Kotor Gezilecek Yerler: Eski Şehir, Kale Yürüyüşü ve Körfez
Kotor'da Eski Şehir sokaklarından Aziz Yuhanna Kalesi'ne, Aziz Tryphon Katedrali'nden körfez manzarasına kadar görülecek yerleri anlattık.
Fotoğraf: Pudelek (Marcin Szala) · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons
Kotor gezilecek yerler açısından küçük bir şehir gibi görünse de, sığdırdığı tarih, mimari ve manzara yoğunluğuyla Adriyatik'in en etkileyici duraklarından biridir. Dağların eteğinde, körfezin en iç köşesinde kurulmuş bu surlu ortaçağ kenti, Venedik Cumhuriyeti'nin yüzyıllarca süren hâkimiyetinin izlerini sokaklarında ve meydanlarında taşır. Taş döşeli dar sokaklar, kilise çanları, terasında kahve içilen küçük meydanlar ve şehri tepeden izleyen kale, ziyaretçiye zamanın yavaşladığı bir his verir. Bu yazıda Kotor'da görülecek yerleri Eski Şehir'den başlayarak kale yürüyüşüne, körfez kıyısına ve müzelere kadar sırayla anlattık; gün gün rota önerisi, pratik ipuçları ve ne zaman gidilmesi gerektiği konusunda da notlar ekledik.
Kotor'u anlamak: Tarih ve şehir yapısı
Kotor, Antik Çağ'dan beri yerleşim görmüş, orta çağda Bizans, Sırp ve Bulgar yönetimleri arasında el değiştirmiş ve on dördüncü yüzyıldan itibaren uzun süre Venedik Cumhuriyeti'nin himayesinde gelişmiştir. Venedik döneminin rüzgârı bugün hâlâ binaların cephelerinde, sokak adlarında ve kiliselerin ölçülerinde hissedilir. Şehrin tarihî çekirdeği, günümüzde Kotor Körfezi bölgesiyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alır. Bu statü, hem koruma çabalarını hem de turizm ilgisini artırmıştır.
Şehrin planı doğal engellere göre biçimlenmiştir. Bir yanda deniz, öbür yanda dik bir dağ yamacı bulunduğu için surlar bu iki sınırı birleştiren zikzaklı bir hat izler. Eski Şehir üçgen biçimli bir alana sıkışmıştır ve bu yüzden sokaklar dar, çatılar yakın, meydanlar küçüktür. Bir sokaktan çıkıp diğerine girdiğinizde kaybolmuş gibi hissetmeniz olağandır; zaten bu his Kotor deneyiminin bir parçasıdır. Şehir küçük olduğundan hiçbir zaman gerçekten kaybolmazsınız, bir iki sokak sonra mutlaka bilinen bir meydana çıkarsınız.
Gezi için en pratik başlangıç noktası Deniz Kapısı'dır. Buradan surların içine girdiğinizde şehrin ana ekseni olan Silah Meydanı sizi karşılar. Oradan Aziz Tryphon Katedrali'ne, küçük kiliselere ve müzelere dağılabilirsiniz. Kotor'un küçüklüğü sayesinde Eski Şehir'in tamamını yarım günde dolaşmak mümkündür, ama bir gün ayırırsanız aceleye gelmeden sokakları, kafeleri ve kale yürüyüşünü yaşarsınız.
Eski Şehir (Stari Grad): Kapılar ve meydanlar
Eski Şehir'in birden fazla kapısı vardır. Deniz Kapısı, limana bakan ve en çok kullanılan girişidir; üzerinde Venedik aslanı ve çeşitli armalar bulunur. Kuzeyde pazar yerine yakın Nehir Kapısı, güneyde ise Gurdić Kapısı gibi diğer girişler şehrin farklı yönlerini açar. Her kapı farklı bir yönü işaret eder ve şehrin farklı bir yüzünü gösterir. Kapıları geçerken hem surların kalınlığını hem de üzerlerindeki kabartmaları gözlemleyin. Kapı kemerlerinin altındaki gölgeli geçitler, yaz sıcağında serin bir mola sağlar.
