Ballıca Turizm

Kotor Eski Şehir ve Surlar Gezisi: Merdiven Yürüyüşü

Kotor Eski Şehir'in kapılarından San Giovanni Kalesi'ne uzanan surlar yürüyüşünü, basamak sayısı, süre, saat ve ayakkabı önerileriyle adım adım anlatıyoruz.

Kotor Eski Şehir ve Surlar Gezisi: Merdiven Yürüyüşü

Fotoğraf: Pudelek (Marcin Szala) · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Kotor Eski Şehir ve surlar gezisi, Karadağ'ın en çok fotoğraflanan deneyimidir ve bunun iyi bir sebebi vardır. Körfezin en dip noktasında, dik bir yamacın eteğinde kurulmuş surlarla çevrili bu ortaçağ kentine bakmak güzeldir, ama onu yukarıdan görmek bambaşkadır. Eski Şehir'in labirent sokaklarından başlayan merdiven yürüyüşü sizi yaklaşık bin üç yüz elli basamakla San Giovanni (Sveti Ivan) Kalesi'ne taşır; orada terakota çatılar, mavi körfez ve çevreleyen dağlar tek bir kareye sığar. Bu rehberde yürüyüşün nasıl planlanacağını, hangi saatlerde çıkmanın daha iyi olduğunu, kaç saat ayıracağınızı, surların tarihini ve ayaklarınıza ne giyeceğinizi anlatıyoruz. Şehrin genel gezi listesi için Kotor rehber sayfamıza, ilk kez gelenlere özel ipuçları için ise Kotor ilk kez gidenler yazımıza bakabilirsiniz.

Kotor surları neden bu kadar ünlü?

Kotor'un surları yalnızca estetik bir unsur değildir; yüzyıllarca şehrin hayatta kalmasını sağlayan bir savunma sistemidir. Şehir tarih boyunca Bizans, Venedik, Osmanlı, Avusturya ve Yugoslavya dönemlerini yaşamış; her dönem surlara kendi katmanını eklemiştir. Bugün gördüğünüz tahkimat sisteminin büyük bölümü Venedik hâkimiyeti döneminde bugünkü biçimini almıştır. Sur hattı, Eski Şehir'den başlayarak yamaçtan yukarı çıkar ve yaklaşık iki kilometrelik bir uzunlukta kaleyi şehre bağlar. Duvarların kalınlığı, bazı yerlerde birkaç metreyi bulur ve kıvrılan kule dizileri dağın doğal eğimini izler.

Şehir, Kotor Körfezi'nin doğal ve kültürel mirasıyla birlikte koruma altındadır. Bu koruma statüsü, sur yürüyüşünü hem bir doğa yürüyüşü hem de bir açık hava müzesi hâline getirir. Yukarıya çıktıkça şehrin çatılarının nasıl sıkıştığını, kiliselerin kule ve çan kulelerinin çatılar arasında nasıl yükseldiğini ve körfezin nasıl bir fiyort gibi kıvrılarak dağların arasına girdiğini görürsünüz. Bu bakış açısı, Eski Şehir'in dar sokaklarında dolaşırken edinilemeyen bir bütünlük hissi verir.

Surların kısa tarihçesi

Kotor'un tahkimatı yüzyıllar içinde parça parça büyümüştür. Şehrin Roma dönemindeki izleri sınırlıdır, ama erken ortaçağda Bizans İmparatoru Justinianus döneminde burada bir kale yapıldığı anlatılır. Ortaçağda Sırp krallarının hâkimiyetine giren şehir, on beşinci yüzyılda Venedik Cumhuriyeti'nin korumasına girmiştir ve bu dönem surların bugünkü hâlini almasında en belirleyici olandır. Osmanlı kuşatmalarına karşı surlar gerçek bir sınavdan geçmiş, yine de şehir uzun süre Venedik elinde kalmıştır. Sonraki yüzyıllarda deprem ve savaş hasarı görmüş, onarımlarla ayakta tutulmuştur. Bu yüzden duvarların bazı bölümlerinde farklı taş türleri ve örgü biçimleri görürsünüz; her biri ayrı bir dönemin parmak izidir.

