylar alır. Yüzeyi dolduran yoğun nakışlı büyük parçalar elbette daha pahalıdır, küçük örtüler ise bütçeyi zorlamadan evde yer bulabilir.
Suzani satın alırken ürünü ışığa tutup yüzeyi inceleyin, kenarlardaki bitişleri ve köşe dikişlerini kontrol edin. Doğal lekeler ve küçük düzensizlikler el işinin kimliğidir, ancak yırtık ya da gevşemiş ilmek bir kusurdur. Buhara'da bu işleri yakından görmek isterseniz, zerduz nakışı ve Buhara'nın el sanatları üzerine yazdığımız rehber, altın ipliğin ve nakış geleneğinin nasıl işlediğini anlatıyor.
Eve getirdiğiniz suzaniyi korumak için de birkaç alışkanlık yeterlidir. Doğrudan güneş alan duvara asmak renklerin solmasına yol açar, bu yüzden loş bir köşe ya da perde arkası daha uygundur. Lekelenirse ovalamak yerine hafifçe nemli bir bezle bastırın; büyük temizlikler için kuru temizlemeciye başvurmadan önce nakışın boyasının akıp akmadığını gizli bir köşede deneyin. Katlayıp saklayacaksanız, aynı yerden sürekli kıvırmamaya özen gösterin, çünkü iplikler kıvrım çizgisinde yıpranır.
İpek, İkat ve Adras: Kumaşın Renkli Dünyası
İpek, Özbekistan'ın tarih boyunca bağlandığı en eski ticaret kalemlerinden biridir ve Fergana Vadisi bugün de ipekböceği yetiştiriciliğiyle tanınır. Pazarlarda ve atölyelerde en çok karşılaşacağınız kumaş ikat tekniğiyle dokunmuş olandır. İkatta iplikler dokunmadan önce desen oluşturacak biçimde bağlanıp boyanır, bu yüzden desenlerin kenarları hafifçe tüylü ve bulanık görünür. Bu bulanıklık kusur değil, tekniğin imzasıdır.
Saf ipek ikat ile ipek-pamuk karışımı adras birbirinden farklı sınıflardadır. Adras daha dayanıklıdır, gündelik kullanıma elverişlidir ve genellikle çizgili ya da dalgalı desenlerle gelir. Saf ipek ise daha ince, daha parlak ve elde daha akışkandır. Ayırt etmek için kumaşın küçük bir ucunu avucunuzda ovalayın: gerçek ipek ısınır ve hafif bir kayganlık verir. Bazı dürüst satıcılar küçük bir ipliği yakarak da gösterir; saf ipek, saç yanığına benzer bir koku çıkarır ve külü kolay ufalanır. Sentetik iplik ise erir ve plastik kokar.
Hediyelik olarak eşarp, şal, masa yolluğu ve yastık kılıfı hem hafiftir hem de valizde yer kaplamaz. Semerkant ve Margilan hattındaki ipek atölyelerinde süreci başından sonuna görmek mümkündür: kozadan ipliğe, boyadan dokumaya. Eğer programda böyle bir atölye ziyareti varsa, alışveriş yapmayacak olsanız bile bu sürece tanık olmak ürünlerin neden bu fiyat bandında durduğunu anlamanızı sağlar.
Rişton Seramiği ve Çanak Çömlek Geleneği
Rişton, Fergana Vadisi'nde bulunan ve çömlekçilikte ülkenin en saygın adresi sayılan bir yerleşimdir. Buranın seramiği, yöredeki kırmızı kilden yapılır ve bitki külleri gibi doğal maddelerle hazırlanan sırlarla kaplanır. Sonuç, derin turkuvaz ve laciverdin ağır bastığı, üzerinde pamuk çiçeği, badem ve ay motifleri taşıyan tabaklar, kâseler ve testilerdir. Ülkenin diğer bölgelerinde de farklı üsluplar vardır; Buhara ve Hive'nin çömlekleri daha çok geometrik ve yeşil ağırlıklı bir paletle ayrılır.