Silah Meydanı, şehrin en büyük açık alanıdır. Etrafında saat kulesi, eski bir arsenal binası, kafeler ve restoranlar bulunur. Meydanın ortasında özgürlük ağacına benzer bir heykel ve bazen yerel etkinlikler görülür. Akşam saatlerinde meydan masalarla dolar, ışıklandırma ve müzik şehre farklı bir ruh katar. Saat Kulesi'nin hemen önünde bir de rezil sütun denilen taş vardır; eskiden suçluların teşhir edildiği yer olduğu söylenir.
Eski Şehir'in diğer meydanları da keşfe değer. Un Meydanı, Süt Meydanı ve Aziz Luka Meydanı gibi isimlerle anılan küçük açık alanlar, adlarını geçmişte orada yapılan ticaretten alır. Aziz Luka Kilisesi, on ikinci yüzyıldan kalma sade bir Ortodoks yapıdır ve iç mekânı ile ikonalarıyla dikkat çeker. Bu meydanlarda kafelerin açık hava masaları ve küçük el sanatı dükkânları bulunur. Sakin saatlerde, özellikle sabah erken, meydanlar neredeyse tamamen boş olur.
Eski Şehir'de yürürken evlerin cephelerindeki detaylara bakın. Venedik tarzı pencereler, taş kabartmalı armalar, demir kapı tokmakları ve küçük balkonlar, her sokağın kendine özgü bir hikâyesi olduğunu gösterir. Birçok binanın zemin katında bugün kafe, dükkân ya da galeri bulunur; üst katlarda ise hâlâ yerel halkın yaşadığı daireler vardır. Bu yüzden sokaklarda yüksek sesle konuşmamak ve gece geç saatte sessiz olmak, yaşayanlara gösterilen saygının parçasıdır. Pencerelerden sarkan çamaşırlar ve çiçek saksıları şehrin canlı bir yaşam alanı olduğunu hatırlatır.
Akşamları Eski Şehir'in ışıklandırması surların altın rengini öne çıkarır. Kafeler ve barlar küçük meydanlarda masalar kurar, canlı müzik yapan mekânlar da bulunur. Ancak bu hareketlilik şehrin sınırları içinde kalır; çünkü surlar dışına doğru ses hızla azalır. Daha sakin bir gece isteyenler körfez kıyısındaki yürüyüş yoluna geçebilir.
Aziz Tryphon Katedrali ve diğer kiliseler
Aziz Tryphon Katedrali, Kotor'un başlıca simgesidir. Onikinci yüzyılda inşa edilen Romanesk yapının iki farklı büyüklükte çan kulesi vardır; bunlardan biri deprem sonrası yenilenmiştir ve bu yüzden iki kule birbirine tam olarak benzemez. İçeride freskler, taş sütunlar ve şehrin koruyucu azizine ait emanetlerin korunduğu bir hazine odası bulunur. Giriş ücretli olabilir; saatler ve ücretler değişir, bu yüzden gitmeden önce güncel bilgi almak iyi olur.
Şehrin Ortodoks ve Katolik toplulukları aynı surların içinde yan yana yaşamıştır. Bu çok kültürlü geçmiş, kiliselerin çeşitliliğinde görülür. Aziz Nikola Kilisesi, Aziz Mihail Kilisesi ve Aziz Maria Kilisesi gibi küçük ibadethaneler şehrin farklı noktalarına dağılmıştır. Bazıları yalnızca belirli saatlerde açıktır. Kapalıysa dışarıdan cephelere bakmak da yeterince keyiflidir.
Kiliselere girerken omuz ve dizlerin örtülü olması, sessiz olunması ve ibadet edenlere saygı gösterilmesi beklenir. Fotoğraf çekmek bazen yasaktır; levhaları kontrol edin. Mum yakmak ve küçük bir bağış bırakmak yerel âdetlerdendir. Şehirdeki çanlar saatlerde çalar, bu yüzden ses atmosferi de Kotor deneyiminin parçasıdır.
Aziz Yuhanna Kalesi (San Giovanni) yürüyüşü
Kotor'un en çok anılan deneyimi, şehrin arkasındaki yamaçta uzanan surlar boyunca Aziz Yuhanna Kalesi'ne tırmanmaktır. Şehrin birkaç yüz metre yukarısındaki kaleye ulaşmak için taş basamaklardan ve patikalardan geçilir. Yol boyunca küçük bir kilise, yan yamaçlarda sur kalıntıları ve her dönemeçte değişen bir körfez manzarası bulunur. Yukarıdan bakıldığında Eski Şehir'in kırmızı çatıları, limandaki gemiler ve körfezin lacivert suları tek karede görülür.