Fotoğraf için iyi noktalar

Yürüyüş boyunca kamera ya da telefonunuzla en çok işe yarayacak yerler, Meryem Ana Kilisesi'nin önündeki teras ve zirvedeki kule duvarlarının üstüdür. Kilise terasından Eski Şehir'in çatıları ve körfez kolu çok düzgün bir kompozisyon verir. Zirvede ise yüksek açı ile tüm kenti bir arada görürsünüz. Sabah saatlerinde körfezin üzerinde sis olabilir; bu sis saat ilerledikçe dağılır ve manzara birdenbire açılır. Akşamüstü ışığı çatıları kızıl bir tonla boyar. Kruvaziyer gemileri limanda olduğunda Eski Şehir'in kenarında büyük gemi silueti de kareye girer; bunu istemeyenler kompozisyonu dar tutabilir.

Yürüyüşe başlamadan önce: bilmeniz gerekenler

Basamaklar, süre ve zorluk

Yürüyüşün zorluğu, kimi gezginleri şaşırtır. Eski Şehir'in rakımı deniz seviyesine yakındır; kale ise yaklaşık iki yüz altmış metre yükseklikte durur. Bu fark, bin üç yüz küsur basamakla çıkılır. Orta tempoda yürüyen sağlıklı bir yetişkin için çıkış genellikle bir ile bir buçuk saat sürer. Fotoğraf molaları, dinlenme ve kilise ziyaretiyle birlikte toplam süre iki saati bulabilir. İnmek ise yarım saat ile bir saat arasındadır. Taş basamaklar bazı bölümlerde yıpranmış ve düzensizdir; bu yüzden çıkışta ve özellikle inişte dikkat gerekir.

Biletler ve giriş

Sur yürüyüşü için giriş ücreti uygulanır; ücretin tutarı ve geçerlilik koşulları zaman zaman değişebildiği için gitmeden önce güncel bilgiyi öğrenin. Biletler giriş noktasında satılır. Yoğun sezonlarda belirli saatlerde sıra oluşabilir. Bazı dönemlerde alternatif girişler olduğu ve belli noktalardan ücretsiz çıkışın mümkün olduğu söylenir; bu konuda bilgiler değişkendir. Güncel durumu otelinizden ya da rehberinizden sorun. Gün içinde birden fazla giriş yapılıp yapılmayacağı da kurala bağlıdır, bu yüzden biletinizi saklayın.

Ne zaman çıkılmalı?

En önemli karar, çıkış saatidir. Yazın öğlen saatlerinde sur duvarlarına güneş vurur, taşlar ısınır ve gölge neredeyse yoktur. Bu saatlerde çıkmak çok yorucudur. İki ideal zaman diliminden birini seçin:

  • Sabah erken: Giriş açıldığı gibi çıkmak, hem serin havayı hem de boş merdivenleri verir. Kruvaziyer gemilerinden gelen kalabalık henüz yoktur.
  • Akşamüstü: Güneş alçaldığında taşların rengi altın tonlarına döner. Gün batımını kaleden izlemek ayrı bir deneyimdir; ancak inişin karanlığa kalmaması için zamanı iyi hesaplayın.

Kruvaziyer gemileri limana yanaştığında Eski Şehir birdenbire kalabalıklaşır. Gemilerin ne zaman geldiğini otelden öğrenebilir, günü ona göre kurabilirsiniz. Genel olarak öğlen ile öğleden sonra saatleri en yoğun dönemdir.

Merdivenlerde yolculuk: durak durak yükseliş

Eski Şehir'den başlangıç

Yürüyüşün başlangıcı, Eski Şehir'in kuzey ucundaki Sveti Luka Meydanı yakınında sayılabilir. Bu bölgeden dar sokakları geçip sur girişine ulaşırsınız. Burada bilet kontrolü yapılır ve ardından ilk basamaklar başlar. İlk bölüm gölgeli ve taşlıktır; hemen yamaca tırmanan merdivenler, dar sokaklardan birdenbire şehrin dışına çıkmanızı sağlar.

Sağlık Meryem Ana Kilisesi

Yolun ortalarında, yükseklikte küçük bir kilise yer alır: Sağlık Meryem Ana Kilisesi. On altıncı yüzyıldan kalma bu kilise, veba salgınından kurtuluşun anısına yapıldığı söylenen bir şapeldir. Yol buraya yaklaştığında hem dinlenmek hem de ilk büyük manzarayı izlemek için ideal bir mola noktasıdır. Çoğu ziyaretçi burada fotoğraf çeker, nefes alır ve ilerler. Kilisenin kapısı bazen kapalı olabilir; dışarıdan bakmak yeterlidir.