Kaliteli bir seramiği anlamak için önce sırın düzgün dağılıp dağılmadığına bakın. Kenarlarda küçük damlalar ve el yapımı belirtileri kabul edilebilir, ancak çatlak, kabarcık ya da kenarda yumrulaşma varsa kalite düşüktür. Tabağı hafifçe tıklatın; berrak, çınlayan bir ses iyi pişmiş bir ürüne işaret eder, boğuk ve çıtırtılı bir ses ise çatlak olabileceğini gösterir. Tabağın altındaki taban kısmı da önemlidir: el yapımlarında taban genellikle kil renginde ve hafif düzensizdir.
Seramikler dekoratif amaçla alınıyorsa sorun yoktur, ancak sofrada kullanmak istiyorsanız satıcıya yemeğe uygun olup olmadığını mutlaka sorun. Bazı süs amaçlı sırlar gıda ile temas için tasarlanmamıştır. Taşıma konusunda ise en güvenli yöntem, kenarlarından sarmak ve bavulun tam ortasında, kıyafetlerin arasında götürmektir. Hive'nin ve Buhara'nın atölyelerinde çömlekçi çarkında üretim görmek, seramik alışverişini bilgiye dönüştürür.
Bakır, Ahşap, Minyatür ve Halı
Bu bölümdeki ürünler genellikle daha özel ilgi gerektirir; çoğu tek parçadır ve aynısını ikinci kez bulmak zordur. Beğendiğiniz bir parçayı kararsız kaldığınız için bırakırsanız, aynı tezgâha geri dönmeniz her zaman mümkün olmayabilir. Yine de acele etmeyin: önce rotadaki iki üç tezgâhı karşılaştırın, sonra karar verin.
Özbekistan'ın hediyelik dünyası tekstil ve seramikle sınırlı değildir. Bakır işlemeciliği özellikle Buhara'da güçlüdür: kabartma desenli tepsiler, ibrikler, cezveler ve süs tabakları dar sokaklardaki atölyelerde çekiç sesleriyle üretilir. Tepsiyi alırken desenin elle mi, yoksa kalıpla mı işlendiğine bakın; el işinde çizgiler birbirine mükemmel benzemez. Ağırlık da bir ipucudur: gerçek bakır elde ağır ve soğuk hissedilir.
Ahşap işlerinde Hive öne çıkar. Şehrin eski yapılarındaki oyma sütunların ve kapıların geleneğini sürdüren ustalar, küçük kitap altlıkları, kutular ve kalem tutacakları üretir. Kitap altlığı ya da rahle olarak bilinen katlanır tahta stand, hem hafif hem anlamlı bir hediyedir. Oyma derinliğine ve parçaların birbirine geçişine dikkat edin; zımparası düzgün, çivisiz birleşmiş parçalar tercih edilmelidir.
Minyatür resimler, özellikle Buhara ve Semerkant'ta ipek ya da kâğıt üzerine yapılan küçük kompozisyonlardır. Konular çoğunlukla çay evleri, kervanlar, çiçekli bahçeler ve tarihî kişiliklerdir. Gerçekten el boyaması olan eserlerde fırça darbeleri incedir ve altın yaldız hafif bir derinlik taşır; baskı olanlar ise çok düzgün, yüzeyi parlak ve çizgileri ayrıntıdan yoksundur. Halı ve kilim konusunda ise daha temkinli olun. El dokuması halılar hem ağırdır hem de ülke dışına çıkış kuralları vardır; bu nedenle büyük bir halı almak istiyorsanız belgeyi, fişi ve gerekli izinleri satıcıyla baştan netleştirmek gerekir.
Baharat, Kuru Yemiş, Bal ve Çay: Yenilebilir Hediyeler
Hediyelik listesinin en pratik kısmı yenilebilir ürünlerdir. Taşkent'teki Çorsu Pazarı bu bakımdan en zengin duraklardan biridir: kubbeli büyük salonda kuru üzüm çeşitleri, kayısı, incir, ceviz, badem ve fıstık yığınları tezgâhlara dizilmiştir. Kuru kayısı ve iri çekirdeksiz üzüm çeşitleri hem lezzetli hem de hafiftir; vakumlu ya da kapalı paketlenmiş olanları seçmek valiz içinde dağılmalarını önler.