Yürüyüş yorucu olabilir. Basamaklar düzensizdir, bazı bölümler dik ve kaygandır. Rahat, tabanı iyi tutan ayakkabı şarttır. Yanınıza su alın, güneş koruması kullanın ve yaz aylarında tırmanışı sabah erken ya da akşamüstü yapın. Yolun belirli bir kısmı için giriş ücreti istenebilir; saatler ve fiyatlar zaman içinde değişebilir. Gün batımına yakın bir saatte çıkmak manzara açısından çok güzeldir ama dönüşte hava kararabileceğinden fener bulundurmak ve dikkatli inmek gerekir.
Alternatif olarak surların bir bölümünü yürüyüp geri dönebilirsiniz. Kaleye kadar çıkmayı zor bulanlar, yolun yarısındaki küçük kilise civarında bir mola verip manzaranın tadını çıkarabilir. Yukarıda kafe veya büfe yoktur; bu yüzden su ve atıştırmalığınızı kendiniz götürmelisiniz. Tırmanışı tamamladığınızda Eski Şehir'e inip bir kafede dinlenmek iyi bir ödüldür.
Kale yürüyüşü için zamanlamayı iyi ayarlamak büyük fark yaratır. Kruvaziyer gemilerinin yanaştığı günlerde sabah erken saatlerde patika kalabalıklaşır; bu yüzden gün doğumundan hemen sonra ya da öğleden sonra geç saatte çıkmak daha rahattır. Basamaklar dar olduğu için karşıdan gelenlere yol vermek gerekir. Çocuklarla çıkıyorsanız yolun belirli bölümünde durup geri dönmek de mümkündür; yarım yol, tırmanışın en büyük manzarasını zaten sunar.
Tırmanış sırasında kayalıklara ya da sur duvarlarının kenarına fazla yaklaşmayın. Bazı bölümlerde korkuluk yoktur veya eskimiştir. Fotoğraf çekerken yere sağlam basın ve telefonunuzla ilgilenirken ilerlemeyin. Sağlık sorunu olanlar, kalp ve nefes problemi yaşayanlar, tırmanışı kendi sınırları dahilinde yapmalı ve gerekirse yarıdan dönmelidir.
Kotor Körfezi kıyısı ve Dobrota
Eski Şehir'in dışında Kotor Körfezi kıyısı boyunca uzanan yürüyüş yolu, günün sakin saatlerinde nefes almak için idealdir. Surlardan çıkıp kuzeye doğru yürüyünce körfezin ilk bölümünde Dobrota köyüne ulaşırsınız. Dobrota, kaptanların ve denizcilerin yazlık evlerini kurduğu tarihî bir yerleşimdir. Taş evler, çiçekli bahçeler ve denize inen küçük iskeleler bu yürüyüşü hoş kılar. Yaklaşık bir iki saat yürüyüş ve molalarla dolu bir gezi olabilir.
Körfez kıyısındaki küçük plajlar ve taş iskelelerden denize girmek mümkündür. Kotor kentinde kum plaj beklenmemelidir; daha çok taş zeminli ve iskelelere yakın yüzme alanları vardır. Deniz ayakkabısı yararlı olur. Denizin bu kesiminde dalga az, su sakin ve berraktır. Daha uzun plajlar için Budva yönüne gidilir.
Akşamüstü körfez kıyısında oturup gün batımını izlemek, şehirdeki en güzel sade deneyimlerden biridir. Dağların silueti battıkça rengi değişir ve Eski Şehir'in surları kırmızı bir ışık alır. Bu saatlerde kıyıda yerel halk da dolaşır; kedi sevenler için de fırsat çoktur.
Müzeler: Denizcilik, kediler ve şehir tarihi
Kotor'da birkaç küçük müze vardır. Denizcilik Müzesi, şehrin denizcilik geçmişini, gemi maketlerini, silahları ve kaptan portrelerini sergiler. Venedik döneminde Kotor'un güçlü bir deniz ticareti merkezi olduğu düşünülürse bu müzenin önemi anlaşılır. Müze, barok bir sarayın içinde yer alır ve binanın kendisi de ziyaretçilerin ilgisini çeker. Koleksiyon küçük olduğu için bir saatte gezilebilir.