Yukarı çıkış ve sur duvarları

Kilisenin üstünden devam eden yol, giderek dikleşir. Duvarlar bazı yerlerde yolun bir tarafını oluşturur ve kuleler arasında ilerlersiniz. Zemin taşlı ve kayganlaşmış olabilir. Bazı bölümlerde korkuluk yok ya da alçaktır; çocuklarla çıkıyorsanız yakından takip edin. Yol boyunca kısa molalar için taş çıkıntılar ve duvar dipleri uygundur. Yukarı çıktıkça rüzgâr artar ve manzara genişler. Dönüşte aşağıdaki şehri bir daha görmek için çoğu ziyaretçi bu kısımda son bir fotoğraf molası verir.

San Giovanni Kalesi

Zirvedeki kale yıkık ve sade bir yapıdır. İçinde yalnızca duvarlar, kule kalıntıları ve taş zeminler vardır; ama manzara bunun fazlasıyla karşılığını verir. Güneyde şehrin çatıları, batıda körfezin kolu, doğuda yükselen dağlar ve uzakta Lovćen'in siluetini görürsünüz. Kalede bir süre oturup manzarayı izlemek, yürüyüşün en tatmin edici kısmıdır. Burada kafe ya da satış noktası bulunmayabilir; su ve atıştırmalığınızı kendiniz getirin. Kale çevresinde dolaşırken yüksek uçurumlara dikkat edin.

Güvenlik ve iniş

Kazaların büyük bölümü inişte yaşanır. Yorgun bacaklar, nemli taşlar ve acele, ayak bileği burkulmalarının başlıca nedenidir. İnerken adımlarınızı kısa tutun, gerekirse kenardaki duvara tutunun. Karanlık bastıktan sonra sur bölümlerinde aydınlatma sınırlıdır, bu yüzden gün batımına yakın çıkıyorsanız yanınıza bir el feneri alın. Çocukların elini bırakmayın; özellikle kenarda korkuluğun yetersiz olduğu kısımlarda dikkatli olun. Grup hâlinde yürüyorsanız yavaş olan kişiye göre tempo belirleyin ve herkesin su aldığından emin olun. Acil durumlarda şehirdeki sağlık hizmetlerine kolayca ulaşılır, ama yukarıdan inmek zaman alır.

Çocuklu ve yaşlı gezginler için seçenekler

Sur yürüyüşü bebek arabası ve tekerlekli sandalye için uygun değildir. Küçük çocuklar için tavsiye, kiliseye kadar çıkıp geri dönmektir; bu da yeterince eğlenceli ve manzaralı bir yürüyüş olur. Büyük çocuklar için kaleye tırmanmak küçük bir macera gibidir. Yaşlı gezginler için ise adım adım ilerlemek ve düzenli molalar vermek şartıyla ilk bölüm mümkündür; ancak tamamını yapmak gerekmez. Eski Şehir'in düz zemini yürüme güçlüğü olanlar için yeterince keyiflidir. Turlarımızda bu tür ihtiyaçlar önceden bildirildiğinde program buna göre hazırlanabilir.

Yürüyüş planı: zaman çizelgesi

AşamaYaklaşık süreNot
Eski Şehir'den sur girişine yürüyüş10-15 dakikaBilet alma ve hazırlık
İlk bölüm, Meryem Ana Kilisesi'ne kadar25-35 dakikaGölgeli ve dik
Kilise ve manzara molası10 dakikaSu, fotoğraf
Kaleye çıkış25-35 dakikaAçık ve rüzgârlı
Kalede mola20-30 dakikaManzara, dinlenme
İniş40-60 dakikaDikkatli adım

Toplam süre, hızınıza ve molalarınıza bağlı olarak iki ile üç saat arasındadır. Bu zamana Eski Şehir içindeki gezinti dahil değildir.

Ayağınıza ne giymelisiniz, yanınıza ne almalısınız?