Baharat tezgâhlarında en tanıdık isimler kimyon, kırmızıbiber, kuru nane, safran ve plov baharat karışımıdır. Bu karışımın içinde genellikle kimyon, kuş üzümü, kurutulmuş kırmızı biber ve çeşitli otlar bulunur; evde pilav yaparken sofraya Özbek tadı katmak isteyenler için ideal bir seçimdir. Ülkenin pilav kültürünü daha derinlemesine öğrenmek isterseniz Özbek pilavı rehberimize göz atabilirsiniz. Safran konusunda dikkatli olun: gerçek safran pahalı bir üründür ve çok ucuz satılan toz genellikle boyalı karışımdır; ipliksi hâlde, koku ve renk bırakan tellerle alınması daha güvenilirdir.
Bal, özellikle dağlık bölgelerden gelen çiçek ve kekik balı olarak satılır. Cam kavanozlarda bal taşımak risklidir, ancak plastik kapaklı ve sızdırmaz paketlerle bu sorun azalır. Şerbetli tatlılar, kuru meyve rulosu ve üzüm pekmezi benzeri ürünler de pazarlarda bulunur. Çay tarafında ise yeşil çay Özbek sofrasının vazgeçilmezidir; kâğıt paketler halinde satılan çayları ve bardağı küçük kâselerle birlikte hediye etmek hoş bir fikirdir. Satın aldığınız her yenilebilir ürünün üzerindeki tarihleri ve paket bütünlüğünü kontrol edin.
Mutfak merakı olanlar için ayrı bir kategori daha var: ahşap kaşıklar, küçük havanlar, çay seti kâseleri, geleneksel Özbek ekmeğinin üzerine desen basmaya yarayan ve çekiç adıyla bilinen ekmek damgaları. Bunlar küçük ve ucuz görünse de ev sofrasında gerçekten kullanılır ve sohbet açar. Özellikle ekmek damgası, tandır ekmeğinin kültürel yerini hatırlatan, valizde yer kaplamayan bir hatıradır. Çocuklara ve genç akrabalara ise renkli keseler, deri ya da kumaş cüzdanlar, küçük çömlek düdükler ve el boyaması mıknatıslar alınabilir.
Bir de kendinize hatıra almayı unutmayın: tek bir güzel nesne, onlarca küçük hediyelikten daha uzun süre sevilir. Çoğu gezgin, eve dönünce en çok yola çıkarken düşünmeden aldığı tek bir seramik kâseyi ya da küçük bir suzaniyi kullanır.
Hangi Şehirde Ne Alınır? Kısa Bir Harita
Her şehir farklı bir ürün grubuyla öne çıktığı için alışveriş planını güzergâha yaymak mantıklıdır. Aşağıdaki tablo, rotanızdaki başlıca duraklarda hangi ürün gruplarına odaklanabileceğinizi özetliyor.
| Şehir | Öne çıkan ürünler | Nerede aranır |
|---|---|---|
| Taşkent | Kuru yemiş, baharat, bal, çay | Çorsu Pazarı, büyük el sanatları mağazaları |
| Semerkant | İpek, kâğıt, minyatür, seramik | Siyob Pazarı çevresi, atölyeler |
| Buhara | Suzani, bakır, zerduz, halı, bıçak | Ticaret kubbeleri, medrese avluları |
| Hive | Ahşap oyma, seramik, kürk kalpak | İçan Kala'nın ana sokakları |
| Urgenç | Pamuk ürünleri, yerel yemiş | Şehir pazarları |
Şehir bazlı daha ayrıntılı bilgi için sırasıyla Taşkent'te alışveriş ve hediyelik, Semerkant'ta alışveriş, Buhara'da alışveriş ve Hive'de alışveriş rehberlerimize başvurabilirsiniz. Her biri o şehirdeki başlıca çarşıları ve atölyeleri ayrıca ele alıyor.
Sıralama kuralı olarak şu mantık işe yarar: hafif ve kırılmayan ürünleri, yani baharat ve tekstili, yolculuğun sonlarında; kırılgan seramikleri ise mümkünse dönüş şehrine yakın bir noktada almak. Böylece valiz yükünü gezi boyunca taşımak zorunda kalmazsınız. Tur boyunca aynı satıcıya ikinci kez uğrayıp fiyat sormak da pazarlıkta işinize yarar.