Kotor Kediler Müzesi ise şehrin kedi sevgisini tema edinmiş eğlenceli bir mekândır. Eski şehirde yaşayan kedilerin tarih boyunca denizcilerin gemilerinde farelere karşı çalışan yardımcılar olduğu söylenir. Müzede kedilerle ilgili çizimler, kartpostallar ve hatıra eşyaları sergilenir. Çocuklu aileler için hoş bir mola olabilir. Çalışma saatleri ve giriş ücretleri değişebilir.
Ek olarak Eski Şehir'de ufak galeriler, el sanatları atölyeleri ve el yapımı sabun, bal, zeytinyağı satan dükkânlar bulunur. Hediyelik eşya arayanlar için fiyatları karşılaştırmak yararlıdır; en uygun ürünler genellikle pazar yerinde ve ana sokaklardan biraz uzakta bulunur.
Müzelerin yanı sıra Kotor'un kendisi açık hava müzesidir. Her taş, her eşik ve her küçük kilise bir dönemden izler taşır. Gezi sırasında bir rehberle yürümek, yapıların ve olayların hikâyesini öğrenmek açısından zenginleştirici olabilir. Rehberli turlar çoğunlukla bir iki saat sürer ve Eski Şehir'in öne çıkan noktalarını kapsar. Rehbersiz gezenler için ise kapıların yanındaki bilgi panoları temel bilgiyi verir.
Yeme içme: Deniz ürünleri ve yerel lezzetler
Kotor'un mutfağı Adriyatik'in deniz ürünleriyle dağ mutfağının buluştuğu bir yerdir. Izgara balık, kalamar, midye, karides ve siyah risotto, yani mürekkep balığı ile pişen pilav, restoran menülerinin başlıca yemekleridir. Dağlık bölgelerin etkisiyle Njeguši usulü kurutulmuş jambon ve yerel peynirler meze olarak sunulur. Bölgede domuz eti yaygın olduğu için siparişte içeriği sormak, hassasiyeti olanlar için yararlıdır.
Eski Şehir içindeki restoranlar manzaralı ve atmosferlidir ama fiyatları daha yüksek olabilir. Surların dışında, pazar çevresinde ve Dobrota yönünde daha uygun fiyatlı yerel lokantalar bulunur. Öğle yemeği için pazar yerinden alınan peynir, ekmek ve meyve ile yapılacak bir piknik hem ekonomik hem keyiflidir. Kotor pazarı sabah saatlerinde canlıdır; yerel üreticiler taze sebze, bal ve zeytinyağı satar.
İçecekler arasında Vranac şarabı ve Krstač beyaz şarabı Karadağ'a özgüdür. Rakija adlı yerel meyve içkisi de ikram edilebilir. Alkol kullanmayanlar için taze sıkılmış meyve suları, limonata, çay ve kahve geniş seçenek sunar.
Tatlı arayanlar için bölgenin basit ama lezzetli tatlıları vardır: bal ve cevizle yapılan hamur işleri, krep benzeri palaçinka ve dondurma kafelerde bulunur. Kotor'daki dondurmacılar yaz akşamlarında uzun kuyruklar oluşturur. Kahve kültürü İtalyan etkisi taşır; espresso ve cappuccino yaygındır, ancak Türk kahvesine benzer yöntemle yapılan Balkan kahvesi de bazı kafelerde bulunur.
Hesap konusunda bilmeniz gereken bir şey: bazı restoranlarda masa ücreti ya da servis bedeli ayrıca eklenebilir; menüdeki küçük harfleri okumak sürprizleri önler. Balık satışı çoğunlukla gram üzerinden yapılır; sipariş verirken fiyatı ve tartıyı sormak yanlış anlaşılmaları engeller.