  • Ayakkabı: Düz tabanlı, tutuşu iyi yürüyüş ayakkabısı şart. Sandalet ve terlik taş basamaklarda kayabilir.
  • Su: Yaz aylarında en az bir litre su alın. Yukarıda su bulmak zor olabilir.
  • Şapka ve güneş kremi: Gölgesiz bölümlerde güneş güçlüdür.
  • Küçük çanta: Ellerinizin serbest olması basamaklarda önemlidir.
  • Hafif atıştırmalık: Meyve ya da kuruyemiş enerji verir.
  • Ceket: Rüzgârlı havalarda zirvede soğuk olabilir.

Sağlık sorunu olan, kalp ve solunum rahatsızlığı bulunan gezginler yürüyüşe çıkmadan önce doktoruna danışmalıdır. Kendinizi zorlamamak, yolda dinlenmek ve geri dönmeyi göze almak akıllıca bir davranıştır; ilk bölümdeki kilise noktasına kadar çıkmak bile şehri yeterince iyi gösterir.

Eski Şehir'de yürüyüş öncesi ve sonrası

Sur yürüyüşünün zirve deneyimi olduğu kadar, Eski Şehir'in kendisi de gezilmeyi hak eder. Üç kapıdan biri olan Deniz Kapısı, şehrin ana girişidir; ortaçağdan kalma taş duvar ve kapı kemeri önünden geçerken Venedik aslanı kabartmasını görürsünüz. İçeride meydanlar, kiliseler ve sokaklar birbirine açılır. Aziz Triphon Katedrali şehrin en önemli yapısıdır; çift çan kulesi ve taş işçiliğiyle öne çıkar. Giriş ücretli olabilir ve içeride dini objelerin sergilendiği bir bölüm bulunur. Şehirde kedilerle ilgili sevimli bir gelenek de vardır; sokaklarda dolaşan sayısız kedi ve hatta kedilere ayrılmış küçük bir müze, Kotor'un sembolleri arasındadır.

Kapılar, meydanlar ve kiliseler

Eski Şehir'e üç ana kapıdan girilir. Güneydeki Škurda kapısı nehir tarafına, kuzeydeki Gurdić kapısı yamaç yoluna, Deniz Kapısı ise limana bakar. Deniz Kapısı'ndan girince karşınıza Silah Meydanı çıkar; burada saat kulesi ve eski kamu yapıları bulunur. Meydanın hemen yanında Aziz Nikola Kilisesi ve Aziz Luka Kilisesi gibi küçük ama değerli Ortodoks yapıları yer alır. Bu kiliselerin avlularında zamanın durduğunu hissedersiniz. Kimi zaman içeride küçük sergiler veya konserler yapılır. Kapıların önünden geçerken kalın duvarları ve kemerleri incelemeyi ihmal etmeyin; buradaki taş işçiliği, şehrin yüzyıllar boyunca nasıl korunduğunu gösterir.

Kilise ziyaretlerinde omuzlarınızı ve dizlerinizi örtmek, sessiz olmak ve izinsiz fotoğraf çekmemek en temel görgü kurallarıdır. Çan sesleri düzenli saatlerde duyulur; bu, şehrin ritmini belirleyen güzel bir arka plandır. Dar sokaklarda sabah saatlerinde tazecik ekmek kokusu yayılır, öğleden sonra ise kafelerin sandalyeleri sokağa taşar.

Sokaklarda kaybolmak

Eski Şehir'in sokakları kasıtlı olarak dolambaçlıdır; savunma amaçlı tasarlanmıştır. Haritayla yürümek yerine kaybolmaya izin verin. Küçük meydanlara, çamaşır asılı avlulara ve taş kemerlere rastlarsınız. Sabah erken saatlerde şehir sakindir, esnaf dükkân açarken sokaklar boş gibidir. Akşam saatlerinde ise terasların ışıkları yanar ve atmosfer değişir. Eski Şehir'de yürümeye yarım gün ayırmak iyi olur; surlara çıkmak ayrı bir yarım gün isteyebilir.

Yeme içme molası

Yürüyüşten sonra Eski Şehir'de otururken deniz ürünleri, ızgara balık, pirinç yemekleri ve Adriyatik tarzı makarnalar öne çıkar. Pršut denen kurutulmuş jambon ve yerel peynirler de meşhurdur; domuz eti yemeyenler için ızgara tavuk, sebze ve balık seçenekleri çoktur. Kotor'un restoranları genellikle meydanlarda sıralanır; merkezi noktalar pahalı, iç sokaklar daha uygun olabilir. Ülkenin geneli için Karadağ rehber sayfamıza göz atın.