Pazarlık, Ödeme ve Kalite Sorgulama Alışkanlıkları
Özbekistan pazarlarında pazarlık bir ritüeldir ve çoğu zaman sohbetin bir parçasıdır. İlk söylenen rakam genellikle ortalamanın üzerindedir; ancak saygısız bir indirim talebi hoş karşılanmaz. Güler yüzlü başlamak, ürünün işçiliğini takdir etmek ve gerçekten almayı düşündüğünüz zaman fiyat konuşmak en iyi sonucu verir. Birden fazla ürün almak, çoğu satıcıda toplu fiyat avantajı sağlar. Galeri tarzı, etiketli ve sabit fiyatlı dükkânlarda ise pazarlık marjı sınırlıdır; orada uzun tartışmak anlamsızdır.
Ödeme konusunda nakit hâlâ yaygın bir yöntemdir. Hangi para birimiyle ve hangi kurdan işlem yapacağınızı önceden öğrenmek için Özbekistan'da para birimi, nakit ve kart kullanımı yazımıza bakabilirsiniz. Para birimi Özbek somudur ve çok sayıda sıfır içeren büyük banknotlar ilk başta kafa karıştırabilir; hesap yaparken telefonun hesap makinesi iyi bir yardımcıdır. Küçük banknotları yanınızda bulundurmak, çay ve aperatif gibi ufak harcamalarda işinizi kolaylaştırır.
Kalite sorgulama konusunda en önemli alışkanlık, ürünün üretildiği yeri ve yöntemi sormaktır. Dürüst bir satıcı ürünün hangi bölgede, hangi atölyede ve hangi teknikle yapıldığını rahatça anlatır. Cevabı kaçamak olan, her şeye aynı cevabı veren ya da aşırı baskıcı davranan satıcıdan uzak durmak mantıklıdır. Rehberiniz ya da grup lideriniz güvenilir atölyeler konusunda sizi yönlendirebilir; ancak her yönlendirmeyi de kendi gözünüzle doğrulamaktan çekinmeyin.
Alışverişin bir başka inceliği de zamanlamadır. Pazarlar sabah saatlerinde daha canlı ve satıcılar daha rahattır; öğle sıcağında ise tezgâhlar yavaşlar. Yaz aylarında kapalı çarşılar ve ticaret kubbeleri hem serin hem de gölgelidir, bu yüzden hediyelik alışverişini öğle saatlerine denk getirmek konforlu olur. Kış aylarında ise açık pazarlarda eldiven ve kat kat giyinmek gerekir. Mevsimin alışverişe etkisini anlamak için ay ay iklim rehberimize göz atabilirsiniz.
Gümrük, Antika Yasağı ve Valiz Düzeni
Eve dönerken sorun yaşamamak için üç temel kural vardır. Birincisi, antika ve tarihî değer taşıyan eşyalardan uzak durmaktır. Eski halılar, yazma kitaplar, sikkeler, eski mücevherler ve benzeri parçaların ülke dışına çıkarılması genellikle özel izne bağlıdır ve izinsiz çıkış ciddi sorun yaratabilir. Satıcı "eski ama sorun olmaz" dese bile bu sizi korumaz. İkincisi, el işi yeni ürünlerde fişi ya da satıcıdan alınan belgeyi saklamaktır; havalimanında sorulursa ürünün yeni üretim olduğunu göstermek kolaylaşır.
Üçüncüsü, gıda ve bitkisel ürünler konusunda dönüş ülkesinin kurallarını önceden kontrol etmektir. Kişisel kullanım miktarındaki ambalajlı ürünler genellikle sorun çıkarmaz, fakat gümrük kuralları değişebilir ve taze ürün ya da büyük miktarlar için güncel bilgiyi doğrulamak gerekir. Vize ve giriş çıkış şartlarında olduğu gibi burada da kesin bir kural yazmıyoruz; Türk vatandaşları için şartlar değişebilir, güncel bilgi için danışmanımıza sorun. Vize tarafı için Özbekistan vizesi ve giriş rehberimizi da gözden geçirebilirsiniz.
Valiz düzeni için basit bir plan yeterlidir. Gidişte valizin en az üçte birini boş bırakın. Kırılgan seramikleri kıyafetlerle sararak merkeze yerleştirin, baharat ve bal gibi sızıntı riski olan ürünleri plastik poşetlerle ayrı tutun. Değerli ve çok kırılgan parçaları el bagajında taşımak, uçuş sırasında risk almamanızı sağlar. Ayrıca ağırlık sınırını aşmamak için hediyelik eşyaları tartmak, havalimanında sürpriz yaşamamanızı sağlar. İstanbul'dan uçuş yaklaşık 4,5-5 saat sürdüğü için dönüş yolculuğunda taşıma rahatlığı da konfor açısından önemlidir.