Gün gün öneri rota
| Gün | Rota | Not |
|---|---|---|
| 1. gün sabah | Deniz Kapısı, Silah Meydanı, Saat Kulesi, Aziz Tryphon Katedrali, küçük kiliseler | Kalabalıktan önce başlayın |
| 1. gün öğleden sonra | Müzeler, pazar, öğle yemeği | Sıcakta kapalı mekânlar |
| 1. gün akşam | Aziz Yuhanna Kalesi'ne yürüyüş ve gün batımı | Su ve fener alın |
| 2. gün | Dobrota yürüyüşü, Perast ve adacıklar | Körfez rotası |
| 3. gün | Lovćen, Cetinje ya da Budva | Dağ yolu ve çevre gezisi |
Tek günlük bir ziyaret için ilk günün planını uygulamanız yeterlidir. Çok kısa bir mola için ise yalnızca Eski Şehir sokakları ve katedrali görmek bile şehrin ruhunu anlamanıza yardım eder.
Kotor'da konaklama için iki seçenek öne çıkar: Eski Şehir'in içinde ya da hemen dışında. Surların içinde kalmak, sabah ve akşam sakin sokaklarda yürümenin ayrıcalığını verir; ancak bavul taşımak, gürültü ve fiyat gibi dezavantajlar olabilir. Surların dışında, özellikle körfez boyunca ya da Dobrota yönünde kalmak daha geniş, daha sessiz ve çoğu zaman daha uygun fiyatlı seçenekler sunar. Yürüyerek Eski Şehir'e on beş yirmi dakikada ulaşabilirsiniz.
Ulaşım açısından Kotor'un yakın çevresi küçüktür. Havalimanı transferi kısadır, Budva'ya otobüs ve taksi ile gidilir, Perast ve çevresine ise minibüs ve tekne seçenekleri vardır. Araç kiralayanlar dar sahil yolunda dikkatli olmalı ve park yerlerinin sınırlı olduğunu hesaba katmalıdır. Yaz aylarında otopark için erken gelmek ya da toplu taşıma kullanmak daha rahattır.
Seyahat belgeleri, sigorta ve sağlık konularında genel kuralları unutmayın: pasaport ya da kimlik geçerlilik süresini kontrol edin, sağlık sigortası yaptırın ve ilaçlarınızı el bagajına koyun. Karadağ'a giriş kuralları değişebilir; güncel bilgi için danışmanımıza sorun.
Pratik ipuçları ve sonuç
- Eski Şehir'de taş zemin nedeniyle rahat ve kaymaz ayakkabı giyin.
- Yaz aylarında kale tırmanışını sabah erken ya da akşamüstü yapın.
- Kruvaziyer gemilerinin yanaştığı günlerde Eski Şehir'e erken gidin.
- Surlar içinde bavul taşımak zordur; otelinizin konumunu önceden öğrenin.
- Karadağ'da para birimi euro olarak kullanılır; küçük işletmelerde nakit bulundurun.
- Yağışlı günlerde taşlar kayganlaşır; adımlarınıza dikkat edin.
Kotor, kısa sürede çok şey gösteren, ama acele edildiğinde keyfi azalan bir şehirdir. Sabah erken bir kahve, öğleye doğru müzeler, akşam kale yolundan gün batımı bu şehrin en doğru ritmidir. Genel bilgi için Kotor gezi rehberi sayfamıza göz atabilir, çevre rotaları için günübirlik geziler yazımızı okuyabilirsiniz. Plaj ve gece hayatı için Budva, başkent için Podgorica sayfalarına bakabilir, hazır programlar için Kotor turları seçeneklerimizi inceleyebilirsiniz. Ballıca Turizm, 1996'dan beri faaliyet gösteren TÜRSAB belgeli bir acente olarak rehberli turlar düzenler; 7/24 çağrı merkezimizden sorularınızı iletebilirsiniz.
Kotor hakkında diğer yazılar
Kotor Körfezi Günübirlik Geziler: Perast, Lovćen ve Çevre Rotaları
Kotor çevresinde Perast, Gospa od Škrpjela adacığı, Lovćen ve Herceg Novi gibi günübirlik rotaları ulaşım ve zamanlama ipuçlarıyla anlattık.
Kotor Eski Şehir ve Surlar Gezisi: Merdiven Yürüyüşü
Kotor Eski Şehir'in kapılarından San Giovanni Kalesi'ne uzanan surlar yürüyüşünü, basamak sayısı, süre, saat ve ayakkabı önerileriyle adım adım anlatıyoruz.