Sık yapılan hatalar

  • Öğle sıcağında çıkmak ve yeterli su almamak.
  • Terlik ya da düz tabanlı ince ayakkabıyla yürümek.
  • Gün batımına ayarlayıp inişi karanlığa bırakmak.
  • Kruvaziyer günlerinde öğle saatlerini seçmek.
  • Yalnızca kaleye odaklanıp Eski Şehir'e yeterince zaman ayırmamak.
  • Yorgunken zirveye çıkmakta ısrar etmek; kiliseye kadar çıkmak da yeterlidir.

Akşam ve gece Kotor

Gün batımından sonra Eski Şehir başka bir güzelliğe bürünür. Sokaklar loş ışıklarla aydınlanır, meydanlardaki teraslar dolar ve surların geceleri aydınlatılan hâli yukarıdan parlayan bir çerçeve oluşturur. Gece hayatı Budva kadar hareketli değildir ama müzik çalan küçük barlar, kokteyl mekânları ve dondurmacılar vardır. Yaz aylarında kimi akşamlar sokak müzisyenleri ve küçük konserler görebilirsiniz. Sabah erken surlara çıkmayı düşünüyorsanız gece fazla geç yatmamak iyi bir fikirdir.

Bütçe notları

Kotor, Karadağ'ın turistik açıdan en pahalı şehirlerinden biridir. Ülkede euro kullanıldığı için fiyatlar döviz kuruna göre hesaplanır. Sur bileti göreceli olarak makul bir ücrettir; yemek ve konaklama fiyatları sezonda yükselir. Merkez dışındaki restoranlar daha uygun fiyatlı olabilir. Para ve ödeme konusunda güncel bilgi için danışmanımıza sorun. Şehirde su çoğunlukla içilebilir; yanınızda şişe bulundurup doldurmak hem ekonomik hem çevreci bir çözümdür.

Alternatif ve ek yürüyüş fikirleri

Sur yürüyüşünü yapamayanlar ya da zamanı kısıtlı olanlar için alternatifler vardır. Eski Şehir çevresindeki sur dibinde ve nehir kıyısında kısa yürüyüşler yapılabilir. Körfezin diğer yakasına geçmek ve Prčanj ya da Dobrota gibi kıyı köylerinde yürümek hoş bir seçenektir. Kotor'dan yukarı çıkan virajlı Lovćen yolu ise bambaşka bir manzara sunar, ama bunu aracı olanlar ya da rehberli turlar için düşünmek gerekir. Körfez çevresindeki günübirlik rotalar için Budva ve Podgorica sayfalarımıza göz atabilirsiniz.

Mevsime göre sur yürüyüşü

Haziran ile eylül arasında yürüyüş çok sıcaktır; ancak sabah ve akşam saatleri idealdir. Nisan, mayıs ve ekim ayları yürüyüş için en rahat dönemlerdir: hava ılık, kalabalık ise yaz kadar yoğun değildir. Kışın yağmur ve rüzgâr basamakları kaygan hâle getirir; bazı aylarda kış bakımı nedeniyle giriş saatleri kısalır ya da sur kapalı olabilir. Sisli günlerde manzara görünmeyebilir; hava durumunu önceden kontrol etmek faydalıdır.

Sonuç: bin üç yüz basamağın karşılığı

Kotor surları yürüyüşü ağır ama değer bir deneyimdir. Her basamak sizi şehre biraz daha yukarıdan baktırır; zirvede aldığınız manzara, fotoğrafta anlatılamayacak kadar geniştir. Doğru saatte çıkar, yeterli su alır ve ayakkabınızı iyi seçerseniz yürüyüş bir zorluk değil, gezinin en güzel anısı olur. Ballıca Turizm 1996'dan beri faaliyet gösteren, TÜRSAB belgeli bir acentedir; rehberli turlarımızda Kotor'u körfez gezileri ve Karadağ'ın diğer şehirleriyle birlikte planlarız. Yolculuk boyunca 7/24 çağrı merkezimiz yanınızdadır. Programlar için Kotor turları sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Merhaba, ben Balbi! 👋

Tur bulmanıza yardımcı olayım mı?