Hangi şehirde ne alınacağını ve alışveriş için zamanı nasıl dağıtacağınızı rotanın bütününe bakarak planlamak isterseniz, Taşkent'ten Hive'ye İpek Yolu rotasını anlattığımız yazı güzergâhı toparlamanıza yardımcı olur. Ballıca Turizm uzmanları da yolculuk öncesinde hediyelik alışverişi için ne kadar serbest zaman kalacağını planlama aşamasında sizinle konuşur.
Ballıca ile Özbekistan'da hem yolculuğun hem de alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz. Rehberli, uçaklı ve rahat tempolu programlarımız arasından size uygun olanı seçmek için Ballıca Turizm’in Özbekistan turlarını inceleyin.
Sıkça Sorulan Sorular
En çok tercih edilenler suzani nakışlı örtüler, ikat desenli ipek kumaşlar, Rişton seramik tabaklar, bakır tepsiler, minyatür resimler, baharatlar ve kuru yemişlerdir. Kısa bir tur için hafif ve kırılmayan seçenekler, yani tekstil ve baharat, valiz yönetimini kolaylaştırır.
Suzani, pamuk ya da ipek zemin üzerine işlenen büyük çiçek ve güneş motifli bir nakış türüdür. Gerçek el işinde arka yüzdeki ilmekler düzensiz ve elle çekilmiş gibi görünür, boyalar zamanla yumuşak tonlara döner; makine işinde arka yüz fazla düzgündür.
Rişton, Fergana Vadisi'nde yüzyıllardır çömlekçilik yapılan bir yerleşimdir ve kendine özgü turkuvaz, kobalt ve yeşil sırlarıyla tanınır. Kullanılan sır tarifleri ve kil ocakları ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılır, bu yüzden tabaklar hem sofrada hem duvarda kullanılır.
Pazarlarda ve küçük dükkânlarda pazarlık olağandır, ancak ölçülü ve güler yüzlü olmak gerekir. Sabit etiketli galeri ve atölye mağazalarında ise pazarlık payı genellikle sınırlıdır.
Kişisel kullanım miktarındaki ambalajlı baharat, kuru üzüm, kayısı ve ceviz genellikle sorun çıkarmaz. Yine de gümrük kuralları değişebildiği için taze ürün ve büyük miktarlar konusunda dönüş öncesinde güncel bilgiyi kontrol etmek iyi olur.
Eski halı, antika kitap, eski sikke veya tarihî değeri olan parçaların ülke dışına çıkarılması genellikle izne bağlıdır ve risklidir. Yeni üretilmiş el işi ürünlerde yalnızca satıcıdan alınan belge ve fişi saklamak yeterli olur.
Tek bir şehir seçmek gerekirse Buhara, tezgâhların ve atölyelerin yoğunluğuyla öne çıkar. Taşkent'te Çorsu Pazarı yemiş ve baharat, Semerkant'ta ipek ve kâğıt atölyeleri, Hive'de ise ahşap ve el sanatları için iyi bir duraktır.
İkat, ipliklerin dokumadan önce desenli biçimde boyandığı bir tekniktir ve kumaşta tüylü, hafif bulanık kenarlı desenler oluşturur. İpek ikat genellikle adras adıyla bilinen ipek-pamuk karışımı kumaşta karşımıza çıkar.
Tabakları kıyafetlerin arasında, kenarlarından yumuşak bir kumaşla sararak ve valizin ortasına yerleştirerek taşımak en güvenli yoldur. Birçok satıcı ürünü zaten kâğıt ve karton içinde paketler; isterseniz ek koruma isteyebilirsiniz.
Pazar ve atölyelerde nakit hâlâ yaygındır, bu yüzden yanınızda yeterli yabancı para bulundurup şehirde som bozdurmak mantıklıdır. Kart kabul eden mağazalar da vardır ancak pazar tezgâhlarında buna güvenmemek gerekir.
Renkli ahşap oyuncaklar, küçük seramik düdükler, işlemeli kese ve tohumluk kuru yemiş paketleri sevilen seçeneklerdir. Kırılabilir parçaları el bagajında taşımak daha güvenlidir.